#hivbilgisi arama sonuçları

276 sonuç bulundu

Blog Yazıları (191)

  • Tam 40 yıldır HIV ile yaşıyor: Aktivist Maxime Journiac

    HIV’in 40 yıllık öyküsünün en dramatik özetlerinden biri: “Evet yaşıyorum ama içimde bir parça öldü” Maxime Journiac, Avrupa’nın en geniş HIV aktivizmi ağı *EATG’nin (European AIDS Treatment Group) kurucularından. Geçtiğimiz aylarda insan hayatındaki resmi varlığının 40. yıldönümünü deneyimlediğimiz AIDS’ten ilk ve en uzun ömürlü kurtulanlardan olan Maxime’in öyküsü sadece HIV ve AIDS’e değil, insanlığa dair sayısız öykü ve ders içeriyor. Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul için Maxime’in 40 yıllık AIDS öyküsünü kendi anlatımından not ettiklerimle aktarmaya çalıştım. İyi okumalar. Yayına hazırlayan: Arda Karapınar Yayın tarihi: Ağustos 22, 2021 AIDS pek çok insan için büyük travmalara sebep olmuş, hastalıktan çok öte bir kavram, bir toplumsal travma, bir olgu, hatta rahatlıkla denilebilir ki tarihin bir döneminin adı. 67 yaşında ve 40 yıldır HIV ile yaşayan Maxime, AIDS’e ve sebep olduklarına bağlı olarak yaşadığı acının büyüklüğünü anlatırken "içimde çok büyük bir yara var ve bu yaraya verebileceğim tek isim travma. Bu travmadan başka bir şey değil” diyor. Hayatımın aşkı dediği Bob’u 1981 yılında -yani ilk AIDS vakalarının görüldüğü yıl- kaybeden ve bugün 67 yaşında olan Maxime “kurtulma” terimini pek sevmese de AIDS'ten ilk ve en uzun ömürlü kurtulanlardan biri. Parisli Maxime, HIV ile 1981 ve 1983 yılları arasında Amerika’da yaşadığı dönemde enfekte olmuş. New York’a gelme sebebi ise 20’li yaşlarda her şeyden daha sahici ve onarılmaz gelen aşk acısı. Bu güçlü(!) acıdan kaçmak için New York’a gelen Maxime Fransızların sıklıkla çalıştığı restoranlarda çalışmaya başlamış. O günlerde sağda solda AIDS ya da eşcinsel bağışıklık yetersizliği adlı bir hastalıktan bahsediliyormuş ama onlar buna gülüp geçmişler çünkü bunun eşcinselleri şeytanlaştırmak için uydurulan bir propaganda olduğunu düşünmüşler. Aslına bakılırsa, geçmişte benzer dedikodular görüldüğü için haksız da sayılmazlar. Ancak 5 Haziran 1981'de CDC (Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi) önce genç eşcinselleri, takip eden aylarda da bağımlıları, tüm eşcinselleri, Haitilileri ve hemofili hastalarını etkileyen gizemli bir pnömoni konusunda uyarılar yapınca durum ve duruma gösterilen ilgi biraz ciddileşmiş. Takip eden yıllarda ise yoğun bir korku hüküm sürmüş. Maxime 1986 ve 1987 yılları arasında arka arkaya üç hayat arkadaşını ve onlarca yakın arkadaşını bir bir kaybetmiş. Yas tutmamıza bile izin verilmiyordu. “1992'de, yani Amerika'da kaldığım son sene, adres defterime baktım ve 112 ismin üzerini çizdim” diyor. “Bu insanlar 25-35 yaş arası kişilerdi. Birlikte çok güzeldik, mutluyduk. Fakat sonra… İnsanlar yapayalnız ölüyordu. Cenazeler zamanında bağlarının kesildiği aileler tarafından toplanıyordu, sevgililerin ya da arkadaşların cenazelere katılmasına izin bile verilmiyordu. Yas tutmaktan bile mahrum kalıyorduk.” diyor Maxime. 1980'lerin sonlarına kadar olan döneme damgalanma yılları adı verilmekte. Maxime, "Dönemin Fransa Devlet Başkanı Mitterrand AIDS kelimesini asla kullanmadı, çünkü AIDS utanç verici bir hastalıkmış, eşcinsellerin, uyuşturucu bağımlılarının ve azınlıkların hastalığıymış. O öyle diyor!’’ Maxime 1983 yılında başkaları için risk oluşturmamak adına daha çok dikkat etmeye ve başkalarından uzak durmaya başlamış, ancak kayıt altına alınma korkusuyla HIV testi için 1987'ye kadar beklemiş. “AIDS olduğumdan şüphem yoktu evet ama hala bir umudum vardı. Beni test eden doktor 25 yaşında Afro-Amerikan bir adamdı, gerçekten çok üzgündü. Sonuçlar geldiğinde o beni değil, ben onu rahatlatıyordum. Üzülme diyordum, başımın çaresine bakarım ben.'' Test sonucum çıkmadan önce bile sürekli düşünüyordum. Kendime “Belki AIDS'ten öleceğim, ama böyle durup çaresizce beklemene gerek yok aptal” diyordum. İçimde umutsuzluk yoktu. Başlarda şaşkındım, sonra öfkelenmeye başladım, ama en sonunda kendimi eğitme ihtiyacı duydum. Beni ayağa kaldıran şey bu oldu.” Maxime otuz yıl boyunca bu hastalıkla baş etmek için sürekli çabalamış. Herkesin mecburen saklandığı bir zamanda görünürlük eylemlerine öncülük etmiş, komüniteye liderlik etmiş, bir gazetesinin yazı işlerine ve aktivist grup Act Up'a katılmış, AIDS bilgi servislerinde çalışmış, aynı zamanda da hastalık konusunda önde gelen birkaç aktivist grupla (TRT5, ANRS, EATG...) entegre olup onlarla iş birliği yapmış, projeler geliştirmiş. İlk tedaviler Enfekte olan ilk insanların hastalık sürecini anlatması aslında oldukça nadir görülen bir şey. Maxime durumu kendi açısından: “Şanslıydım.” şeklinde anlatıyor. Hassas kalpli olduğu belli olan Maxime’in bu sözleri sarf etmesi biraz da ironi içeriyor. Maxime 1988'da *AZT'yi erken bir aşamada hastalarda test eden klinik araştırmaya katıldığında, bağışıklık sisteminin etkinliğini/kuvvetini ölçen gösterge olan CD4 göstergesi 460'mış. “Sayının 500 olması sorun olmadığı anlamına geliyor. 200'de ise tehlikeli bölgeye girmeye başlıyoruz. 100'de başımız belada demek oluyor ve 50'ye düştüğünde tüm fırsatçı hastalıklara yakalanıyoruz” diye konuyu özetliyor. *Tedavüle giren, erken dönem ilk HIV ilaç tedavisi Çocukluğundan 2014'e kadar peşini bırakmayan Hepatit C'nin art arda tedavileri yüzünden iki yıl boyunca almak zorunda kaldığı HIV ilaç tedavisine 1999’da ara verdikten sonra CD4 sayısı 200 eşiğine düşmüş. HIV ve Hepatit C yüzünden pulmoner arteriyel hipertansiyon hastalığı gelişmiş. Maxime'e göre bu hipertansiyon her merdiven çıktığında kendini hatırlatırmış ve onu dans etmekten alıkoyan büyük bir pişmanlıkmış. 40 yıl sonra bugünlerde vücudundaki virüs yükü, ne mutlu ki B (belirlenemeyen) seviyede.. “Ölüm korkum hiç yoktu, ama 2000 yılında çok kötü bir haldeydim. O zamanlar kendime asla iyileşemeyeceğimi söylüyordum. 2004 yılında 50 yaşımdayken iyi olduğuma inanmakta güçlük çekiyordum. İshal yapan Ritonavir, saçları döken ve renal kolik geliştiren Crixivan ve hücrelere pek iyi gelmeyen AZT benim için üçlü terapiydi… Her şeyin gerçekten değişmesi sadece on yıl önceydi. HIV pozitif olduğunu öğrenen biri, normalde günde bir veya iki hapla normal bir şekilde yaşamına devam eder. Ama ben her zaman neredeyse bir düzine hap kullanıyordum.” Tüm bu yaşadıklarına rağmen, aktivist Maxime hala aynı tabuların ve aynı sessizliğin devam ettiğini düşünüyor. “Görünüşe göre AIDS yok, geçmişte kalmış gibi. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi şu an bilemiyorum.” Maxime temas sonrası tedavinin (*PEP) erişilebilirliği konusunda oldukça büyük rol oynamış. Bu ilaç, korunmasız cinsel ilişki durumunda olası enfeksiyonlara karşı korunmaya oldukça yardımcı olmaktadır. *kirmizikurdele.org/prep “Bir daha asla gerçek bir romantik ilişkim olmadı” Romantik ilişkileri 1980'lerde sona ermiş. “Bir daha asla gerçek bir romantik ilişkim olmadı. HIV benim için muazzam derecede yara bırakan narsistik bir hastalıktır. Bir daha seks yapamadım, cinsel organım bir işe yaramıyormuş gibi hissediyordum.”. Pek çok tedaviyle hırpalanmış bir vücudun geride bıraktığı darmadağınık maceralar, onun en kötü AIDS yıllarında terk ettiği o yanını hiçbir zaman yerine getirememiş: “Yaralı değilim diyemem. Sonuçta bu çok büyük bir travma. Bir gelecek bile göremiyorum. Yaşıyorum evet, ama bir parçam da öldü." Maxime Journiac varoluşla ilgili soruları olduğunu kabul ve çok yalnız kaldığını itiraf ediyor, ancak sıkılgan bir şekilde "başını yaslayacak bir omuz aradığını" da kabul ediyor. Belki de kırk yıllık eziyetten sonra nihayet hayattan biraz tatlılık bulmak istiyor, ki o bunu sonuna kadar hak etti. Seni seviyoruz Maxime. İyi ki varsın! ma Yararlanılan yazı

