#hivbilgisi arama sonuçları
Search this site
340 sonuç bulundu
- Çiftler arasında yapılan ve 4 yıl süren Partner Study (2016) isimli araştırmada sıfır bulaş!
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Temmuz, 2016 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) 14 Avrupa ülkesindeki 75 ayrı tıbbi lokasyonda, 1166 sero-farklılığı bulunan (Bir HIV pozitif, bir HIV negatif) çiftler arasında, Eylül 2010-Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleşen ve 58.000 kondomsuz temasta sıfır bulaş bildiren bu önemli araştırmanın sonuçlarını, Kırmızı Kurdele İstanbul'un partner organizasyonlarından, Londra merkezli tedavi aktivizmi grubu I-Base'den, makalaye konu olan çalışmanın yürütme komitesinde görev alan aktivist *Simon Collins'in kaleminden aktarıyoruz. *Simon Collins, İngiltere'de faaliyet yürüten ve Kırmızı Kurdele İstanbul'un partner kuruluşlarından olan, tedavi aktivizmi grubu I-Base'de çalışan bir aktivist ve bu makaleye konu olan Partner Study yürütme komitesinde görev alan bir temsilcidir. Durban’da gerçekleşen Uluslararası AIDS konferansı ile aynı tarihlerde yayınlanan Partner Study’nin sonuçları, HIV tedavisinin (ART) bulaş engellemeye etkisi konusunda, milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiriyor. Sonuçlar, düzenli ART kullanan bir bireyin HIV bulaştırma riskinin, teorik bir risk olmaktan öteye gitmeyeceğini iddia ediyor ve bu açıklama bir tarafın HIV pozitif bir tarafın HIV negatif olduğu ilişki durumlarında (sero different) az da olsa risk her zaman mevcuttur yaklaşımını ters düz ediyor. Partner Study; Belirlenemeyen viral yük seviyesinin, “cinsel yolla HIV bulaşısının söz konusu olmayacağı” gibi bir anlam ifade ettiğine dair güçlü kanıtlara sahip. Eşcinsel ve heteroseksüel çiftlerin yer aldığı Partner Study, kondom kullanmayan bireylerdeki olası ve mutlak risklerin tahmin edilmesi açısından da oldukça önemli bir çalışma. Önceki araştırmalar, özellikle heteroseksüel bireyler arasında yüksek oranda kondom kullanımının söz konusunu olduğunu göstermekteydi. Ancak Partner Study daha önceki araştırmaların hepsinden farklı olarak, art arda 3 kereden fazla olmak kaydıyla, kondom kullanmayan bireylerin dikkate alındığı verileri içeriyor. Bu da katılımcıların sayısı itibariyle, art arda yüzlerce kez kondomsuz anal ilişkiye giren bireylerin varlığı anlamına geliyor. ARAŞTIRMA METODU Partner Study, 14 Avrupa ülkesindeki 75 ayrı tıbbi lokasyonda, 1166 sero-farklılığı bulunan (HIV statüleri farklı olan) çiftler arasında, Eylül 2010-Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleşti. Araştırmaya katılma şartı, ART kullanan HIV pozitif partnerin belirlenemeyen viral yüke sahip olması ve çiftlerin seks yaptıkları tüm zamanlar boyunca kondom kullanmıyor olması olarak belirlendi. Çiftlerden, HIV Negatif partnerin düzenli olarak HIV testi yaptırması da dahil olmak üzere, rutin cinsel sağlık taramalarını gerçekleştiriyor olmaları ve her bir katılımcının da aynı zamanda cinsel geçmiş anketini doldurarak farklı cinsel deneyimlerdeki risklerin tespiti sürece dahil edildi. Pozitif olan partnerin en son viral yükünün belirlenemeyen düzeyde (yani 200 kopya/mL’den az) olduğu çiftler sadece final analizine dahil edilmiştir. Analizin kesin sonucu, farklı yönelimlerdeki tüm çiftlerden HIV negatif olanın HIV pozitif olma durumuna göre, çiftler arası bulaşının oranı dikkate alınarak oluşturulmuştur. SONUÇLAR Kayıt altına alınan 1166 çiftten 1004’ü en az bir kez takip muayenesine geldi ve 888 çift, 1238 çift-yılı süresince takip edildi (Ortalama 1.3 yılda bir – IQR* 0.8 e 2.0). Bu 888 çift, 548’i heteroseksüel (HT) ve 340 eşcinsel çiften oluşmaktadır. Takip analizlerine dahil edilmeyen verinin temel nedeni ise; ilk takibinin henüz yapılmamış olması (162 kişi), yapılmayan HIV testi (20 kişi), PEP ya da PrEP kullanımı (9 kişi), kondom kullanmadan seks yapılmamış olması (15 kişi), viral yükün 200 kopya/mL’den yüksek olması (55 kişi) ve viral yük testinin yapılmamış (17 kişi) olmasıdır. Takip verilerine dahil edilen çiftlerle dahil edilmeyen çiftler arasından anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Süreç içerisinde, her ne kadar 11 birey HIV pozitif olmuş olsa da, bunların hiçbirinde enfeksiyonun filogenetik nedenlerden dolayı bulaştığı tespit edilememiştir. Bu vakalar, belirlenmiş ve kayıt altına alınmış olan, kondom kullanmadan yapılan 58,000 cinsel birleşme aksiyonundan sonra gelişmiştir. Diğer bütün sonuçlar gibi, gruplar arasındaki bazı farklılıklarla birlikte HIV statüsü, cinsiyet ve cinsel yönelim kategorileri, katılımcı profili dayanağı olarak rapora eklemiştir. Bu durum sonuçları özetlemeyi karmaşıklaştırsa da, ortamala yaş 40 – 44 olarak tespit edilmiştir (31 – 50 yaş arası tüm IQR değişiklikleriyle). Raporda, eşcinsel erkekler ve HT kadınlar, HT erkeklerden bir kaç yıl daha gençtir. Kadınların %70’i ve eşcinsel erkeklerin %90’ına oranla, HT erkeklerin yaklaşık %80’i beyaz ırktır. Eşcinsel erkeklerin yüksek bir oranı üniversite yada daha yüksek bir düzeyde eğitime sahiptir (tüm heteroseksüellerin %19-%35’ine oranla, yaklaşık olarak eşcinsel erkeklerin %50’i). Bu tarz bazı farklılıkların anlamlı olmasına rağmen, bunların dışında daha az sayıda yaşı daha genç olan erişkin bireyler de, HIV ile yaşayan bireylerin çeşitliliğini yansıtması amacıyla, araştırmaya dahil edilmiştir. HT erkekler, HT kadınlar ve eşcinsel erkekler arasında HIV pozitif olan partnerlerin ART kullanım yılları ortalama 10.6 (IQR: 4.3 ile 15.6), 7.5 (IQR: 3.3 ile 14.2) ve 4.8 (IQR: 1.9 ile 11.4) yıldır. Gruplar arasında farklılıklar olmakla beraber, rapora konu olan çiftler, ortalama 2 yıl (IQR 0.5 ile 6.3) kondom kullanmadan sex yapmışlardır. Örneğin eşcinsel çiftler 1,5 yıl (IQR 0.5 ile 4 years) kondomsuz seks yapmışken, heteroseksüel çiflterde bu sayı yaklaşık olarak 3 yıl (IQR 0.7 ile 11 yıl) olarak görülmektedir. Rapora konu olan çiftlerden yaklaşık %23’ü, araştırma başladığında ilişkilerine henüz yeni başlamışlardı (6 aydan kısa süre). Tüm katılımcılardan %90’dan daha yüksek bir oranının ART tedavisine uyduğu, kendilerince beyan edilmiştir. Buna benzer bir yüzde de yine 350 hücre/ mm3‘den yüksek CD4 sayısı için tüm katılımcılar tarafından tespit edilmiştir. Negatif partnerlerden sağlanan verilere göre, eşcinsel çiftler kondom kullanmadan 22,000 kez (ortalama 41 kez; IQR 17 ile 75 kez arası), heteroseksüel çiftler ise 36,000 kez (ortalama 35 kez; IQR 13 ile 70 kez arası), ve tüm bu sonuçlara göre yılda ortalama 37 kez (IQR 15 ile 71 kez arası) kondom kullanmadan seks yapmışlardır. Ancak bu sayılar, çiftlerden gelen rakamlar doğrultusunda oluşturulduğundan, netliğini kestirmek zordur. Çünkü 108’i eşcinsel (%33) ve 34 ü heteroseksüel (%4) olmak üzere toplamda 108 çift, rapora kaydedilen ilişkisinin dışında da cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmişlerdir. 11 adet (10 eşcinsel ve 1 heteroseksüel) negatif eşe HIV bulaşısı vakalarından hiç biri filogenetik açıdan pozitif partnerle ilişkili değildir. Bu bireylerden bir çocuğunun (11’de 8’i), esas ilişkilerinin dışından başka bireylerle kondomsuz cinsel ilişkiye girdikleri tespit edilmiştir. Konu ile ilgili ek bilgiler, çevrimiçi bilgi deposunda bulunmaktadır (2). Tüm araştırma için sıfır bulaşı ile ilgili %95 güven aralığının (GA) üst sınırı, 100 tane takip edilen çift yılında (TEÇY) 0.3 olarak tespit edilmiştir. Araştırmadaki rakamların ve araştırmanın önemi dolayısıyla tespit edilmiş birer faktör olarak tüm spesifik risklerin her bir kategorisi ait hesaplamalar, farklı üst %95’lik GA sınırına sahiptir: Örneğin, HT cinsel ilişkinin tümündeki GA 0.88 iken, eşcinsel cinsel ilişkinin tümünde GA 0.84’tür. Bu demektir ki, eşcinsel erkeklerde alıcı anal ilişkinin %95’lik üst GA’sını, örnek hacmine ait bir faktor olarak değerlendirilmesi gerekmektedir (Boşalma gerçekleşen cinsel ilişkide oran 2.70 ve boşalma gerçekleşmeyen cinsel ilişkide oran 1.68’dir): Bu konuda az sayıda TEÇY söz konusu olduğundan, üst limit normal olarak daha yüksektir. Bu hesaplama, gerçek riskin ne olduğuna ilişkin sorunsalın içerisindeki potansiyel oranı tespit etmek için oluşturulmuşken, %95’lik GA araştırma konusunun gösterge riski olarak değerlendirilmemelidir. Araştırmadaki bu zorluğa dikkat çekmek için, heteroseksüel anal ilişki için %95’lik GA üst sınırındaki 12.71 ve 8.14’lük (boşalma olarak yada olmadan) en yüksek tahmini risk, bu risk oranının daha yüksek olmasına neden olabilecek herhangi bir biyolojik nedenden farklı bir ana nedene sahip, az sayıdaki TEÇY’ye aittir. Ayrıca heteroseksüel çiftlerin %20’sinden daha fazlası anal ilişkiye girdiklerini belirtmişlerdir. Çalışma, Partner Study 2 başlığıyla ve eşcinsel çiftlere odaklı bir şekilde devam ediyor ve heteroseksüel çiftler üzerindeki araştırmada olduğu gibi güçlü kanıtlara ulaşabilmek adına, daha fazla eşcinsel çifti araştırmaya dahil etmek için, süreç 2019’a kadar sürecek (2). Aynı zamanda çalışma sırasında, 91 HIV pozitif bireyde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE) tespit edilmiş olup (16 HT erkek, 16 HT kadın ve 59 eşcinsel erkek), bu enfeksiyonların negatif partnerlerindeki enfeksiyonlarla uyumlu olduğu görülmüş, ancak HIV bulaşısına ait herhangi bir risk tespit edilmemiştir. Sonuçlarla ilgili 2 ayrı soru - cevap kaynakçası, i-Base ve Partner Study’nin internet adreslerinde ingilizce olarak yayınlanmaktadır (3, 4). Eşcinsel erkeklerle ilgili riskler hakkında daha fazla veri toplamak için, Çiftler Arası Araştırmanın genişletilmiş bir hali çalışmalarına hala devam edilmektedir (5). YORUMLAR Sonuç basit olarak şöyle yorumlanabilir: 58,000 kez kondom kullanmadan gerçekleşmiş cinsel ilişki sonrasında sıfır bulaşı söz konusudur. Aynı zamanda bu yoğun analizlerin yapıldığı çalışmada, yeni HIV tanılarının hiçbirinin, çiftler arasındaki bulaşı ile olmadığını da belirtmemiz gerekir. Bununla birlikte bu araştırma, bir HIV pozitif bireyin viral yükü tespit edilemeyen düzeyde olduğunda, HIV bulaşısı riskinin ne olduğuna dair en güçlü tahminlere ulaşmamızı sağlamıştır- ki bu riskin de etkileyici bir şekilde “sıfır” olduğu tespit edilmiştir. Hiçbir çalışma, gerçek değer henüz ispatlanmamış yöntemlerle sıfır olsa da, %95’lik GA’nın üst limiti dahilinde bulunan gerçek riskin olasılığını göz ardı etmezken, aslında %95’lik GA asla sıfır olmaz, sadece artan değerle sıfıra yakın olabilir. Aynı şekilde CYBE’lerin varlığı ya da viral yükün test sonuçlarına göre bulaşıya olan etkisi için de bu geçerlidir. Sonuçlar daha çok, tespit edilemeyen viral yük durumunda, HIV bulaşısının gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının sorgulanabilmesi için bilgi toplamayı sağlamaktadır. Bu sonuçlar, HIV olgusunu normalleştirmek, dışlama ve ayrımcılığı önlemeye yardım etmelidir. Sonuçlar, ABD de dahil olmak üzere bir çok ülkede yürürlükte olan, tespit edilemeyen (undetectable) viral yüke sahip bir bireyin kondom kullanarak cinsel ilişkiye girse bile, HIV bulaşısı riski olduğu için hapis cezası verilmesine neden olan ceza kanunlarına karşı bir muhalefet oluşturmaktadır. SERO Projesi’nden (www.seroproject.com) Aktivist Sean Strub şöyle diyor: “ABD’de HIV ile yaşayan yüzlerce birey, tespit edilen ya da muhtemel HIV bulaşısı yayma suçundan dolayı suçlu bulundu. Bazıları sadece karşısındaki bireye tükürme, tırmalama yada ısırma sebebiyle uzun yıllar hapiste yatarken, bazıları da cinsel ilişki öncesinde HIV statüsünü açıklayıp açıklayamadığını ispatlayamadığı için hapiste yattılar (üstelik HIV bulaşısı riski söz konusu değilken bile). HIV’i bir suç unsuru olarak göstermek, hukuk sistemleri içerisinde kendine özgü bir “alt sınıflaştırma” yarattı, sırf bu yüzden bile risk altındaki insanlar kendilerini, ötekileştirmeye maruz kalmamak adına, HIV testi yaptırmaktan kaçındılar.” Araştırmanın sonuçları aynı zamanda, kondom kullanma tercihine bakılmaksızın, HIV pozitif ve HIV negatif bireylerden oluşan farklı statülerdeki ilişkilerin yaşam kalitesine dair iyi yönde etkisi de olacaktır. Hali hazırda devam eden Partner Study 2’de eşcinsel çiftler üzerinde araştırmalar devam etmekte ve vajinal ilişkiye oranla anal ilişkiye ait benzer güçlü istatistikler elde edilmesi için, yeni eşcinsel çiftlerin katılımı da beklenmektedir. Daha fazla bilgi almak için, lütfen Partner Study 2’nin internet sayfasınız ziyaret ediniz (5). *IQR: Interquartile Range: Dörttebirlik Pay –Dörttebirlik Genişlik www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu __________________________________________________________________ KAYNAKÇA 1.) Rodger AJ et al for the PARTNER study group. Sexual activity without condoms and risk of HIV transmission in serodifferent couples when the HIV-positive partner is using suppressive antiretroviral therapy. JAMA, 2016;316(2):1-11. DOI: 10.1001/jama.2016.5148. (12 July 2016). Full free access. http://jama.jamanetwork.com/article.aspx?doi=10.1001/jama.2016.5148 2.) Partner Study Çevrimiçi Bilgi Deposu, JAMA (16 July 2016). Supplemental Content 3.) Partner Study Soru-Cevap http://i-base.info/qa-on-the-partner-study 4.)Partner Study Soru-Cevap http://www.chip.dk/Studies/PARTNER/Q-and-A 5.) Partner Study -2 İnternet Sitesi http://www.chip.dk/PARTNER-2
- Avrupa PrEP ve Belirlenemeyen = Bulaştırmayan zirvesine konuğuz!
