top of page

#hivbilgisi arama sonuçları

300 öge bulundu

  • Türkiye'de HIV olguları neden artıyor?

    Gönüllümüz ve Genel Sekreterimiz Kağan Çavuşoğlu ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Şenol, Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni yayını olan Haber Vesaire'de Türkiye’de HIV olgularının neden arttığına dair görüşler paylaştılar. Büşra Şenol'un ilk olarak www.habervesaire.com'da yayınlanan söyleşi haberini aşağıda okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org Herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü E. Yayın tarihi: Mayıs 28, 2024 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. “Bilgi seviyemiz, algı seviyemiz ve bilimsellik kavramımız çok düşük” diyor Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği Genel Sekreteri Kağan Çavuşoğlu. Türkiye’de insanların cinsel pratiklerini gerçekleştirmek ve olgunlaştırmak açısından sıkıntılar yaşadığını söylüyor. Almanya, İspanya, ABD gibi ülkelerde HIV vakası sayıları alınan önlemler sayesinde giderek azalıyor. Fakat Türkiye ve Asya ülkelerinde HIV sayılarında ciddi bir artış söz konusu. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı resmi verilere göre; Türkiye’de ilk vakanın görüldüğü 1985 yılından 8 Kasım 2023’e kadar Türkiye’de toplam 41 bin 732 kişiye HIV tanısı kondu. Vakaların yüze 81,5’i erkek, yüze 18,5’i kadın, yüzde 16,1’i de yabancı uyruklu kişilerden oluşuyor. Gelişmiş ülkelerde korunma ve önleme eğitimlerinin verilmesi, test yaptırmanın sağlanması ve yeni tanı alan tüm hastalara tedaviye başlanması ile vakalar kontrol altına alınabiliyor. “Bilgi seviyemiz, algı seviyemiz ve bilimsellik kavramımız çok düşük” diyor Kırmızı Kurdele Derneği Genel Sekreteri Kağan Çavuşoğlu. Türkiye’de insanların cinsel pratiklerini gerçekleştirmek ve olgunlaştırmak açısından sıkıntılar yaşadığını söylüyor. Çavuşoğlu, “Cinsellik olgusu ayıp ve yasak gibi bariyerlerle sürdürülmeye çalışıyor. Hal böyle olunca bu deneyimi yaşayabilmek için insanlar pek çok gizli ve alelacele yönteme başvuruyor. Dolayısıyla insanlar cinsellikle ilişkili herhangi bir tehdidin farkında olamıyorlar. Sadece haz odaklılar, neler olabileceğine dair hiçbir bilgileri yok. Cinsellik sadece doğum ya da üreme değildir; cinsellik psikolojidir, cinsellik enfeksiyondur, cinsellik patolojidir. Bunu bilmiyorsan neye maruz kaldığını bilemezsin” diyor. Prof. Dr. Esin Şenol ise AIDS'in dünyada hala bir pandemi durumunda olduğunu fakat Türkiye’nin en çok vaka artışının olduğu ülkelerden biri olduğunu söylüyor. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Şenol ise HIV virüsünün dünyada hala bir pandemi durumunda olduğunu fakat Türkiye’nin en çok vaka artışının olduğu ülkelerden biri olduğunu söylüyor. Şenol’a göre, Türkiye’de ergen ve gençler gibi ilk cinsel deneyimlerinde bulunacakların hiç bilgisinin olmaması, damar içi madde kullanımında artış olması, çok eşlilerde kondom kullanımını teşvik edecek kampanyaların olmaması, HIV ile yaşayanlara yönelik ayrımcılık ve kontrolsüz kayıt dışı göçmenlerin bulunması HIV artışında önemli rol oynuyor. Büşra Şenol'un haberinin tamamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV ve jenerik/muadil ilaçlar. Muadil ilaçlar orijinal ilaçlar kadar etkili mi?

    HIV ilaç tedavisinde merak edilen konulardan biri de, başka alanlarda olduğu gibi HIV alanında da kullanılan ve bazıları Türkiye’de de üretilen jenerik/muadil/eşdeğer ilaçların orijinalleri kadar etkili olup olmadığı ve bu muadil ilaçların orijinallere kıyasla daha fazla yan etkiye sebep olup olmadığı. Türkçe’nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı olan www.kirmizikurdele.org’de bu kez bu sorulara her zamanki gibi, yani tüm topluma hitap eden kolay anlaşılır bir dille yanıt üretmeye çalıştık. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Serkan. Yayım tarihi: Mayıs 20, 2024 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Bu #hivbilgisi yazımızda, HIV tedavisinde markalı ilaçların gölgesinde kalan jenerik/muadil ilaçlara dair bazı önemli noktaları sizlerle paylaşmak istiyoruz. HIV tedavinizi takip eden hekiminiz bilindik isimli, markalı ilaçlar yerine onlar kadar etkili ancak sosyal sigorta sistemine maliyeti daha az olan jenerik HIV ilaçlarına geçmenizi ya da HIV ilaç tedavisine böyle ilaçlar ile başlamanızı önerebilir. Çünkü hekimlerin sorumluluklarından biri de en uygun ve etkili ilaç tedavisi ve bakımı sunarken, bu tedavinin sisteme yani ülke ekonomisine maliyetini gözetmektir. Böyle bir öneri ile karşılaştığınızda kafanızda bazı soruların belirmesi ise gayet normaldir. Peki jenerik/muadil ilaçlar nedir ve neden önemlidir? Yeni ilaçlar geliştirildiğinde, geliştiriciyi ve geliştirici firmanın yaptığı araştırma yatırımını korumak için patentlenirler ve bu patentler o ilaçları belirli bir süreliğine sadece o geliştirici şirketin üretmesini ve dağıtmasını mümkün kılar. Dünya genelinde bu patent süresi ortalama yirmi yıla kadar uzayabilir. Türkiye'de etkili HIV ilaç tedavisinin kullanıma sunulmasından bu yana yirmi yıldan fazla bir süre geçtiği için giderek artan sayıda ilacın bahsedilen patent süresi dolmuş durumdadır. Bu, diğer ilaç şirketlerinin bu ilaçların versiyonlarını üretebileceği anlamına gelir ve bu versiyonlara jenerik ya da muadil ilaç denir. Bu muadil ilaçların bir kısmı, orijinallerinden farklı olarak ülkemizde üretilmekte, böylece sadece sistem maliyetini azaltmakla kalmayıp, üretim ekonomisine de katkı sunmaktadırlar. Bu muadil ilaçlar, orijinal ilaçlarla tamamen aynı etken maddeleri içerir ve aynı kalite standartlarına sahiptir. Bu standartlara eriştiklerini ise jenerik olmalarına rağmen yapmak zorunda oldukları laboratuvar çalışmaları ile ispatlarlar. Fakat çok daha düşük fiyatlarla satılabilirler, bu da özellikle sağlık sistemleri için büyük bir avantaj sağlar. Sağlık Bakanlığı ve tüm ilgili kurumlar, maliyetleri düşürmek ve kaynakları daha verimli kullanmak amacıyla mümkün olan her alanda muadil ilaçları, özellikle son yıllarda daha çok tercih etme eğilimindedirler. Eczacılar ne diyor? Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Tüm Eczacı İşverenler Sendikası'nın paylaşımı şöyle; Muadil ilaçlar, orijinal (referans) ilaçlarla aynı etkinlik, kalite ve güvenilirlik standartlarına sahip olan, orijinal ilaçların patent koruma süreleri bittikten sonra satışa sunulmuş ürünlerdir. Ülkemizdeki eşdeğer ilaçlar; biyoeşdeğer olarak nitelendirilmekte olup, bu ürünlerin vücuda alındığında aynı biyolojik etkiyi gösterdikleri Sağlık Bakanlığı tarafından da kontrol edilip tescillendikten sonra piyasaya arzları mümkün olmaktadır. Ticari ismi farklı olsa da; aynı etken maddeye sahip, aynı ilaç formuna sahip ve aynı miktarda etken maddeyi içeren ilaçlar “eşdeğer” olarak kabul edilir. Biyoeşdeğerliliği bilimsel olarak kanıtlanmış olmak koşuluyla eşdeğer ilaçların birbirlerinin yerine kullanılmasında hiçbir sakınca yoktur. Ülkemizde satılan her 100 ilaçtan 45’i “eşdeğer” ilaç olup Avrupa ve ABD’de bu oran daha da yüksektir. ABD’de satılan her 100 ilacın 90’ı, Almanya’da ise 70’i eşdeğer ilaçtır ve tüm dünyada “eşdeğer” ya da diğer adıyla “muadil” ilaçlar güvenle kullanılmaktadır. Bir eşdeğer ilaç, referans ilaçla aynı etkinlik, kalite ve güvenilirliktedir. Bir hastalığı iyileştiren de alerjiye sebep olan da ilacın etken maddesidir. Orijinal ilacın yerine verilen muadil ilacın, “muadil olduğu gerekçesiyle alerji yaptığı” iddiası, yanıltıcı ve gerçeklikle bağdaşmayan bir bilgidir. Eğer bir ilacın eşdeğeri (muadili) alerji yapıyorsa, orijinal ilacın da aynı alerjik reaksiyonu yaratacağı bilimsel bir gerçektir. Neden jenerik ilaçlar? Jenerik ilaçların kullanımının artırılması, tedavi maliyetlerini düşürürken aynı zamanda daha fazla hastaya erişim imkânı sunar. Örneğin, birden fazla kronik rahatsızlığı olan kişiler için reçete edilen ilaçların birçoğu jenerik olabilir. Bu, bireylerin tedaviye erişimini kolaylaştırarak daha fazla insana ilaç sunulabilmesine olanak sağlar ve sağlık sistemine yük olan maliyetleri azaltır. Muadil ilaçlar ve farklılıklar: endişelenmeli misiniz? Jenerik ilaçlar, farklı isim ve ambalajlarla karşınıza çıkabilir. Haplar bazen farklı renk ve şekillerde olabilir. Ancak, içiniz rahat olsun; bu ilaçların içerdiği aktif bileşenler orijinal ilaçlarla aynıdır. Eğer jenerik ilaç kullanımı konusunda herhangi bir endişeniz varsa, her zaman eczacınıza danışabilirsiniz. Eğer günde bir kez kombine (edilmiş) bir hap alıyorsanız, jenerik tedaviye geçmek birden fazla tablet almak zorunda kalmanız anlamına gelebilir ki bu durumda da doktorunuza aklınızdaki tüm soruları sormanız ve muayeneden aklınızda soru kalmadan ayrılmanız çok önemlidir. Jenerik/muadil ilaçlara geçiş: korkulacak bir şey yok Bizce muadil ilaçlarla HIV tedavisinden korkmak için hiçbir neden yok. Bu ilaçlar, markalı ilaçlar kadar etkilidir ve virüsü baskılamaya devam ederler. Bu sayede, sağlıklı bir yaşam sürdürebilir ve *B seviyeye (Bkz: Belirlenemeyen = Bulaştırmayan) eriştiğinizde HIV bulaşı/aktarımı/geçişi riskleri hakkında endişelenmenize hiç gerek kalmaz. Elbette tedaviniz ile ilgili tüm kararlar, sizin karar süreçlerine aktif katılımınızla birlikte alınmalıdır. Eğer hekiminiz ilaçlarınızda bir değişiklik yapmak isterse, bunu sizinle detaylıca görüşmeli, size tam bilgi vermeli ve aşağıda (ve sizin aklınızdaki tüm) sorular net biçimde cevaplanmalıdır; -Değişen tam olarak nedir? -Yeni ilacınızı ne zaman almaya başlamalısınız? -Jenerik ilaçlara geçiş sırasında ve sonrasında herhangi bir sorun yaşarsanız ne yapmalısınız? Karşılaşılabilecek sorunlar ve çözümler Jenerik ilaçlara geçiş yaparken bazı zorluklarla karşılaşılabilmesi olağandır. Örneğin: Yeni tabletleri yutmakta zorlanabilirsiniz ya da Almanız gereken hapların sayısı size fazla gelebilir. Fakat bunlar ilk anda görüldüğü kadar ciddi sorunlar olmayabilirler. Bu noktada, size reçete edilen yeni HIV ilaç tedavisi hakkında herhangi bir sorunuz varsa bunu hekiminizle mutlaka konuşmalısınız. Eğer, HIV tedavinizin herhangi bir yönüyle ilgili olarak adil davranılmadığınızı düşünüyorsanız veya tedavinizde sizin görüşünüze başvurulmadan, onaylamadığınız ve anlamadığınız bir değişiklik yapıldıysa, HIV alanında çalışan ve danışmanlık desteği sunan STK'lardan hangisine istiyorsanız ulaşarak bilgi almanızda yüksek fayda gördüğümüzü de vurgulamak isteriz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yararlanılan yazı bağlantısı

  • Uluslararası AIDS Mum Işığı Hatıra Günü

    Bu yılki teması "Birlikte hatırlıyor, birlikte iyileştiriyoruz. Sevgi ve dayanışmayla..." olan Uluslararası AIDS Mum Işığı Hatıra Günü hakkında kısa bir genel kültür ve #hivbilgisi ve yazısı. Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org'den. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü B. Yayın tarihi: Mayıs 17, 2024 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. HIV ve AIDS'e dair en bilineni 1 Aralık Dünya AIDS Günü olmak üzere birkaç önemli anma günü var. Bunlar bir diğeri de 1983 yılından bu yana benimsenen Uluslararası AIDS Mum Işığı Hatıra Günü. (Bu önemli günlerden bir diğeri olan Dünya AIDS Aşısı Günü hakkında bilgi için tıklayın) İlk kez 1983 yılında uygulanan ve o günden bu yana her mayıs ayının 3. Pazar gününe denk gelen gün anılan Uluslararası AIDS Mum Işığı Hatıra Günü, başta HIV ile yaşayanlar ve aktivistler olmak üzere tüm duyarlı bireylerin, AIDS nedeniyle ve pek çok ağır damgalanmaya maruz kalarak kaybedilen hayatları hatırlaması için harika bir fırsat. Günün bir diğer önemi de HIV ile yaşayan ve HIV'den etkilenen insanlara hizmet sunan herkesi onurlandırmak ve yerel HIV topluluklarını dayanışma içinde birlikte çalışmaya devam etmeye davet ediyor olması. HIV ile yaşayanlar Uluslararası AIDS Mum Işığı Hatıra Günü'nü 1983 Mayıs'ına başlattılar ve o günden beri, Dünya her yerinden topluluk temelli kuruluşlar tarafından binlerce anlamlı etkinlik düzenlendi. Bu tür günler her ne kadar sembolik gibi görünseler de, doğru ve güncel #hivbilgisi'nin de yayılmasına ve HIV olgusunun gündelik hayatta daha görünür olmasına katkı sunarak, HIV farkındalığının artmasına ve daha da önemlisi, toplumlarımızdaki damgalamanın kırılmasına yardımcı oluyorlar. 2024 yılında tüm bunlara ek olarak Küresel HIV ile Yaşayanlar Ağı (GNP+) tarafından hayatlarını HIV ile yaşayan ve HIV'den etkilenen insanlara yardım etmeye adamış herkesi onurlandırmak ve hepimizi dayanışma içinde harekete geçirmeye devam etmek amacıyla Uluslararası AIDS Mum Işığı Hatıra Günü sanal etkinliği düzenlendi. candlelightmemorial.net adresinde ziyaret edilebilecek etkinlikte biz de yer aldık ve bir mesaj bıraktık. Orijinalini görselde gördüğünüz mesajımızın Türkçe çevirisi şöyle; "Özellikle de Orta Doğu ile Kuzey Afrika (MENA) ve Doğu Avrupa ile Merkez Asya (EECA) bölgelerinde hayatlarını kaybeden ve mücadeleleri sayesinde bugün HIV ile yaşayan insanların daha iyi tedaviye erişimini sağlayan tüm kahramanlara. Bu mum Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından yakılmıştır." Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul olarak AIDS'in tanımlandığı günden bugüne kadar geçen sürede tedaviye erişememek, damgalanma, ötekileştirilme vb. bir çok önlenebilir sebebe bağlı olarak hayatlarını kaybeden insanları saygı ile anıyor ve HIV ile yaşayan ve HIV'den etkilenen insanların hayatlarını kolaylaştırmak için var gücüyle çalışan bizler gibi insanlara yürekten teşekkür ediyoruz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV ile yaşayan bireyler için diyet, egzersiz ve sağlıklı yaşam ipuçları