  • HIV aşısı, insan denemelerine başladı!

    Adını COVID-19 aşısı ile duyuran biyoteknoloji şirketi Moderna, Faz 1 denemelerini 2021'in ilk haftalarında tamamlayan bulaş önleyici/koruyucu HIV aşısı için insan denemelerine bu hafta başlıyor. Çalışma, Moderna (ve diğer firmaların) COVID-19 aşısında kullandığı bir yaklaşım olan mRNA teknolojisini kullanan ilk HIV aşısı çalışması olacak. Heyecan veren bu çalışma ile ilgili detayları ve Kırmızı Kurdele İstanbul'un değerlendirmesini #hivhakkindahersey sloganıyla ve #kanittemelliaktivizm yaklaşımıyla, Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağında okuyun. İyi okumalar. Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi Aktivisti Yayın tarihi; Ağustos 18, 2021 Daha önceki aşı çalışmaları Şimdiye kadar yapılan gerek bulaş önleyici gerek kesin tedavi amaçlı HIV aşısı çalışmalarında virüsün kimyasal ve fiziksel uygulamalardan geçirilerek hastalık yapıcı özelliğinin ortadan kaldırılmasıyla elde edilen, vücutta bağışıklık yanıtı oluşturabilen inaktif aşı formu kullanılıyordu. Bu tip aşılara en popüler örnek olarak Sinovac - CoronaVac adıyla üretilen, Çin Aşısı olarak da bilinen Koronavirüs aşısı gösterilebilir. Bugüne kadar bu formu (inaktif) kapsayan denemelerin bazılarında belli seviyelerde antikor yanıtları oluştuysa da, çok büyük umutlar yaratan ciddi antikor yanıtları oluşmadı ve her bir çalışma bir yenisi için bazı dersler alınarak sonlandırıldı. Çalışmanın detayları 18 - 56 yaşları arasında 56 HIV negatif katılımcı ile başlayacak klinik denemeler 19 Ağustos 2021'de başlayacak ve 2023 baharında sona erecek. Katılımcılara, vücudun HIV enfeksiyonuna karşı savunma oluşturmasını hedefleyen bir ya da iki mRNA formu önerilecek. mRNA-1644 ve mRNA-1644v2 isimlerindeki formlar, hücrelerin yüzeylerinde bir spike proteini (başak proteini) geliştirmesini hedefleyecek ve vücut, mRNA artışının varlığını algıladığında, HIV'e karşı korunmak için antikorlar üretmeye başlayacak. mRNA aşıları en basit ifadeyle, bağışıklık sistemini kandırarak bir virüsün var olduğunu düşünmesini sağlıyor, böylelikle de bağışıklık sistemi virüsle savaşmak için özel olarak tasarlanmış proteinler olan antikorları üretmek için harekete geçiriyor. Ayrıca mRNA, bilim insanlarının aşı üzerinde hassas çalışmalar yapmalarına inaktif aşılardan daha çok olanak sağlayan bir yöntem. Dedikoduların aksine mRNA aşları genetik değişiklik yaratmaya yeterli olabilecek bir genetik bilgi içermiyor yani mRNA teknolojisi tamamen güvenilir bir teknoloji! Araştırma ekibi umutlu Araştırma ekibinden Dr. Rajesh Gandhi faz 1 sonuçlarının önceki çalışmalara göre umut verdiğini, mRNA teknolojisinin daha umutlu olmayı sağlayacak bir gelişme olduğunu ve aynı zamanda varyantlara karşı aşı geliştirmeyi kolaylaştırıyor çünkü sadece mRNA'daki varyantı kodlayan kodlama dizilerinde bir güncelleme gerektirdiğini söylüyor. HIV'in bilinen en az 16 varyantının olması mRNA teknolojisini, devam eden ve başlayacak olan tüm aşı çalışmaları için en uygun seçenek haline getiriyor. Moderna'nın HIV aşısı çalışması, farklı dozlar uygulayarak ve vücut ile ilacın nasıl etkileşime girdiğini gözlemleyerek güvenliği ölçen Faz 1 aşamasını bu yıl başlarında tamamladı. Çalışma Faz 2 denemelerinde aşının genel etkinliği, Faz 3 denemeleri yeni aşının güvenliği ve mevcut HIV önleme ilaçlarıyla (*PrEP) karşılaştırması gibi farklı aşamaları tamamlayarak 2023 yılının baharında tamamlanacak. *www.kirmizikurdele.org/prep Kırmızı Kurdele İstanbul'un değerlendirmesi 11 yıldır HIV aktivizmi ile haşır neşir olan ve özellikle son 4-5 yıldır düzenli olarak araştırmaları, çalışmaları ve güncel HIV bilimini takip eden birisi olarak şahsi kanaatim bu çalışmanın diğerlerine göre çok daha umut verici olduğu. mRNA varlığı uzun yıllardır bilinen ancak ilk kez Koronavirüs pandemisinde deneyimlediğimiz bir teknoloji. Bu bilimsel gelişme her ne kadar pek çok dedikoduya sebep olsa da güvenilirliğinden ve işe yararlılığından şüphe duymuyoruz. Moderna'nın Faz 1'i sonuçlanan ve araştırma ekibinin beklentileri doğrultusunda ilerlediğini öğrendiğim bu çalışma, geçmişteki çalışmalara göre belli başlı farklar içeriyor ve rahatlıkla söylenebilir ki, gerçekten umut vaat ediyor. Çalışmayı ve tüm güncel araştırmaları düzenli olarak takibe ve kayda değer gelişmeleri okurlarımızla paylaşmaya devam edeceğiz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey

  • Ölüm siyaseti: ACT-UP'ın öyküsü

    Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul olarak ilk günden beri, gerek kurduğumuz yeni HIV dili gerekse tüm projelerimizle #kanittemelliaktivizm vurgusu yaparak kavramı belirginleştirmeye ve küresel/bölgesel/yerel kampanyalara öncülük ederek/yer alarak/söz söyleyerek ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu çalışmaları sürdürürken hikayesini ilgi ile takip ettiğimiz, öğrendiğimiz, etkilendiğimiz ve düşünce dünyamızı şekillendiren tarihi aktivizm figürlerden birisi ACT-UP. AIDS salgınının her cephesine sızan gürültülü eylemleri, sivil itaatsizlikleri, otoritelerden zorla kopardıkları toplantılarla ve dikkat çekici propaganda yöntemleriyle Dünya HIV aktivizmini derinden etkileyen ve şekillendiren ACT-UP hakkında, Sabancı Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Beste İrem Köse'nin yazdığı bu önemli *yazıyı aynı ilgi ile heyecanla okuduk ve sizlerle de paylaşmak istedik. İyi okumalar. #kirmizikurdeleistanbul #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Beste İrem Köse Yayın tarihi: Ağustos 7, 2021 ABD’de 1981 yılında ilk kez bir gazetede kendine yer bulan gizemli bir salgın, Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi tarafından AIDS adını aldıktan sonraki yıllar içerisinde medya tarafından ‘gay kanseri’ olarak adlandırılacaktı. 1984 yılında Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi, yayınladığı raporda ‘sıfır numaralı hasta’ Gaëtan Dugas’ı 40 kişiyle ilişkide bulunmuş bir taşıyıcı olarak tanıttığında, aynı medya bunu ‘AIDS’i ülkeye yayan kişi’ olarak servis edecekti. Bu sırada AIDS, seks, uyuşturucu, ölüm ve bulaşıcılığı benzersiz bir şekilde bir araya getirerek halihazırda damgalanmış grupları bir kez daha damgalar hale gelmişti. Bu gruplar başta gay erkeklerden oluşurken zamanla uyuşturucu kullanıcılarını, ardından seks işçilerini kapsar olmuştu.[1] Bu sırada başkan Reagan, homofobik sağ ile stratejik ilişkilerini koruyabilmek adına salgına karşı ‘agresif kayıtsızlığını’ sürdürmekteydi. 1987’ye gelindiğinde Reagan ilk kez bir konuşmasında AIDS sözcüğünü telaffuz etti. Bu aşamada 20,000’den fazla insan AIDS ile bağlantılı komplikasyonlardan hayatını yitirmişti bile. Dahası, siyasilerin ve dini liderlerin AIDS ile yaşayan gay erkekleri karantinaya alma, dövmeyle işaretleme, işlerinden kovma ve evlerinden çıkarma talepleri anaakım medyada sıklıkla duyulur olmuştu.[2] Gould’a göre, artık lobicilikle, dilekçeyle çözülecek, yani rutin siyasi kanallara başvuracak bir sorun olmaktan çıkmıştı bu.[3] İşte böyle bir bağlamda, 1987 yılında, Larry Kramer, Vito Russo ve Didier Lestrade tarafından doğrudan eylem ilkesini benimseyen ve Türkçeye Gücün Açığa Çıkması için AIDS Koalisyonu olarak kazandırılan ACT UP’ın (AIDS Coalition to Unleash Power) temelleri atıldı. ACT UP, HIV/AIDS aktivizmi yürüten grupların ilki değildi. Bu unvanı 1982’de kurulan Gay Erkeklerin Sağlık Krizi (GMHC) adlı oluşum taşıyordu. İşin ilginç tarafı, bu oluşumun kurucuları arasında yine Larry Kramer yer alıyordu. Kendisine neden GMHC varken ACT UP’ı kurmaya ihtiyaç duyduğu sorulduğunda GMHC’de herkesin bir iş tanımının olmasından, her kararın onay mekanizmalarından geçmesi gerekmesinden hoşlanmamaya başladığını, kısacası bürokratik bir harekete devam etmek istemediğini söyleyecekti.[4] GMHC bir hizmet kuruluşu olarak faaliyet göstermeye devam ederken ACT UP, AIDS salgınının her cephesine sızan gürültülü eylemleriyle, sivil itaatsizlikleriyle, ‘ölüm tiyatrolarıyla’, otoritelerden zorla kopardıkları toplantılarla ve dikkat çekici propoganda yöntemleriyle adını aktivizm tarihine yazdıracaktı.[5] Öyle ki, ACT UP’ın kuruluş tarihi olarak bilinen 10 Mart 1987’de Larry Kramer, Gay ve Lezbiyen Toplum Merkezi’nde yaptığı konuşmada AIDS’e militan bir aktivist yanıt verme zamanının geldiğini söylemişti. Kurulduktan yalnızca iki hafta sonra, ACT UP basının büyük bir ilgi göstereceği ilk eylemini, yani Wall Street Eylemini gerçekleştirmişti bile. Bu eylemin amacı, ilaç sektörü üzerindeki egemenliğini kullanarak kendi ilacı olan AZT’yi AIDS klinik testlerindeki tek ilaç yapmaya çalışan Burroughs Wellcome şirketini protesto etmekti. ACT UP aktivistlerinden Ron Goldberg, “çılgın dozlarda” verilen AZT için “bizi öldürüyordu” diyecekti.[6] Dahası, Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) Burroughs Wellcome şirketinin oldukça yüksek fiyatlarla satışa sunulan ilacı AZT’nin tek devlet onaylı AIDS ilacı olmasına onay vermişti. Bütün bunlar ACT UP aktivistlerini Wall Street’te benzerine pek rastlanmayan bir eylem gerçekleştirmeye itti. Altı ACT UP üyesi, Burroughs Wellcome Company’ye atıfta bulunan pankartlarıyla beraber kendilerini New York Menkul Değerler Borsası’nın balkonuna zincirledi. O sırada geri kalan üyeler Wall Street trafiğini kilitleyerek diğer eylemlerde de kendini gösterecek olan ilk ölüm tiyatrolarını gerçekleştirmekteydi. ACT UP üyeleri, kendilerine özgü olan bu eylem biçiminde protesto ettikleri otoritenin önünde yere uzanıyor, kimi zaman kendilerini baştan aşağı sahte kana buluyor, bazen de kağıttan mezar taşlarını kaldırıyorlardı. Böylece hükümet, sağlık otoriteleri, medya gibi düşmanları tarafından nasıl ölmeye terk edildiklerini göstermiş oluyorlardı. Medya da bu ölüm tiyatrolarını büyük bir ilgiyle takip edecekti. Wall Street Eylemi, ACT UP eylemlerinde sıkça karşılaşacak bir muhatabı kitlelerle tanıştırıyordu: ölümcül hastalıklardan kâr elde etmeye çalışan büyük şirketler.