top of page

Ölüm siyaseti: ACT-UP'ın öyküsü

Güncelleme tarihi: 9 Ağu 2021


Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul olarak ilk günden beri, gerek kurduğumuz yeni HIV dili gerekse tüm projelerimizle #kanittemelliaktivizm vurgusu yaparak kavramı belirginleştirmeye ve küresel/bölgesel/yerel kampanyalara öncülük ederek/yer alarak/söz söyleyerek ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu çalışmaları sürdürürken hikayesini ilgi ile takip ettiğimiz, öğrendiğimiz, etkilendiğimiz ve düşünce dünyamızı şekillendiren tarihi aktivizm figürlerden birisi ACT-UP. AIDS salgınının her cephesine sızan gürültülü eylemleri, sivil itaatsizlikleri, otoritelerden zorla kopardıkları toplantılarla ve dikkat çekici propaganda yöntemleriyle Dünya HIV aktivizmini derinden etkileyen ve şekillendiren ACT-UP hakkında, Sabancı Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Beste İrem Köse'nin yazdığı bu önemli *yazıyı aynı ilgi ile heyecanla okuduk ve sizlerle de paylaşmak istedik. İyi okumalar.

#kirmizikurdeleistanbul #hivhakkindahersey

 

Yayına hazırlayan: Beste İrem Köse Yayın tarihi: Ağustos 7, 2021

 

ABD’de 1981 yılında ilk kez bir gazetede kendine yer bulan gizemli bir salgın, Amerikan

Hastalık Kontrol Merkezi tarafından AIDS adını aldıktan sonraki yıllar içerisinde medya tarafından ‘gay kanseri’ olarak adlandırılacaktı. 1984 yılında Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi, yayınladığı raporda ‘sıfır numaralı hasta’ Gaëtan Dugas’ı 40 kişiyle ilişkide bulunmuş bir taşıyıcı olarak tanıttığında, aynı medya bunu ‘AIDS’i ülkeye yayan kişi’ olarak servis edecekti. Bu sırada AIDS, seks, uyuşturucu, ölüm ve bulaşıcılığı benzersiz bir şekilde bir araya getirerek halihazırda damgalanmış grupları bir kez daha damgalar hale gelmişti. Bu gruplar başta gay erkeklerden oluşurken zamanla uyuşturucu kullanıcılarını, ardından seks işçilerini kapsar olmuştu.[1] Bu sırada başkan Reagan, homofobik sağ ile stratejik ilişkilerini koruyabilmek adına salgına karşı ‘agresif kayıtsızlığını’ sürdürmekteydi. 1987’ye gelindiğinde Reagan ilk kez bir konuşmasında AIDS sözcüğünü telaffuz etti. Bu aşamada 20,000’den fazla insan AIDS ile bağlantılı komplikasyonlardan hayatını yitirmişti bile. Dahası, siyasilerin ve dini liderlerin AIDS ile yaşayan gay erkekleri karantinaya alma, dövmeyle işaretleme, işlerinden kovma ve evlerinden çıkarma talepleri anaakım medyada sıklıkla duyulur olmuştu.[2] Gould’a göre, artık lobicilikle, dilekçeyle çözülecek, yani rutin siyasi kanallara başvuracak bir sorun olmaktan çıkmıştı bu.[3] İşte böyle bir bağlamda, 1987 yılında, Larry Kramer, Vito Russo ve Didier Lestrade tarafından doğrudan eylem ilkesini benimseyen ve Türkçeye Gücün Açığa Çıkması için AIDS Koalisyonu olarak kazandırılan ACT UP’ın (AIDS Coalition to Unleash Power) temelleri atıldı.



ACT UP, HIV/AIDS aktivizmi yürüten grupların ilki değildi. Bu unvanı 1982’de kurulan Gay Erkeklerin Sağlık Krizi (GMHC) adlı oluşum taşıyordu. İşin ilginç tarafı, bu oluşumun kurucuları arasında yine Larry Kramer yer alıyordu. Kendisine neden GMHC varken ACT UP’ı kurmaya ihtiyaç duyduğu sorulduğunda GMHC’de herkesin bir iş tanımının olmasından, her kararın onay mekanizmalarından geçmesi gerekmesinden hoşlanmamaya başladığını, kısacası bürokratik bir harekete devam etmek istemediğini söyleyecekti.[4] GMHC bir hizmet kuruluşu olarak faaliyet göstermeye devam ederken ACT UP, AIDS salgınının her cephesine sızan gürültülü eylemleriyle, sivil itaatsizlikleriyle, ‘ölüm tiyatrolarıyla’, otoritelerden zorla kopardıkları toplantılarla ve dikkat çekici propoganda yöntemleriyle adını aktivizm tarihine yazdıracaktı.[5] Öyle ki, ACT UP’ın kuruluş tarihi olarak bilinen 10 Mart 1987’de Larry Kramer, Gay ve Lezbiyen Toplum Merkezi’nde yaptığı konuşmada AIDS’e militan bir aktivist yanıt verme zamanının geldiğini söylemişti. Kurulduktan yalnızca iki hafta sonra, ACT UP basının büyük bir ilgi göstereceği ilk eylemini, yani Wall Street Eylemini gerçekleştirmişti bile. Bu eylemin amacı, ilaç sektörü üzerindeki egemenliğini kullanarak kendi ilacı olan AZT’yi AIDS klinik testlerindeki tek ilaç yapmaya çalışan Burroughs Wellcome şirketini protesto etmekti. ACT UP aktivistlerinden Ron Goldberg, “çılgın dozlarda” verilen AZT için “bizi öldürüyordu” diyecekti.[6] Dahası, Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) Burroughs Wellcome şirketinin oldukça yüksek fiyatlarla satışa sunulan ilacı AZT’nin tek devlet onaylı AIDS ilacı olmasına onay vermişti. Bütün bunlar ACT UP aktivistlerini Wall Street’te benzerine pek rastlanmayan bir eylem gerçekleştirmeye itti. Altı ACT UP üyesi, Burroughs Wellcome Company’ye atıfta bulunan pankartlarıyla beraber kendilerini New York Menkul Değerler Borsası’nın balkonuna zincirledi. O sırada geri kalan üyeler Wall Street trafiğini kilitleyerek diğer eylemlerde de kendini gösterecek olan ilk ölüm tiyatrolarını gerçekleştirmekteydi. ACT UP üyeleri, kendilerine özgü olan bu eylem biçiminde protesto ettikleri otoritenin önünde yere uzanıyor, kimi zaman kendilerini baştan aşağı sahte kana buluyor, bazen de kağıttan mezar taşlarını kaldırıyorlardı. Böylece hükümet, sağlık otoriteleri, medya gibi düşmanları tarafından nasıl ölmeye terk edildiklerini göstermiş oluyorlardı. Medya da bu ölüm tiyatrolarını büyük bir ilgiyle takip edecekti. Wall Street Eylemi, ACT UP eylemlerinde sıkça karşılaşacak bir muhatabı kitlelerle tanıştırıyordu: ölümcül hastalıklardan kâr elde etmeye çalışan büyük şirketler.[7]