Ana hedeflerinden bir diğeri, Türkiye'yi uluslararası HIV çalışmaları gündeminin önemli ve saygın bir parçası yapmak olan Kırmızı Kurdele İstanbul, önemli bir uluslararası etkinlikte daha bu hedef için çalışıyor. 10 -12 Ekim tarihleri arasında Polonya'da gerçekleşecek olan zirveye organizasyon komitesinin davetiyle katılan Kırmızı Kurdele İstanbul, genel durum ve çalışmaları hakkında bir de sunum yapacak. Detaylı programını www.prepineurope.org adresinde bulabileceğiniz zirveyi *www.facebook.com/groups/PrEPinEurope bağlantısı üzerinden canlı olarak ve *#PrEPinEurope etiketiyle Twitter'da takip edebilirsiniz.
- -Maymunçiçeği hakkında sıkça sorulan sorular-
Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul #onlinehivdanismaligi Ekibi, Yayın tarihi: Haziran 2, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Aslında konu gündemi ilk günlerdeki kadar meşgul etmiyor diye düşünüyorduk ancak, sanırız öyle değilmiş. Geçtiğimiz günlerde ''Tüm dikkatler onun üzerinde; Maymunçiçeği'' başlıklı bir başka yazıya konuya ettiğimiz Maymun Çiçeği Virüsü/Hastalığı hakkında sorular gelmeye devam ettiği için bir de Maymunçiçeği hakkında sıkça sorulan sorular sayfası hazırladık. Sayfaya buraya ya da görsele tıklayarak ya da erişebilirsiniz. #kirmizikurdeleistanbul #bilonemsekorun
- 10 yıllık araştırma sonucu: B (belirlenemeyen*) seviyede kalma zaman oranı %97!
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi Aktivisti, Topluluk Yazarı Yayın tarihi: Mart 06, 2021 İtalya'da yapılan ve 10 yıl süren bir çalışmanın sonuçlarına göre HIV ile yaşayan ve HIV ilaç tedavileri (ART) başarılı giden bireyler, zamanın %97'sinde B (belirlenemeyen) seviyede kalıyorlar. *Belirlenemeyen = Bulaştırmayan belirlenemeyen viral yük düzeyindeki HIV taşıyıcısı bireylerin (kondom kullanmasalar dahi) cinsel ilişki yoluyla HIV bulaştırmayacağının bilimsel ve çok güçlü kanıtlarla ispatlandığı anlamına geliyor. Detaylı bilgi için aşağıdaki videoyu izleyin ve burayı tıklayarak ilgili sayfayı ziyaret edin. HIV ilaç tedavisi (ART) sonucu B (belirlenemeyen) seviyesine** erişmiş 1,648'i kadın (20%) 8241 HIV ile yaşayanın 10 yıl boyunca, toplamda 12,670,888 gün boyunca takipte kaldığı ve her bir katılımcının yılda en az 2 kez viral yük testine maruz bırakıldığı araştırma sonuçlarına göre, katılımcılar 12,670,888 günün %96.9'sı boyunca belirlenemeyen seviyeyi korudular. ** 200 ml ve altında HIV viral yükü, >6 ay Bununla birlikte katılımcıların bazıları 200'ün üzerinde viral yük ile daha fazla zaman geçirdiler (12,670,888 günün %3.1'i boyunca). Araştırmacılar, bu katılımcıların, viral baskıyı sürdürmek için daha farklı tedavi, tedaviye uyum ve destek yaklaşımlarına ihtiyaç duyabileceklerini söylüyorlar. Kırmızı Kurdele İstanbul İngiliz NAM-AIDSMap ile birlikte hazırladığı, Türkçedeki ilk Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan broşürünü incelemek için buraya tıklayın. Araştırma sonuçlarını kaleme alan yazarlar; ''10 yıllık gözlem sonucunda B seviyesininin korunma oranının %96.9 olduğunu ve bu oranın yıldan yıla artış eğrisinde olduğunu gözlemledik. Bu veriler belirlenemeyen eşittir bulaştırmayanın vücuttaki HIV'in kalıcı olarak baskılamakta ve HIV'e ilişkin damgalanmanın azaltılmasına yönelik mesajlar vermekte başarılı bir mesaj olduğunu gösteriyor'' diyorlar. HIV ilaç tedavisi (ART) alan ve viral yükleri (hücredeki HIV miktarı) 200 kopyanın altında olan bireylerin virüsü kondomsuz cinsel ilişkilerde bile bulaştırmadıklarına dair çok büyük kanıtlar var. B eşittir B sloganı 2016 yılından beri bu devrimsel gelişmeyi HIV ile yaşayan bireylere, partnerlerine, sağlık/kamu çalışanlarına ve toplumun tüm kesimlerine iletmek için kullanılıyor. Türkçe'nin güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul, dört yılın sonunda dünya çapında 1000'den fazla organizasyonun imzaladığı bu kampanyanın öncü (Avrupa'dan ilk!) imzacısı ve uluslararası sözcüsü. #hivbilgisi yazıma konu olan çalışmanın içerdiği bir başka analizde katılımcılar, 200 ml seviyesinin üzerinde% 10'dan fazla gün geçirmişlerse B (belirlenemeyen) statülerini kaybetmiş olarak kategorize edildi. Genel olarak, katılımcıların% 92,5'i B statülerini korudu. Viral baskılamayı kaybeden % 7,5 oranında bireyin viral yüklerinin 200 ml ve üzerinde ölçüldüğü viral yük test sayısı ise 1 ya da 2. Çalışmayı yürüten ekibin lideri Madeddu ve meslektaşları ''B eşittir B güçlü bilimsel kanıtlarıyla kamuoyunu halihazırda etkilemiş, HIV'e ilişkin damgalamayı azaltmış ve sonuç olarak HIV ile yaşayan kişilerin yaşam kalitesini arttırmış bir kampanya. Klinisyenleri/Doktorları hastaların rutin ziyaretler sırasında bu mesajı vermeye teşvik etmek için daha fazla çaba harcamak gerekiyor. Bu çalışmanın çıktısı olan verilerimiz, hedeflenen müdahalelerden özellikle fayda görebilecek olan alt grupları belirlemek için oldukça kullanışlıdır verilerdir.'' diyor. Türkiye'nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı #kırmızıkurdeleistanbul tarafından hazırlanan diğer Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan kaynakları için burayı tıklayabilirsiniz. Referans:AIDS (lww.com) Dergisi, Sayı: 35, Time spent with a viral load <200 copies/mL in a cohort of people with HIV seen for care in Italy during the U=U prevention campaign era. AIDS (lww.com) Dergisi, Sayı: 35 doi: 10.1097/QAD.0000000000002825
- 15 binden fazla doğum; SIFIR BULAŞ!
Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, HIV algısını ve anlatısını temelinden değiştirmeye devam ediyor; HIV pozitif annelerden on beş binden fazla doğum, SIFIR BULAŞ! Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, (Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı) Yayın tarihi: Nisan 11, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Fransa’da yapılan ve sonuçları CROI adıyla da bilinen Retrovirüsler ve Fırsatçı Enfeksiyonlar Konferansında sunulan bir araştırma HIV ile yaşayan ve düzenli ilaç tedavisi gören kadınların virüs bulaştırmadan anne olabildiklerini bir kez daha ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde doğruladı; On beş binden fazla doğum, SIFIR BULAŞ! Konferansta paylaşılan sonuçlar, 2000 yılından bu yana toplanan oldukça geniş kapsamlı verilere dayanıyor. Araştırma ekibini oluşturan uzman hekimler, Fransa’da 2000 – 2017 yılları arasında 5 binden fazla HIV pozitif anneden gerçekleşen 15.959 doğumdan yola çıkarak oldukça etkileyici veriler paylaştılar. Çalışma bilimsel açıdan çok değerli kanıtlar sunmakla birlikte çok önemli bir başka noktanın da altını çiziyor; sağlık hizmetlerine kesintisiz erişim imkânlarının yaygınlığı sadece HIV ile yaşayanlar için değil toplumun tamamı için önemli. Dolayısıyla HIV yayılımının tamamen durdurulabilmesi yani ‘’sıfır yeni bulaş’’ hedefine ulaşabilmenin ilk koşulu HIV’e ilişkin sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimin herkes için ve sürekli mümkün olması. Araştırma ekibinden Dr. Jeanne Sibiude ‘’Bu çalışma, HIV ilaç tedavisine hamilelikten önce başlanır, *B seviye (Belirlenemeyen) doğumdan önce sağlanıp korunur ve *tedbiren anne emzirmezse anneden bebeğe geçişin tamamen durdurulabileceğini net biçimde kanıtlıyor. Bu yüzden HIV ilaç tedavisine düzenli erişim, düzenli virüs yükü ve diğer tedavi testlerine yaygın ve kolay erişim standart hale getirilmesi daha da önem kazanıyor’’ diyor. --HIV ve hamilelik başlıklı #hivbilgisi yazımız için tıklayın-- *Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan’ın HIV pozitif annelerin bebeklerini hiçbir tereddüt olmaksızın emzirmelerine imkân sağlayıp sağlamadığı tartışılmaya devam eden bir konu. Önde gelen pek çok tedavi kılavuzuna göre küçük riskler hala söz konusu olmakla birlikte, son yıllarda bebeklerini emziren HIV pozitif annelerin sayısı artmakta ve bulaş gerçekleşen vaka sayısı giderek azalmakta. Bu noktada en doğru ve sağlıklı kararın, anne ve doktorun detaylı bir değerlendirmesi sonucunda birlikte alınması öneriliyor. (*B seviye: HIV ilaç tedavisine bağlı olarak virüsün vücutta tamamen baskılandığı ve cinsel partnerlere kondomsuz ilişkiler yoluyla bile HIV bulaştırılmayan seviye. Belirlenemeyen seviye). --Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan hakkında daha fazla bilgi için tıklayın-- Çalışma düzenli HIV tedavisinin önemini, başarısını ve HIV biliminin yıllar içindeki gelişimini vurgulayan veriler sunuyor. Bu verilere göre, çalışmayı kapsayan yıllar içinde anneden bebeğe bulaş oranları istikrarlı biçimde düştü; 2000 – 2005 yılları arasında %1.1 olan oran, 2006 - 2010 arasında %0.7’ye, 2011 – 2017 yılları arasında %0.2’ye ve nihayet (bu çalışma kapsamında) SIFIRa. --HIV hakkında her şey için tıklayın-- Dikkat çeken diğer bazı verilerse şöyle; *HIV ilaç tedavisine ne kadar erken başlanırsa, bulaşma ihtimali o kadar azalıyor; gebe kalmadan önce başlanırsa %0.1, gebeliğin birinci üç ayında %0.5, ikinci üç ayında %0.8 ve üçüncü üç ayında%1.7. *Kandaki virüs miktarı 50 kopyanın altında ise sıfır bulaş varken, 50 ile 400 arasında bu oran %0,2, 400'ün üzerinde ise %2,4 oldu. *Erken doğum da bulaş riskini arttırıcı bir unsur olabilir. Çalışma kapsamında bulaş oranı 32-36 hafta arasında doğan bebeklerde %1.3, 32 haftadan önce doğanlarda ise %2.1 oranında oldu. Çalışma hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey
- 1 Aralık Dünya AIDS Günü'nde tak bir kırmızı kurdele
1 Aralık 2022 Perşembe Dünya AIDS Günü. Kendimize isim olarak seçtiğimiz Kırmızı Kurdele ise HIV farkındalığı çalışmalarının evrensel sembolü. Dünya AIDS Günü'nde kırmızı kurdele takmak, ben HIV'in farkındayım, duyarlı biriyim ve HIV ile yaşayanlarla dayanışma içindeyim demenin harika bir yolu. 1 Aralık 2022 Perşembe Dünya AIDS Günü siz de bir kırmızı kurdele takın ve çevrenizde HIV farkındalığı yaratın. Eğer yakanıza iliştirecek bir kırmızı kurdeleniz yoksa hiç sorun değil. @redribontr sosyal medya hesaplarımızdaki Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan gibi dönüştürücü mesaj ve içeriklerden herhangi birini kendi hesaplarınızda paylaşarak da HIV duyarlılığınızı ve dayanışmanızı gösterebilirsiniz. #hivekarsiesitlik #equalize #esitlenmek #1aralikdunyaaidsgunu
- Kırmızı Kurdele İstanbul'un Ulusal HIV/AIDS 2021 Kongresi notları
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Kasım 21, 2021 18-21 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya'da gerçekleşen, Ulusal HIV/AIDS 2021 Kongresi'ni sadık okurlar, Türkiye HIV komünitesi ve tüm ilgilileri için yerinde izledim. Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'dan alışkın olduğunuz üzere gerek yurt içinde gerek yurt dışında yıllardır düzenli olarak yaptığımız ve bir alışkanlık haline getirdiğimiz kongre/konferans haberciliğine devam ettik ve 18-21 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya'da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, yüz yüze yapılan Ulusal HIV/AIDS Kongresi 2021'i yerinde izledim, Türkiye HIV topluluğu ve tüm ilgilileri için notlar aldım. İyi okumalar. (www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Kısmi alıntılarda yazar adı ve site adresini yazmanız @redribbontr'yi mention/etiketlemeniz yeterlidir. Özel bir izin istemeniz gerekmez.) -Üretken bir iş birliği; Türkiye HIV/AIDS Platformu- Türkiye’de faaliyet gösteren beş uzmanlık/hekim derneğinin aynı amaçlar etrafında bir araya gelerek oluşturduğu “Türkiye HIV/AIDS Platformu”’nun bu yıl beşincisini düzenlediği HIV/AIDS Kongresi’ni Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği (AIDS ve CYBH Derneği), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) ve HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND)’nin katkılarıyla ve dört günlük zengin bir ve kapsamlı bir programla gerçekleştirildi. Detaylı kongre bilimsel programı için buraya tıklayabilirsiniz. HIV olgusunun kapsadığı pek çok önemli konunun konuşulduğu kongrenin tüm oturumlardan fotoğraflar ve notlar için Twitter'da @RedRibbonTR hesabından paylaştığımız tweetlere göz atabilir ya da buraya tıklayabilirsiniz. -Dolu dolu bir bilimsel program- Geçtiğimiz yıl pandemi tedbirleri sebebiyle tamamen dijital olarak gerçekleşmesinin ardından bu yıl yeniden fiziksel olarak gerçekleşen #HIVAIDSkongresi2021'de dört günlük dolu dolu bir bilimsel programla HIV olgusunun kapsadığı pek çok önemli konu tartışıldı. Toplam 19 oturumda 50'den fazla konuşmacının sunum ve görüş paylaştığı kongrede, HIV Epidemiyolojisinde Son Durum, Pandemi 90/90/90 Hedefini Nasıl Etkiledi? Gelecek Nasıl Planlanmalı?, Pandeminin HIV ile Yaşayan Bireylerin Yaşam Kalitesi Üzerine Etkileri, Pandemi Döneminde Zor Olgular, HIV ve Komorbiditeler, PrEP gibi Dünya HIV biliminin tartıştığı güncel konulara ilişkin veri ve değerlendirmeler paylaşılırken, pek çok sunumda, Kırmızı Kurdele İstanbul'un öncü imzacısı olarak Türkiye'de tüm dünya ile aynı anda duyurduğu ve benim de uluslararası sözcülerinden biri olduğum küresel Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan kampanyası için hazırladığımız görseller ve temelindeki güçlü bilimsel kanıtların paylaşılması mutluluk veren önemli bir gelişmeydi. -Kongrede Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan rüzgârı- Enfeksiyon uzmanlarının ve hekim çalışma gruplarının BELİRLENEMEYEN eşittir BULAŞTIRMAYAN kampanyasını ve temelindeki güçlü bilimsel kanıtları benimseyerek güçlü bir inançla savunur hale gelmesi, Türkiye'nin ortak HIV hedeflerine ulaşılması yolunda HIV aktivistlerinin ve HIV komünitesinin önemli bir katkısı ve başarısı olarak değerlendirilmeli. Bu bağlamda, Prof. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu, Doç. Dr. Birgül Mete ve Prof. Dr. Fehmi Tabak'ın hazırladığı ve bizim de katkıda bulunduğumuz *''Hekimler için Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan Rehberi''nin kongre kapsamında hekimlerle buluşturulmasının, kavramın ülke genelinde tüm hekimler arasında iyice yerleşmesine ve bilginin yaygınlaşmasına büyük katkılar sağlayacağına inanıyoruz. *Rehberi buraya ya da aşağıdaki bağlantıya tıklayarak indirebilirsiniz. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, bu harika rehberi hazırlayan hekim dostlarımıza ve dağıtımını sağlayan HIV Enfeksiyonu Derneği'ne teşekkür ederiz. -Hekimler STK'lardan ne bekliyor? STK'lar hekimlerden ne bekliyor?- Kongrenin birinci gün programında önemli bir oturum Prof. Dr. Deniz Gökengin ve Prof. Dr Serhat Ünal'ın başkanlığında gerçekleşen Hekimler STK'lardan ne bekliyor? STK'lar hekimlerden ne bekliyor? yuvarlak masa toplantısıydı. Prof. Dr. Serhat Ünal, hekimlerle STK'lar arasında geçtiğimiz yıllarda yaşanan tatsızlıkların yerini birlikte çalışma ve samimi bir işbirliği çabasının aldığını vurgularken, Prof. Dr. Deniz Gökengin kongre öncesinde 44 hekim ile yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Bu çalışmaya göre, hekimlerin alanda çalışan STK'ların varlığından haberdar olanlarının önemli bir bölümü çalışmaları ve çabaları olumlu buluyor. Yine çalışmaya göre, STK'lardan en çok beklenen şeylerin başında, özellikle pozitif HIV tanısı almış insanların ve toplumun #hivbilgisi ihtiyacının giderilmesi, tedavi uyumunun desteklenmesi, psikolojik ve hukuki destek hizmetlerinin kapasitesinin arttırılması geliyor. STK'lara iletilen eleştirilerden biri de, STK'ların ve hizmetlerinin Anadolu'da pek tanınmadığı/bilinmediği oldu. HIV alanında sürdürdüğümüz çalışmaların ve hizmetlerin geliştirilmesi yolunda çok önemli geri bildirimler olan bu eleştirileri ciddiyetle dinleyerek, notlarımızı aldık. Pozitif-iz Derneğini temsilen Çiğdem Şimşek ve Pozitif Yaşam Derneğini temsilen Canberk Harmancı'nın katıldığı ve temsil ettikleri STK'ların tarihçesini, sundukları hizmetlerle birlikte sivil toplumun hekimlerden beklentilerini harika sunumlarla paylaştıkları oturumda, ben de bir konuşma yaparak, evrensel sivil toplum kavramı tartışmaları etrafında Türkiye'de HIV alanında sivil örgütlenmelerin tarihçesini ve STK'ların hekimlerden, hekimlerin STK'lardan gerçekçi beklentilerin neler olabileceğini anlatmaya çalışırken, en önemli unsurun samimi, yapıcı ve karşılıklı destekleyici bir iletişim dili olduğunun altını çizdim. Aktivist arkadaşlarım Canberk Harmancı ve Çiğdem Şimsek de sunumlarında Belirlenemeyen eşittir Bılaştırmayan, PrEP gibi artık dünyaca kabul görmüş araçları vurgulayıp, komünitenin bu konulardaki konsensusunun ve ısrarının altını çizerek, B eşittir B ve PrEP'in hekimlerce benimsenmesi, bilimsel tutuculuğun aşılması ve rutin hastane ziyaretine/kontrole gelen insanlara mutlaka önerilmesi gerektiğini belirttiler. -Doğru bir HIV dili, ortak bir terminoloji mümkün- Kongrenin dinamik tartışma konularından biri de daha doğru ve olumlu, ortak bir HIV dili tartışmalarıydı. Tıp diline geçtiğimiz yıllarda yapılmış çalışmalardan ve literatürden giren ve yerleşen ''HIV'li birey'', ''HIV'li hastalar'' gibi kolayca ayrımcılığa ve damgalamaya sebep olabilecek tanımların artık kullanılmaması gerektiğinde büyük bir çoğunluk hem fikir olurken, aktivistlerin yaptıkları bu hatırlatmaların pek çok hekim tarafından hemen benimsenerek, henüz sunumlar devam ederken dahi düzeltilmeye çalışması kongreye çok daha samimi ve olumlu bir hava kazandırdı. -Hızlı tedavi başlangıcı çalışmamıza referans- Kongrede neredeyse her oturumda bahsi geçen ve soru-cevap bölümlerinde de tartışmalara sebep olan bir diğer kavram ise ''hızlı tedavi başlangıcı''ydı. En kısa ifadesiyle, pozitif HIV tanısı almış insanların mümkün olan *en kısa sürede HIV ilaç tedavisine başlaması olarak tarif edilebilecek hızlı tedavi başlangıcı hakkında yapılan tartışmalarda konseptin değeri ve gerekliliğine ortak vurgu yapılırken, ulusal/yerel koşullara bağlı olarak ortalama 14 günün ülkemiz için ideal olduğu ancak bunun hızlandırılması için gayret sarf edildiği bir kaç kez tekrar edildi. -Koronavirüs pandemisi 90/90/90 hedefini nasıl etkiledi?