    HIV pozitif olmak hayallerinizin peşinden koşmanıza, hayatınızı yaşamanıza engel değil. Yaşam tarzınıza uygun bir tedavi, tedavi uyumu ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarıyla, hayattaki uzun vadeli hedeflerinize ulaşmak için çalışırken sağlıklı, uzun ve üretken bir ömür yaşayabilirsiniz. Bunu mümkün kılmaya yardımcı olmak için herkes #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org olarak, HIV ile yaşayan bireyler için bazı beslenme, egzersiz ve kişisel bakım önerileri paylaşmak istedik. Umarız bedeninize ve ruhunuza şifalı olur. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org Herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Serkan Güncelleme tarihi: Mayıs 2, 2024 Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. HIV ilaç tedavisi'ne (ART) başlanıldıktan sonra, daha da sağlıklı kalmak için neler yapabileceği hakkında daha fazla bilgi edinmek isteği, HIV ile yaşayan herkes için olağan bir istek ve hatta önerilen bir şeydir. İyi bir beslenme pratiği uygulamak, yeterince egzersiz yapmak ve kişisel bakım, sağlıklı hissetmenize büyük ölçüde katkı sunar. Sağlıklı bir beden ve zihin halini sağlamak ve korumak için bu minik kılavuzu bir başlangıç noktası olarak değerlendirin. -Beslenme HIV ile yaşayanlar tedavi le birlikte kilo vermeye ya da almaya başlayabilirler. Dengeli bir diyet yapmak, bağışıklık sistemini korumanın ve desteklemenin önemli bir parçasıdır. HIV için özel bir diyet gereksinimi olmadığını, ancak doktorunuzun size iyi bir beslenme konusunda bilgi verebileceğini unutmayın. Doktorunuz ayrıca vücudunuzun ihtiyaçlarına göre hazırlanmış sağlıklı bir beslenme planı oluşturmak için bir diyetisyen görmenizi önerebilir. Genel olarak, çoğu insan aşağıdakileri içeren bir diyetten yararlanır: *Yeterli meyve ve sebze, *Kahverengi pirinç ve tam tahıllar gibi nişastalı karbonhidratlar, *Balık, yumurta veya yağsız et gibi bazı proteinler, *Az yağlı süt veya peynir gibi bazı süt ürünleri, *Fındık, avokado veya sızma zeytinyağında bulunanlar gibi sağlıklı yağlar. Yemek pişirirken, gıda kaynaklı enfeksiyon riskini azaltmak için güvenli pişirme yöntemlerini benimsemekte de fayda var. Mutfağı daima temiz tutmaya çalışın. Çığ yiyecekleri yıkayın ve yiyecek hazırlama ve saklama konusunda dikkatli olun. Etleri her zaman güvenli bir aklıkta pişirin. Bol sıvı tüketimi ve susuz kalmamak da önemlidir. Bu HIV ilaçlarının daha iyi işlemesine ve vücudun genel sağlığına yardımcı olur. Herhangi bir vitamin, mineral veya bitkisel takviye almayı planlıyorsanız, bunu yapmadan önce doktorunuza mutlaka danışın. Bazı takviyeler HIV ilaçlarıyla etkileşime girebilir ve yan etkilere neden olabilir. Etkileşimler hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz, ilgili #hivbilgisi yazısı için buraya tıklayın. -Egzersiz Antiretroviral ilaç tedavisine (ART) başladıktan sonra kendinizi iyi hissetmenin bir diğer önemli unsuru da egzersiz yapmaktır. Kilo kaybına/artımına ek olarak, HIV ile yaşayan kişiler kas kaybı ve/ya da yağlanma da deneyimleyebilir. Düzenli egzersiz, bu süreci yavaşlatmanın ya da tamamen durdurmanın en önemli yollarından biridir. Üç ana egzersiz türü vardır: *Kardiyo *Dayanıklılık *Esneme ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre yetişkinler her hafta en az iki buçuk saat orta yoğunlukta kardiyo egzersizi yapmaya çalışmalıdır. Hızlı bir tempoda yürüyüş yapmak, düz arazide bisiklete binmek veya yüzmek iyi kardiyo yöntemleridir. Daha fazla enerji gerektiren yüksek yoğunluklu egzersiz tercih ederseniz, CDC'nin önerdiği saati yarıya düşürebilirsiniz. Bazı yoğun kardiyo örnekleri arasında koşu, futbol oynamak veya yokuş yukarı yürüyüşe çıkmak sayılabilir. Kırmızı Kurdele İstanbul, burada bahsi geçen kardiyo çalışmalarını rutine dahil etmeyi planlıyorsanız, bir programa başlamadan önce mutlaka doktorunuza ve takiben bir spor hocasına danışmanızı önerir. CDC ayrıca, ardışık olmayan günlerde haftada en az iki kez dayanıklılık idmanı yapmayı da önerir. İdeal olarak dayanıklılık antrenman seanslarınız, aşağıdakiler dahil olmak üzere tüm ana kas gruplarınızı içermelidir: *Kollar *Bacaklar *Kalça *Karın *Göğüs *Omuzlar *Sırt Yoğun kardiyoda olduğu gibi, daha önce yapmadığınız herhangi bir direnç antrenmanını denemeden önce doktorunuzla konuşmanız ve görüşlerini almanız gerekir. Esneklik idmanları söz konusu olduğunda ise, ne sıklıkta idman yapmanız gerektiğine dair somut bir kılavuz yok. Ayrıca esneme, yoga ve pilates gibi esneklik egzersizleri fiziksel sağlığınızı iyileştirirken stresi hafifletmeye yardımcı olacaktır. Düzenli egzersiz rutinlerinin sosyal yaşamınıza da olumlu etkileri vardır. Takım sporları veya grup çalışmaları gibi etkinliklere katılmak, evden çıkmanıza ve yeni insanlarla tanışmanıza yardımcı olur. -Sağlıklı yaşam Fiziksel olarak sağlıklı kalmak, HIV ile yaşamayı yönetmenin bir parçasıdır. Ayrıca zihinsel ve duygusal sağlığı korumak da aynı derecede önemlidir. HIV tanısını yakın zamanda alan bireyler, depresyon gibi bazı psikolojik sorunlar için daha yüksek risk altındadır. HIV tanısı almak ve takip eden süreçler hakkında daha fazla bilgi edinmek ve hazırladığımız rehbere göz atmak isterseniz, ilgili #hivbilgisi yazısı için buraya tıklayın. Depresyon ve anksiyete konusunda endişeleriniz varsa, bunları doktorunuzla mutlaka paylaşın. Konuyu profesyonel ve tarafsız biriyle konuşmak her zaman yardımcı olacaktır. HIV ile yaşamanın, HIV negatif olan insanlarla ilişkilerden kaçınmak anlamına gelmediğini unutmamak gerekir. HIV tedavisindeki ilerlemeler ve Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B sayesinde HIV bulaş/aktarma riskinin olmadığı, sağlıklı ve düzenli ilişkiler içinde artık mümkün. Kendinizi ve eşinizi/partnerinizi yeni başka enfeksiyonlardan korumanın en iyi yöntemlerini doktorunuzla konuşun. -Sonuç Kişisel özen ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek, HIV ile sağlıklı kalmanın ve güçlü hissetmenin önemli bir parçasıdır. HIV pozitif olmak, hayallerinizin peşinden koşmanıza, hayatınızı yaşamanıza engel değil. Yaşam tarzınıza uygun bir tedavi, tedavi uyumu ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarıyla, uzun vadeli hedeflerinize ulaşmak için çalışırken sağlıklı, uzun ve üretken bir hayat yaşayabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Bu #hivbilgisi yazısı ilk kez Eylül 2020'de #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org yayımlanmıştır.

  • HIV ile yaşarken yaşam kalitesini yükseltmeye yardımcı olabilecek on ipucu

    Yayıma hazırlayan: Fatih Egelioğlu, Aktivist Güncelleme tarihi: Nisan 22, 2024, (İlk yayın tarihi: Mayıs, 2016) Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Aktivist arkadaşımız Fatih Egelioğlu tarafından (şu yazı kaynak alınarak) www.kirmizikurdele.org için derlenen bu #hivbilgisi yazısı, HIV ile yaşayanlar için kaliteli yaşam tavsiyeleri içeriyor. Modern tedavi ve sağlık hizmetlerine erişebilen HIV pozitifler için, HIV'i yönetmek sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda kaliteli bir yaşam sürdürebilmek anlamına geliyor.. Fakat "kaliteli'' yaşam" tam olarak ne demek? HIV ile yaşayan bir kişi fiziksel ve ruhsal sağlığını en iyi seviyeye çıkarmak için hangi adımları atmalı? #hivhakkindahersey temasıyla 2016 yılından bu yana kesintisiz sürdürdüğümüz yayınlarla güvenilir #hivbilgisi kaynağı olan sayfalarımızda bu kez, HIV ile yaşarken yaşam kalitesinin yükseltilmesine yararı olabilecek on öneri paylaşıyoruz. Elbette bu önerilerin tamamının herkes için uygun olamayabileceğinin ya da hayata geçirmek istenilse bile uygun koşulların oluşmamış olabileceğinin farkındayız. Fakat iyi bir tedavinin, tedavi başarısı ve bütüncül sağlığın da aşağıdaki önerileri elden geldiği ölçüde uygulamakla mümkün olduğunu da biliyoruz. Bu önerileri bu bilgi ve inançla paylaşıyoruz. Ne kadarını uygulayabilir, hayatınıza alabilirseniz sizin yararınıza olacaktır. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey ___ -- Önce yaşam amacınızı belirleyin Sizi heyecanlandıran, mutlu eden şeyleri yapmaya özen gösterin. Yeteneklerinizi ve doğanızı yeniden keşfedin veya yenilerini geliştirmek için kendinize zaman tanıyın. İnsanlara ve topluma yararlı olmak (yardım etmek, hizmet etmek) için zaman yaratın. HIV tanısını takip eden ilk günlerde veya yavaş yavaş zaman içinde, HIV ile yaşayan kişiler varlıklarını yeniden sorgularlar. Uzun yıllardır HIV takibi yapan bir uzman hekim "bir amaca sahip olmak, daha az stres, gelişmiş sağlık durumu ve genel sağlık-iyilik duygusu ile iç içedir." diyor. Şok, utanç ve damgalama... Bunlar tüm dengesini bozabilir. Aynı zamanda aynen tüm bu engeller bunların hepsini daha da önemli kılarak, bunların arasında bir yerde kendinizi bulmanızı ve güven kazanmanızı sağlar. -- Sigarayı bırakmak iyi bir fikir olabilir Sigara içiyorsanız, sigarayı bırakmanıza destek olmaya çalışan sonsuz çabaları görmüş ve duymuşsunuzdur. Belki sigarayı bırakmayı denediniz ama yürümedi. Belki doğru zamanı bekliyorsunuz. Belki de bunu önemli, hatta gerçekçi bulmuyorsunuz, çünkü hayatınız olduğu gibi devam ediyor. Bunlardan herhangi birini hissediyor ya da düşünüyorsanız; yalnız değilsiniz. 2013 yılında yapılan bir araştırmaya göre ABD'deki HIV ile yaşayanların %42'si genel topluma göre iki kat daha fazla oranda sigara içiyor. Bu araştırmaya bakarak denilebilir ki; sigarayı bırakmak HIV ile yaşayan kişiler için daha zor gibi görünüyor. Ancak sağlığınızı önemsiyorsanız (aksi halde bunu okumazdınız), elinizdeki sigarayı söndürmekten daha önemli bir ilk adım olamaz. Tek başına sigara, hayat sürenizi HIV'in kendisinin neden olabileceğinden daha çok kısaltır ve sigara içen HIV ile yaşayanların kalp krizi, akciğer kanseri ve zatürre riski, sigara içmeyen HIV ile yaşayanlarla karşılaştırıldığında önemli ölçüde büyüktür. Yeni araştırmaların da kabul ettiği gibi, HIV ile yaşayanların, çoğunlukla sağlık profesyonellerinin desteği ile takip edebileceği ve onları sigarasız bir hayata ulaştıracak iyi tanımlanmış yollar var. -- Çalışın, bir şeyler üretmeyle meşgul olun Bu yazıyı www.kirmizikurdele.org için derleyen gönüllümüz, "son zamanlarda HIV ile ilgili bir yazı kaleme alamadım." diyor. "Bilmiyorum neden ama çalışma hayatı içinde, sanki artık HIV ile yaşadığımı unutuyorum''. Bir iş sadece para sağlamaz, doğru iş aynı zamanda iyi bir ruh hali getirir. Amacınızın olduğu duygusu (ki bundan daha önce söz ettik) sağlığınız için iyi etkiler de yaratır. Bazen çalışma hayatı ve HIV, özellikle damgalama ve ayrımcılık çirkin yüzünü göstermeye başladığında bir arada daha zor idare edilir olabilir. Fakat, HIV ile yaşayan bireylere ayrımcılık uygulamak hukuken yasaktır. Gelişmiş ülkelerde kişilerin eğitim almaları, iş bulma ve işlerini sürdürme konusunda destek bulmaları konusunda birçok kaynak vardır. (1*) (1*) Türkiye'de yasalara göre HIV ile yaşayan kişilere ayrımcılık uygulanamasa da, gelişmiş ülkeler seviyesine erişmek için hala uzun bir yol alınması gerekiyor. -- Gerekli temel besin ve mineralleri alın Bizi sağlıklı tutmak için tükettiğimiz besinlerin önemini gözden kaçırmak kolaydır. Ancak iyi beslenme (doğru çeşitte ve doğru miktarda besin alma) beraberinde kilo yönetimi, enerji, daha güçlü bağışıklık sistemi ve (kalp, kemik vb.) doğru organ fonksiyonları bağlamında sağlık için büyük faydalar sağlar. Hatta HIV'in o veya bu şekilde sebep olabileceği diğer sağlık sorunlarının oluşumunu da azaltır. HIV tedavi hizmetleri sunan uzman hekimlerin HIV ile yaşayanlar için farklı beslenme önerileri bulunmakta. Ancak tamamının üzerinde anlaştığı konu; düzenli e sağlıklı beslenme alışkanlıklarının HIV pozitifler için çok önemli olduğu. "Daha fazla ilaç ve/ya da takviye yazmak yerine, beslenme alışkanlıklarını değiştirerek kişinin sağlık problemlerini düzelttiğimizde kendimi mutlu hissediyorum." diye ekliyor Dr. Joanna Eveland. -- Takviye ilaçlar/vitaminler konusunda dikkatli olun Hap formundaki vitamin, mineral veya diğer destekleyicilerin birçok kişinin günlük diyetlerinin önemli bir parçası olarak düşündüğünü söyleyebiliriz. Bu bazı durumlarda doğru da olabilir (örneğin doktorlar tarafından reçetelendirildiğinde veya düzeltilemeyen bazı eksikliklerin tedavisi için). HIV takibi yapan uzman doktorların ve www.kirmizikurdele.org'nin eğilimi ise gelişigüzel, uzmana danışmadan ve görüş almadan kullanılan diyet destek ürünlerinin iyi bir fikir olmadığı ve HIV tedavisi altındayken bunların kullanımının kendileri ile konuşulması gerektiği yönündedir. Kesinlikle doğru vitamin ve destek karışımı sağlıklı bir diyeti tamamlayabilir ve kronik sağlık sorununun yarattığı uzun süreli yan etkiler ile mücadele etmeye yardım edebilir. Fakat önemli olan gerçekten güvenilir destek ürünleri alıp almadığınız ve ödediğiniz paraya değip değmediğidir. Ek olarak, birçok destek ürünü HIV ilaçları ile potansiyel olarak etkileşebilir. İşte bu, onları kullanmanız konusunda doktorlarınıza danışmanızı gerektiren en önemli nedendir. Ve tabi ki, HIV ilaçlarını bırakıp destek ürünleri almak hiç iyi bir fikir değildir. Başarılı bir HIV tedavisi sırasında gerekli besin desteklerini sağlayacak yöntemler bulunur. -- Stresinizi yönetmek için bir şeyler yapmayı deneyin Söylemenin yapmaktan kolay olduğunu biz de biliyoruz. Stres neredeyse hepimiz için günlük bir gerçek ve travma. HIV ile yaşayan kişilerin hayat hikayelerinde ise epey önemli ve belirleyici bir etken. Gerek günlük küçük bir kızgınlık veya çileden çıkaran büyük bir olay olsun, stres sadece moralinizi etkilemekle kalmaz, yaşam kalitenizi de etkiler. Araştırma, örneğin stresin viral yükünüzü ve CD4 sayınızı etkilediği sonucunu ileri sürer (zaten bunlar birbirleri ile ilgili konulardır). Kendi zihinsel sağlığınıza dikkat etmek (endişe, depresyon, travma ve HIV ile yaşayanlarda sıkça rastlanan sorunlar) HIV'i daha iyi yönetmenizi ve daha renkli/sağlıklı bir hayat sürmenizi sağlayabilir. Bu nedenle stresi durdurmak, nelerin strese neden önemli olduğunu ve onun üzerinizdeki olumsuz etkisini azaltmak için pratik önlemler almak önemlidir. Esinlenmek ve destek alabilmek için, endişeyi/kaygı (anksiyete) ile başa çıkmış olan HIV ile yaşayan diğer kişilerin hayat hikayelerini okumak iyi bir yol olabilir. -- Büyük sağlık resmini görün Fırsatçı bir enfeksiyon geliştirerek, "AIDS nedeniyle'' birinin hayatını kaybetmesi gittikçe daha az duyulan bir şey oldu artık. Bunun yerine, HIV ile yaşayan kişiler hasta olduklarında, kanser, kalp problemleri, organ hasarları (karaciğer, böbrek ve kemikler gibi) herkesle aynı veya benzer biçimlerde sağlık sorunları yaşamaktalar. HIV'in diğer sağlık sorunlarına etkisi ile ilgili birçok tartışma hala sürmekte. Ancak hiç şüphe yok ki, düzenli sağlık kontrolleri ve çeşitli belirtilere ilgi göstererek, ek sağlık sorunlarını büyümeden önlemekle kalmaz, problem ortaya çıkınca çabuk ve etkili tedavi olanağı sağlarsınız. -- Herkesten önce kendinizi sevin HIV pozitif olup olmamaktan bağımsız olarak herkes, sevilmeyi ve destek gördüğü bir ilişkiyi hak eder (Konuyla ilgili bir başka #hivbilgisi yazımız olan ‘HIV pozitif partnerinizi desteklemenin beş yolu’ nu buraya tıklayarak okuyabilirsiniz). Tacizkâr, saldırgan ve sağlıklı olmayan ilişkiler kişilerin hayatlar kalitesini düşürürler, ancak bazı ilişkilerin ardından insanlar artık onları kimsenin istemeyeceği korkusuna kapılabilirler. Duygusal ilişki, aile bağları, yakın arkadaş çevresi veya bir destek grubundan gelen saf destek sağlığınız ve kaliteli hayat sürdürebilmeniz için çok çok değerlidir. Ancak bu değer her şeyden önce kendinizi sevmek, sevilmeye ve saygıya değer olduğunuzu bilmekle başlar. Aynı şekilde, nasıl, ne zaman ve kime HIV pozitif olduğunu söyleyeceğini anlamaya çalışmak mayın tarlasında yürümek gibi bir his verebilir ancak bu kendinizde bu gücü bulduğunuzda başlar. (Bu konu hakkındaki ‘HIV tanısını paylaşmak’ başlıklı #hivbilgisi yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.) -- Cinsel yolla bulaşabilen enfeksiyonları (CYBE) önleyin/tedavi ettirin Tabii ki HIV'in kendisi de cinsel yolla bulaşabilen/aktarılabilen virüslerden biridir. Ancak bu, HIV ile yaşayanlar tarafından düşünülmesi gereken konu değil. Belirlenemeyen düzeyde viral yüke sahip olmak, cinsel yolla HIV aktarma riskini sıfıra indirmek demekse de cinsel yolla bulaşabilen virüsleri ve enfeksiyonları edinebilirsiniz Cinsel yolla bulaşabilen/aktarılabilen enfeksiyonları HIV ile yaşayan kişilerde ve özellikle erkeklerle seks yapan erkeklerde -diğer popülasyonlara göre- daha yaygın olarak görülebilir. Bunların çoğu kolaylıkla saptanabilir ve tedavi edilebilir. Aksi halde, teşhis ve tedavi edilmezlerse, bu cinsel yolla bulaşabilen/aktarılabilen enfeksiyonlar ciddi sorunlara yol açabilirler. Örneğin HPV, HIV ile yaşayan kişilerdeki en çok görülen ve kansere yol açabilen bir etkendir. Cinsel yöneliminiz ve pratikleriniz ne/nasıl olursa olsun, HIV ile yaşayan kişiler için cinsel yolla bulaşabilen enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisi ile ilgili büyük miktarlarda bilgi ve öneri bulunmaktadır. -- Alkol ve uyuşturucu madde kullanımını durdurun Günümüzün HIV ilaç tedavisi yaklaşımında (alkol, sigara vb.) bağımlılık ve HIV belli bir ilişki içinde ele alınıyor ve HIV ile yaşayan birinin tercihen hiçbir bağımlılığının olmaması arzu ediliyor. Onları birbirlerinden ayırmak için bir yol bulmak zorunda olmak, belki de HIV ile yaşayan bir kişi için en zor konulardan biridir. HIV ile ilgili bazı (İngilizce) internet sitelerinde, madde kullanan HIV ile yaşayan kişilerin hikayeleri bulunmaktadır (Elbette bu, HIV ile yaşayanların mutlaka madde bağımlısı kişiler olduğu anlamına gelmez). HIV ile yaşayan bir kişinin hayatının süresini kısaltan, yoğun alkol (ve uyuşturucu) kullanımı gibi çok az faktör bulunmaktadır. Bu alışkanlıklar önlendiğinde, kişinin hayatı hızlı ve büyük bir iyileşme gösterir. Tabii doğal olarak ailesinin, arkadaşlarının, yakın çevresinin yani tüm diğer sevdiklerinin de... www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • Bir aktivistin gözünden CROI2024; bilimsel notlar, komünite gözlemleri