[7] Wall Street Eyleminden yalnızca birkaç gün sonra Burroughs Wellcome şirketi tarafından AZT ilacının ücretini düşürülmesi, ACT UP’ın doğrudan eylemleriyle elde ettiği başarıların ilkiydi. Wall Street Eylemini takip eden eylemlerde ACT UP, artık ‘Sessizlik Eşittir Ölüm’ sloganıyla bilinir olmaya başlamıştı. Ocak 1988’de ACT UP aktivistlerinden Jean Carlomusto ve Maria Maggenti Cosmopolitan dergisinde okudukları bir yazı üzerine harekete geçmeye karar verdiler. Bu yazıda kadınların vajinal seks yoluyla AIDS ‘kapamayacağı’, ‘kapmış olanların’ olsa olsa anal seks yapmış yalancılar olacağı yazıyordu. Jean Carlomusto ve Maria Maggenti’nin buna karşılık olarak yayınladığı ‘Doktorlar, Yalancılar ve Kadın AIDS Aktivistleri Cosmo’ya Hayır Diyor’ adlı video kasedi, beklenmedik bir şekilde anaakım medyanın dikkatini çekti. Jean Carlomusto’nun aktardığına göre, ‘People are Talking’ adlı televizyon programında bu kaset üzerine konuşulacağı açıklandığında ACT UP aktivistleri seyirci olarak bile kabul edilmedi. Bunun üzerine dört ACT UP üyesi gizlice seyircilerin arasına sıvıştı ve program esnasında sahneye çıkarak neden panelde hiçbir kadının olmadığını sordu. Böyle yaparak kadınları görünmez kılmakla kalmıyor, ölümlerine de seyirci kalıyorlardı. Bunun üzerine güvenlik görevlileri ACT UP üyelerini dışarı attı ama Jean Carlomusto’ya göre bu eylemle ACT UP artık egemen medya mesajlarının ezberini bozmaya başlamıştı bile.[8] Cosmopolitan’ın ana şirketi olan Hearst Building’in önünde yaklaşık 150 ACT UP aktivistinin yaptığı eyleme bu televizyon eylemi de eklenince Cosmopolitan dergisi, aynı sayıyı yazının eleştirilen kısımlarını çıkararak yayınladı. Burada ACT UP’ın kendi medyasını oluşturmasının öneminin altını kalınca çizmek gerek. Jean Carlomusto ve Gregg Bordowitz gibi medyaya erişimi olan ACT UP üyeleri, bulabildikleri her fırsatta kendi çektikleri ACT UP videolarının kayıtlarını yayınlıyorlardı. Öyle ki, başka bir ACT UP üyesi Ron Goldberg yıllar sonra gülerek şöyle diyecekti: “Tuvaletteyken bile kayıt altında olduğumuzdan korkuyorduk”[9]. ACT UP’ın medyaya erişiminin, anaakım medya tarafından AIDS’in görmezden gelinmesine karşı ACT UP’ın elini bir hayli güçlendirdiği söylenebilir. ACT UP’ın 11 Ekim 1988’de gerçekleştirdiği ‘FDA’nın Kontrolünü Ele Geçir’ eylemi, çoğu üyeye göre ACT UP’ın en başarılı eylemiydi. Basının eyleme yoğunun ilgisi de bu kanıyı pekiştirir nitelikteydi. Ülke çapındaki ACT UP örgütlerinden gelen bini aşkın ACT UP üyesi FDA’nın önünde toplanarak bölgeyi trafiğe kapatırken, FDA binasını da giriş çıkışa kapattı. O gün belki de en büyük çaplı ölüm tiyatrosunu gerçekleştiren grubun attığı sloganlardan biri “Hey, FDA, bugün kaç insan öldürdün?” idi. FDA’nın bir gün boyunca kapalı kalmasına yol açan eylem, medya tarafından Vietnam Savaşı’na karşı eylemlerden sonraki en büyük eylem olarak aktarıldı. Eyleme ismini veren Gregg Bordowitz şöyle diyecekti: “FDA eylemi bizi savunma pozisyonundan çıkarıp saldırı pozisyonuna getirdi. Bu ülkede sağlık hizmetinin nasıl yapılması, ilaçların nasıl araştırılması ve erişilebilir kılınması gerektiğine dair vizyonumuzu göstermemizi sağladı. Daha da önemlisi, AIDS ile yaşayan insanların AIDS hakkındaki kamusal tartışmaların merkezinde olması gerektiği fikrini aşılamamızdı. Belki bu yalnızca FDA eylemiyle başarılan bir şey değildi ama kesinlikle o gün bir dönüşüme yol açtık. AIDS’e dair kamusal tartışmaları sağ kanadın elinden aldık ve AIDS ile yaşayanlara teslim etmiş olduk.”[10] Burada Gregg Bordowitz’in atıfta bulunduğu gelişme, FDA eylemini takip eden süreçte HIV/AIDS aktivistlerinin ve HIV/AIDS ile yaşayanların devlete bağlı araştırma komitelerine dahil edilmeye başlamasıydı. Epstein’e göre ACT UP’ın bu kazanımı, daha büyük bir gelişmeye de işaret ediyordu. ‘Sıradan’ insanlar bilim üretimine katkıda bulunabilirdi. Yani bilimin, belli otoriteler tarafından tepeden inme bir şekilde üretim yaptığı kanısı sorgulanmaya yüz tutmuştu. Kimin ‘sıradan insan’ kiminse ‘uzman’ olduğuna dair sınırlar birbirine geçmişti artık[11]. ACT UP içerisinde kurulan ‘Tedavi ve Bilgi’ adlı alt oluşum tam da bu sınırları daha da muğlaklaştırırcasına hareket etmekteydi. ‘Tedavi ve Bilgi’ oluşumun temelleri, Iris Long adlı kiymager ve ACT UP aktivisti Iris Long’un diğer ACT UP üyelerine “bildiği her şeyi anlatmasıyla” atıldı. Öyle ki, ACT UP üyelerinden Mark Harrington ilerleyen zamanlarda bilimsel otoritelerle yapılan toplantılara katıldığında doktor sanılacak, hatta bilimsel konferanslarda ve yayınlarda atıfta bulunulan bir isim olacaktı. Dahası, ‘Tedavi ve Bilgi’ oluşumuna doktorlar ve hastaların yanı sıra klinik deneylerde rol oynayan kilit aktörler de katılacaktı.[12] Bu doğrultuda, erken dönem HIV/AIDS aktivistlerinin, kendi edindikleri tıbbi uzmanlıkla bilimsel çevrelerde hatrı sayılır bir itibar kazandığını söyleyebiliriz. ACT UP, günümüzde varlığını sürdürse de 1990’ların başında faaliyetlerinin, özellikle de doğrudan eylemlerinin azalmaya başladığı görülebilir. Tabii burada aktif çalışmaya devam eden ‘Tedavi ve Bilgi’ grubu istisnası için bir parantez açmak gerek. Yukarıda sözü edilen kazanımlarının üzerinden kısa bir süre geçmişken ACT UP’ın neden dağılmaya başladığı önemli bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Eski ACT UP üyelerinin anlatılarına bakıldığında, AIDS ile mücadelenin imkansız bir savaş olduğuna dair kanıksanmış görüş yerine, ölüm siyasetinin zorlukları ve grup içi anlaşmazlıklar üzerine bir resim çıkıyor karşımıza. Örneğin Jean Carlomusto ACT UP’tan ayrılmaya karar verdiği dönemi şöyle hatırlıyor: “Öyle çok ölüm haberi alıyorduk ki, artık iyiden iyiye kendi içime dönmüştüm.”