- Doç Dr. Asuman Şengöz İnan, Koronavirüs pandemisinin HIV ile yaşayan bireylerde ve HIV tanı/tedavi hizmetleri sunan hekimlerde yarattığı olumsuz etkilerden ve sağlık sistemine yüklediği yükün yarattığı tahribattan bahsettiği kişisel deneyimler ve tanıklıklarla bahsettiği ''Koronavirüs pandemisi 90/90/90 hedefini nasıl etkiledi?'' başlıklı konuşmasında, Kırmızı Kurdele İstanbul'un 2020 yılında yaptığı ve Ulusal HIV/AIDS kongresinde sunduğu Hızlı Tedavi Başlangıcı Durum ve Beklenti Analizi Çalışması Sonuçlarına atıf yaparak, çalışmanın posterine sunumunda yer verdi. *Bu ''en kısa'' süre bazı yayınlarda/kılavuzlarda aynı gün, bazılarında 48 saat, 7 gün ya da 14 gün gibi farklı seçeneklerle sunulmuştur. Pozitif HIV tanısı alınan gün/aynı gün ile 14 gün arasındaki tüm süreler için hızlı tedavi başlangıcı terimi kullanılabilir. Bu sürenin ülkeden ülkeye, hatta Türkiye'de de olduğu gibi şehirden şehre değişmesi aşamasında, ulusal sağlık sisteminin genel hızı, ilgili hastanenin tanı testleri hızı, hekimlik pratikleri önemli faktörlerdir fakat en önemli faktör pozitif HIV tanısı almış kişinin psikolojik durumu ve nihai kararıdır. Sistem/Hastane aynı gün/14 gün içinde HIV ilaç tedavisi başlama imkanı sunsa ve hekim bu kararı desteklese de pozitif HIV tanısı almış kişi kendisini hazır hissedene ve onaylayana kadar ilaç tedavisi başlamaz. -PrEP oturumu, Ülkemizde PrEP kullanımı ile ilgili yeni gelişmeler- Kırmızı Kurdele İstanbul’a göre #HIVAIDSKongresi2021’in en önemli oturumu, yakın zamanda 4 tabletlik form ile *endikasyon değişikliği yapılması sonrasında Türkiye’de kullanım alanı genişleyen PrEP hakkındaki oturumdu. *Endikasyon-İndikasyon: Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi, müdahalenin belirlenmesi. (İlacın) kullanım alanı. Her ne kadar 4 tabletlik form en ideal form olmasa ve henüz bu form dahi geri ödeme sistemine dahil edilmiş olmasa da Kırmızı Kurdele İstanbul olarak bu endikasyon değişikliğinin olumlu ve önemli bir ilk adım olduğunu düşünüyoruz. Tanıtımı kongrede yapılan ‘’PrEP Uygulaması Hekim El Kitapçığı’’nın editörlüğünü de üstlenen Prof. Dr. Selçuk Kaya, PrEP’in önündeki engellerin aşılması ve herkes için kullanılır hale gelmesi konusunda STK’ların rolünün ve komünite ile işbirliğinin önemini Dünyadan örneklerle anlattı. Doç. Dr. Birgül Mete, Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın ve Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın’ın da son derece dolu sunumlarla katılımcı hekimlere PrEP hakkında vizyon kazandırdığı oturum, Türkiye'de son yıllarda uzmanların geniş katılımıyla bu seviyedeki bir kongrede gerçekleşen en olumlu PrEP oturumu olarak hafızalara kazındı. Bu olumlu endikasyon değişikliğinin Türkiye'de PrEP'i isteğe bağlı olarak kullanmak isteyen herkesin kolayca ve uygun bir bütçeyle erişimine açık hale getirilmesini ümit diyoruz. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak PrEP konusunda savunuculuk yapmaya ısrarla devam edeceğiz. HIV hakkında her şey sayfalarımızın PrEP bölümü için tıklayın -E-Posterler ve sözlü bildiriler- Dört günlük dolu dolu bir bilimsel programla HIV olgusunun kapsadığı pek çok önemli konunun konuşulduğu kongrede ''HIV ile yaşayan kişilerde HIV/AIDS ile ilişkili içselleştirilmiş damgalama'', ''HIV pozitifler arasında damgalanma ve ayrımcılığa kim daha fazla maruz kalıyor?'', ''HIV ile Enfekte Hastalarımız Nasıl Tanı Aldı? Operasyon Öncesi İstenen Tetkiklerin HIV Tanısında ki Rolü?'', ''HIV/AIDS ile yaşayan bireylerde damgalanmanın anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi üzerine etkisi'', ''HIV Serodiskordans Çiftlerin Sağlıklı Bebekleri?'' gibi önemli başlıkları kapsayan e-posterler ve bildiriler de paylaşıldı. 4. gün programında bazıları üzerinde fikir tartışmalarının yaşandığı ve her biri detaylı incelemeler gerektiren bildirileri içeren bildiri kitabına kongre web-sitesi www.hivaidskongresi2021.org'da ya da buraya tıklayarak erişebilirsiniz. -Tedavinin geleceğinde neler var?- Kongrenin 4. ve son gününde "Tedavinin geleceğinde neler var?" isimli bir sunum yapan Ahmet Çağkan İnkaya sadece en önemli detaylardan birinin altını çizmedi, gerçekleri adeta haykırdı; "Bu derece yüksek ayrımcılık varken ilacın feriştahı gelse bu sorunu çözemeyiz!" Doç. Dr. Birgül Mete'nin de ''Kesin tedavi ne zaman? Çalışmalar ne aşamada?'' başlıklı bir sunum yaptığı oturumun panel tartışma kısmında söz alan gönüllümüzün hekimlere yönelttiği soru manidardı; "Hekimler arasında bilimsel/akademik ve hatta uygulamadaki tutuculuk baskınken, bilimde ve tedavide çağı nasıl yakalayıp, parçası olacağız?" Bu soruya verilecek samimi bir cevabın ortak HIV hedeflerine erişimde anahtar stratejilerin temeli olacağına inanıyoruz. -Kırmızı Kurdele İstanbul'un değerlendirmesi- 2020 yılında pandemi tedbirleri kapsamında online olarak gerçekleştirilen kongreden sonra yüz yüze yapılan 2021 yılı kongresi, her şeyden önce HIV tanı/takibi yapan hekimlerin bir araya gelerek, başta pandemi döneminde yaşayan zorlukların aşılması olmak üzere HIV takip/tedavisine ilişkin tecrübe paylaşmaları açısından yararlı oldu. Buna ek olarak özne örgütleri/aktivistler, hekim örgütleri/hekimler arasındaki iletişimin iyileşerek gelişmesi, ortak sorunlara ortak çözümler geliştirilmesini sağlayacak tanışıklıklar, işbirliği fırsatları açısından da verimli bir kongreydi. STK'larla hekimlerin birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldukları oturumlar, soru-cevaplar, kahve aralarının yararı kadar, daha doğru bir ortak bir dil ve terminoloji kullanılmasına dair arayışlara odaklı sohbetlerin de, Türkiye'nin ortak HIV hedeflerine erişilmesi ve HIV ile yaşayanların yaşam kalitelerinin arttırılmasına olumlu katkıları olacağına inanıyoruz. Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı olarak, Türkiye ve Dünyanın çeşitli yerlerindeki kongre/konferansları, güncel bilimsel çalışmaları, araştırma sonuçlarını ilgiyle takip etmeye ve #hivhakkindahersey temasıyla düzenli #hivbilgisi yayıncılığına devam edeceğiz. www.kirmizikurdele.org #bilonemsekorun
- HIV/AIDS Kongresi 2022'i sizler için yerinde izleyip, paylaşımlar yapacağız.
Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Yusuf Yayın tarihi: Kasım 20, 2022 Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'dan alışkın olduğunuz kongre/konferans haberciliğine ve yerinden bildirmeye HIV/AIDS 2022 Kongresi ile devam edeceğiz. Türkiye'deki HIV aktivizmi ve ihtiyaçlar üzerine bir konuşma ve Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi (ECDC) ile birlikte yaptığımız bir araştırmanın sunumunu yapacağımız HIV/AIDS 2022 Kongresi'nde bir de stand açarak çalışmalarımızı Türkiye'nin dört bir yanından gelen hekimlere tanıtacağız. 24-27 Kasım arasında dört güne yayılan zengin bir bilimsel programı olan kongrede 25 oturumda, aralarında Kırmızı Kurdele Aktivistlerinin de bulunduğu 60 konuşmacı var. #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul birinci gün ana programda ''TÜRKİYE'DEKİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE HIV AKTİVİSTLERİNİ TANIYALIM, SORALIM ÖĞRENELİM. YAPILANMALARI, İCRAATLERİ, PROJELERİ'' başlıklı oturumda bir sunum yaptıktan sonra, kongrenin 2. günü Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi (ECDC) ile birlikte sürdürdüğümüz, Tedavi Aktivisti Arda Karapınar'ın Prof. Dr. Deniz Gökengin ile birlikte bildiri haline getirdiği "Erkeklerle seks yapan erkeklerde maymunçiçeği aşısının bilinirliği ve kabul edilirliği" başlıklı çalışmanın sözlü sunumunu yapacağız. Yakın zamanda kaybettiğimiz çok değerli Hocamız Prof. Dr. Kenan Midilli için özel bir anma toplantısı da düzenlenecek olan HIV/AIDS 2022 Kongresi'nin bilimsel programını ve tüm detayları ve bilimsel programı hivaidskongresi2022.org adresinde bulabilir ve yerinden anlık bildirimler için Twitter'da @RedRibbonTR adresini ve #hivaidskongresi2022 etiketini takip edebilirsiniz. Türkiye’nin önde gelen beş uzmanlık/hekim derneğinin aynı amaçlar etrafında bir araya gelerek oluşturduğu “Türkiye HIV/AIDS Platformu”’nun bu yıl altıncısını düzenlediği HIV/AIDS Kongresi’ni Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği (AIDS ve CYBH Derneği), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) ve HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND)’nin ortak çabalarıyla düzenleniyor. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey
- HIV/AIDS Kongresi 2021'i yerinde izleyeceğiz.
Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayın tarihi: Kasım 16, 2021 Güncelleme tarihi: Kasım 24, 2021 --Günceleme notu; Yerinde izlediğimiz HIV/AIDS 2021 Kongresi'nden özenle tutulmuş notları buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.-- Kırmızı Kurdele İstanbul'dan alışkın olduğunuz üzere, Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı sağlayıcısı olarak gerek yurt içinde, gerek yurt dışında yıllardır düzenli olarak yaptığımız ve bir alışkanlık haline getirdiğimiz kongre/konferans haberciliğine ve yerinden bildirmeye devam ediyoruz. 18-21 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya'da, geçmiş yıllarda olduğu gibi, yüz yüze yapılması planlanan HIV/AIDS Kongresi 2021'i yerinde izleyeceğiz. Türkiye’de faaliyet gösteren beş uzmanlık/hekim derneğinin aynı amaçlar etrafında bir araya gelerek oluşturduğu “Türkiye HIV/AIDS Platformu”’nun bu yıl beşincisini düzenlediği HIV/AIDS Kongresi’ni Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği (AIDS ve CYBH Derneği), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) ve HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND)’nin katkılarıyla gerçekleştirecek. Birinci gün ana programda ''STK’lar hekimlerden ne bekliyor?'' başlıklı yuvarlak masa toplantısında bir de konuşma yapacağımız kongreye ilişkin detayları ve bilimsel programı hivaidskongresi2021.org adresinde bulabilir ve yerinden anlık bildirimler için Twitter'da @RedRibbonTR adresini ve #hivaidskongresi2021 etiketini takip edebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey
- Avrupa Parlamentosu Kırmızı Kurdele İstanbul'u ağırlıyor! I We will be at European Parliament!
We are proud to share this brand-new news with you! Red Ribbon Istanbul, recognized with its works in international public opinion in less than three years, has been invited to a 4-day-long event at the European Parliament to talk about the up-to-date HIV agenda of Turkey. We will also give a speech on HIV facts of Turkey and our works in line with those facts during the event where eleven leading NGOs of Turkey working in different fields. We are proud to share the news to emphasize the success we have achieved in a short time around our organization’s visions “being Turkey’s most trusted civil society organization working in the HIV field, with international recognition and representation” and “making Turkey an important player of international HIV agenda”. You can have further information about the event, that will take place in 7-10 January Belgium, from the website facesofturkey.eu and follow our social media accounts for details from the event! Interview with Miltiadis KYRKOS (MEP) about 'Faces of Turkey' and Red Ribbon Istanbul Watch on YouTube ------------------ Kırmızı Kurdele İstanbul Avrupa Parlamento'sunda! Bu sevinç ve gururu sizlerle paylaşmak istiyoruz. Üç yıldan kısa sürede yaptığı çalışmalarla adını Uluslararası kamuoyunda da duyuran Kırmızı Kurdele İstanbul, Türkiye'nin HIV gündemini aktarmak üzere Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenecek dört günlük bir etkinliğe davet edildi. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren ve başarı hikayeleriyle isimlerinden söz ettiren 11 STK'nın davet edildiği 'Türkiye'nin Yüzleri' isimli etkinlik kapsamında, bir de kısa konuşma yaparak Türkiye'nin HIV gerçeğini ve bu doğrultudaki çalışmalarımızı anlatacağız. Önceliklerinden ve hedeflerinden birisi Türkiye'nin HIV gündemini uluslararası gündemin bir parçası yapmak olan bir kurum olarak, kısa sürede yakaladığımız bu başarıyı sizlerle paylaşmaktan ötürü gururluyuz. 7 Ocak - 11 Ocak tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleşecek etkinliğin detaylarını facesofturkey.eu/tr adresinden öğrebilir, etkinlikten paylaşımlar için sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz. #kirmizikurdeleistanbul #hivhakkindahersey
- Çok sevdiğimiz bir dostumuzu, harika bir aktivisti ve insanı, Giulio Maria Corbelli'yi yitirdik...