    (Bu yazı ilk olarak Klinik Plus Dergisi'nin 7. Sayısında yayınlanmıştır.) HIV alanının en saygın ve bilimsel seviyesi en yüksek konferanslarından biri olarak bilinen ve ajandasında sunulan araştırmalar konferanstan sonra da uzun süre tartışılan Retrovirüsler ve Fırsatçı Enfeksiyonlar Konferansı (*CROI) bu yıl 3-6 Mart tarihleri arasında ABD’nin Denver eyaletinde gerçekleşti. Bu önemli konferansı komünite temsilcisi olarak yerinde takip eden Aktivist Arda Karapınar, CROI2024 notlarını www.kirmizikurdele.org ve Klinik Plus için derledi. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi  #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayım tarihi: Mart 7, 2024 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. HIV’in sadece sosyal değil bilimsel boyutuyla ve araştırmalarla da yakından ilgilenen bir aktivist olarak CROI’nin bu alanın en özel ve önemli konferansı olduğunu düşünüyorum. Daha önceki edisyonlarını yoğunluk, hastalık vb. sebeplerle çevrimiçi olarak takip edebildiğim CROI’yi bu sene uluslararası HIV topluluğunun bir parçası ve komünite temsilcisi olarak yerinde izleme şansına sahip oldum. Her ne kadar CROI yukarıda bahsettiğim gibi alanın en özel ve önemli konferansı olsa da komünite katılımının ve görünürlüğünün düşük olması ile de eleştirilen bir konferanstı. Ancak bu yılki komünite görünürlüğünün ve komünite temsilcilerinin konferansa anlamlı katkılarının bu durumu değiştirdiğini ve önümüzdeki yıllarda daha da yoğun ve anlamlı bir komünite katılımına kapı açtığına dair yorumların şimdiden duyulmaya başladığını, konferansa komünite temsilcisi sıfatıyla katılmış birisi olarak gururla paylaşmak isterim. O yüzden dört güne yayılan oldukça zengin programdan notlarıma birkaç kısa komünite notu da ekledim ancak önce *kısa kısa **bilimsel notlar. (*Aktardığım kısa notlarda teknik bir hata ya da yanlış aktarım olduğunu düşünüyorsanız, ilgili poster ve özetleri lütfen detaylı olarak inceleyiniz. **Çalışmalarla ilgili detaylar içeren bağlantılara altı çizili cümlelere tıklayarak erişebilirsiniz.) -212 numaralı özet; Virolojik baskı bir kez sağlandıktan sonra, uzun etkili enjekte edilebilir Cabotegravir ve Rilpivirin (CAB-RPV), ilaç tedavisine uyum ve bağlılıkla mücadele edenlerde oral antiretroviral tedaviden (ART) daha üstün. Çalışma randomize bir çalışma ve klinik çalışmalara nadiren dahil edilen bir popülasyonu içerdiği için dikkate değer. -CARES çalışması; Her 2 ayda bir enjekte edilen CAB-RPV, oral ART'ye kıyasla noninferior bulundu.. Güney Afrika, Uganda ve Kenya'da yürütülen çalışma, bu tedavinin seyrek (24 ayda bir) viral yük takibiyle ve daha da dikkat çekici olarak, başlangıç örneklerinde yapılan proviral genotiplerde NNRTI ve INSTI mutasyonu barındıran kişilerde bile yüksek oranda etkili olacağını gösterdi. Ancak, sunum sonrasında bu rejimi bilinen direnci olan insanlara yine de önermeyeceğini söyleyen uzman yorumları da paylaşıldı. -Haftada bir kez Lenacapavir ve Izlatravir etkili mi? Haftada bir kez kullanılacak oral Lenacapavir ve Izlatravir virolojik baskılamayı sürdürüyor. Haftalık Izlatravir dozu 2 mg ve total lenfosit veya CD4 hücre sayısını düşürmüyor. Bu, etkinliği kanıtlanmış ilk haftada bir oral ART rejimidir ve faz 3 çalışmaları planlanıyor. Detaylar için tıklayın. -641 numaralı poster; Haiti'de yapılan bir çalışmada, güçlendirilmiş PI içeren bir rejimde olan kişilerin BIC/FTC/TAF'a geçirilmesinin etkili olduğu sonucuna varıldı. Bu kişilerin yüksek oranda NRTI direncine sahip olduğu bilinmekteydi; dolayısıyla bu durum, bu direnç hakkında bilgi sahibi olunmasa bile virolojik baskılamanın sürdürülmesinde güçlendirilmiş PI'den ikinci nesil integraz geçişinin güvenli olduğunu gösteren 2SD çalışmasının sonuçlarını destekliyor. -714 numaralı özet; HIV ve HCV tedavisinin eşzamanlı olarak başlatılması oldukça etkili. Kullanılan rejimler HIV ve HCV için sırasıyla BIC/FTC/TAF ve SOF/VEL.. Çalışmaya dahil olan 128 kişinin (52'si HIV ilaç tedavisi almayan) tamamında HIV viral baskılanması sağlanmış ve %98,4'ünde (126/128) sürekli virolojik yanıt (SVR) 24 değerlendirmesine göre HCV iyileşmesi görülmüş. HIV ve HCV tedavisinde erişilen bu seviye gerçekten etkileyici. -154 numaralı özet; HIV ile yaşayan veteranlara yapılan bir çalışmada, HIV negatif kontrol grubuna kıyasla, HIV pozitif erkeklerde prostat kanseri daha geç bir aşamada teşhis edildi. Bu bulgu özellikle ilgi çekici, çünkü prostat kanseri HIV pozitiflerde tarihsel olarak daha yüksek insidansa sahip olduğu gözlemlenmeyen birkaç kanserden biri ve bu sonuç hala tartışılabilir olsa da, prostat kanseri riski yüksek olan erkeklerde önerilen bir taramanın hala tam olarak uygulanamadığına ilişkin bir boşluğun işaret ediyor. -155 numaralı özet; HIV’in komplikasyonları ile mücadele başlıklı oturumda sunulan bu özet menopoz sırasında integraz bazlı bir rejime geçen HIV pozitif kadınların, bel çevresi ve vücut-kitle indeksinde erken hızlanan artışlar yaşadığını gösterdi. Karşılaştırma grupları, rejim değiştirmeyen HIV pozitif kadınları ve HIV negatif kadınları içeriyordu ve hiçbiri bu değişiklikleri yaşamadı. -184 numaralı özet; Yaşam Boyu HIV: Hamileler, Bebekler, Çocuklar ve Ergenler başlıklı oturumda sunulan HIV bu çalışma CROI2024’ün en ses getiren, medya yansıması en yoğun olan çalışmalarından biriydi. Çalışmaya göre HIV geçişi in utero (rahimde) olan altı çocuktan üçünde HIV ilaç tedavisi kesildikten sonra viral rebound görülmedi. Tüm anneler gebelik sırasında ART aldılar ve bebekler doğumdan sonraki iki gün içinde tedaviye başladılar. İlaç tedavileri ortalama beş yaşında kesildi ve remisyon süresi 48, 52 ve 64 hafta olarak bildirildi. Çalışma HIV ilaç tedavisine çok erken başlanan yenidoğanlarda HIV-1 rezervuarlarının oluşumunun sınırlanarak ART'siz remisyonun potansiyel olarak mümkün olabileceğini göstermesi açısından önemli ve değerli. Klinik Plus için yaptığım bu derlemeyi kısa tutabilmek adına CROI2024’te sunulan araştırmalardan notları burada noktalıyorum. Buradaki çok kısa notlar bu zengin konferansı layıkıyla özetlemeye elbette yetmez. Bu yüzden, daha fazla araştırma ve bilgi için konferans web-sitesinin incelenmesini, konferans boyunca ve sonrasında paylaşımlar yapan AIDSmap, I-Base gibi web-sitelerinin sık sık ziyaret edilmesini öneririm. Yazıyı giriş paragrafında bahsettiğim gibi komünite ve savunuculuk perspektifinden paylaşmak istediğim notlarla bitirmek istiyorum; 1. Hayatın tüm alanında olduğu gibi HIV araştırmalarında da çeşitlilik ve kapsayıcılık önemli. Klinik araştırmaların çok farklı özellikler sunan ülke ve bölgelerden, yaştan ve cinsiyetten katılımcıları kapsaması kritik önem taşıyor. CROI2024 bu çeşitliliği sunan araştırmaların daha kapsamlı ve dikkat çekici sonuçlar sunduğunu kanıtlayan bir konferans oldu. 2. HIV kesin tedavisi herkese uyan, tek bir ölçünün tüm bedenlere uyduğu tek bir strateji getirmeyecek. Sunulan çalışmalar ve o çalışmalar etrafında yapılan tartışmalar bunu net bir biçimde gösteriyor. Bu bağlamda, şu anda devam eden klinik araştırmalarda izlenen kombinasyon stratejilerinin yanı sıra temel bilim keşiflerinin ürettiği gelecek stratejilerini öğrenmek, anlamak ve onu olası bir HIV kesin tedavisine şimdiden adapte etmek önemlidir. 3. Araştırmacıların güvenilir, herkesin erişebileceği bir maliyetle sunulan, farklı imkân ve koşulları olan bölgelere kolayca adapte edilebilir bir kesin tedavi bulabilmesi için cevaplanması gereken çok temel sorular var hala. Bu yüzden alanda çalışan sadece bazı aktivistler/savunucular değil tüm savunucular bilimi çok yakından takip etmeli, anlayabilmeli, yorumlayabilmeli ve HIV alanındaki fon sağlayıcıları yatırım yapmaya devam etmeye, güncel #hivbilgisi’ni herkesin kolay anlayabileceği bir dille aktarmaya gönüllü olmalı ve komüniteyi gelecekteki klinik araştırmalara hazırlanmaya ve katılmaya teşvik edebilmeli. Dünya çapındaki tüm HIV tedavisi çalışmalarını ve HIV bilimini yakından takip etmeye ve kayda değer tüm gelişmeleri Türkiye HIV topluluğuyla paylaşmaya devam edeceğim. Takipte kalın. www.kirmizikurdele.org  herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • Klinik Plus Dergisinin 7. Sayısı yayında

    HIV Enfeksiyonu Derneği'nin "HIV enfeksiyonuna aktüel yaklaşım" sloganıyla hekimlere ve sağlık profesyonellerine yönelik olarak bilimsel, sanatsal ve güncel içeriklerle ''hem sağlığın tüm alanlarından uzmanlara HIV enfeksiyonuna yönelik güncel ve aktüel bilgileri ulaştırmak, hem de HIV’in üzerindeki negatif ve belirli bir toplum grubuna aitlik algısını yıkarak, HIV’i normalleştirmek'' hedefiyle hazırladığı ve Klinik Plus Dergisi'nin 7. sayısı yayında. Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı kirmizikurdele.org ilk 6 sayıda olduğu gibi 7. sayıya da #hivbilgisi içerikleri ile katkı sunuyor. www.kirmizikurdele.org Herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayın tarihi: Nisan 7, 2024 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Editörlüğünü HIV Enfeksiyonu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak'ın yaptığı, bu sayısıyla üçüncü yılına giren dergide, -Av. Fırat Can Güngör, Özel Sağlık Kuruluşlarında HIV ile İlişkili Tedavi Reddi, -Psk. Burak Okci, HIV ile İlişkili Cinsel İşlev Bozuklukları, -Aktivist, Glasgow 2024 Bilim Kurulu Üyesi Arda Karapınar, Bir Aktivist Gözünden CROI2024 Konferansı, -Uzman Diyetisyen Hilal Doğan Güney, Lipid Profili Düzensizliklerinde Yaşam Kalitesini Arttırmanın Yolları -Aktivist Yağmur Şenoğuz, Yeni Bir Yaşam Hikayesi -Aktivist, Akademisyen Kağan Çavuşoğlu, HIV Enfeksiyonu Bağlamında Özel Sağlık Kuruluşları yazılarının yanı sıra HIV Enfeksiyonu Derneği Etkinlikleri, CROI2024 Önemli Başlıklar ve Konferans Özeti Film Eleştirisi: Sınırsızlar Kulübü (Dallas Buyers Club), Film Eleştirisi: Bohemian Rhapsody başlıklı editöryal içerikler yer alıyor. Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul olarak, Türkiye'de bir ilk olan ve alandaki önemli bir eksikliği dolduran Klinik Plus dergisine #hivbilgisi içeriği sağlamaya gelecek sayılarda da devam edeceğiz. Klinik Plus Dergisinin 7. ve tüm sayılarını buraya ya da yukarıdaki görsele tıklayarak okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV negatif kalmak için üç tavsiye