[13] Aynı şekilde Ron Goldberg, eylemler birbirini kovalarken bir taraftan da sürekli artan ölüm haberleriyle mücadele etmenin insanı deliye döndürdüğünü söylüyor.[14] Öte yandan Gregg Bordowitz için gruptan ayrılmanın ana sebebini bir fikir çatışması oluşturuyor. Bu çatışma, Gregg Bordowitz’in ‘Kiliseyi Durdur’ eyleminden haz etmemesiyle başlıyor. ‘Kiliseyi Durdur’ eylemi, 10 Aralık 1989’da Roma Katolik Kilisesi’nin okullarda güvenli seks ve kondom dağıtımına karşı yaptığı propogandaya karşı olarak yapılmıştı. Ölüm tiyatrosu ile başlayan eylem kilisede büyük bir kargaşanın çıkmasıyla devam etti. Aktivistler, slogan atar ve kondom fırlatırlarken yaka paça göz altına alındılar. Gregg Bordowitz’e göre kilise bir devlet kurumu olmadığından, bu eylemden somut bir kazanım da elde edilemezdi. ACT UP, bu tür eylemlere girişmek yerine bir sağlık hizmeti hareketi haline gelebilirdi.[15] Bu anlatılar gösteriyor ki, ACT UP’ı sarmalayan ölümler ve mücadelenin çerçevesi üzerine oluşan fikir ayrılıkları ACT UP’ın aktif yıllarına bir son getirmek üzereydi. Aynı zamanda, medya organları ACT UP eylemlerini takip etmeyi bırakmaya başlamıştı. “Bizden alacaklarını almışlardı,” diye yorumluyor bunu Gregg Bordowitz, “daha fazla görüntüye ihtiyaçları yoktu”.[16] Peki ACT UP’a bugünün gözüyle bakmak bize HIV/AIDS aktivizmi özelinde ve genel olarak aktivizm hakkında ne söylüyor? Öncelikle, ACT UP ile günümüz toplumsal hareketleri arasında paralellikler kurmak mümkün. ACT UP bünyesinde protestoda bulunanlar, bilhassa ölüm tiyatroları sahneleyenler, kamusal alanda neyin normal, neyin kabul edilebilir olduğuna dair tartışmaları alevlendirdi. Bunun izdüşümünü sivil itaatsizlik ve benzeri stratejilere başvuran İşgal Hareketi (Occupy Movement) gibi günümüz hareketlerinde de görmek mümkün. Dahası, yukarıda sözü edildiği gibi, edindiği tıbbi uzmanlıkla tıbbi otoritelerle ‘sıradan insanlar’ arasındaki sınırları bulanıklaştıran ACT UP, öznenin söz söyleme hakkına dair tartışmaları da şekillendirmiş oldu. Günümüzdeki HIV/AIDS aktivizminin lobicilik ve benzeri faaliyetlerle devlet aygıtlarına ulaşması ve taleplerini gerçekleştirmeyi başarması, yine ACT UP’ın ‘Tedavi ve Bilgi’ gibi grupları tarafından yürütülen aktivizminin mirasını hatırlatmakta. Türkiye’de HIV aktivizmi konusunda aktif olarak çalışan Kırmızı Kurdele İstanbul'un kaleme aldığı ve HIV Enfeksiyonu Derneği, Pozitif Yaşam Derneği ve Pozitif-iz Derneği’nin imzalarıyla Sağlık Bakanlığına iletilen talep doğrultusunda HIV ile yaşayanların koronavirüs aşılaması sürecinde öncelikli grup olarak tanımlanması, günümüz kazanımlarına bir örnek olarak verilebilir. Dolayısıyla bugünden ACT UP’a bakmak, bize tarihsel bir örnek sunmaktan öteye geçerek bugünün toplumsal hareketlerini anlamaya da ışık tutuyor. Kaynakça Bordowitz, Gregg. “Seize Control of the FDA.” Röportajı yapan Sarah Schulman. ACT UP Oral History Project (17 Aralık 2002): 1-68. Carlomusto, Jean. “The First Wall Street Demo.” Röportajı yapan Sarah Schulman. ACT UP Oral History Project (19 Aralık 2002): 1-46. Epstein, Steven. Impure science: AIDS, activism, and the politics of knowledge. Berkeley, California: University of California Press, 2009 Goldberg, Ron. “The ACT UP Timeline.” Röportajı yapan Sarah Schulman. ACT UP Oral History Project (25 Kasım 2003): 1-62. Gould, Deborah B. Moving politics: emotion and ACT UP’s fight against AIDS. Chicago: The University of Chicago Press, 2009. Gould, Deborah B. “CHAPTER THIRTY-THREE: Education in the Streets: ACT UP, Emotion, and New Modes of Being”. Counterpoints 367 (2012): 352-363. Kramer, Larry. “ACT UP’s Greatest Achievement.” Röportajı yapan Sarah Schulman. ACT UP Oral History Project (15 Kasım 2003): 1-42. Liamputtong, Pranee. Stigma, Discrimination and Living with HIV/AIDS A Cross-Cultural Perspective. Dordrecht: Springer Netherlands, 2003. Shaw, Randall Merrit. The activist’s handbook: winning social change in the 21st century. Carlifornia, Berkeley: University of California Press, 2013. [1] Pranee Liamputtong, Stigma, Discrimination and Living with HIV/AIDS: A Cross-Cultural Perspective (Dordrecht: Springer Netherlands, 2015), 2. [2] Deborah B. Gould, “CHAPTER THIRTY-THREE: Education in the Streets: ACT UP, Emotion, and New Modes of Being,” Counterpoints 367 (2012): 354. [3] Deborah B. Gould, Moving Politics: Emotion and ACT UP’s Fight against AIDS (Chicago: University of Chicago Press, 50. [4] Larry Kramer, “ACT UP’s Greatest Achievement,” röportajı yapan Sarah Schulman, ACT UP Oral History Project (15 Kasım 2003): 9. [5] Gould, Moving Politics: Emotion and ACT UP’s Fight against AIDS, 4. [6] Ron Goldberg, “The ACT UP Timeline,” röportajı yapan Sarah Schulman, ACT UP Oral History Project (25 Kasım 2003): 23. [7] Randall Merrit Shaw, The activist’s handbook: Winning social change in the 21st century (California, Berkeley: University of California Press, 2013), 274. [8] Jean Carlomusto, “The First Wall Street Demo,” röportajı yapan Sarah Schulman, ACT UP Oral History Project (19 Aralık 2002): 19-20. [9] Ron Goldberg, “The ACT UP Timeline”, 22-3. [10] Gregg Bordowitz, “Seize Control of the FDA,” röportajı yapan Sarah Schulman, ACT UP Oral History Project (17 Aralık 2002): 31-32. [11] Steven Epstein, Impure science: AIDS, activism, and the politics of knowledge (Berkeley, California: University of California Press), 4-9. [12] Larry Kramer, “ACT UP’s Greatest Achievement”, 12-39. [13] Jean Carlomusto, “The First Wall Street Demo”, 42. [14] Ron Goldberg, “The ACT UP Timeline”, 57. [15] Gregg Bordowitz, “Seize Control of the FDA”, 58. [16] A.g.e. s. 65 *Yazı ilk olarak Yeni E Dergisinde yayınlanmıştır.