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Kasım 8, 2022 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) www.kirmizikurdele.org sayfalarında aynı haftada 2. Kez üzücü, içimizi yakan bir habere yer veriyoruz maalesef. Belki büyük çoğunluğunuz tanımadığı için bir şey ifade etmiyor ama biz çok sevdiğimiz bir dostumuzu, harika bir aktivisti ve insanı kaybettik. Hayatının önemli bir bölümünde, ülkesi İtalya'da ve dünyanın her yerindeki HIV ile yaşayanların sorunlarına çözüm üretme çalışan, çalışkan, üretken bir aktivist olan, European AIDS Treatment Group'dan (EATG) arkadaşı Giulio oldukça erken yaşta aramızdan ayrıldı. Kelimeler yetersiz. Gerçekten çok üzgünüm... Aktivist Massimiliano Piagentini Giulio'nın erken ölümünün ardından yaptığı paylaşımda "İtalya'daki genç LGTBİ+ bireyler daha az homofobik bir ortamda aşıyorlarsa, bunu bizi çok erken terk eden Giulio'nun durmak, yorulmak bilmeyen çalışmalarına da borçlular. Onu her zaman büyük bir sevgi ve minnetle hatırlayacağız” dedi. 1997 yılından bu yana kendisi de HIV ile yaşayan Giulio Maria Corbelli, benim de üyesi olduğum Avrupa AIDS Tedavi Grubu (EATG) bir üyesiydi ve burada iki dönem (2014-2018) Avrupa Topluluğu Tedavi Danışma Kurulu'nun (ECAB) başkanlığı yaptı. EATG'yi Avrupa İlaç Ajansı'nda (EMA), Avrupa AIDS Klinisyenleri Derneği'nde (EACS) ve HIV Glasgow Konferansı'nın Bilimsel Komitesinde temsil eden Giulio, EATG'nin tedavi portföyüne de liderlik etti. Tüm bunlarla yetinmeyen Giulio, HIV Aşı Denemeleri Ağı'ndaki Topluluk Katılımı Biriminde çalıştı. İtalya'da, Bologna ve Roma'daki Komünite Temelli Test Merkezlerinin yöneticilik görevlerini de yürüten Giulio HIV ile yaşayanların kurduğu ilk LGBT ağı olan Plus'ın Yönetim Kurulu üyesi ve İtalya Sağlık Bakanlığı'nın HIV tedavi kılavuzları yazım kurulunun de üyesiydi. Hayatının önemli bir bölümünde, ülkesi İtalya'da ve dünyanın her yerindeki HIV ile yaşayanların sorunlarına çözüm üretme çalışan, çalışkan, üretken bir aktivist ve pırı pırıl bir insan olan Giulio şimdiden çok özlendi. Kendisinden çok şey öğrendiğim, birlikte katıldığımız tüm toplantı ve çalışmalarda beni cesaretlendirerek, aktivizm serüvenimde ve gelişimimde azımsanmayacak bir yeri olan dostum Giulio'ya yaptığı tüm harika işler ve bana kattıkları için müteşekkirim. Arda Karapınar www.kirmizikurdele.org
- Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, B eşittir B ortak bildirisi tartışılmaya devam ediyor.
(English below) 2016 yılı sonunda Prevention Access Campaign tarafından duyurulan ‘’*Belirlenemeyen = Bulaştırmayan’’ ortak bildirisinin etkileri sürüyor. *Undetectable = Untransmittable, U=U ya da #UequalsU Kırmızı Kurdele İstanbul'un öncü imzacılarından ve uluslararası sözcülerinden biri olduğu kampanya bildirisini yazının sonunda bulabilirsiniz. Kampanyaya Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği adına görüş bildiren Uluslararası tedavi aktivisti Arda Karapınar; ‘’Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, cinsellik hakkında konuşmanın dahi yüksek düzeyde tabu sayıldığı bir toplumda HIV aktivizmi yapıyoruz. Bu yüzden virüsü baskılanmış HIV pozitif bireylerin de normal bir cinsel yaşam sürdürebileceğine ilişkin tüm bilimsel kanıtlar bizim için çok önemli. Çünkü HIV pozitif bireylerin aldığı açık ya da üstü örtük tüm mesajlar, onların ötekiler için tehlikeli olduğu yönünde. Oysa özellikle son iki yılda gelen araştırma sonuçları, başarılı bir tedavinin bulaş riskini, yok düzeyine indirdiğine ilişkin güçlü kanıtlar sunuyorlar. Uluslararası güncel HIV bilgisinden hareketle yerel düzeyde aktivizm yapan bir sivil toplum kuruluşu olarak bu bilgileri paylaşıyor ve ekliyoruz; korunma eyleminin, tüm diğer olasılıklar göz önünde bulundurularak sürdürülmesi hala önemli! Fakat bir diğer önemli şey ise, korunma eyleminin iki taraflı bir karar gerektirdiği ve tüm sorumluluğun HIV pozitif bireye yüklenmesinin, HIV’e ilişkin bir başka önyargı olduğunun kabul edilmesidir. Bu yüzden, HIV pozitif bireyleri kendileri ve bedenleriyle barışık ve kendilerine daha güvenli hale getirecek bilimsel kanıtları mutlulukla karşılıyor, birlikte hareket çağrısı yapan tüm uluslararası bildirileri cesaretle imzalıyoruz.’’ diyerek bu bildiri ve bilimsel kanıtlara dayanan tüm aktivizm girişimleri hakkındaki genel yaklaşımımızı da özetledi. NAM’ın üst düzey yöneticilerinden olan Matthew Hodson ise, “Bilimsel kanıtlar çok net! Kanındaki virüs seviyesi belirlenemeyen (undetectable) düzeyde olan biri, partneri için enfeksiyon riski oluşturmuyor. Eğer kondom kullanımı cinsel ilişkiyi HIV açısından daha güvenli hale getiriyorsa, o halde, viral yükü belirlenemeyen düzeyde olan bir birey ile cinsel ilişkiye girmek de güvenlidir. Bu anlayış şu anda, HIV’den korunmak ve hatta onunla yaşamaya dair ifade edilebilecek tüm düşünce biçimlerinin değişmesi anlamına geliyor. HIV tedavisinin bu koruyucu etkisi, tedaviye erişimin daha da artmasının ve dünya çapında HIV ile yaşayan her bir birey için gelişmiş tedavi kullanımı ve uyum sağlanmasının ne kadar önemli olduğunun altını çizmekte” dedi. HIV ile yaşayan bireylerin ve seks partnerlerinin temel endişelerinden birisi bulaşı riskidir. #hivbilgisi blogumuzda da yayınladığımız PARTNER Araştırması, etkin bir tedavi ve tedaviye uyumla birlikte, HIV bulaş riskinin düşüklüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştu. Sözlerine “Partnerinden HIV ‘kapacak’ olma korkusunun tek fonksiyonu HIV ayrımcılığını körüklemektir. Bu yüzden de ‘Belirlenemeyen = Bulaştırmayan’ mesajı duyulması ve anlaşılması gereken önemli bir mesajdır” diyen Hodson, “KONDOM KULLANIMI, cinsel yolla bulaşan tüm enfeksiyonlardan KORUNMA KONUSUNDA HALA ÖNEMLI BIR ROL OYNUYOR fakat sadece HIV bakımından düşünüldüğünde, eğer viral yük tespit edilemez düzeyde ise HIV bulaşısının önlenmesi bakımından kullanılmasına gerek olmadığı söylenebilir” şeklinde devam eden Hodson, “Virüs ile yaşayanların bir çoğu sadece cinsel değil aynı zamanda toplumsal ret ile de yüz yüze kalıyorlar. Hatta bazı ülkelerde, bulaş riskinin düşüklüğüne bakılmaksızın, HIV durumunu gizleyip cinsel ilişkiye girmek suç kabul edliyor. Bulaş riski ve yolları konusundaki cehalet, bireyleri örneğin dövme yaptırmak ve hatta sağlık hizmetlerine erişimden bile mahrum bırakabiliyor. Cinsel yolla bulaşan başka hiçbir enfeksiyon, toplumda bu tarz bir korkuya neden olmadı. Oysa HIV ile yaşayan insanlar her yerde ve her ulustan, her ırk ve dinden, genç, yaşlı, gay, biseksüel ya da heteroseksüel olabilirler... Viral yük seviyesi tespit edilemez düzeyde olduğunda da bulaştırıcılığımız kalmıyor. Bu ise, HIV pozitif bireylerden korkmanın tamamen gereksiz ve saçma olduğu anlamına geliyor.” Türkiye’de yaratacağı refleks ve tartışmaları şimdiden öngörebildiğimiz bu ortak bildiriyi yayınlarken, bugüne kadar internet sitemiz ve #hivbilgisi blogumuzda yayınladığımız tüm içerik ve makalelerin güncel ve bilimsel açıdan doğrulanabilir olması konusunda gösterdiğimiz titizliğin, yayınlarımızı takip eden danışan, doktor ve aktivistler tarafından daima takdirle karşılanmış olmasından cesaret aldık. Çünkü, bireylerin kendi yaşam ve sağlıklarının kontrolünü ele almalarını, içinde bulundukları durumu daha iyi anlamalarını ve HIV ilaç tedavilerine tamamen bağlı kalarak daha uzun ve sağlıklı bir hayata sahip olmalarını sağlamayı hedefleyen bir kurum olarak bilimsel çalışmalar ve kanıtlar en güçlü araçlarımız. ‘Belirlenemeyen = Bulaştırmayan' ortak bildirisi içeriği; Antiretroviral Tedavi- ART (HIV ilaçları) kullanan ve viral yükü belirnemeyen düzeyde (undetectable) olan bireylerin HIV’i cinsel ilişki yolu ile bulaştırmaları önemsiz derecede risk seviyesine sahiptir. Kullanılan ilaç rejimine bağlı olarak bireylerdeki viral yük seviyesinin belirlenemeyen düzeye inmesi, ilaç kullanımına başladıktan sonra altı ayı bulabilir. Devamlılığı olan ve geçerli bir HIV baskılaması, uygun tedavi planının seçilmesi ve bu tedaviye mükemmel bir uyum ile sağlanabilir. HIV’in vücutta baskılanması, hem bireysel hem de toplum sağlığı açısından takip edilmesi gereken bir durumdur. Belirlenemeyen HIV yükü sadece HIV bulaşını engeller. Kondom kullanımı ise HIV bulaşını önlemekle kalmayıp, diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve gebeliği de önler. HIV’den korunma yönetiminin seçimi, cinsel yaşam, koşullar ve ilişki şekilleri göz önüne alınarak kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Örneğin, farklı partnerlerle cinsel ilişkiye giren ya da genel olarak tek eşli olamayan kişilerin, birçok cinsel yolla bulaşan enfeksiyondan kendilerini korumaları için kondom kullanmaları önerilir. NAM Aidsmap'ın konuyla ilgili basın bültenine bu linkten, kampanyanın web sitesine www.preventionaccess.com adresinden ulaşabilirsiniz. English; As Kırmızı Kurdele İstanbul (Red Ribbon Istanbul ), we do activism on HIV in a society which even talking about sexuality is a high level taboo. This is why we give utmost importance to those scientific evidences that show HIV positive individuals with undetectable viral load are actually able to have a normal sexual life. Because all the explicit or implicit messages HIV positive individuals face refer they are dangerous for the others. But the results of the studies published in last two years tell us that , when viral load is undetectable with maintained medication, then it doesn't pose infection risk. As a civil society organization doing activism on the field with reliable HIV information gathered from international sources, we share such updates and also add that prevention is still important considering other possible STIs. But we strongly advocate that prevention is the responsibility of both sides and it is not fair to put this responsibility only on HIV positive individuals, cause this is another type of prejudice and discrimination. This is why we welcome such scientific evidence gladly which will provide safer zones for HIV individuals and bring sself-relianceto them, and would like to put our signature bravely under such international statements that call to move together. Arda Karapinar Chairperson On behalf of Red Ribbon Istanbul Association #belirlenemeyen #bulaştırmayan #hiv #aids #hivtesti #hivbelirtileri #hivtedavisi #UequalsU #Turkey
- Prof. Dr. Kenan Midilli'yi yitirdik
Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Ekibi Yayın tarihi: Kasım 4, 2022 www.kirmizikurdele.org sayfalarında bu kez üzücü, içimizi yakan bir habere yer veriyoruz; Çok sevdiğimiz, kendisini tanımaktan, kendisinden öğrenmekten çok mutlu olduğumuz bir Hocamızı, Kenan Midilli'yi kaybettik. Gerçekten çok üzgünüz... Tüm sevenlerine sabır ve baş sağlığı diliyoruz. Kenan Hoca geniş halk kesimleri tarafından, COVID-19 pandemisi sürecindeki Bilim Kurulu Üyeliği ile tanınsa da uzun yıllardır gerek bilim insanı, gerek öğretim üyesi olarak ülkemize çok büyük hizmetler vermiş, yeri doldurulamayacak bir değer. Üyesi ve Mikrobiyom ve Biyoterapi Çalışma Grubu Başkanı olduğu Klimik Derneği'nin basın açıklaması şöyle; "TÜRK KLİNİK MİKROBİYOLOJİ VE İNFEKSİYON HASTALIKLARI DERNEĞİ’NDEN DUYURU Birlikte çalışmaktan büyük onur ve mutluluk duyduğumuz, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Derneğimizin İnsan Mikrobiyom ve Biyoterapi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Kenan Midilli’nin aramızdan ayrıldığını duyurmanın derin üzüntüsü içindeyiz. Engin bilgisi, deneyimi ve çalışkanlığıyla Derneğimize vermiş olduğu büyük emek ve katkının yanı sıra COVID-19 pandemisi sürecinde halkımıza yapmış olduğu hizmetler her tür takdirin ötesindedir. Ailesine, öğrencilerine, çalışma arkadaşlarına, sevenlerine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz. Merhum Kenan Midilli, 5 Kasım 2022 Cumartesi günü Kırklareli, Lüleburgaz, Ertuğrul Köyü‘nde ikindi namazını takiben toprağa verilecektir. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Saygılarımızla. KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu" www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey
- Civil Society HIV Conference, HIV2022Istanbul - #HIV2022Istanbul