    Aklınızda bir dolu şüphe ile HIV testi yaptırdınız ve sonuç negatif geldi. Bu sonuç ister tedbirli, ister şanslı olmanıza bağlı olsun, hissettiğiniz rahatlamayı tahmin etmek zor değil. Ancak asıl iş bundan sonra başlıyor; HIV negatif kalmaya devam edebilmek... #hivhakkindahersey sloganıyla herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org olarak bu #hivbilgisi yazımızda nasıl HIV negatif kalabileceğinize dair üç tavsiye veriyoruz. Detaylar #hivbilgisi yazımızda. www.kirmizikurdele.org Herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü B. Güncelleme tarihi: Mart, 2024 Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Aklınızda bir dolu şüphe ile HIV testi yaptırdınız ve sonuç negatif geldi. Bu sonuç ister tedbirli ister şanslı olmanıza bağlı olsun, hissettiğiniz rahatlamayı tahmin etmek zor değil. Ancak asıl iş bundan sonra başlıyor; HIV negatif kalmaya devam edebilmek! İşte tam da bu noktada araya girip, çok önemli bir şeyi hatırlatmak zorunda hissediyoruz; HIV statünüzü negatifte tutma isteği, bir temenni olmaktan öte bir karar alıp onu uygulamayı yani kalıcı davranış değişikliklerini gerektirir. Güzel olan şu ki; bu o kadar da zor bir süreç değil. İşin püf noktası şu; zihninizdeki konfor bölgenizden biraz olsun uzaklaşıp, cinsel davranışlarınızı gözden geçirmek. Bunu çok değil sadece bir kez yaparsanız, güvenli cinsel davranışlar ve kendi davranışlarınız arasında paralellik kurmanız ve yukarıda bahsettiğimiz o kalıcı davranış değişikliğini sağlamanız oldukça kolaylaşır. #hivhakkindahersey sloganıyla herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org olarak bu #hivbilgisi yazımızda nasıl HIV negatif kalabileceğinize dair üç tavsiye veriyoruz. Yazıyı yararlı bulursanız doğru #hivbilgisi'nin yaygınlaşması ve daha fazla insana ulaşarak HIV'e ilişkin ayrımcılık ve damgalamanın azaltılması çalışmalarına destek olmak için lütfen paylaşın. Her fırsatta tekrarladığımız gibi en etkili korunma yöntemi bilgidir! - Korkuya değil bilgiye odaklanın Bir şeyden korktuğunuzda onunla yüzleşme şansınızı da ortadan kaldırır, onu yeteri kadar önemsememe ve üzerini örtme eğiliminde olursunuz. HIV ile ilgili güncel tartışmalara kulak kabartıyorsanız, korunma yöntemleri hakkında bilginiz varsa ve o bilgileri ciddiye alıyorsanız yani HIV konusunda kendinizi eğitiyorsanız korkmanıza hiiç gerek yok. HIV’den korunmak konusunda uyanık kalır ve gözlerinizi açık tutarsanız, yaşadığınız hiçbir deneyim, ne ertesi gün ne de daha sonrasında endişe ve korku yaratamayacaktır. En etkili korunma yöntemi, en etkili tedbir bilgidir! - Kendinize ve başkalarına karşı dürüst davranın Cinsel hayata ilişkin alışkanlıkların değiştiği günümüzde davranış alışkanlıklarınız ve HIV statünüz hakkında dürüst davranmak genele göre daha iyi bir tavır olabilir. Bugünlerde insanların sıklıkla yalan söylediği iki konu var. Güncel HIV statüsü/durumu; Herhangi bir zamanda şüpheli bir temasta bulunduysanız ve bu şüpheli temastan sonra test yaptırmadıysanız, HIV negatif olduğunuz konusunda çok emin konuşmanız bir başkasını kolayca riske atmak anlamına gelebilir. HIV pozitif olup olmadığını yani HIV statüsünü bilmeyen ve/ya da HIV ilaç tedavisi almayan insanların veni HIV olgularının oluşmasında önemli bir rol üstlendiği pek çok kaynakça doğrulanmış bir gerçektir. Kondom kullanımı hakkında gerçekçi olmak; Belki de son cinsel ilişkinizde o veya bu şekilde kondom kullanmadınız. Kullanmak istemediniz ya da unuttunuz ya da her neyse. Sonuç olarak kondom kullanmadıysanız sebebin pek önemi olmayabilir. Önemli olan bu davranışı tekrarlamamak için neye ihtiyaç duyduğunuzu bulmaktır. Öyle davranmanıza sebep olan noktaya ulaşmadan, kendi kendinize vereceğiniz "bundan sonra daima kondom kullanacağım" sözü her zaman çalışmayabilir. Eğer kondom kullanımınız genel olarak düzensizse davranış değişikliği için destek istemek iyi bir fikirdir. Şüpheli temastan sonraki riskleri minimuma indirmek için PeP/TSP* ve PrEP/TÖP** tedavileri ile ilgili olarak bir enfeksiyon uzmanından ya da kapsamlı #onlinehivdanismanligi servisimiz aracılığıyla Kırmızı Kurdele İstanbul’dan bilgi talep edebilirsiniz. *PeP/TSP; Şüpheli temastan sonra en geç 72 saat içinde başlanacak bir tedavi kürü HIV ile enfekte olunmasını çok büyük oranda engelleyebilir. İlgili #hivbilgisi okuma önerisi; www.kirmizikurdele.org/pep **PrEP/TÖP özellikle de daha yüksek HIV riski altında olan/olduğuna inanan bireyler için önerilen bir önleyici tedavidir. Türkiye'de yasal zemini henüz tam olarak oluşmayan bu yeni yaklaşım bazı Avrupa ülkelerinde ücretsiz olarak reçete edilebiliyor ve hayli güncel bir konu olarak tartışılmaya devam ediyor. İlgili #hivbilgisi okuma önerisi; www.kirmizikurdele.org/prep - HIV riskleri hakkında gerçekçi bir yaklaşım geliştirin Ortalama bir tahmine göre her on eşcinsel erkekten birinin HIV pozitif olduğu varsayılıyor. Bu, eğer gay, biseksüel ya da MSM (man sex with man – erkeklerle sex yapan erkekler) bir bireyseniz HIV pozitif bir bireyle tanışma-karşılaşma olasılığınızın daha yüksek olduğunu ifade eder. Yani önemsemezseniz, daha çok risk altında olacaksınız. Pek çok HIV pozitif toplumsal ön yargılar ve bu ön yargıların doğurabileceği aşırı tepkilerden korktukları için HIV statülerini yakın arkadaşları hatta ailelerine bile söyleyemezler. Bu yüzden, kendinizi HIV konusunun dışında tutmak için bugüne kadar hiç HIV pozitif bir insan görmemiş olduğunuzu söyleyerek ya da HIV olgusuna ilişkin ön yargıları destekleyecek söylemler benimseyerek, hiç farkında olmadan pek çok insanın hayatını olumsuz biçimlerde etkileyebilirsiniz. HIV herkesin hayatını etkileyebilir, herkes HIV pozitif olabilir. Bu yüzden peşin hükümlerden uzak bir ilgiyle HIV gerçeğini ciddiye almak hem kendinizi negatifte tutmanıza hem de başkalarının hayatını olumsuz biçimlerde etkilememenizi sağlayacaktır. Böyle davranırsanız HIV negatif kalma olasılığınız her zamankinden daha yüksek olacak ve daima öyle kalacaktır. www.kirmizikurdele.org Herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • Bilim insanları iddialı; "HIV'i hücrelerden tamamen ayıklayabiliriz!"

    Geçtiğimiz günlerde BBC, Independent, SkyNews gibi medya kanallarına da düşen yeni bir haber, HIV kesin tedavisi araştırmalarına yeni bir heyecan getirdi. Habere göre bilim insanları, Nobel ödüllü gen düzenleme teknolojisi *CRISPR kullanarak hücrelerdeki HIV'i başarıyla elimine ettiklerini (yani hücreyi HIV'den arındırdıklarını) açıkladılar. Peki bu tam olarak ne demek? Bu ve benzeri tüm haberlerden ne anlamamız gerekiyor? Gönüllümüz ve düzenli #hivbilgisi yazılarıyla tanıdığınız tedavi aktivisti Arda Karapınar herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org için yazdı. Güncel ve doğru #hivbilgisi'nin daha fazla insana için lütfen paylaşmanızı özellikle rica ederek, iyi okumalar diliyoruz. www.kirmizikurdele.org Herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Arda Karapınar, HIV Glasgow 2024 Bilim Kurulu Üyesi Yayım tarihi: Mart 22, 2024 Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. (*CRISPR: Bilim insanlarının, canlıların DNA’larında hedefli ve hassas değişiklikler yapmasına imkân sağlayan bir gen düzenleme yöntemi. Clustered Regularly Interspaced Short Palindromic Repeats. Türkçesi: Düzenli Aralıklarla Bölünmüş Palindromik Tekrar Kümeleri. Detaylı bilgi için tıklayın) Evet, Amsterdam Üniversitesi'nden gelen haberler heyecan verici, ancak ben yazıya yine de en sonda söylenecek şeyi en başta söyleyerek girmek istiyorum; ilgili çalışmanın ilk bulgularının şimdilik sadece çok çok kısa bir özetini sunan Amsterdam Üniversitesi ekibi, çalışmalarının yalnızca "kavramsal bir kanıt" olduğunu ve yakın zamanda HIV için bir tedavi seçeneği olmayacağını vurguluyor, ki bu vurgunun konuyu iyi anlamak ve gelecek beklentilerimizi şekillendirmek açısından çok önemli olduğunu söyleyerek ben de tekrarlıyorum. Bu önemli detaydan sonra gelelim asıl konuya ve sorulara; Peki bu çalışma tam olarak ne demek? Bu haberden ne anlamamız gerekiyor? Aslında bu haber, detayları henüz sunulmamış ve Nisan 2024'ün sonunda gerçekleşecek olan ESCMID (Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği) Konferansında sunulacak olan bir araştırmanın çok çok kısa bir özetine dayanıyor. Yani aslında çalışmanın ne içerdiğini henüz bilmiyoruz. Elimizde sadece bir başlık var; Bilim insanları HIV'i hücrelerden kesebileceklerini söylüyorlar. .: Konu hakkında yazdığım “Gen editleme teknolojisi HIV'e çözüm olabilir mi?” başlıklı bir başka #hivbilgisi yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz :. Tedavi araştırmalarına, doğal olarak en büyük ilgiyi gösteren insanlar olan HIV ile yaşayanlar, bu tip tık tuzağı başlıklara ve spekülasyonlara sık sık maruz kalıyorlar. Bu haberlere konu olan araştırmaya ilişkin konferans sunumunun Nisan sonuna kadar yapılmayacağı düşünüldüğünde ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Yani bir haber var ama merak edip sorana verecek daha detaylı bir cevap -henüz- yok. O yüzden ben bu #hivbilgisi yazısında Nobel ödüllü CRISPR teknolojisi kullanılarak yapılan HIV kesin tedavisi çalışmaları hakkında biraz arka plan bilgisi verip, konu hakkında bundan sonra çıkacak tüm haberlere nasıl bakmanız gerektiğine dair bir perspektif edinmenize katkı sunmayı umacağım. .: Konu hakkında yazdığım “Gen terapisi, HIV kesin tedavisi yolunda umut veriyor” başlıklı bir başka #hivbilgisi yazısını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz :. Günümüzdeki HIV kesin tedavisi araştırmalarında önde gelen yaklaşımlardan birisi de, halihazırda HIV ilaç tedavisi (ART) gören kişilerde HIV rezervuarını oluşturan enfekte hücrelerde virüsün genetik kodunu çıkarmak veya devre dışı bırakmak için CRISPR/Cas kullanmak. İşte bu çalışmada da, genetik kodu göreceli bir hassasiyetle düzenleme potansiyeli nedeniyle heyecan ve ilgi uyandıran bir araç olan CRISPR/Cas sistemi deneniyor. Bu yöntem sadece HIV'de denenmiyor elbette. Yöntemin yakın zamanda orak hücre hastalığı ve beta talasemi tedavisi ile bazı çalışmalarda da umut vaat ettiği ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylandığı bildirildi. Yani HIV perspektifinden bakıldığında, umutlu olmak için gerçekçi sebeplerimiz var. Ancak gerçekçiliği de elden bırakmayalım. Mesela, Nottingham Üniversitesi'nde kök hücre ve gen terapisi teknolojileri doçenti olan Dr. James Dixon şöyle söylüyor; "Bu hücre deneylerindeki sonuçların gelecekteki bir tedavi için tüm vücutta gerçekleşebileceğini göstermek için çok daha fazla çalışma yapılması gerekecek. Bunun tüm HIV pozitifler üzerinde etkili olabilmesi için çok daha fazla geliştirme yapılması gerekecek." Dr. Dixon'un yerinde hatırlatmalarına ben de şunları ekleyeyim; HIV kesin tedavisi çalışmalarında CRISPR gen düzenlemesi denemeleri umut verirken, yöntemin güvenliği konusunda endişeler de haklı olarak devam ediyor. ABD'de devam etmekte olan bir faz 1 denemesinden elde edilecek ilk geniş çaplı sonuçlar -bu yılın sonlarında bekleniyor- laboratuvar bilimini uygulanabilir terapötik adaylara dönüştürme potansiyeline önemli ölçüde ışık tutacak. Yani elimizdeki kısıtlı bilgilere anlamlı bir ekleme yapabileceğimiz en erken tarh 2024 yılı sonu. Yazıya konu olan haberlere geri dönersek; ESCMID Konferansı'nın basın bülteni ve ona dayanarak yapılan haberler Amsterdam Üniversitesi'nde CRISPR/Cas'ın HIV'i hücreden tamamen kesme potansiyelini araştıran araştırmacıların çalışmaları hakkında. Basın bülteninde adı geçen Dr. Elene Herrera-Carrillo ve meslektaşları, CRISPR/Cas12a adı verilen bir varyantın kullanımının "hücre kültüründeki tüm bulaşıcı HIV'in yok olmasına" yol açtığını daha önce de bildirmişlerdi ancak yeni basın açıklamasının manşet oluşturan "hücre kültüründeki HIV'in tamamen ortadan kaldırılabileceği" iddiasının daha önceki duyurudan anlamlı bir şekilde farklı olup olmadığını -yukarıda da bahsettiğim gibi- henüz bilmiyoruz. Bunun için Nisan sonuna kadar beklememiz gerekecek. Ben gerçekçi beklentiler içinde olmak gerektiği konusundaki hatırlatmalarımdan vazgeçmeyecek olsam da HIV kesin tedavi araştırmalarından umutluyum. Önümüzdeki özellikle on yılın bu konuda önemli gelişmelere gebe olacağını düşünüyorum (bu cümleden HIV kesin tedavisi önümüzdeki on yılda mutlaka bulunur anlamı çıkarmamanızı rica ediyorum). Bu bağlamda bu çalışmanın ilk laboratuvar sonuçları detaylı olarak sunulup henüz başlamamış olan hayvan modeli çalışmalarına başlandığında benzeri pek çok çalışma için cesaret ve HIV kesin tedavisi bekleyenler için umut verici olacağına inanıyorum. Ancak tekrar tekrar vurgulanması gereken şeyleri bıkmadan usanmadan tekrar etmeyi de görev sayıyorum; ister CRISPR ister bir başka yöntem ile olsun HIV kesin tedavisi bugün bulunsa, bu tedavinin tüm HIV pozitiflere ulaşması en az birkaç yıl alacaktır. Bunun kanıtı ise şu; Dünya genelinde HIV ile yaşayanların en az beşte birinin Türkiye'de ve pek çok ülkede kolayca ve ücretsiz biçimde erişilen HIV tedavisi ilaçlarına erişimi yok. İnsanları tedaviye eriştirmek düşünüldüğü kadar kolay olsaydı, bugün dünyada HIV tedavisi ilaçlarına erişememiş tek bir kişi bile olmazdı. Bu bağlamda, bu benzeri tüm çalışmalardan gelen tüm verilere sağduyulu ve temkinli yaklaşmanın, erken ve gereksiz heyecanlara kapılmaktan daha doğru ve gerekli olduğunun ve devam eden ve HIV'i başarıyla baskılayarak bulaş engelleyen (Bkz: Belirlenemeyen = Bulaştırmayan, #BesittirB) mevcut HIV ilaç tedavilerinin aksatılmadan kullanılmaya devam edilmesi gerektiğinin altını da özellikle çizmek isterim. Dünya çapındaki tüm HIV tedavisi çalışmalarını ve HIV bilimini yakından takip etmeye ve kayda değer tüm gelişmeleri Türkiye HIV topluluğuyla paylaşmaya devam edeceğim. Takipte kalın. www.kirmizikurdele.org  herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV ilaç tedavisinin geleceğinde yeni bir alternatif; haftada bir kullanılacak tabletler mi geliyor?