Hepsini Görüntüle

Sayfalar (85)

  • I Güvenilir HIV bilgisi I HIV hakkında her şey | AIDS I Türkiye

    HIV, AIDS, HIV TESTİ, HIV BELİRTİLERİ, HIV POZİTİF, Türkiye'nin dijital STK'sı ve en çok başvurulan, güvenilir #hivbilgisi kaynağı; Kırmızı Kurdele İstanbul HIV, AIDS, HIV TESTİ, HIV BELİRTİLERİ, HIV POZİTİF, HIV, AIDS, HIV TESTİ, HIV BELİRTİLERİ, HIV POZİTİF, 1/9 MEKAN DESTEĞİ RED RIBBON ISTANBUL'S INTERNATIONAL PARTNERSHIPS

  • Kırmızı Kurdele İstanbul I Red Ribbon Istanbul I HIV I AIDS

    HIV bulaşısı ve HIV testi ile ilgili soruları artık neden yanıtlamıyoruz? ​ HIV hakkında her şey sloganı ve kanıt temelli aktivizm yaklaşımı ile başta anahtar hedef kitleler olmak üzere, tüm toplum kesimleri için kolay anlaşılır #hivbilgisi üreten Kırmızı Kurdele İstanbul, Eylül 2019 itibarıyla HIV bulaşları ve testleri ile ilgili soruları yanıtlamıyor. Peki neden? Kırmızı Kurdele İstanbul, saygın uluslararası kurumlarla işbirlikleri, katıldığı ya da uzaktan canlı izlediği konferanslar, günlük düzende takip ettiği HIV bilimi yayınları ile sağladığı güvenilir #hivbilgisi'ni Türkçe anlayan herkesin erişimine sunarak Türkiye’nin en çok başvurulan HIV bilgisi kaynağı oldu. Kırmızı Kurdele İstanbul'un tamamen gönüllü olarak çalışan danışmanları tarafından ilk günden beri kesintisiz sürdürülmekte olan Türkiye’nin ilk Online HIV Danışmanlığı servisi ise, bugüne kadar websitesi ve Facebook üzerinden on binlerce soru cevapladı, cevaplamaya devam ediyor. Bu sorulara dayalı olarak oluşturulan Sıkça Sorulan Sorular , HIV hakkında her şey , HIV bilgisi bloğu , HIV’in doğrusu videoları gibi bölümler HIV hakkında kafaları kurcalayan tüm konularda cevaplar, makaleler, araştırma sonuçları içererek Türkiye’de HIV alanındaki temel bir eksikliği doldurarak başvuru ve danışma kaynağı oldu. Buna bağlı olarak #onlinehivdanismanligi servisine gelen günlük ortalama soru sayısı 100’leri aşmakta ve bu soruların ciddi bir bölümü, *Temel HIV bulaş yolları ​ *Risk oranları *HIV testlerinin güvenilirlik oranları *Test süreleri gibi temel konulardan oluşuyor Bu sorular ise detaylı cevapları sitenin farklı yerlerinde ve özellikle Sıkça Sorulan Sorular bölümünde kolaylıkla bulunabilen sorular. #onlinehivdanismanligi servisi her bir bireyin yaşadığı cinsel ilişkilerdeki risk oranlarını kişinin hikayesine özel, adeta bir muayene sonucu gibi kusursuz bir netlikle belirlemek ve bu bilgilere bağlı olarak ‘bulaşmamıştır’ vb. kesin ifadeler kullanmak, yani tanı koymak için oluşturulmuş bir TANI koyma servisi değil. Bu, hem böyle bir muayene yöntemi olamayacağı hem de Kırmızı Kurdele İstanbul tıbbi bir kuruluş olmadığı için mümkün değil. Tanı koymak, herhangi bir sağlık sorunu hakkında kesin şeyler söylemek sadece doktorların yetkisi alanındadır. Bu hatırlatmayı yapmamızın sebebi HIV bulaşları ve testleri ile ilgili sorular yollayan danışanlarımızın önemli bir kısmının bizden doktor netliğinde cevaplar istemesi. Test güvenilirliği, etkililiği ya da doğru zamanda yapılıp yapılmadığı soruların cevapları ise kişiye göre değişmez. Yani bu bilgiler temel ve genel bilgilerdir. Kişiye ya da duruma bağlı soruların sorumluluğu da, testi yapan sağlık kuruluşu ya da testin yapılmasını talep eden/ onaylayan sağlık profesyoneline aittir. Ek olarak özellikle hekim tarafından istenen ve sonuçlandırılan bir testin ne derece güvenilir olduğu, ​ testin yapıldığı yerdeki cihazının iyi çalışıp çalışmadığı, ​ x ya da y marka test kitinin güvenilir olup olmadığı ​ gibi soruları cevaplamamız da olanaksız. Bu sebeplere bağlı olarak Eylül 2019 itibarıyla ​ risk oranları, bulaş yolları, Test sonucu değerlendirmesi, test tipleri, test güvenilirlik oranları ​ gibi cevapları sürekli olarak güncellenen Sıkça Sorulan Sorular ve HIV hakkında her şey bölümlerinde olan soruların cevaplanmayacağını bildirmek isteriz. HIV’in tanımlanışının ve salgının 40. yılına yaklaştık. Ve artık tüm dünyada, HIV ile nasıl mücadele edileceği konusunda kabul gören en temel görüş, Kırmızı Kurdele İstanbul olarak ilk günden beri altını çizerek ve bağlı kalarak çalıştığımız “doğru bilgiye erişim”dir. Sıklıkla tekrarladığımız gibi ‘'en etkili korunma yöntemi bilgidir!’ ’ HIV yayılımını, ona bağlı ön yargıyı durdurmanın ve HIV'siz yeni bir nesil oluşturmanın tek yolu bireyler ve kurumlar olarak birlikte çalışmak. Eğer bireyler, kendi sağlık durumları hakkında güvenilir güncel bilgiye erişebilir, riskleri ve onlara karşı nasıl tedbir alacaklarını ​ BİL ir, ​ bu bilgileri ÖNEMSE r ve ​ buna göre hareket ederler, yani KORUN urlarsa ​ HIV’i tamamen durdurmak bir hayal değil. www.kirmizikurdele.org #bilonemsekorun . Sıkça sorulan sorular sayfasın a dönmek için tıklayın 2 dk. CROI’nin ardından: Kuralları değiştiren yeni HIV tedavisi ve kesin tedavi hakkında gelişmeler 2 dk. HIV ile yaşayan bireyler uyku bozuklukları çekiyor. 1 dk. HIV ilaç tedavisinde bir dönüm noktası!