#HIV2022Istanbul, the 2nd edition of the Civil Society HIV Conference, the first conference on any medical field ever organized by civil society/activists in Türkiye, will take place on November 4-6, 2022, as a hybrid event. The theme of the year, #CivilSocietyHasTheAnswer, the programme that includes Alison Rodger, Pietro Vernezza and the rest of the details… All about #HIV2022Istanbul is in this blog post. Red Ribbon Istanbul Türkiye's leading HIV information provider & resource www.kirmizikurdele.org #allabouthiv Arda Karapınar, Treatment Activist, Community Writer October 20, 2022 (Türkiye's HIV information provider and source www.kirmizikurdele.org and @redribbontr HIV information content and all the content on social media accounts are open to everyone, ON THE CONDITION OF ADDRESSING THE SOURCE. We request you to cite/mention/tag etc. our website in your posts. You don't need to specifically ask for permission.) -The theme of the year 2022: #CivilSocietyHasTheAnswer Türkiye’s leading HIV information provider and source #redribbonistanbul has already realized many innovative projects for the first time since the foundation in 2016. 2nd edition of the Civil Society HIV Conference, organized by Red Ribbon Istanbul for the first time in Türkiye in almost 40 years of its HIV history, will take place on November 4-6, 2022, with the theme #CivilSocietyHasTheAnswer as a hybrid event. The conference has already taken over 500 registrations, and now the main goal is to reach 700 registrations with international participation. -Rich programme, wide international participation, star speakers The Civil Society HIV Conference #HIV2022Istanbul, organized by Türkiye’s trusted HIV information provider and source, Red Ribbon Istanbul, targets broader participation and more international influence with a more inclusive programme in its second year after the great success it had last year. This year, the conference has got stronger with the contribution and support of local NGOs and international NGOs like International Treatment Preparedness Coalition (ITPC), Fast Track Cities Institute (FTC), Prevention Access Campaign (PAC), and the headings in the programme of #HIV2022Istanbul are like this; *The impact of U=U in global HIV activism, *U=U initiation examples from the world, *Current situation of HIV cure studies, *Current situation of new drug research, *PrEP, *Personal data security of PLHIV, *HIV criminalization, *Agenda of the local and regional NGOs, *Things to do to make İstanbul a Fast Track City, *Fast Frack Cities examples from the World, *Discussions on increasing the cooperation between activist and physician groups, *#IstanbulHIVForum Among the speakers, there are world-famous scientists such as Alison Rodger, known for Partner 1 and 2 studies, Pietro Vernazza, who wrote history with the Swiss Statement; and successful activists from Türkiye, the region and the world, who have created significant changes in the field of HIV with their work. HIV-positive friendly, activist-spirited physicians who always work closely with the community are with us in #HIV2022Istanbul, as always. Please click here for all the speakers, programme, and registration. -Red Ribbon Istanbul Micro Research Fund: A special fund developed for the Civil Society HIV Conference #HIV2022istanbul The fund was announced with an open call to NGOs registered in Türkiye for the following purposes. There were 34 projects applied to the "Red Ribbon Istanbul Micro Fund" and 9 of them were accepted. The results of those 9 projects will be presented to the public in a booklet after the first presentation of the Civil Society HIV Conference #HIV2022Istanbul. - Supporting the corporations and people working in different problem areas to identify the intersection point that their works meet with HIV and produce data by making field research. - Discussing the HIV fact together in a wider and inclusive framework with the opportunities provided by these data. - Supporting the Turkish HIV civil society to produce a more mature response. - The Civil Society HIV Conference #HIV2021istanbul in 75 Seconds --- Please click here to see the video recordings and the final reports of the Civil Society HIV Conference #HIV2021İstanbul --- - The Purposes of the Civil Society HIV Conference #HIV2022İstanbul – The purposes of #HIV2022Istanbul, which locally and internationally well-known activists and physicians will include the programme as speakers under the general headings such as new medications, treatment approaches, PrEP, health coverage systems, Undetectable equals Untransmittable, access to testing, Fast Track Cities, study results of the Red Ribbon Istanbul Micro Research Fund; Showing that the HIV civil society in Türkiye is ready to respond to the HIV fact as a whole with a common understanding, Establishing a broad discussion and cooperation ground in order to create its own common strategy in line with the 95-95-95 goals. Developing joint strategies that will shape the operations of HIV civil society towards finding solutions, Expanding the production of social HIV science across the country, especially by encouraging the NGOs working indirectly and operating in local areas to make measurements focusing on social issues and problem areas, Increasing the international visibility of the Turkish HIV civil society as a whole by several levels by opening the conference to international participation, Conveying the success story of HIV civil society to all stakeholders, especially the public, in the best way possible, by being an example for different problem areas with the image of unity at the national level, - Registration of the Civil Society HIV Conference #HIV2022İstanbul - Registration of the Civil Society HIV Conference #HIV2022Istanbul is open to those PLHIV and their relatives, activists, volunteers, NGO workers, press and those people from the general public for free. (#HIV2022İstanbul Civil Society HIV Conference will be charged a registration fee for industry and pharma company representatives and those health professionals who will participate on behalf of a pharma company.) Please click the image above or here for registration.
- Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul için kayıt başvuruları başladı
Türkiye’de herhangi bir sağlık alanında düzenlenen ilk aktivist konferansı olan ve 4-6 Kasım 2022 tarihleri arasında hibrit (çevrimiçi ve fiziksel) olarak gerçekleşmesi planlanan Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul için kayıt başvuruları başladı. Detaylar ve başvuru için bağlantı aşağıda. Kırmızı Kurdele İstanbul #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Serkan Yayın tarihi: Ekim 1, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. - 2022 teması; #CevapSivilToplumda Çalışmalarına başladığı 2016 yılından bu yana pek çok ilk ve yenilikçi projeyi hayata geçiren, Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul'un, Türkiye’nin 40 yıla yaklaşan HIV (ve yarattığı sorunlar) ile mücadele tarihinde yine bir ilk olarak hayata geçirdiği çok önemli bir aşama olan Sivil Toplum HIV Konferansı'nın ikinci edisyonu, #CevapSivilToplumda temasıyla 4-6 Kasım tarihleri arasında hibrit (çevrimiçi ve fiziksel) olarak gerçekleşecek. Konferans, #KaybedenHIVOlacak temasıyla düzenlenen 2021 edisyonunun henüz ilk yılında gösterdiği başarının ardından daha kapsayıcı bir ajanda ile daha geniş bir katılım ve uluslararası etki hedefliyor. --- Sivil toplum HIV Konferansı #HIV2021İstanbul videolarına ve sonuç bildirgesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. --- - Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'un amaçları Yeni ilaçlar, tedavi yaklaşımları, PrEP, Medula bilgi sistemi, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan, Testlere erişim, Fast Track Şehirler, Kırmızı Kurdele İstanbul Mikro Araştırma Fonundan çalışmalar gibi genel başlıklar altınd, yerelde ve uluslararası düzeyde tanınmış aktivistlerin ve hekimlerin yer alacağı #HIV2022İstanbul'un amaçları, · Türkiye HIV sivil toplumunun HIV olgusuna ortak bir anlayış ile bir bütün olarak cevap vermeye hazır olduğunun görünür kılınması, · UNAIDS’in 95-95-95 hedefleri doğrultusunda kendi ortak stratejisini oluşturmak için geniş bir tartışma ve iş birliği zemininin oluşturulması, · HIV sivil toplumunun çözüm üretmeye yönelik operasyonlarını şekillendirecek ortak stratejiler, eylem planları üretilmesi, · Özellikle dolaylı olarak HIV çalışan ve yerellerde faaliyet gösteren STK’ların sosyal konulara ve problem alanlarına odaklanan ölçümler yapmasının teşvik edilmesi ile sosyal HIV bilimi üretiminin ülke çapında yaygınlaşması, · Konferansı uluslararası katılıma açarak, Türkiye HIV sivil toplumunun bir bütün olarak uluslararası görünürlüğünün yükseltilmesi, yeni bölgesel ve uluslararası iş birliklerine olanak sağlanması, · Ulusal düzeyde birlik görüntüsü ile farklı sorun alanları/sivil toplum çalışma alanları için örnek olunarak, HIV sivil toplumunun başarı öyküsünün başta kamu olmak üzere tüm paydaşlara ve muhataplara en iyi biçimde aktarılması, olarak özetlenebilir. - Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'a katılım başvurusu Bu yıl belirli sayıda fiziksel katılım olanağı da sunan Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'a HIV ile yaşayanlar ve yakınları, aktivistler, gönüllüler, sivil toplum çalışanları, basın mensupları ve konuyla ilgilenen herkes ücretsiz kayıt yaptırabilir (#HIV2022İstanbul Sivil Toplum HIV Konferansı katılımı endüstri çalışanlarına, ilaç firması çalışanlarına ve firma adına takip etmek isteyen sağlık profesyonelleri için ücretlidir). Kayıt için yukarıdaki görsele ya da buraya tıklayabilirsiniz
- Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul
(Click for English) Türkiye’de herhangi bir sağlık alanında düzenlenen ilk sivil toplum/aktivist konferansı olma özelliğini taşıyan Sivil Toplum HIV Konferansı'nın ikinci edisyonu #HIV2022İstanbul 4 - 6 Kasım 2022 tarihleri arasında hibrit olarak gerçekleşecek. Bu yılki teması #CevapSivilToplumda olan ve ajandasında Alison Rodger, Pietro Vernazza gibi yıldız isimler olan konferansın ana fikri, detaylar, panelistler, ajanda, kayıt.. Yani #HIV2022İstanbul hakkında her şey aşağıda. Kırmızı Kurdele İstanbul #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Yayına hazırlayan: Sivil Toplum HIV Konferansı HIV2022İstanbul Ekibi Yayın tarihi: Ekim 20, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. - 2022 teması; #CevapSivilToplumda Çalışmalarına başladığı 2016 yılından bu yana pek çok ilk ve yenilikçi projeyi hayata geçiren, Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul'un, Türkiye’nin 40 yıla yaklaşan HIV tarihinde ilk olarak gerçekleştirdiği Sivil Toplum HIV Konferansı'nın ikinci edisyonu, #CevapSivilToplumda temasıyla 4-6 Kasım tarihleri arasında hibrit (çevrimiçi ve fiziksel) olarak gerçekleşecek. Henüz ilk haftasında 500'ün üzerinde kayıt başvurusu alan konferansın hedefi uluslararası kayıtlarla birlikte 700'e ulaşmak. - Zengin ajanda, geniş uluslararası katılım, yıldız konuklar Türkiye'nin güvenilir #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından düzenlenen Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul, geçen yıl gösterdiği büyük başarının ardından ikinci yılında daha da kapsayıcı bir ajanda ile daha geniş bir katılım ve uluslararası etki hedefliyor. International Treatment Preparedness Coalition (ITPC), Fast Track Cities Institute (FTC), Prevention Access Campaign (PAC) gibi uluslararası STK'ların ve yerel STK'ların katkı ve destekleriyle güçlenen #HIV2022İstanbul ajandasının başlıca konuları şöyle; *HIV aktivizminde Belirlenemeyen = Bulaştırmayan'ın etkisi, *Dünyadan Belirlenemeyen = Bulaştırmayan örnekleri, *HIV tedavisi çalışmalarında güncel durum, *Yeni ilaç çalışmalarında güncel durum, *PrEP, *HIV ile yaşayanların kişisel veri güvenliği, *HIV'e bağlı sınır dışı uygulamaları, *Yerel ve bölgesel STK'ların gündemleri, *İstanbul'un fast track city olabilmesi hedefinde yapılması gerekenler, *Bölgeden fast track city örnekler, *Aktivist ve hekim grupları arasında iş birliğini arttırmaya dönük tartışmalar, *#İstanbulHIVForumu Panelistler arasında ise Partner 1 ve 2 çalışmaları ile bilinen Alison Rodger, Swiss Statement/İsviçre Bildirisi ile