    2-6 Mart tarihlerinde ABD'nin Denver eyaletinde düzenlenen, HIV alanının en ciddi ve bilimsel seviyesi en yüksek konferansı olan CROI2024'te HIV tedavisinin geleceğine ilişkin çalışmalar sunuldu. Onlardan ve en ilginçlerinden biri olan haftada bir kullanılacak tabletler hakkındaki #hivbilgisi yazımızı aşağıda okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org  herkes için #hivbilgisi  #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayım tarihi: Mart 7, 2024 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. *Haftada bir kez kullanılacak biçimde tasarlanan tablet formundaki iki HIV tedavisi ilacına ilişkin çalışmalardan elde edilen ilk veriler ABD'nin Denver'da eyaletinde düzenlenen Retrovirüsler ve Fırsatçı Enfeksiyonlar Konferansı'nda (CROI 2024) paylaşıldı. Bunlardan bir tanesi MK-8527 adıyla anılan ilaç. Henüz Faz 1 aşamasında olan bu ilaç ilk etapta henüz HIV ilaç tedavisine başlamamış 34 kişi üzerinde ve farklı dozlarda denenmiş ve haftada bir kez kullanımda vücutta yeterli yoğunluğu sağladığı ve HIV'i düzenli olarak baskılamada etkili olduğu görülmüş ki bu oldukça iyi bir haber. Bir diğer iyi haber ise kolesterol, karaciğer enzimleri veya böbrek fonksiyonu gibi konulara ilişkin laboratuvar testlerinde MK-8527'e bağlı herhangi bir değişikliğin gözlenmemiş olması. Özetle; bu çalışma henüz çok erken aşamada olsa da umut veriyor. Haftada bir kez kullanılacak tablet formundaki iki HIV tedavisi ilacına ilişkin çalışmalardan diğeri ise GS-1720. MK-8527 gibi Faz 1 aşamasında olan ilaca ilişkin çalışma, 450 mg'lık tek bir dozdan sonra ilaç konsantrasyonunun yarıya düşmesinin ortalama 9,4 gün sürdüğünü ve haftada bir tablet kullanımını desteklediğini ortaya koyuyor. GS-1720'nin ilk tabletin kullanılmasını takip eden on birinci günden itibaren vücuttaki HIV'i kontrol altına alarak, virüs yükünü baskılamaya başladığını ve tıpkı MK-8527 gibi onda da ciddi bir yan etkinin gözlemlenmediğini de ekleyelim. - Değerlendirme - Ajandası HIV kesin tedavisine ve uzun süre etkili enjekte edilebilir ilaçlara ilişkin çok sayıda çalışma ile dolu olan CROI2024'te, tüm bu çalışmalara ek olarak haftada bir kez kullanılacak tablet formundaki çalışmaların da yer bulması, HIV ilaç tedavisinin bir sonraki kuşağında nasıl alternatiflerle karşılaşabileceğimizi ve ilaç endüstrisinin yönelmeyi tercih edeceği istikamete dair işaretler vermesi açısından bence önemli. Bir yandan kesin tedavi çalışmaları devam eder, bir yandan da uzun süre etkili enjekte edilebilir ilaçlar yavaş yavaş kullanılmaya başlarken, tablet formunda ilaçların da günlük yerine haftalık olarak kullanılabilecek olması ihtimali, farklı tedavi alternatiflerine sahip olmak isteyenler için önemli olduğu kadar, bilimsel ilerleme açısından da değerli. Bir başka konuyu merak edenler için ise kısa bir cevap; kesin tedavi çalışmalarında henüz sona yaklaşmış değiliz ancak her yıl bir öncekine göre daha umutlu oluyoruz, çünkü bu alandaki çalışmaların sayısı ciddi ölçüde artıyor. Uzun süre etkili enjekte edilebilir ilaçların Türkiye'de kullanımına ilişkin güncel durumu merak edenler olduğunu da biliyorum. Henüz sadece 3-4 ülkede kullanılabilen bu yeni ilaçların Türkiye'de yakın zamanda kullanılmaya başlanması beklenmiyor. Bildiğiniz gibi bu konu hem ilgili firmaların ruhsat ve geri ödeme başvurusu aşamalarını başarıyla tamamlaması hem de devletin ilgili birimlerinin ruhsat ve geri ödeme, yani ilaç ücretlerini sistemden ödemeyi kabul etmesi ile alakalı. Yazıyı bitirirken HIV'in kesin tedavisi hedefinde yolun uzun olduğunu ve kat edilmesi gereken bir hayli mesafe olduğunu bir kez daha vurgulamam gerekir. Bu bağlamda, bu benzeri tüm çalışmalardan gelen tüm verilere sağduyulu ve temkinli yaklaşmanın, erken ve gereksiz heyecanlara kapılmaktan daha doğru ve gerekli olduğunun ve devam eden ve HIV'i başarıyla baskılayarak bulaş engelleyen (Bkz: Belirlenemeyen = Bulaştırmayan, #BesittirB) mevcut HIV ilaç tedavilerinin aksatılmadan kullanılmaya devam edilmesi gerektiğinin altını da özellikle çizmek isterim. Dünya çapındaki tüm HIV tedavisi çalışmalarını ve HIV bilimini yakından takip etmeye ve kayda değer tüm gelişmeleri Türkiye HIV topluluğuyla paylaşmaya devam edeceğim. Takipte kalın. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey (*Yeni ilaçların araştırma ve test aşamalarını tamamlaması en az bir kaç yıl sürebilmektedir. Dolayısıyla CROI2024'te çalışmalarından ilk bilgiler paylaşılan bu ilaçların HIV ilaç tedavisi modellerini çok yakın tarihte değiştirmesi pek olası değil. Ancak bu çalışmalar HIV ilaç tedavisinin bir sonraki kuşağında nasıl alternatiflerle karşılaşabileceğimizi ve ilaç endüstrisinin yönelmeyi tercih edeceği istikamete dair işaretler vermesi açısından önemli.)

  • HIV ve oruç. Oruç HIV pozitifler için riskli mi?

    Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org'den, kendisi de HIV pozitif olan, oruç tutan ve oruç tutan HIV pozitiflerle çalışma deneyimi yüksek olan bir hekimin görüşleriyle zenginleştirilmiş bir #hivbilgisi yazısı. www.kirmizikurdele.org   herkes için #hivbilgisi  #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü B. Güncelleme tarihi: Mart 6, 2024 Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Her biri ilgiyle okunan #hivbilgisi yazılarımızda bu kez gündeme uygun bir konuyu ele alıyoruz. HIV'e ilişkin çok çeşitli konu başlıklarında her ay yüzlerle ifade edilen oranda soru alan #onlinehivdanismanligi servisimize, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla en çok iletilenlerden biri olan 'HIV pozitifler oruç tutabilir mi?' sorusunu kısa ve sıradan bir yanıtla geçiştirmek yerine, konuya ilişkin kaynakları, bilimsel çalışmaları inceleyerek ve uzmanından görüş alarak her zaman başvuru kaynağı olacak bir #hivbilgisi yazısı hazırladık. Kendisi de HIV pozitif olan, oruç tutan ve düzenli olarak oruç tutan HIV pozitif bireylerle çalışma deneyimi yüksek olan Dr. Stephen Watiti'nin de görüşlerine başvurarak zenginleştirdiğimiz 'HIV pozitifler oruç tutabilir mi?' başlıklı #hivbilgisi yazımızı konuya ilişkin yararlı bir başvuru kaynağı olması umuduyla paylaşıyoruz. -Oruç HIV pozitifler için riskli mi? HIV pozitifler oruç tutabilir mi? Konunun uzmanları bu önemli soruya doğrudan evet ya da hayır diye cevap vermek yerine kişinin tedavi geçmişi, tedavi uyumu, genel sağlığı, beslenme düzeni gibi pek çok şeyi dikkate alarak, yani kişiye göre cevap veriyor. Bizim cevabımıza gelirsek; detaylı yanıtı vermeden önce söylenmesi gereken en gerekli şeyi kısa yoldan söyleyerek başlayalım; sağlığınızı doğrudan etkileyebilecek bu kararı asla tek başınıza vermemelisiniz. Oruç konusunda doğru karar vermenize yardımcı olacak en doğru kişi, HIV tedavinizi sürdürmekte olan doktorunuzdur. Çünkü HIV tanınızı ne zaman aldığınızı, virüs yükü (viral yük, viral load) ve CD4 hücresi sayımlarınızın güncel durumunu ve genel sağlık durumunuzu en iyi bilen kişi doktorunuzdur. Bu bilgiler ve doktorunuzun görüşleri, oruç konusunda doğru adımlar atmanızı sağlayacak en önemli faktörlerdir. Dolayısıyla bu kararı hekiminizle birlikte almanız çok önemlidir. Bu kısa girişten sonra, cevabı biraz detaylandıralım; Özellikle ilaç tedavisinin başlarında olanlar yani henüz kısa sayılabilecek bir süredir HIV ilaç tedavisi (ART) uygulayanlar oruç kararı konusunda çok da hızlı olmamalı bizce. Çünkü vücudun hala HIV şokunu atlatmaya ve tedaviye uyum sağlamaya çalıştığını rahatlıkla var sayabiliriz. Oruç konusunda net kararı zamana yaymanızda fayda var. Bu enine boyuna değerlendirilmesi gereken bir süreç ve iyi düşünülmemiş kararlar sağlığınıza olumsuz etki edebilir. Ve biz sağlığınızın olumsuz etkilenmesini, başarılı giden bir ilaç tedavisinin Eğer uzun sayılabilecek bir süredir tedavi görüyorsanız, virüs yükünüz belirlenemeyen seviyedeyse ve genel sağlık durumunuzun iyiliğine bağlı olarak kendinizi oruç tutmaya yetecek zindelikte hissediyorsanız, doktorunuzla detaylı bir görüşme yapmayı ve oruç tutmanızı kolaylaştıracak tavsiyeler istemeyi düşünebilirsiniz. -En önemli detay: ilaç alma zamanı Bir diğer önemli ve atlanmaması gereken detay ise ilaçlarınızı alma zamanlarınız. Oruç tutma isteği içinde olan HIV pozitif bireylere (genel sağlık durumu, virüs yükü, CD4 seviyesi, tedavi görüp görmediği gibi sorulardan sonra) sorulacak ilk soru ilaçlarını alma zamanıyla ilgilidir. Eğer rutin ilaç alma zamanınız, doğal olarak iftardan sonraya denk geliyorsa işler biraz daha kolay olabilir. Ancak günde iki kez ilaç alıyorsanız ya da rutin ilaç alma zamanınız sabahın ilk saatlerine denk geliyorsa, ilaç zamanını değiştirmek ve buna bağlı uyum sorunları yaşamamak oldukça önemli bir hale geleceği için, doktorunuzun görüş ve tavsiyeleri da aynı oranda yüksek önem kazanır. İlaçları atlamamak ve tedavi uyumunu bozmamak birinci önceliğiniz! Fakat doktorunuzdan yeşil ışık aldığınızda bile oruç tutarken ekstra adımlar atmanız gerekiyor. Doktorunuzun vereceği onay, hiç sorun yaşamayacağınız anlamına gelmiyor. Sorunsuz bir oruç periyodu için bazı basit ama önemli tedbirler almak her zaman iyi bir fikirdir. Örneğin; gün boyu daha az gıda tüketmeniz mineral ve vitamin alımınızı ciddi şekilde azaltabileceği için vücudunuzu ek vitaminler ve minerallerle desteklemeniz önem kazanabilir. Bu önerinin doğuracağı ‘peki hangi vitamin ve mineraller’ sorusunun yanıtı için ise yine doktorunuzu işaret edeceğiz. Çünkü her bünyenin vitamin ve mineral dengesi farklı olabileceği için, size en uygun önerileri ancak doktorunuz verebilir. Hatta bunun için bazı testler bile yapabilir. -Bir diğer hayati detay ise; Su! Su hepimiz için çok önemli ancak HIV ile yaşayanlar için daha da önemli. Bu asla ihmale gelmeyecek bir detay. Dolayısıyla su oruç kararınızı doğrudan etkileyebilecek bir faktör. Eğer oruç tutmaya karar verdiyseniz, gece boyunca bol su için ve sizi susatabilecek tuzlu, şekerli yiyeceklerden titizlikle kaçının. Dehidrasyondan* kaçınmak için güneşe ya da ısıya gerektiğinden fazla maruz kalmamaya da aynı özeni gösterin. (*Su kaybı. Vücudun gün içerisinde kaybettiği suyu, yeterli su alımı ile telafi edemediğinde meydana gelir.) Çalışırken vücudunuza aşırı yüklenmeyin ve oruç tutarken dinlenmeye, her zamankinden daha çok vakit ayırın. Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz kendisi de HIV pozitif olan, oruç tutan Dr. Stephen Watiti** ‘’Eğer tek tabletlik bir ilaç rejimini takip ediyorsanız, ilaçlarınızı gece alıyorsanız ve tamamen sağlıklı, tamamen zinde hissediyorsanız, oruç tutmanıza kağıt üzerinde bir engel olmadığı söylenebilir. Ancak, farklı bir ilaç rejimini takip edenler ve başka belirleyici detaylı durumlar içinde olan HIV pozitif bireyler nasıl oruç tutulacağına dair rehberliğe diğerlerinden daha çok ihtiyaç duyarlar’’ diyerek #hivbilgisi yazımızda aktarmaya çalıştıklarımızı net bir biçimde özetledi. Yazıyı, oruç konusunda en doğru rehberliği tedavinizi takip eden hekimden alabileceğinizi ve nihai kararınızı vermeden önce bunu mutlaka yapmanız gerektiğini hatırlatarak bitiriyor ve Ramazan ayının herkes için hayırlara vesile olmasını diliyoruz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu **Tıp Doktoru, HIV pozitif birey, Klinik yöneticisi, Mildmay Center Uganda. Detay için; http://chau.co.ug/dr-stephen-watiti/ Yazı ilk olarak Mayıs 2018'de www.kirmizikurdele.org'de yayınlanmıştır.

  • HIV ve Chemsex pratikleri hakkında araştırmaya davet

    Kırmızı Kurdele İstanbul, Prof. Dr. Deniz Gökengin ve arkadaşları tarafından hazırlanan HIV ve Chemsex araştırmasına davet ediyor. Detaylar aşağıda. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sayfaları ekibi Yayın tarihi: 2 Mart 2024 Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Prof. Dr. Deniz Gökengin ve ReShape'ten arkadaşları Türkiye hakkında elimizde yeterli veri bulunmayan Chemsex pratikleri hakkında bir çalışma tasarladılar. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’nda görev yapmakta olan Profesör Dr. Deniz Gökengin çalışma hakkında şöyle diyor: "Bir hekim olarak hastalarıma mümkün olan en iyi bakımı verebilmek için Chemsex ve uyuşturucu madde kullanımı hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacımız bulunmaktadır. Ne yazık ki kullanılan maddelerin türleri, etkileri, diğer ilaçlarla olabilecek etkileşimleri hakkında elimizde detaylı bilgi bulunmuyor. Bu anket sayesinde konu hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir ve bu bilgileri diğer Türk doktorlarla paylaşarak hastalara daha kapsamlı bir tedavi ve destek sunulmasını sağlayabiliriz." Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul sadece 10 dakika sürecek bu ankete katılmanızı ve yaygınlaştırmanızı rica ediyor. 22 Mart'a kadar veri paylaşılabilecek anketin sonuçları ve ilgili verileri, çalışmayı düzenleyenler tarafından kamuoyu ile paylaşılacaktır. Ankete buraya tıklayarak katılabilirsiniz. (Etik not: Kırmızı Kurdele İstanbul bu çalışmanın tasarlayıcısı, yürütücüsü ya da gözlemcisi değildir. Anketin içeriği ve tanıtıcı materyaller Kırmızı Kurdele İstanbul'un görüşlerini yansıtmaz. Çalışmaya ve kişisel bilgilerinizin gizliliğine ilişkin tüm yasal ve etik sorumluluk, çalışmanın yürütücüsüne aittir.) www.kirmizikurdele.org  herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • Call for co-operation for HIVIstanbul2024