  • Kırmızı Kurdele İstanbul I Red Ribbon Istanbul I HIV I AIDS

    HIV testleri, tedavisi, korunma yolları, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, PrEP, güncel araştırmalar, sıkça sorulan sorular, online HIV danışmanlığı... Türkiye'nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı; www.kirmizikurdele.org HIV konusunun herkesle rahat konuşulamayan bir konu olması gerçeğinden hareketle Türkiye'de ilk kez Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından uygulanan, 2016 yılından bu yana kesintisiz sürdürülen ve günümüzde benzerleri uygulanmaya başlanan #onlinehivdanismanligi projesi, ​ HIV pozitif, HIV negatif birey ayrımı yapmayan bir ekip tarafından sürdürülen, HIV konusunda bilgi ihtiyacı olan herkesin, isim bilgisi vermeden, korkmadan, çekinmeden ve ücretsiz olarak #hivbilgisi edinebilecekleri güvenilir bir platformdur. Bu sayfada #onlinehivdanismanligi servisine dair, güncelleme notunu, çalışma gün/saatlerini ve cevaplama hızını, genel prensipleri, yüz yüze/telefonla danışmanlık seçeneklerini, veri güvenliğiniz hakkındaki bilgileri okuyabilir ve ilgili bağlantılar arasından istediğiniz platformu seçerek sorunuzu/probleminizi aktarabilirsiniz. #onlinehivdanismanligi #facebookhivdanismanligi HIV hakkında her şey sloganı ve kanıt temelli aktivizm yaklaşımı ile başta anahtar hedef kitleler olmak üzere, tüm toplum kesimleri için kolay anlaşılır, güncel ve güvenilir #hivbilgisi üreten ve #onlinehivdanismanligi servisinde ayda ortalama 2500 soru cevaplayan Kırmızı Kurdele İstanbul, HIV bulaşları ve testleri ile ilgili soruları Eylül 2019 itibarıyla yanıtlamıyor. Çünkü HIV şüphesi içindeki bireylerin ilk aşamada yanıt aradıkları, bulaş yolları, risk oranları, test güvenilirlikleri gibi soruların tamamı sitemizin HIV hakkında her şey ve SIKÇA SORULAN SORULAR bölümlerinde yanıtlanmıştır. Tüm detayları içeren güncelleme notunu buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. ​ *HIV şüphesi içindeki bireylerin ilk aşamada yanıt aradıkları ortalama soruların tamamı sitemizin HIV hakkında her şey ve sıkça sorulan sorular bölümlerinde yanıtlanmıştır. Ülkemizde HIV konusunun herkesle rahat konuşulamayan bir konu olmasına bağlı olarak, her geçen gün daha çok kişiden, günlük ortalaması 100'ün üzerinde olan miktarda soru alan #onlinehivdanismanligi servisimizin aynı kalitede sürdürülebilmesine yardımcı olmak için, soru yollamadan önce aşağıdaki hatırlatma notlarını okumanızı ve sorularınızı aşağıda belirtilen bu prensiplere bağlı kalarak iletmenizi rica ediyoruz. ​ ​ --- I --- ​ -Online HIV danışmanlığı, çalışma gün/saatleri ve cevaplama hızı- #onlinehivdanismanligi servisimiz sadece www.kirmizikurdele.org ve Facebook sayfamız üzerinden kabul ettiği mesajlarınızı ​ *resmi çalışma günleri, *12.00 - 17.00 saatleri arasında, *soruların bize ulaşma sırası ve *bekleyen soru yoğunluğuna bağlı olarak, ​ mümkün olan en kısa sürede yanıtlamaya çalışır. Sorunuz umduğunuz hızda yanıtlanmadıysa sizden önce yollanmış ve soru yoğunluğuna bağlı olarak, cevaplanma sırasını bekleyen başka sorular olduğu anlamına gelir. # onlinehivdanismanligi servisimize tatil günleri ve 12.00 - 17.00 saatleri dışında yolladığınız sorular aynı yöntemle, sırası geldiğinde yanıtlanır. HIV şüphesi içindeki bireylerin ilk aşamada yanıt aradıkları, bulaş yolları, risk oranları, test güvenilirlikleri gibi soruların tamamı sitemizin HIV hakkında her şey ve Sıkça Sorulan S orular bölümlerinde yanıtlanmıştır. Kırmızı Kurdele İstanbul 'un danışmanları resmi çalışma günleri 12.00 - 17.00 saatleri arasında yüzlerce soruyu hiçbir ücret talep etmeden, tamamen gönüllü olarak cevaplar ve olabildiğince çok insanın ulaşabilmesi, bu hizmetten herkesin eşit şartlarda ve kalitede yararlanabilmesini mümkün kılabilmek için telefonla danışmanlık hizmeti vermez. ​ --- I --- - Online HIV danışmanlığı ve genel prensipler- Türkiye'de ilk kez Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından, 2016 yılından bu yana kesintisiz sürdürülen ve günümüzde benzerleri uygulanmaya başlanan #onlinehivdanismanligi projesi, ​ HIV pozitif, HIV negatif birey ayrımı yapmadan, HIV konusunda bilgi ihtiyacı olan herkesin, isim bilgisi vermeden, çekinmeden ve ücretsiz olarak bilgi edinebilecekleri güvenilir bir platformdur. Kırmızı Kurdele İstanbul 'un #onlinehivdanismanligi servisinin tamamen gönüllü olarak ve hiçbir