tarih yazan Pietro Vernazza gibi dünyaca ünlü bilim insanları ile Türkiye'den, bölgeden ve dünyadan başarılı, yaptıklarıyla HIV alanında önemli değişimler yaratmış aktivistler var. Komünite ile her zaman yakın çalışan, HIV pozitif dostu, aktivist ruhlu hekimler ise her zaman olduğu gibi, #HIV2022İstanbul'da de yanımızdalar. Tüm panelistler, ajanda ve kayıt için tıklayın. - Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022istanbul içn geliştirilmiş özel bir fon; "Mikro Araştırma Fonu" Mikro Araştırma Fonu Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından, Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul için geliştirilmiş bir araştırma fonudur. Türkiye'de kayıtlı tüm sivil toplum kuruluşlarına açık çağrıyla ve aşağıdaki amaçlarla duyurulmuş "Kırmızı Kurdele İstanbul Mikro Fon"a 34 başvuru olmuş ve bunlardan 9'u kabul edilmiştir. Kabul edilen bu 9 çalışmanın sonuçları ilk kez Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'da sunulduktan sonra bir bildiri kitapçığı halinde kamuoyuna sunulacaktır. --Farklı sorun alanlarında çalışmalar yürüten kurumların bu alanların HIV ile kesiştiği açılardan durum okuması ve saha araştırması yaparak veri üretmesi, --HIV olgusunun bu verilerin sağladığı imkanlar ile daha geniş ve kapsayıcı bir çerçevede hep birlikte tartışılması, --Türkiye HIV sivil toplumunun daha olgun bir yanıt üretmesi. - 75 Saniyede Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2021istanbul --- Sivil toplum HIV Konferansı #HIV2021İstanbul videolarına ve sonuç bildirgesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. --- - Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'un amaçları Yeni ilaçlar, tedavi yaklaşımları, PrEP, Medula bilgi sistemi, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan, Testlere erişim, Fast Track Şehirler, Kırmızı Kurdele İstanbul Mikro Araştırma Fonundan çalışmalar gibi genel başlıklar altında, yerelde ve uluslararası düzeyde tanınmış aktivistlerin ve hekimlerin yer alacağı #HIV2022İstanbul'un amaçları, · Türkiye HIV sivil toplumunun HIV olgusuna ortak bir anlayış ile bir bütün olarak cevap vermeye hazır olduğunun görünür kılınması, · UNAIDS’in 95-95-95 hedefleri doğrultusunda kendi ortak stratejisini oluşturmak için geniş bir tartışma ve iş birliği zemininin oluşturulması, · HIV sivil toplumunun çözüm üretmeye yönelik operasyonlarını şekillendirecek ortak stratejiler, eylem planları üretilmesi, · Özellikle dolaylı olarak HIV çalışan ve yerellerde faaliyet gösteren STK’ların sosyal konulara ve problem alanlarına odaklanan ölçümler yapmasının teşvik edilmesi ile sosyal HIV bilimi üretiminin ülke çapında yaygınlaşması, · Konferansı uluslararası katılıma açarak, Türkiye HIV sivil toplumunun bir bütün olarak uluslararası görünürlüğünün yükseltilmesi, yeni bölgesel ve uluslararası iş birliklerine olanak sağlanması, · Ulusal düzeyde birlik görüntüsü ile farklı sorun alanları/sivil toplum çalışma alanları için örnek olunarak, HIV sivil toplumunun başarı öyküsünün başta kamu olmak üzere tüm paydaşlara ve muhataplara en iyi biçimde aktarılması. - Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'a katılım başvurusu Bu yıl belirli sayıda fiziksel katılım olanağı da sunan Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul'a HIV ile yaşayanlar ve yakınları, aktivistler, gönüllüler, sivil toplum çalışanları, basın mensupları ve konuyla ilgilenen herkes ücretsiz kayıt yaptırabilir (#HIV2022İstanbul Sivil Toplum HIV Konferansı katılımı endüstri çalışanları, ilaç firması çalışanları ve firma adına takip etmek isteyen sağlık profesyonelleri için ücretlidir). Kayıt için yukarıdaki görsele ya da buraya tıklayabilirsiniz
- "Glasgow Bildirisi"ne Türkiye'den tek imzacı Kırmızı Kurdele İstanbul
Kırmızı Kurdele İstanbul HIV alanında Türkiye'nin uluslararası yüzü olmaya gururla devam ediyor. Detaylar yazıda... www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayın tarihi: Ekim 26, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. - Glasgow Bildirisi, Yaş alan HIV pozitifler için eşitlik ve kaliteli hizmet çağrısı 23-26 Ekim tarihlerinde Glasgow'da gerçekleşen ve Gönüllümüz, Tedavi Aktivisti Arda Karapınar'ın Bilim Kurulu üyelerinden biri olduğu saygın HIV kongresi HIV Glasgow 2022 HIV bilimindeki güncel gelişmelere ilişkin sunumların yanı sıra uluslararası düzeyde ortak aktivizm girişimlerine de sahne oldu. Bunlardan en öne çıkanı ise "Uluslararası HIV ile Yaş Alanlar Koalisyonu" tarafından hazırlanan ve dünya çapında 110'dan fazla kuruluşun imzaladığı Glasgow Bildirisi oldu. Kırmızı Kurdele İstanbul'un Türkiye'den tek imzacısı olduğu belge Dünyanın her yerindeki HIV ile yaşayan yaş almış insanların kendilerine uygun tedavi hizmetlerinden eşit yararlandırılmalarını talep ediyor. HIV işe yaş almak konusu Türkiye'de henüz üzerinde çok konuşulmayan bir bilim ve aktivizm alanı. Ana fikri "Bedenlerimiz, kalplerimiz, zihinlerimiz HIV yanıtını inşa ederek kazanılan yara izlerini ortaya koyuyor. Bizler yaş aldıkça, birden fazla kronik sağlık durumuyla yaşıyor, kırılganlık, engellilik ve/veya bilişsel bozukluklarla başa çıkıyor, sosyal olarak daha fazla izole oluyor ve HIV damgalaması ve diğer ayrımcılık biçimlerine ek olarak yaş ayrımcılığı yaşıyoruz" cümlesiyle özetlenebilecek bildiriyi buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
- UNAIDS’in 2022 raporu neler söylüyor? HIV ile ortak küresel mücadele ne durumda?
UNAIDS’in 2022 raporu neler söylüyor? * Uluslararası toplum başarısız mı? * Türkiye’de durum ne? * Sivil toplum katkısı olmadan başarı mümkün mü? HIV ile ortak küresel mücadele ne durumda? Tedavi Aktivisti, U=U Kampanyası Küresel Kurul Üyesi, gönüllümüz Arda Karapınar, takipçilerimiz, okurlarımız ve konuyla ilgilenen herkes için değerlendirdi. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Ekim 2,2022 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) Birleşmiş Milletler HIV/AIDS ortak programı UNAIDS, geçtiğimiz günlerde yayınladığı ve dünyanın son bir yıl içindeki HIV ve AIDS ve doğurduğu sorunlarla ortak mücadelesini değerlendiren rapor, bir halk sağlığı krizi olarak tanımladığı HIV yayılımını 2030’a kadar sona erdirme hedefinde ilerlemenin durduğunu ve işlerin yeniden rayına oturtulması için acilen harekete geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Raporda UNAIDS’e ulaşan verilere göre 2021 yılında 1,5 milyon insanın HIV ile enfekte olduğunu ve bu sayının Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 2021 yılına dair küresel yeni HIV vakası öngörüsüne kıyasla bir milyondan fazla yeni enfeksiyon anlamına geldiğini belirtildi. Raporda altı çizilen bir diğer önemli nokta da, AIDS dolaylı yıllık ölüm sayısının yaklaşık 650.000 olduğu, bunun da ortalama her bir dakikada bir kişinin öldüğü anlamına geldiği oldu. Bu veri, HIV’e karşı etkin, virüsü B (belirlenemeyen) seviyeye (Bkz: Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan) baskılayarak bulaştırılmasını dahi önleyen, HIV ile yaşayanların AIDS tablosuna asla girmeden tamamen sağlıklı bir hayat sürdürmelerine olanak sağlayan ilaçların olduğu bir ortamda hepimiz için utanç kaynağı olmalı. Çünkü bu veri en basit ifadesiyle, HIV tedavisi ilaçlarına ihtiyaç duyan insanları bu ilaçlarla buluşturmak konusunda hep beraber başarısız olduğumuzu ve her yıl 650.000 insanın bu başarısızlık yüzünden öldüğünü söylüyor. UNAIDS Proje Direktörlerinden Mary Maby de aynı görüşte. Maby, tüm bu ölümlerin önlenebilir olduğunu, HIV tanısı koymaya, baskılamaya, kontrol etmeye, yeni bulaşıları engellemeye, fırsatçı enfeksiyonları saptamaya, önlemeye ve tedavi etmeye yönelik araçların mevcut olduğunu, ancak bu araçlardan politik, ekonomik vb. sebepler dolayısıyla dünya genelinde adaletli bir şekilde yararlanılamadığını söylüyor. HIV bulaşılarından orantısız olarak en fazla etkilenenler ise Sahra-altı Afrika’daki adolesan ve genç kadınlar (15 - 24 yaş aralığı). UNAIDS verileri adolesan ve genç kadınların HIV ile karşılaşma olasılığının aynı bölgedeki aynı yaş grubuna kıyasla üç kat daha fazla olduğuna işaret ediyor. Bunun başlıca sebepleri ise bölgedeki ilaca erişim oranının dünya geneline göre düşüklüğü, gelir dağılımdaki eşitsizlik, ev-aile içi şiddet ve bölgeye özel sorunlar. Özetle; HIV tedavisi ilaçları -dünyanın çeşitli yerlerinde ucuz jenerikleri üretilirken bile- bu bölgeye yeterli sayıda ulaşmıyor, uluslararası toplum bu bölgedeki HIV pozitiflerin ilaca erişimini sağlayamıyor ve yeni HIV bulaşıları önlenebilecekken engellenemiyor. Yani uluslararası toplum HIV ile mücadelenin bu boyutunda da başarısızlığını ilan ediyor. Raporda yeni HIV enfeksiyonlarının Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu, Kuzey Amerika ve Latin Amerika'da birkaç yıldır istikrarlı bir biçimde arttığı da vurgulanırken, dünyanın en kalabalık bölgesi olan Asya ve Pasifik'te yeni enfeksiyonların arttığının altı çiziyor. Asya ve Pasifik’teki artışların altının çizilmesi önemli bir vurgu, çünkü bu bölgelerdeki yayılım yoğun çabalar sonucu yavaşlatılmış ve eğri aşağıya doğru yönlendirilmişti, ancak rapor geçtiğimiz yılların kazanımlarının kaybedildiğini ve eğrinin yeniden yukarı doğru yön kazandığını belgeliyor. Dünya genelinde HIV yayılımını 2030’a kadar sona erdirme hedefinde ilerlemenin durmasına ve mücadelenin yavaşlamasının başlıca sebepleri ise COVID-19 salgını ve Ukrayna'nın işgalinin doğrudan ve dolaylı etkileri olarak gösterilmekte. Bu faktörler pek çok konuda olduğu gibi HIV’in yarattığı sorunlarla ile ortak küresel mücadelede de negatif etkenler oldular, bu doğru. Ancak uluslararası toplumun HIV konusundaki başarısızlığını sadece bu bahanelerin arkasına saklanarak açıklamak kolaycılık olur. Alanda deneyimli ve dünya HIV gündemini çok yakından takip eden bir aktivist olarak, esas sebeplerin politik ilgisizlik, konuya gereken ciddiyetle yaklaşmamak, yetersiz kaynak ayırmak ve daha kötüsü bu alana ayrılmış kısıtlı kaynakların yanlış politikalar sonucu başka alanlara aktarılması olduğunu söylemem gerekiyor. - Türkiye’de durum ne? Aynı ilgi azlığını Türkiye’de de görmek mümkün. T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Bulaşıcı Hastalıklar ve Erken Uyarı Dairesi Başkanlığı Dairesinin paylaştığı resmi verilere göre Türkiye’de istatistiklere yansımış toplam 32.376 HIV ve AIDS olgusu var. Her ne kadar düşük gibi görünen bu sayının gerçek tabloyu yansıtmadığından emin olsak da, bu veri bile Türkiye’de HIV ve AIDS’e verilen kamu cevabının başarılı olmadığını kanıtlar nitelikte. Çünkü yine UNAIDS verilerine göre Türkiye, içinde bulunduğu bölge ile birlikte yeni HIV bulaşılarının uzun yıllardır istikrarlı biçimde arttığı ender ülkelerden biri. Bunun sebepleri ise; *Muhafazakar politikalar sonucu konunun rahatça konuşulamıyor olması, *Konuya politik ilginin neredeyse sıfır düzeyinde olması, *kKamu aygıtının başta HIV olmak üzere, cinsel yolla bulaşabilen enfeksiyonlara ilişkin önleyici politikalar ve farkındalık çalışmalarının en düşük seviyede olması, *Bulaş önleyen PrEP gibi ilaçların geri ödeme sistemine dahil edilmemesi, olarak sıralanabilir ve en az bir bu kadar daha sebep eklenebilir. Çözüm ise aslında çok uzakta değil. Ulusal HIV/AIDS Kontrol Programı gibi strateji belgelerinin hem daha kapsamlı bir içerikle yeniden hazırlanması hem de gerçek anlamıyla uygulanabilmesi için Türkiye’nin en dinamik ve yaratıcı sivil toplum alanlarından biri olan HIV sivil toplumunun ve STK’ların tüm süreçlere katılımlarına ve eşit muhatap olarak benimsenerek, rol üstlenmelerine olanak tanınması kısa zamanda büyük fark yaratabilir. Uzun lafın kısası HIV ve sebep olduğu sorunlarla ortak küresel mücadelede ne Türkiye’de ne de dünyada sivil toplum katkısı olmadan başarı elde etmek olanaksız. HIV alanında sorun ve soru çok ve #CevapSivilToplumda Raporun tamamına www.unaids.org/en/resources/documents/2022/in-danger-global-aids-update adresinde erişilebilir. HIV bilimini, Dünya HIV gündemini ve ajandasını düzenli olarak takibe ve kayda değer gelişmeleri #hivbilgisi yazıları ile Türkiye HIV topluluğuyla ve tüm ilgilileriyle paylaşmaya devam edeceğim. Arda Karapınar Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Twitter: @MAPanosian, @RedRibbonTR
- HIV ilaç tedavisi kilo mu aldırıyor?