    The fourth edition of the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2024, also the first civil society/activist conference in any medical field in Türkiye, will be held as a hybrid (physical and online) event between October 3 and 5, 2024. Red Ribbon Istanbul calls on all natural stakeholders to collaborate for the conference, which will focus on exploring the barriers to community leadership in the global common HIV response and ways to enable more effective leadership in the Middle East and North Africa (MENA) and Eastern Europe and Central Asia (EECA) regions. Details below. Red Ribbon Istanbul #AllAboutHIV Edited by: Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2024 Team Publication date: 21 February, 2024 The fourth edition of the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2024, the first of its kind in Türkiye's nearly 40 years of HIV history, will be held as a hybrid (online and physical) event between 3-5 October, organized by #RedRibbonIstanbul, a provider and source of HIV Information for all which has implemented many firsts and innovative projects since 2016. #HIVIstanbul2024, organized by Red Ribbon Istanbul with the support of volunteers and essential local, regional, and international support, aims to create an even more inclusive agenda in its fourth year with the international visibility and vision it has added in 2022 and 2023 to its success in 2021, the first year of implementation. It aims for a much broader participation and high international impact this year. #HIVIstanbul was held with the theme "HIV will lose" in 2021, "Civil Society has the answer” in 2022, and "Are we really equal?" in 2023. In line with the global agenda, #HIVIstanbul aims to discuss the barriers to community leadership in the global common HIV response and ways to enable a more effective leadership by centering on Türkiye and the Middle East and North Africa (MENA) and Eastern Europe and Central Asia (EECA) regions. --- To reach the details on the third edition of the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2023, click here. --- - Call for co-operation - The conference emphasized its vision in its first year, its mission in its second year on who is the leading actor in achieving this goal, and the need for joint action by drawing attention to regional disparities in the global HIV response in its third year will transform into a truly international platform by covering much broader geography in the 2024 edition. --- You can access the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2022 booklet and videos here. --- #HIVIstanbul2024 will bring to the attention of the international HIV community by discussing the factors that make it difficult for the community to produce a more effective HIV response in Istanbul, the meeting point of continents and cultures. If you want to plan a session as an NGO / Initiative / Platform, etc., or if you would like to moderate a session as an individual activist in #HIVIstanbul2024, which will include world-renowned scientists and successful activists from Türkiye, the region and the world who have created significant changes in the field of HIV and HIV-positive friendly, activist-spirited physicians who always work closely with the community, please write an e-mail to conference@kirmizikurdele.org with the title "cooperation" Scholarship application, registration information, agenda, and other logistical information for people living with HIV and activists for the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2024 will be announced in the summer of 2024. Please follow the social media accounts @redribbontr for all updates. --- To access the videos and the final declaration of the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul2021, click here. --- - Goals of the International Civil Society HIV Conference #HIVIstanbul; - To create a space for Türkiye's HIV civil society to produce a response to HIV as a whole around a common idea, - To support Türkiye's HIV civil society to play an active role in the international HIV arena, as required by Türkiye's unique geographical location, by contacting all local communities and the regions it interacts with, - To make a broad basis for discussion and cooperation to create a common strategy for the local community in line with UNAIDS 95-95-95 objectives, producing common strategies and action plans that will shape their operations to deliver solutions, - To expand the production of social HIV science across the region, especially by encouraging CSOs working indirectly on HIV and operating in local areas to conduct measurements focusing on social issues and problem areas, - To increase the international visibility of Türkiye's HIV civil society as a whole through a regional and international inclusive conference agenda and enabling new regional and international collaborations, - To set an example for different problem areas / civil society work areas with the image of unity at the national level, the success story of HIV civil society is conveyed to all stakeholders and interlocutors, especially the public, in the best way possible. #HIVıIstanbul2024

  • HIVİstanbul2024 için iş birliği çağrısı

    Türkiye’nin herhangi bir medikal alanda düzenlenen ilk sivil toplum/aktivist konferansı olma özelliğini de taşıyan Uluslararası Sivil Toplum HIV Konferansı'nın dördüncü edisyonu #HIVİstanbul2024, 3-5 Ekim 2024 tarihleri arasında hibrit (fiziksel ve çevrim içi) olarak gerçekleşecek. Kırmızı Kurdele İstanbul, dünya gündemine paralel olarak küresel ortak HIV cevabında komünite liderliğinin önündeki engelleri ve daha etkin bir liderliği mümkün kılacak yolları Orta Doğu ile Kuzey Afrika (MENA) ve Doğu Avrupa ile Merkez Asya (EECA) bölgeleri ekseninde araştırmaya odaklanacak olan konferans için tüm doğal paydaşlarına iş birliği çağrısında bulunuyor. Detaylar yazıda. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Sivil Toplum HIV Konferansı #HIVİstanbul2024 Ekibi Yayın tarihi: 14 Şubat, 2024 Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Çalışmalarına başladığı 2016 yılından bu yana pek çok ilk ve yenilikçi projeyi hayata geçiren, herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul'un, Türkiye’nin 40 yıla yaklaşan HIV tarihinde bir ilk olarak gerçekleştirdiği Uluslararası Sivil Toplum HIV Konferansı'nın dördüncü edisyonu #HIVİstanbul2024, 3-5 Ekim tarihleri arasında hibrit (çevrim içi ve fiziksel) olarak gerçekleşecek. Kırmızı Kurdele İstanbul'un, gönüllülerin ve yerel, bölgesel ve uluslararası vazgeçilmez destekleriyle düzenleyeceği #HIVİstanbul2024, ilk uygulama yılı olan 2021'de gösterdiği başarıya 2022 ve 2023 yıllarında eklediği uluslararası görünürlük ve vizyon ile dördüncü yılında daha da kapsayıcı bir ajanda oluşturarak çok daha geniş bir katılım ve yüksek uluslararası etki hedefliyor. 2021 yılında "Kaybeden HIV olacak", 2022'de "Cevap sivil toplumda", 2023 yılında "Gerçekten eşit miyiz?" temalarıyla gerçekleşen #HIVİstanbul, 2024 yılında ise dünya gündemine paralel olarak küresel ortak HIV cevabında komünite liderliğinin önündeki engelleri ve daha etkin bir liderliği mümkün kılacak yolları Türkiye ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika (MENA) ve Doğu Avrupa ile Merkez Asya (EECA) bölgelerini merkeze alarak tartışmayı hedefliyor. --- Sivil toplum HIV Konferansı'nın üçüncü edisyonu #HIVİstanbul2023 hakkında her şeye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. --- - İş birliği çağrısı Birinci yılında vizyonunu, ikinci yılında bu hedefe ulaşmak yolundaki temel aktörün kim olduğuna dair misyonunu vurgulayan, üçüncü yılında ise küresel HIV cevabındaki bölgesel eşitsizliklere dikkat çekerek ortak eylem ihtiyacını vurgulayan konferans, kurduğu bu hat üzerinde ilerlerken, 2024 yılı edisyonunda çok daha geniş bir coğrafyayı kapsayarak ram manasıyla uluslararası bir platforma dönüşecek. --- Sivil toplum HIV Konferansı #HIVİstanbul2022 Konferans Kitapçığına buraya, videolarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. --- #HIVİstanbul2024 komünitenin daha etkin bir HIV cevabı üretmesini zorlaştıran faktörleri kıtaların ve kültürlerin buluşma noktası İstanbul'da tartışarak uluslararası HIV toplumunun dikkatine sunacak. Panelistler arasında yine dünyaca ünlü bilim insanları ile Türkiye'den, bölgeden ve dünyadan başarılı, yaptıklarıyla HIV alanında önemli değişimler yaratmış aktivistleri ve komünite ile her zaman yakın çalışan, HIV pozitif dostu, aktivist ruhlu hekimleri de barındıracak olan #HIVİstanbul2024'te STK/İnisiyatif/Platform vb. olarak oturum planlamak ya da bireysel aktivist olarak oturum modere etmek isterseniz conference@kirmizikurdele.org adresine "iş birliği" başlıklı bir e-posta yazabilirsiniz. HIV ile yaşayanlar ve aktivistler için Uluslararası Sivil Toplum HIV Konferans #HIVİstanbul2024 burs başvurusu, kayıt bilgileri, ajanda ve tüm diğer lojistik bilgiler yaz aylarında duyurulacak. Tüm güncellemeler için @redribbontr sosyal medya hesaplarımızı takipte kalın. --- Sivil toplum HIV Konferansı #HIV2021İstanbul videolarına ve sonuç bildirgesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. --- - Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV İstanbul'un amaçları; · Türkiye HIV sivil toplumunun HIV olgusuna ortak bir anlayış ile bir bütün olarak cevap üretmesi, · Türkiye HIV sivil toplumunun, etkileştiği bölgeler ve tüm yerel topluluklarla temas ederek, Türkiye'nin özgün coğrafik konumunun da gerektirdiği biçimde uluslararası HIV tartışmalarında etkin rol oynaması, · Yerel topluluğun UNAIDS’in 95-95-95 hedefleri doğrultusunda kendi ortak stratejisini oluşturmak için geniş bir tartışma ve iş birliği zemininin oluşturulması, çözüm üretmeye yönelik operasyonlarını şekillendirecek ortak stratejiler, eylem planları üretilmesi, · Özellikle dolaylı olarak HIV çalışan ve yerellerde faaliyet gösteren STK’ların sosyal konulara ve problem alanlarına odaklanan ölçümler yapmasının teşvik edilmesi ile sosyal HIV bilimi üretiminin ülke çapında yaygınlaşması, · Bölgesel ve uluslararası kapsayıcı konferans ajandası ile Türkiye HIV sivil toplumunun bir bütün olarak uluslararası görünürlüğünün yükseltilmesi, yeni bölgesel ve uluslararası iş birliklerine olanak sağlanması, · Ulusal düzeyde birlik görüntüsü ile farklı sorun alanları/sivil toplum çalışma alanları için örnek olunarak, HIV sivil toplumunun başarı öyküsünün başta kamu olmak üzere tüm paydaşlara ve muhataplara en iyi biçimde aktarılması.

  • HIV pozitiflere sormak istediğiniz on soru

    HIV söz konusu olduğunda, en ön yargılı, konuya en uzak olanların bile merak ettikleri ve için için sormak istedikleri sorular vardır. Bu soruların neredeyse tamamı iki basit gerçeği işaret eder; toplumun genel #hivbilgisi düzeyinin hâlâ çok düşük olduğunu ve aslında uygun ortam yaratıldığında hiç kimsenin HIV konuşmaktan çekinmediğini... Yayıma hazırlayan: www.kirmizikurdele.org #onlinehivdanismanligi Servisi Danışman Ekibi Güncelleme tarihi: Şubat 1, 2024 Yayım tarihi: Eylül 2018 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. İşte tam da bu noktadan hareketle ve 2015 yılından bu yana #hivhakkindahersey sloganıyla herkes için #hivbilgisi sağlayan www.kirmizikurdele.org olarak, yıllardır tanıdığımız ve her türlü şeyi konuştuğumuz bazı danışanlarımızla kafa kafaya verip HIV pozitiflere her zaman sorulanlar arasından on soruyu seçtik, ortak cevaplar vermelerini istedik ve cevapları ortak bir dille yazılmış bir #hivbilgisi yazısına dönüştürdük. Doğrusu cevapları ortak bir dile dönüştürmek yerine, özellikle bazı cevapları olduğu gibi aktarıp hep birlikte kahkahalarla gülmek isterdik fakat bazı cevaplar gerçekten buraya aktarılacak gibi değiller:) O yüzden tatmin edici bir başlangıç olarak bu yanıtları paylaşıyor ve eğer sizin de HIV pozitiflere sormak istediğiniz sorular varsa ve yanıt bulmak istiyorsanız #onlinehivdanismanligi bölümünden bize ulaştırabileceğinizi tekrar hatırlatıyoruz. Keyifli okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu --- Virüsün kimden bulaştığını biliyor musun? --- Bilmiyorum ve doğrusu hiç ilgilenmiyorum. Ayrıca, bunu bilince neyin farklı olacağını düşünüyorsunuz? Bu bilgi hiçbir şeyi değiştirmez ki. Sadece ben değil, şu ana kadar konuştuğum çoğu HIV pozitif kişi de virüsün kimden bulaştığını bilmiyor. Kasıtlı olarak HIV bulaştırmayı ciddi ciddi planlayan ve uygulayan hiç kimseyle de tanışmadım. Çünkü bu sadece çılgınlık değil aynı zamanda suçtur. Bunu bir kenara bırakırsak, çoğu kişi sevişiyor, eğleniyor ve her şeyin yolunda olduğunu, HIV gibi şeylerin sadece başkalarının başına gelen şeyler olduğunu düşünüyor. Bazı HIV pozitiflerin çeşitli eğlence ortamlarında başkalarının da HIV pozitif olmalarını sağlamaya çalıştıkları ise çok çirkin bir dedikodu. İnsanları korkutarak baskı altına almak isteyen, kötü niyetli, herkesin kendi istedikleri gibi yaşamasını isteyen sevgisiz insanların kustuğu bir yalan. Tüm bilimsel verilere göre HIV'in aktarılma ihtimalinin en yüksek olduğu senaryo, HIV pozitif olduğunuz fakat bunu bilmeyerek, böyle bir şey yokmuş gibi davrandığınız senaryo. Bu yüzden HIV tanısı aldığım günden beri yüzlerce kez tekrarladığım gibi; test yaptırın. Çünkü bilmenin başka yolu yok! (HIV testleri hakkında bilgi almak ve test yönlendirmesi için HIV hakkında her şey bölümümüzün HIV testleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.) --- Kondom kullanıyor musun? --- Siz kullanmıyor musunuz? Herkes bunu sadece HIV pozitiflere bu kadar hevesle sorduğuna göre herhalde kimse kullanmıyor! Elbette bu da bir tercih ancak, aynı tercih hakkının HIV pozitifler için de geçerli olmadığını düşünmek ağır bir ayrımcılık. Ayrımcılık çünkü, korunmak iki kişilik bir karar ve sizin kondom kullanmayı önermediğiniz ya da size sorulduğunda hayır dediğiniz bir ilişkiden sonra diğer kişiyi kondom kullanmamakla suçlamak pek de insaflı bir şey değil. Üstelik düzenli HIV ilaç tedavisi sayesinde B (Belirlenemeyen) seviyede olan HIV pozitif bireylerin kondomsuz ilişkilerde bile virüs bulaştırmadıklarını ispatlayan çok önemli bilimsel çalışmalar var. Yani Belirlenemeyen = Bulaştırmayan! HIV pozitifler HIV ilaç tedavilerini ciddiye alırlar ve konunun sadece HIV değil, cinsel yolla bulaşabilen diğer enfeksiyonlar olduğunu iyi bilirler ve HIV’e göre çok daha kolay bulaşabilen bu enfeksiyonlardan uzak durmak için daima korunmayı tercih ederler. Bununla beraber düzenli ve tek eşli bir ilişki içinde olan HIV pozitiflerin, eşleriyle birlikte karar vererek kondomsuz ve çok sağlıklı bir cinsel hayat sürdürdüklerini ve hatta dileyenlerin HV negatif çocuk sahibi olduklarını da biliyoruz. Günün birinde bu ayrımcı soruya maruz kalan biri olmak istemiyorsanız, yapmanız gereken şey ise çok basit; korunmayı ilk öneren daima siz olun. Cevabın bu kadar basit olduğu bir soruyu, neden karmaşık bir problem haline getiresiniz ki? İstanbul halkıyla HIV hakkında ve Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B bilgisinin HIV'e bakış açısını nasıl değiştirdiğine dair videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. --- HIV tanısı aldıktan sonra seks hayatın nasıl? --- Pek çok kişi aksini düşünüyorsa da tanı aldıktan sonra daha çok, daha iyi ve daha farkında olarak seks yapıyorum. Vücudumu ve sekse bakışımı yeniden değerlendirmek zorunda kaldım ve bu sayede daha önce deneyeme cesaret edemediğim şeyleri denedim ve cinsellikte yeni ilgi alanlarını keşfetmeye başladım. Tanı sonrası bir dönem karamsar olduğum doğru ama sonrasında her şey eskiden olduğundan daha da renkli hale geldi. Kendimle barıştım ve bu acayip iyi geldi. Herkese tavsiye ederim! --- HIV yüzünden reddedildin mi? --- Bu soruyu böyle yanıtlamak istemezdim ama evet. Hem de defalarca kez. Özellikle acı veren bir olayı hatırlıyorum. Çok yakın bir arkadaşımla yemek yerken birden ağlamaya başladım; çünkü aynı hafta içinde HIV durumum yüzünden iki yakın arkadaşım benden uzaklaşmıştı. Birkaç dakika ağlamama izin verdi, sonra “HIV sadece vücudunda olan bir şey. Hepsi bu kadar. Vücudundaki bir virüs yüzünden senin gerçekte kim olduğunu göremiyorlarsa, onlar kör, cahil ve seni hak etmeyenlerdir” dedi. Çok haklıydı. O andan sonra benzeri olaylara üzülmemeye karar verdim. Çünkü seni bugün şu ya da bu virüs yüzünden reddeden birisi yarın etnik kökenini, dinini, yaşam biçimini, memleketini şuyunu buyunu da bahane edip gidebilir. Gitmek isteyen gitsin, hayat bildiği gibi gelsin! Ben değerli biriyim ve HIV beni tanımlayan, yaşantımı belirleyen bir şey değil. O sadece bir virüs, ben ise güçlü ve güzel bir insanım! --- HIV tanısı aldığın zaman kaç yaşındaydın? --- 27 yaşındaydım. Birkaç gün yemek yemedim. Arkadaşların kanepelerinde uyudum ve ödev yapmak yerine film izledim. Aslında kendi ön yargılarımdan ve cehaletimden kaynaklanan çocuksu davranışlar. Ama her nasılsa üniversite derslerine devam ettim. Gündüzleri uyuyup, geceleri sokaklarda uzun uzun yürüdüm. Kendimi bir tür melankoliye teslim ettim ama pişman değilim, çünkü hayatımın en iyi dönemi pozitif olduktan sonra başladı. --- Belirlenemeyen viral yük seviyesi (B seviye) tam olarak ne anlama geliyor ve ifade ediyor? --- Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B HIV tedavisi ilaçlarını özenle ve düzenli kullanan ve tedavi başarısı sağlamış, yani virüsü tamamen baskılanmış bir HIV pozitifi ve bu seviyeyi tanımlamak için kullanılan bir terim. Yani ilaçlar, vücuttaki virüs miktarını standart bir virüs yükü ölçümü testinde belirlenemeyen bir noktaya gelene dek baskılarlar. Bu aşamada virüs vücudunuzda tamamen kontrol edilmiş, baskılanmış düzeyde yani uyutulmuş durumda olduğundan, başkasına bulaştırmak/aktarmak da mümkün değildir. Yani risk sıfırdır. Hem de kondom kullanılmasa bile! Bu bilgi size hâlâ inanılmaz geliyorsa sizi B eşittir B sayfalarımıza alalım! Kısa bir bilgi; PARTNER çalışması 767 sero - different (bir pozitif, bir negatif) çifti yıllar boyunca gözlemledi. 2014’de sonuçlar gösterdi ki belirlenemeyen düzeyde viral yüke sahip bir HIV-pozitif bireyden HIV-negatif bireye HIV bulaşması olasılığı SIFIR! Yani belirlenemeyen olmak demek, HIV bulaştırma/aktarma ihtimalinin sıfır olması demek. Bu bilimsel olarak mümkün olan her şeyi yaptığınız ve bu süreçte partnerinizi de koruduğunuz anlamına geliyor. HIV ilaç tedavisine tam uyum işte bu yüzden çok önemli. --- İlaçların herhangi bir yan etkisi oldu mu? --- Bu sorunun cevabı kişiden kişiye, bünyeden bünyeye göre değişir. Fakat günümüzdeki yan etkiler geçmişte olduğundan çok daha hafif. Her yıl yeni HIV tedavisi ilaçları çıkıyor ve her bir yeni ilaç daha az yan etki ve yüksek başarı sağlıyor. İlk ilaç günümün uykusunda, çok canlı düşler ve kabuslar gördüm, bir iki hafta boyunca midem rahatsız oldu ama geçti gitti. Üstelik son zamanlarda çok daha yeni ve gelişmiş yani ilaçlar çıktı. Eğer hayatı zorlaştıran ciddi yan etkiler varsa, doktorla konuşulup ilaç değişikliği yoluna gidilebilir. (HIV tedavisi ve yan etkileri hakkında daha fazla için HIV hakkında her şey bölümümüzü ziyaret edebilirsiniz.) --- HIV tanısı aldıktan sonra biriyle olmak, ilişki içinde olmak neye benziyor? --- Başlarda ben de bunun büyük bir problem olacağını düşündüm ama üstesinden gelmem çok da zor olmadı. Çünkü düzenli HIV ilaç tedavisinin getirisi olarak vücudumdaki virüsün baskılanacağını ve virüsü bulaştırmayacağımı biliyorum. Dolayısıyla endişe ya da kaygı içinde değilim. Tedavimin gerektirdiği şeyleri yerine getirdiğim için eskiden nasılsam şimdi de öyle davranıyorum. Gerçekten bir fark yok. --- HIV damgalamasına karşı nasıl bir tepki gösteriyorsunuz? Ayrımcılık nasıl hissettiriyor? --- Aslında bu konudan çok sıkıldım ama her seferinde ilk tepkim anlık otomatik bir kapanma oluyor. Fakat o kadar. Çünkü akıl dışı. Gerçekçi değil. 2024 yılında hâlâ HIV’den korkarak yaşayan biri ile ilgilenmem. HIV’in nasıl engellenebildiğini ve nasıl tedavi edildiğini ööğrenin bir zahmet. Güncel #hivbilgisi edinin. Kendinizi eğitin. Kondom kullanın. HIV’i önlemek için gerekli önlemleri almalısınız. Bununla birlikte, hayatınızı korkuyla yaşamak ya da yalnızca HIV pozitif oldukları için insanlarla seks yapmaktan kaçınmanız ahmakça. Ama anlamamakta ısrar etmek istiyorsanız da siz bilirsiniz. Gölge etmeyin yeter. --- Pozitif test sonucu alan birine ne söylemek isterdiniz? --- Muhtemelen parçası olmayı hiç hayal etmediğin bir kulübe katıldın, ancak üyeleri tarihe karışmış en harika zihinlerden bazılarını içerdiğinden, bence iyi bir topluluk içindesin, hoş geldin! HIV geçmişte pek çok önemli insanı, aktivisti aramızdan aldı. O insanlar iyi bir tedaviye erişebilmemiz ve uzun bir hayat yaşayabilmemiz için çok uğraştılar. Bizim üyeliğe giriş bedellerimizi yaşayan ve ölen o kişiler ödedi. Onlar kavga ettiler, protesto ettiler, toplandılar ve organize oldular. Böylelikle siz de günde sadece bir ilaç alıp hayatınızın keyfini çıkarabiliyorsunuz. Onların fedakarlıklarına ve özverilerine her zaman saygı göstermeliyiz. Şu anda biraz endişelisin ama bil; seviliyorsun. Aşkı da bulacaksın. HIV'i sorun etmeyecek olgunlukta biri mutlaka olacak ve en önemlisi ise kendini kötü hissettiğinde seninle aynı yollardan geçmiş birçok insanın, aktivistin ve sağlık profesyonelinin karşılıksız desteğini bulacaksın. Dert etmeye değmez yani. Hayatına kaldığın yerden devam et! www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • KLİMİK 10. "İlk Adımda Hasta Yönetimi Kursu"nda topluluğu temsil ettik