ücret almadan hizmet sunan danışmanları, gelen soruları yanıtlarken, HIV tedavisi alanında uluslararası düzeyde saygın kuruluşların HIV tedavi kılavuzlarından, güvenilir internet sitelerinden ve güncel bilimsel çalışmalardan gelen bilgilerden yararlanırlar. Eğer Kırmızı Kurdele İstanbul 'a riskli temas, test süresi, test sonucu değerlendirmesi vb. bir soru için ulaşmayı planlıyorsanız, şüphenizi hiç zaman kaybetmeden, en kısa sürede gidermek için sitemizin HIV hakkında her şey ve sıkça sorulan sorular bölümlerini, gerektirdiği ölçüde zaman ayırarak dikkatle inceleyin ve sorunuzu yollarken yanıtın bu bölümlerde olmadığından ve lütfen aynı soruyu hem www.kirmizikurdele.org hem de Facebook üzerinden yollamayın. ​ --- I --- * Kırmızı Kurdele İstanbul bir sağlık kuruluşu değildir. Bilgi hizmetleri sunan bir sivil toplum kuruluşu olarak; tanı koymaya, ilaç reçete etmeye, test sonuçları değerlendirmeye, tıbbi risk değerlendirmesi yapmaya, herhangi bir laboratuvarın tıbbi ekipmanı ya da herhangi bir doktorun bilgi/yeterlilik düzeyine ilişkin soruları yanıtlamaya, eczane ya da doktor yönlendirmesi yapmaya yetkili olmadığımızı, ekinde ya da içeriğinde test sonucu raporu, üzerinde açık kimliğinizin yazılı olduğu reçete vb. dokümanlar olan, yukarıda belirtilen bölümlerde ve site genelinde yanıtları olan soruların yanıtlanmayacağını, Online HIV danışmanlığı servisimizin bir sohbet kanalı ve çöpçatanlık hizmeti olmadığını, sohbet ve çöpçatanlık vb. hizmet dışı taleplerin yanıtlanmayacağını, lütfen unutmayın. ​ --- I --- -Yüz yüze ve telefonla danışmanlık seçenekleri - Kırmızı Kurdele İstanbul, -bu alanda çalışan ve topluma çoğunlukla yüz yüze ve/ya da telefonla danışmanlık gibi, HIV tanısı alındıktan sonraki aşamalarda hizmet veren diğer STK'lar/inisiyitatifler/dayanışma gruplarının çalışmalarını ve katkılarını desteklemek, -Türkiye'de her zaman tabu olan HIV konusunda çalışan STK'lar/inisiyatifler/dayanışma grupları arasında olmaması gereken bir rekabet varmış gibi bir algı oluşmasına engel olmak, -bu alandaki tüm çalışmaların son derece kısıtlı kaynaklarla ve çoğunlukla gönüllülerin özverileriyle sürdürüldüğünü bilerek, genel kaynakların ve toplam insan gücün doğru kullanılmasına olanak tanımak, -kendi kısıtlı parasal kaynaklarını ve insan gücünü doğru kullanmak, stratejisiyle oluşturduğu modeline bağlı olarak -zorunlu haller- dışında yüz yüze danışmanlık vermez. -Hak ihlali, -HIV statüsünün 3. şahıslar tarafında ifşa edilmesine bağlı sosyal zararlar, -sağlık hizmetlerinden yararlanma aşamalarında yaşanan mağduriyetler, -diğer STK'lar/dayanışma gruplarının sunduğu hizmetlerden memnun olmama, oralardaki hizmet kalitesinin yetersiz bulunması, hizmet aşamalarında sorun yaşanması gibi durumlardan oluşan bir zorunlu hal içinde olduğunuzu düşünüyorsanız, ilgili ulusal yasalar ve uluslararası standartlara uygun olarak, yararlanıcıların danışmanlık kapsamındaki mahremiyet hassasiyetlerini gözettiğimiz ve bu yüzden sadece randevu sistemi ile çalıştığımız için, yüz yüze danışmanlık talebinizin nedenini ve diğer kurumlarda yaşadığınız mağduriyeti anlatan bir mesaj ile #onlinehivdanismanligi servisimize yazabilirsiniz. ​ ​ --- I --- -Online HIV danışmanlığı ve veri güvenliği- Kırmızı Kurdele İstanbul' un ücretsiz ve gönüllü olarak sürdürdüğü #onlinehivdanismanligi hizmeti tamamen anonimdir. Yani isminiz, cinsiyetiniz, yaşınız vb. bilgiler bizi hiç ilgilendirmez! ​ Siz mesajınızı isim bilgilerinizi içeren bir e-posta adresi ya da Facebook hesabı üzerinden yollasanız dahi, bu bilgiler asla kayıt edilmez. ​ Kırmızı Kurdele İstanbul, #onlinehivdanismanligi hizmetine ilişkin olarak sadece; kaç soru sorulduğu, soruların hangi kategorilere ait olduğu gibi hizmet ve kalite ölçümü yapmaya ve kalite arttırmaya dönük basit bilgileri toplar. Kırmızı Kurdele İstanbul' un #onlinehivdanismanligi servisini kullanan herkes tüm prensiplere uymayı kabul etmiş sayılır. . #onlinehivdanismanligi'na KKİ Facebook sayfası üzerinden soru sormak için butona tıklayın Online HIV danışmanlığı #onlinehivdanismanligi'na www.kirmizikurdele.org üzerinden soru sormak için butona tıklayın Online HIV danışmanlığı 2 dk. HIV pozitif bireylerin asla unutmaması gereken 11 şey! 4 dk. Herkesin izlemesi gereken HIV (ve AIDS) temalı 8 harika film 4 dk. Kırmızı Kurdele İstanbul'un #AIDS2020Virtual konferans notları

Hepsini Görüntüle