*International AIDS Society'nin (Uluslararası AIDS Topluluğu - IAS) resmi akademik dergisinde yayınlanan bir araştırma, Integraz ve Proteaz grubundan ilaçlar kullanan HIV ile yaşayan bireylerde, NNRTI grubundan ilaçlar kullanan bireylere oranla daha hızlı kilo artışı ve vücut-kitle endeksinde düzensizlik gözlemlendiğini bildiriyor. Detaylar #hivbilgisi yazımızda. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı (*Uluslararası AIDS Topluluğu, Dünya genelinde 10 binden fazla üyesi ile küresel HIV yanıtının her seviyesinde çalışan bir HIV uzmanları topluluğudur. Kırmızı Kurdele İstanbul ekibinin iki üyesi; üyelerinin uzmanlığı, bilimsel otoritesi ve üyelerin birlikte hareket etme gücü ile küresel düzeyde kolektif çaba misyonu ile çalışan ve sadece alanında saygınlığı ve verimliliği ispatlanmış bireylerin üyeliğe kabul edildiği topluluğun üyesidir.) Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Güncelleme tarihi: Eylül 3, 2022, Yayın tarihi: Nisan 30, 2020 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) Çalışma aynı zamanda, antiretroviral tedavi alan bireylerde obeziteye yatkınlığın yaygın bir şekilde görüldüğü ve metabolik ve kardiyovasküler hastalıklar konusunda da risk grubunda bulunduklarını doğruladı. Kilo artışı, HIV ilaç tedavisi (ART) alan bireylerde karşılaşılabilen bir durum ve özellikle düşük CD4, farklı yan enfeksiyon ve hastalıklar nedeniyle ilaç tedavisine düşük kiloda tbaşlayan bireylerde vücudun HIV ile enfekte olunmadan önceki normlara dönmesinin bir göstergesi sayılıyor. Ancak özellikle uzun süredir devam eden tedavi süreçlerinde görülen kilo alma belirtileri, dikkatle edilmesi gereken bir konu haline geliyor. Bu çalışmanın araştırıcıları da buna odaklanmış ve farklı HIV ilaç sınıfları ile kilo almak arasındaki ilişkiyi araştırmışlar. Araştırma, 2007 - 2016 yılları arasında, Amerika ve Kanada’daki kliniklere HIV tedavisi için başvuran ve tedaviye başlayacak 22.972 yetişkin bireyin katılımıyla gerçekleştirilmiş. Kuzey Amerika AIDS Kohort Araştırma Grubu tarafından sürdürülen çalışmanın %87 erkek, %13’ü kadın; %49’u NNRTI grubu HIV tedavisi ilaçları, %31’i proteaz inhibitörü grubu HIV tedavisi ilaçları ve %20’si de *integraz grubu HIV tedavisi ilaçlarını kullanmışlar. (*Hangi grupta hangi ilaçların kullanıldığına ilişkin not sayfada, en altta) Araştırmaya göre, tedaviye başlanmasından yaklaşık 3 yıl sonra, *Integraz grubundan HIV tedavisi ilaçları kullanan ve tedaviye standart vücut kitle endeksiyle başlayan bireylerin %32’sinde, *Proteaz grubundan HIV tedavisi kullanan ve normal vücut kitle endeksiyle tedaviye başlayan bireylerin %29’unda ve *NNRTI grubu HIV tedavisi kullananlara ve normal vücut kitle endeksiyle tedaviye başlayan bireylerin %25’inde anormal fazla kilo artışı tespit edilmiş. Fazla kilodan obezite tanısına geçiş yapan bireylerin orası ise integraz grubunda %28, proteaz grubunda %26 ve NNRTI grubunda %22 olarak gözlemlenmiş. Tedavi başladıktan 5 yıl sonra, integraz ve proteaz inhibitörleri grubu HIV tedavisi ilaçları kullanan bireylerde ortalama kilo artışı yaklaşık 6 kilo iken, NNRTI grubu HIV tedavisi ilaçları kullanan bireylerde ise bu oran ortalam 3,5 kilo seviyelerinde kaldığı, araştırmanın önemli sonuçlarından biri. Araştırmayı yürüten doktorlar, kısıtlı sayıda örneklem grubu üzerinden yürütülen araştırma sonuçlarının, hastalarda gelişebilecek olası kilo artışının arkasındaki sebepleri anlama ve HIV tedavisi sürecindeki karşımıza çıkabilecek kardiyo-metabolik risklerin anlaşılması açısından önemli olduğunu belirtiyorlar. Integraz ve proteaz inhibitörleri grubuna dahil olan HIV tedavisi ilaçlarının, NNRTI grubu HIV tedavisi ilaçlarına nazaran daha az yan etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Kırmızı Kurdele İstanbul HIV ile yaşayan tüm bireylerin, sağlığın temeli olan dengeli ve yeterli beslenme konusunda standartlaşmış önerilere uymasını tavsiye eder. Bu kapsamda kilo alış verişi hareketleri HIV pozitif kişinin kendisi tarafından mutlaka takip edilmeli, HIV ilaç tedavisini düzenleyen ve takip eden uzman hekimlerle düzenli olarak paylaşılmalı ve gerek görülüyorsa uzman diyetisyen desteği aranmalıdır. *Integraz Grubu HIV Tedavisi İlaçları (Etken Madde İsimleri): Bictegravir, Dolutegravir, Elvitegravir, Raltegravir. *Proteaz Grubu HIV Tedavisi İlaçları (Etken Madde İsimleri): Atazanavir, Darunavir, Fosamprenavir, Saquinavir, Tipranavir, Norvir. *NNRTI Grubu HIV Tedavisi İlaçları (Etken Madde İsimleri): Efavirenz, Nevirapine, Delavirdine, Doravirine, Etravirine, Rilpivirine. Yazıya konu olan çalışmanın orijinal versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #kanittemelliaktivizm
- HIV saç döker mi?
Saç dökülmesi (ve incelmesi) yaş alma sürecinin doğal bir parçasıdır ve HIV dışındaki pek çok nedene bağlı olarak da (Ör: sağlıklı yaşlanma) ortaya çıkabilir. Güvenilir #hivbilgisi kaynağı #kirmizikurdeleistanbul, hakkında pek az Türkçe kaynak bulunan bu konuda hazırladığı bu #hivbilgisi yazısında, saç dökülmesine neden olan birkaç durumu ve bunların HIV pozitiflikle ve ilaç kullanmakla ilişkili olup olmadığını inceleyerek HIV saç döker mi sorusuna bilimsel cevap aradı. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Güncelleme tarihi: Eylül 1, 2022, Yayın tarihi: Aralık 7, 2020 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) -Telogen effluvium ne demek? "Telogen", dinlenme durumunda olduğu için büyümeyen saçları ifade eden bir tanım. "Effluvium" ise saç dökülmesi anlamına gelen bilimsel bir kelime. Telogen effluvium (TE), yoğun miktardaki saç kılının büyümesinin bir süre/çok uzun süre durması durumunda ortaya çıkar. Yeni saçlar nihayet uzamaya başladığında, kalan tüyleri dışarı iterek dökülmesine neden olur. Şu aşamada TE hakkında az şey biliniyor. Buna bağlı olarak HIV ile yaşayan bireylerin bu duruma yatkın olduğuna dair kısıtlı miktarda araştırma sonuçları olduğu gibi, bir ilgisi olmadığını söyleyen uzmanlar da var. Peki HIV ilaç tedavisinde kullanılan ilaçlar dökülmeye sebep olurlar mı? Bu tip dökülmesi, AZT, Crixivan, Atripla gibi eski kuşak HIV tedavisi ilaçlarının (ART) yaygın görülen bir yan etkisiydi. Bu ilaçlar günümüzde neredeyse hiç kullanılmıyor. Bazı istisnai vaka çalışmaları bildirilmiş olsa da, günümüzdeki HIV ilaç tedavisinde kullanılan ilaçların genellikle saç dökülmesine neden olmaz. Böyle yoğun bir ilaç yan etkisi bildirilmemiştir. -HIV ve TE (Telogen effluvium) ilişkisi TE herhangi bir enfeksiyon, kronik hastalık, fiziksel veya psikolojik stres ve yetersiz beslenmeden (özellikle protein eksikliği) ötürü gelişebilir. Bu faktörlerin tümü aynı zamanda HIV ile de ilişkilidir. Bu faktörlerden herhangi biri tek başına bir kişinin bağışıklık sisteminde şok etkisi yaratabilir ve saç dökülmesine neden olabilir. Bu şoka bağlı olarak bireyin saçının yarısına dahi varabilecek orandaki bir kısmı iki ay içinde dökülebilir. Fakat bu cümle sizi ürkütmesin. Bu her zaman mümkün olan bir şey değil. Böyle bir durum görüldüğünde ise tamamen stres kaynaklı ve geçici bir durum da olabilir. Yani telaşa mahal yok. Yapılacak ilk iş, hemen HIV tedavisi takibinizi sürdüren hekiminize ulaşmanız ve onun görüşlerine başvurmanız olmalı. -Yoğun saç dökülmesi ve HIV Diffuse alopecia (DUPA saç dökülmesi) kafa derisinin her yerinden yoğun saç dökülmesi durumudur ve bağışıklık bozukluklarına eşlik eden bir durum olduğu söylenir. 2006 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre, HIV ile yaşayan bireylerin yaklaşık yüzde 7'si yaygın Diffuse alopecia bildirmiştir. (1) -Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve saç dökülmesi Cinsel yolla bulaşabilen bir enfeksiyon olan Sifiliz saç dökülmesine sebep olabilir (2) Genital herpes tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir ilaç etken maddesi olan asiklovir de saç dökülmesine neden olabilir. Bu ilaç HIV enfeksiyonu ile birlikte gelişebilen cilt, göz, burun ve ağız uçuklarını tedavi etmek veya önlemek için reçete edilebilir zaman. Asiklovir ayrıca dilde veya yanakta tüylü, beyaz lekelere neden olan HIV ile ilgili bir durum olan lökoplaki tedavisinde de etmek için kullanılır. Dolayısıyla siize asiklovir içeren bir ilaç yazıldıysa, hekiminizden ilaç-ilaç etkileşimini kontrol etmesini, ettiyse sizi bu konuda bilgilendirmesini rica edebilirsiniz. HIV ilaçları ile diğer ilaçların etkileşimleri konusunda #hivbilgisi edimek için #hivhakkindahersey sayfalarımızdaki HIV ve ilaç etkileşimi bölümümüzü mutlaka okuyun. -Saç dökülmesi tedavisi Yukarıda belirtilen sorunlardan herhangi birinin neden olduğu saç dökülmesi çoğu zaman geçicidir. TE durumunda saçların yeni saç çıktığı için döküldüğünü hatırlamak da dönemli. Doğal yaşlanma süreçlerinin neden olduğu saç dökülmesinin dışında, ilaçları değiştirmek ve doğru beslenmek saç dökülmesini önlemeye yardımcı olabilir. Bu konudaki önerimiz saç dökülmesini tespit ettiğiniz ilk anda hiç gecikmeden durumu HIV tedavi ve takibinizi sürdüren hekim ile paylaşarak görüş ve önerilerini almanızdır. Çoğu zaman yaşam tarzınızda yapacağınız değişikliklerle ve/ya da ufak stres yönetimi müdahaleleriyle saç dökülmesi sorunu ortadan kalkabilir. -Sağlıklı bir yaşam, sağlıklı saçlar Saç dökülmesi bir zamanlar yaygın olarak HIV ile ilişkilendirilse de, günümüz HIV tedavisi ilaçları saç dökülmesine neden olmaz. Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdüren HIV pozitif bireyler genellikle görünüşlerini ve sağlıklarını kaybetmezler. Doğru tedavi sadece Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan sayesinde virüsün kondomsuz ilişkilerde bile cinsel partnerlere bulaştırılmasını engellemekla kalmaz, aynı zamanda HIV ile yaşayan bireylerin de HIV taşımayan bireyler kadar uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmelerine olanak tanır. Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan hakkında detaylı bilgi için tıklayın. #hivbilgisi blogumuza dönmek için tıklayın. #hivhakkindahersey sayfalarımıza dönmek için tıklayın. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey Referanslar 1- Stem cell apoptosis in HIV‐1 alopecia - Barcaui - 2006 - Journal of Cutaneous Pathology - Wiley Online Library 2- STD Facts - Syphilis (cdc.gov) Yararlanılan yazı bağlantısı





