    KLİMİK Derneği HIV/AIDS Çalışma Grubu (HIVÇG) tarafından düzenlenen "10. İlk Adımda Hasta Yönetimi Kursu"na katıldık, "HIV AIDS Takibinde Sosyal Sorunlar, Yeni Yaklaşımlar" başlıklı oturumda Türkiye HIV Sivil Toplumunun çalışmalarını ve dünyadaki güncel konuları tartıştık. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi kaynağı #hivhakkindahersey herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Yayıma hazırlayan: kirmizikurdele.org #hivbilgisi sayfaları ekibi Yayım tarihi: Ocak 29, 2024 İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji asistanları ile HIV ve AIDS olgularını izleyen uzmanların katıldığı ve İstanbul'da gerçekleşen kursta, Türkiye'nin çeşitli illerinden ve online olarak katılan asistanlara, Volkan Korten, Deniz Gökengin, Süda Tekin, Asuman İnan gibi deneyimli uzmanlar tarafından gerçek olgularla desteklenmiş bir program sunuldu. Hibrit olarak düzenlenen ve -Tarama-tanı testleri, tedavi̇ ve takip, -Fırsatçı infeksiyonlar, -Metabolik sorunlar, -Kardiyovasküler hastalıklar, -Kemik ve böbrek hastalıkları, -Gebelik, aşılar, temas öncesi̇ ve sonrası profilaksi, -Gebeliğe hazırlık ve gebe HIV pozitife yaklaşım, -HIV ve aşılar, -Temas öncesi ve sonrası profilaksi (PrEP-TÖP, PEP-TSP), -HIV AIDS takibinde sosyal sorunlar, yeni yaklaşımlar, başlıklarında kapsamlı sunumların ve olgu tartışmalarının yapıldığı ve deneyimli uzmanların tecrübe paylaştığı kursun son oturumu ise "HIV AIDS takibinde sosyal sorunlar, yeni yaklaşımlar" başlıklı oturumdu. Tüm komüniteyi temsilen konuşmacı olduğumuz oturumda, sadece Kırmızı Kurdele İstanbul'un değil, alana katkı sunan tüm STK'ların, inisiyatiflerin ve aktivistlerin çalışmalardan, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B kampanyasından ve HIV AIDS olguları takibi yapan hekimlerin yararlanabileceği hizmetlerden/projelerden ve dünyadaki güncel gelişmelerden bahsettik, hekim ve aktivist dostlarımızın iş birliği deneyimlerini, beklentilerini ve önerilerini dinledik. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, Türkiye’de HIV alanında hizmet sunan tüm çalışma gruplarının, birbirlerini daha iyi tanıyarak yakın çalışma ve iş birliği geliştirme fırsatları bulmasını sağlayan bu tip toplantılara katkı vermeyi her zaman çok önemsediğimizi bu vesileyle tekrarlamak isteriz. İnanıyoruz ki; her türlü yapıcı diyalog ve tüm paydaşların uyumlu çalışması, başta HIV ilaç tedavisi almakta alan bireyler olmak üzere, toplumun tamamının faydalandığı kapsayıcı iş birlikleri yaratıyor. Özenle hazırlanmış bu organizasyon ve nazik davetleri için Kurs Başkanı Doç Dr. Asuman Şengöz İnan'a ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği KLİMİK’e, tüm komünite adına gönülden teşekkür ederiz. Kursun detaylı programını burada, KLİMİK Derneği hakkında tüm bilgileri klimik.org.tr adresinde ve KLİMİK Derneği sosyal medya hesaplarında bulabilirsiniz. Türkiye’de HIV alanında hizmet sunan tüm çalışma gruplarının, birbirlerini daha iyi tanıyarak yakın çalışma ve iş birliği geliştirme fırsatları bulmasını sağlayan bu tip toplantılara katkı vermek ve tüm yararlanıcılarımıza daha iyi hizmetler sunmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi kaynağı #hivhakkindahersey

  • HIV pozitiflerle nasıl konuşmamalı, nasıl konuşmalı?

    Yayıma hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Güncelleme: Ocak 24, 2024 Yayım tarihi: Ocak, 2021 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Güncel veriler yeni HIV olgularının ülkemizde ve bölgemizde özellikle genç nüfusta hızlı bir yükselişte olduğunu gösteriyor. Yani HIV ve AIDS'in, gençler arasında doğru bilgiler ve doğru bir dille konuşulması, eskiden olduğundan daha önemli. HIV'in toplumda ve tüm sosyal alanlarda rahatlıkla ve ön yargısız bir biçimde konuşulabilir hale gelmesi, yani #hivbilgisi'nin ve #hivindogrusu'nun yaygınlaştırılması www.kirmizikurele.org'nin temel hedeflerinden biri. Bir konunun toplumda rahatça konuşulmaya başlanmasını sağlayacak en etkin yol ise öznelerin, yani doğrudan muhatapların konu hakkında korkmadan, çekinmeden, yargılanmadan konuşabilmesi. Yani bu örnekte, HIV pozitiflerin içinde bulundukları topluluklarda seslerini çıkartarak farkındalık yaratmaları en etkin önerilerden biri olarak görünüyor. Fakat bunun için rahat ve güvende hissedilen bir ortam ilk şart. Ve hepimiz biliyoruz ki, bizimki gibi toplumsal ön yargıların yaygın ve HIV konusunun hala tabu olduğu toplumlarda HIV pozitifleri damgalayan, ötekileştiren, yargılayan ve hatta aşağılayan cümle ve sorular duymak oldukça mümkün. Yani bu ortamın oluşmamasından hepimiz sorumluyuz. Bu sebeple, #hivhakkindahersey temasıyla düzenli olarak sürdürdüğümüz ve çok okunan #hivbilgisi yayınlarımıza bir yenisini ekledik ve HIV ile yaşayanların deneyimlerini şimdi olduğundan daha rahat anlatabilecekleri bir ortamı teşvik edebilmek umuduyla, HIV ile yaşayan birine asla söylememeniz gerekenleri ve desteklendiklerini hissetmelerini sağlayacak bazı soruları listeledik. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey --HIV ile yaşayanlarla konuşma rehberi-- Şunu sormayın: Yaşadıklarından dersini aldın mı? Aklı başına geldi mi? Bu tarz yargılayıcı sorular insanların HIV hakkında konuşmaktan çekinmelerinin gerçek sebeplerinden biridir. HIV bir ceza değildir ve hiç kimse bu soruda işaret edilen türde bir cezaya çarptırılmak istemez. Bu yüzden HIV sadece kötü insanların başına gelebilecek bir olguymuş gibi konuşmaya bir son verin. Derhal. Şunu sorun: Nasıl başa çıkıyorsun? Bu soru arkadaşınıza, yaşadıkları ile ilgili duygularını açıklayabilme size de onun ayrımcılık ötekileştirme ve bunlara dayalı kendini suçlama ile nasıl başa çıktığını öğrenme fırsatı verecektir. Bu soru ve cevaba göstereceğiniz ilgi aynı zamanda sizin, arkadaşınızı nasıl nasıl değerlendirdiğinizi de gösterecektir. Şunu sormayın: Kim bulaştırdı? Ne zaman oldu? O ya da bu. Şu ya da öteki. Geçen yıl ya da altı ay önce. Ne fark eder? Sakın çok hassas ve zor bir konuda size açılmaya çalışan bir insana bu kadar kaba davranmayın. Eğer arkadaşınız nasıl bulaştığı hakkında konuşmak ve paylaşmak isterse, bırakın bunun zamanına ve biçimine kendisi karar versin. Şunu sorun: Ne zamandır bununla mücadele ediyorsun? Bu soru arkadaşınızın ne kadar zamandır, sosyal bir destek almadan HIV ile yaşadığı hakkında bilgi almanız için bir şanstır. Arkadaşınızın mevcut sağlık durumları hakkında rahatça konuşabilecekleri ve damgalamanın olmadığı bir ortam yaratacak olumlu ve yargı içermeyen sorular sormayı deneyin. Şunu sormayın: (eğer bir İlişkileri varsa) Eşin/Sevgilin de mi HIV pozitif? Sormayın çünkü hem çok çirkin hem çok yersiz bir soru hem de bunun konuyla hiçbir ilgisi yok. Zaten HIV pozitifler HIV negatiflerle birlikte olamazlar diye bir yasa ya da öneri de yok. Başarılı devam eden HIV ilaç tedavilerinde cinsel partnerlere bulaş görülmez (Bkz: Belirlenemeyen = Bulaştırmayan). Öte yandan arkadaşınızın kendisi ile ilgili bir durumu anlatıyor ve rahatça konuşuyor olması, eşleri ile ilgili bir durumu da aynı rahatlıkta anlatacağı anlamına gelmez. Sakın onları partnerlerinin sağlık durumuna dair özel bilgileri açıklamaları için garip bir duruma sokmayın. Üçüncü şahıslarla ilgili tıbbi bilgiler dahil tüm kişisel bilgileri paylaşmanın suç olduğunu da unutmayın. Şunu sorun: Kendini yeni bir enfeksiyondan nasıl koruyorsun? Arkadaşınızın sağlık ve güvenliğinden endişe etmeniz gayet normaldir ve bu endişenize HIV'in aktarılma/bulaştırılma olasılıkları da dâhil olabilir. Bu gayet anlaşılır. Ancak bu endişenizi dile getirirken onların güvenilir olmayan yollara başvurduğunu, insanları kolayca riske attıklarını farz etmeyin, çünkü bu bariz bir ön yargı. Eğer bu soruyu doğru zamanda ve yapıcı bir üslupla sorarsanız hem arkadaşınız için rahat bir kendini ifade ortamı oluşmuş, hem de sizin için işe yarar, pratik ve uygulanabilir, güncel #hivbilgisi edinme fırsatı bulursunuz. Şunu sormayın: AIDS olacak mısın? AIDS misin? Ne mutlu ki arkadaşınız -HIV’in sebep olabileceği en ileri seviye hastalıklar bütününün sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olan- AIDS evresini hiç yaşamayacak! AIDS terimi, HIV ilaç tedavilerinin şu anki kadar etkili olmadığı zamanlarda kullanılan bir terimdi. Bir bireyin CD4 hücre sayısı (bağışıklık hücresi) 200’ün altına düştüğü zaman, AIDS tablosuna girebilme riskleri oluşur ve bu da ölümcül olabilecek şekilde vücudun bağışıklık sisteminin fırsatçı enfeksiyonlara karşı zayıf olduğu durumu işaret eder. Fakat haberler güzel! HIV ile mücadele günümüzde o kadar değişti ve ilerledi ki tedaviye erişimin ve düzenli HIV ilaç tedavisinin erişilebilir olduğu yerlerde AIDS kelimesini sözlükten çıkarabiliriz. Şunu sorun: HIV tedavin nasıl gidiyor? Günümüzde HIV tanısı almış bir birey, tedaviye başladığı ve tedaviye bağlı kalıp ilaçlarını belirtilen şekilde zamanında ve uygun dozlarla aldığı sürece, HIV ile yaşamayan bir insan kadar uzun ve sağlıklı yaşayabilir. Ama ne yazık ki, Dünya genelinde HIV ile yaşayanların dörtte birinin, hayat kurtaran ve bulaş engelleyen etkin HIV ilaç tedavisine erişimi hâlâ yok. Arkadaşınızın sağlığı konusunda dikkatli olduğundan emin olun ve ihtiyaç duyduğunda bir sağlık kuruluşuna gitmeleri hususunda cesaretlendirin, hatta bu adımı onunla birlikte atın, gerçek bir arkadaşın yapacağı gibi ona koşulsuz destek olun. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV ve medikal estetik uygulamalar

    Türkiye'de ilk kez Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından sağlanan ve kesintisiz olarak sürdürülen #onlinehivdanismanligi servisine gelen ve her ay binleri bulan sorular arasında son zamanlarda medikal estetik başlığındaki artışı fark eden ekibimizden Kağan Çavuşoğlu, bu konuda küçük bir araştırma yaptıktan sonra hem Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı, hem de Medikal Estetik Uzmanı olan Dr. Şafak Göktaş’la bir söyleşi gerçekleştirerek, en çok merak edilen soruların cevaplarını işin uzmanından aldı. *Medikal estetik nedir? *HIV medikal estetik uygulamaları için bir engel midir? *HIV İle yaşayanlarda medikal estetik uygulamaların sınırları var mı? *Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B medikal estetik alanında bir fark yarattı mı? *HIV ile yaşayanlar için özel şartlar ya da koşullar var mı? Keyifli okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayım tarihi: Temmuz 11, 2021 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Kağan Çavuşoğlu: Şafak Hocam, #onlinehivdanismanligi servisimize HIV ve medikal estetik başlığında gelen yoğun soruları bir araya toplayarak, sizinle görüşmek ve kafalardaki soru işaretlerini gidermek istedik. Yoğun çalışma temponuz içerisinde Kırmızı Kurdele İstanbul'a bu zamanı ayırdığınız için teşekkür ederek başlayayım. Şafak Göktaş: Hoş geldiniz. HIV alanına sağladığınız öncü katkılar ve HIV ile yaşayan kişilerin yaşam kalitelerini arttırmaya yönelik fark yaratan çalışmalarınızdan ötürü ben de size teşekkür ederim. HIV ve medikal estetik konusunda doğru bilginin yaygınlaşması konusundaki girişiminize ise ayrıca teşekkür ederim. Çok değerli buluyorum bu girişimi ve çabayı. KÇ: Dilerseniz sohbete, okurlarımızın konuya daha hâkim olabilmeleri için, “medikal estetik nedir, medikal estetik içerisine hangi uygulamalar girmektedir” sorularıyla başlayalım… ŞG: Medikal estetik, non-invazif dediğimiz -yani cerrahi olmayan- cilt gençleştirme ve güzellik işlemlerine verilen genel isim. Bu işlemlerin cerrahi işlemlere göre avantajı, hastanede yatış gerektirmemesi, iyileşme sürecinin hızlı olması, maliyetlerinin daha düşük olması ve işlem sonrası günlük hayata aynen devam edilebilinmesidir. Medikal estetik uygulamalar içerisine dolgu, botoks, PRP, mezoterapi, enzimatik lipoliz (yağ parçalama), glutatyon uygulaması ve ameliyatsız göz kapağı estetiği gibi işlemler girmektedir. KÇ: Peki HIV enfeksiyonu, örneklerini verdiğiniz tüm bu medikal estetik uygulamaları için bir engel teşkil eder mi? ŞG: Eğer, HIV ile yaşayan kişi HIV ilaç tedavisini düzenli olarak sürdürüyorsa ve viral yükü baskılanmışsa, yani B (belirlenemeyen) seviyedeyse ve bağışıklık sistemi hücreleri olan CD4 hücre sayısı 500’ün üzerindeyse, bu uygulamaları yapmakta, kesinlikle herhangi bir sakınca yok. Yani medikal estetik uygulamaları açısından HIV pozitif olmak kesinlikle sorun teşkil etmiyor. KÇ: Bu çok değerli bir bilgi. Belirlenemeyen = Bulaştırmayan kavramının HIV ile yaşayan kişiler için ne kadar önemli ve değerli olduğunu bir kez daha anlamış oluyoruz. Peki HIV ile yaşayan kişilerde medikal estetik uygulamaların sınırları var mıdır? ŞG: HIV ile yaşayan kişilerde en önemli durum, kişinin virüs yükünün yüksek olmamasıdır. Bunu anlamak adına da işlem öncesinde hastadan HIV RNA, PCR ve CD4 testleri istenebilir veya birey yakın zamanda bu testleri yaptırmışsa sonuçlarını bize sunarak, herhangi bir problem olmadan medikal estetik uygulamalar yapılabilir. KÇ: Peki HIV ile yaşayan kişinin B seviyede olmasının dışında, medikal estetik uygulamalarda hem hasta hem de hekim ya da uygulayıcı açısından başka alt güvenlik şartları var mıdır, varsa nelerdir? ŞG: Aslında, biraz önce bahsettiğimiz test değerleri normal ise, her iki taraf açısından da, HIV ile yaşamayan bir hastada olduğu gibi standart önlemleri almaktan daha fazla bir güvenlik uygulamasına gerek yok. Belirlenemeyen = Bulaştırmayan biz hekimler için de önemli bir yere sahip olan bir bilimsel kanıt çünkü. KÇ: Online HIV Danışmanlığı servisimize Medikal Estetik ile ilgili sorular soran danışanlarımızın, uygulama sonrasında neler yapmaları gerektiğine istinaden kafaları genelde karışık olduğunu gözlemliyoruz. Olaya HIV enfeksiyonu özelinden bakacak olursak, medikal estetik uygulamaları yaptıran HIV ile yaşayan kişilerin, uygulama sonrası dikkat etmesi gereken noktalar nelerdir? ŞG: Medikal estetik uygulamalardan sonra, bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Tabi bunlar, sadece HIV pozitifler için değil herkes için geçerli. Aşırı sıcaktan kaçmak, sonrasında alkol veya tuzlu yiyecekler yenmemesi, hamam, sauna, solaryum, buhar banyosu, çok sıcak suyla duş almak ve güneşin altına yatmaktan kaçınmak gibi standart uygulama sonrası önlemlerimiz bulunuyor. Yani aslında sadece HIV özelinde dikkat edilmesi gereken bir uygulama sonrası önlemden bahsedemeyiz… -- #hivhakkindahersey sayfalarına gitmek için tıklayın -- -- Sıkça sorulan HIV soruları ve yanıtları için tıklayın -- KÇ: Şafak Bey, ülkemizde diğer sağlık disiplinlerinin, diğer branşların HIV’e karşı gösterdikleri negatif tutum hepimizin bildiği ve değiştirmek için uğraştığı bir durum. HIV ve Medikal Estetik uygulamaları bağlamında, dünyadaki tıp çevrelerindeki yaklaşım nasıl? Yani ülkemizdeki bilgi ve bilinç eksikliği, batıda nasıl karşılık buluyor? ŞG: Batı’da HIV ile yaşayanlara ayrımcılık yapılmıyor ya da çok çok az oluyor diyelim. Daha önce İngiltere, Londra’da bir hastanede HIV departmanında çalışma şansım oldu. Benim orada gözlemlediğim daha çok, HIV ile yaşayan kişilere, pozitif ayrımcılık yapıldığı şeklindeydi. Fakat maalesef ülkemizde durum tam tersi ve HIV ile yaşayan kişilere negatif ayrımcılık yapılıyor. Sağlık çalışanları bazen, HIV ile yaşayan bir kişiye dokunmak dahi istemeyebiliyor. Bu da maalesef bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Aslında viral yükü negatif olan hastanın hiçbir şekilde virüs bulaştırmayacağını biliyor olmamız gerekli… KÇ: Yani aslında söyleminizden, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan kavramının sağlık yönetimi içerisinde de daha da kurumsallaştırarak, bilgi seviyesini arttırmamız gerektiğiniz anlıyoruz… Peki sizce Türkiye’de, medikal estetik uygulamaları bakımından, HIV ile yaşayan kişilere karşı uygulayıcıların genel tutumu nedir? Nasıl olmalıdır? Tıp etiği açısından yapılan hatalar nelerdir? Hem bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, hem de bir medikal estetik uzmanı olarak, etik önerileriniz nelerdir? ŞG: Maalesef biraz önce de söylediğim gibi HIV ile yaşayan kişilere karşı uygulayıcılarda negatif bir tutum var. Halbuki HIV ile yaşayan bir kişiye, HIV ile enfekte olmamış bir bireyden farklı davranılmamalıdır. Yani herhangi birine nasıl davranılıyor ise HIV pozitiflere de aynı şekilde davranılmalıdır. Zaten tıp etiği de bunu gerektirir. Ama “stigmatizm-damgalama” olarak adlandırılan şey Türkiye’de oldukça yoğun şekilde görülüyor. Bu sebeple doktorların da HIV ile yaşayanlara yaklaşım açısından eğitilmesi gerekmektedir. Aslında, bu işi en iyi biz enfeksiyon hastalıkları uzmanları yapabiliriz. Ben elimden geldiğince beni arayan meslektaşlarıma, eğer kişinin viral yükü negatifse yani belirlenemeyen seviyedeyse herkese nasıl davranıyorlarsa onlara da öyle yaklaşmalarını öneriyorum ve tavsiye ediyorum. Hatta, bazı ameliyatlar öncesinde “ameliyat olabilir, herhangi bir sakıncası yoktur” şeklinde rapor veriyorum, çünkü doğrusu bu. Bunu lütuf olarak yapmıyorum. Doğrusu bu. Elimden geldiğince pozitif ayrımcılık yapmaya çalışıyorum. Meslektaşlarımın da bu şekilde davranmasını sağlamaya çalışıyorum. Zamanla bu konuda farkındalığın artacağını ve bu engelin yavaş yavaş aşılacağını ümit ediyorum. Uzmanların da görüşlerine yer verdiğimiz Türkiye’nin en çok başvurulan #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul’un #hivhakkindahersey sayfalarında medikal estetik uygulamalarını, işin uzmanından HIV ile yaşayanlar açısından öğrenme fırsatı bulduk. Uzm. Dr. Şafak Göktaş'a bu sohbet için Kırmızı Kurdele İstanbul #hivhakkindahersey okurları, takipçileri adına çok teşekkür ediyoruz. Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B = B) gerçeğine rağmen HIV ile yaşayanlara hâlâ ayrımcılık yapan diğer branş hekimlerine ise özellikle iyi okumalar diliyoruz. Çünkü öğrenmenin yaşı yoktur ve günümüz teknolojisinin bizlere sağlamış olduğu “bir tıkla dünyanın bilgisine ulaşma” fırsatını değerlendirerek, bir HIV ile yaşayanların hayatlarını kolaylaştırıcı bilgiye ulaşıp damgalama ve ayrımcılığa karşı mücadelede bize destek olmalarını can-ı gönülden isteriz… -- #hivhakkindahersey sayfalarına gitmek için tıklayın -- -- Sıkça sorulan HIV soruları ve yanıtları için tıklayın --

  • Küresel HIV AIDS yanıtında komünitenin önemini anlattık

    Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD) tarafından İstanbul'da düzenlenen toplantıda, Küresel HIV AIDS yanıtında komünitenin rolünü ve önemini anlattık. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayım tarihi: Ocak 19, 2024 Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD) tarafından Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı katkılarıyla düzenlenen ''HIV AIDS: Göz Ardı Etmeyelim'' başlıklı toplantı 19 Ocak 2024 Cuma günü Bahçeşehir Üniversitesi'nde gerçekleşti. Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, uzmanların ve öğrencilerin katılımıyla, HIV olgusunun tıbbi ve sosyal boyutlarının tartışıldığı toplantıda biz de bir sunum yaparak, son yıllarda altı iyice çizilen bir konu olan Küresel HIV AIDS yanıtında komünitenin rolünü ve önemini dünyadan örneklerle anlattık. Öncelikle UNAIDS ve Uluslararası AIDS Cemiyeti (IAS) gibi kurumların perspektifinden "komünite" tanımı yaptığımız ve bu tanımdan hareketle Türkiye HIV Komünitesinin yerel HIV cevabındaki katkılarını irdelemek ve katılımcılarla birlikte değerlendirmek fırsatı bulduğumuz toplantıya davetleri için başta Gülden Çelik ve Rabia Can olmak üzere, tüm KLİMUD ekibine teşekkür ederiz. Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul olarak uluslararası gelişmeleri yakından takip ederek, mümkün olan tüm yollarla komüniteyle paylaşmaya ve Türkiye'nin HIV AIDS yanıtının olgunlaşmasına katkı sunmaya şevkle devam edeceğiz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV pozitifler grip aşısı yaptırmalı mı?

    Doç. Dr. Asuman Şengöz İnan'ın uzman görüşleriyle desteklenmiş kısa ama önemli bir #hivbilgisi yazısı. *HIV pozitifler grip aşısı yaptırmalı mı? *Grip aşısının HIV ilaçları ile etkileşimi var mı? *COVID-19 aşıları ile grip aşıları birlikte yapılabilir mi? Türkiye'nin en çok başvurulan, güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul'dan öğrenin. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Yayıma hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Güncelleme: Ocak 14, 2024 Yayım tarihi: Kasım 15, 2022 Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. HIV ile yaşayan bireyler için mevsimsel grip aşısı tanımlamaları geçtiğimiz haftalarda yapıldı. Size aşı tanımlaması yapılıp yapılmadığını Sağlık Bakanlığımız tarafından geliştirilen E-Nabız sistemi üzerinden kontrol edebilirsiniz. (Eğer sizin aşı tanımlamanız henüz yapılmadıysa E-Nabız uygulamanızı her gün kontrol etmenizi öneriyoruz. Aşınız en kısa zamanda tanımlanacaktır.) Tabi bu aşı tanımlamaları yapılınca #onlinehivdanismanligi servisimize her sene bu zamanlarda sıkça sorulan bir #HIV sorusu olan "HIV pozitifler mevsimsel grip aşısı yaptırmalı mı?" sorusu yeniden popüler oldu. Soruya mümkün olan en kısa yanıtı vermek gerekirse, Kırmızı Kurdele İstanbul'un cevabı; EVET, HIV ile yaşayanlar grip aşısı yaptırmalı. (Tabi ki HIV tedavinizi sürdüren hastane/hekimin bilgisi ve takibi dahilinde olmak koşuluyla! #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, mevsimsel grip aşınızı doktorunuzun bilgisi dahilinde yaptırmanızı tavsiye ediyoruz.) Çünkü bu konuda yapılmış çalışmalar mevsimsel grip aşısı olan HIV pozitiflerin grip olma olasılığının olmayanlara göre çok daha düşük olduğunu ve eğer olur da grip olurlarsa, daha hafif atlattıklarını gösteriyor. Mevsimsel grip aşısının mevcut HIV ilaç tedavisi ile etkileşime girdiğine, HIV viral yükü veya CD4 hücre sayısı üzerinde uzun vadeli bir etkisi olduğuna dair bir bulgu yoktur. Yani verilere göre, HIV pozitifler için mevsimsel grip aşıları güvenlidir. Bu #hivbilgisi yazısını hazırlarken görüşlerine başvurduğumuz Doç. Dr. Asuman Şengöz İnan; "Tüm HIV ile yaşayanların ilaç kullanıyor olsalar da olmasalar da her yıl mevsimsel grip aşısı yaptırmalarını öneriyoruz. Maske, mesafe gibi pandemi tedbirleri uygulanırken grip görülme sıklığı daha düşüktü. Ancak bu sene grip daha sık görülebilir, ki daha şimdiden öyle olduğu söylenebilir. Üstelik bu sene grip ağır seyrediyor, yani grip aşısını yaptırmak bu yıl daha da önem taşıyor. Grip aşıları ile COVID-19 aşılarının birlikte yapılmasında da sorun yok." HIV ile yaşayanlar, her yıl grip aşısı yaptırmanın yanı sıra, tıpkı COVID-19 önlemlerinde olduğu gibi fiziksel mesafeyi mümkün olabildiğinde korumak, öksürürken ağız ve burunu el ile kapatmak ve sık sık ellerini yıkamak, dezenfektan kullanmayı alışkanlık haline getirmek de dahil olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve pek çok uluslararası otoritenin herkese önerdiği tedbirleri, her şeyden önce kendi sağlıkları için uygulamalıdır. HIV ile yaşayan biri olarak, mevsimsel grip hakkında daha fazla bilgi edinmeli, kendinizi korumak için adımlar atmalı ve başkalarını da eğitmelisiniz. Bu konuda sormak istedikleriniz varsa öncelikle doktorunuza, ardından Kırmızı Kurdele İstanbul'un Türkiye'de bir ilk olarak kesintisi sürdürdüğü #onlinehivdanismanligi servisine ulaşarak bize aktarabilirsiniz. Ayrıca sıkça sorulan HIV soruları sayfamızı ziyaret ederek aklınızdaki bazı sorulara zaten verilmiş bulunan cevapları da okuyabilirsiniz. Sıkça Sorulan HIV soruları I kirmizikurdele.org/sss Unutmayın; mevsimsel gribi önlemenin en iyi yolu her yıl aşı yaptırmak, basit tedbirleri almak ve tüm çevrenizi aynı adımları takip etmeye teşvik etmektir. Sıklıkla zaman geçirdiğiniz ev, iş yeri vb. ortamlarda mevsimsel grip aşısı yaptırmış ve tedbirlere uyan insanların çoğunlukta olması, sizin ve herkesin mevsimsel grip ile karşılaşma olasılıklarını azaltacaktır. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

bottom of page