#hivbilgisi arama sonuçları
331 sonuç bulundu
- Kırmızı Kurdele İstanbul'un Uluslararası AIDS Konferansı AIDS2020 notları
Kırmızı Kurdele İstanbul ekibinin, bu sene 6-10 Temmuz tarihleri arasında tamamen online olarak gerçekleşen ve sekiz saatlik zaman farkına rağmen tamamını canlı takip ettiği #AIDS2020 ve #COVID19 konferanslarında tuttuğu notlardan kısa kısa başlıklar. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler kaynak göstermek şartıyla herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: 14 Temmuz 2020 -PrEP (temas öncesi korunma tedavisi) konferansın yıldızı oldu PrEP konusunda farklı çalışma grupları tarafından tamamlanan ya da hali hazırda devam etmekte olan araştırma sonuçlarının yayınlandığı konferansta, enjekte edilebilen PrEP’e yönelik çalışmanın sonuçları büyük ilgi topladı. ABD hükümeti tarafından çeşitli araştırmalarına büyük fonlar ayrılan HIV Prevention Trial Network (HIV Korunma Araştırmaları Ağı) tarafından yürütülen HPTN 083 isimli çalışmanın sonuçlarına göre, uzun süre etkili enjekte edilebilen Cabotegravir etken maddeli PrEP, tablet formdaki PrEP’e göre daha etkili sonuçlar veriyor. %12’sinin erkeklerle cinsel ilişki yaşayan trans kadınların ve geri kalanların MSM bireylerden (Erkeklerle cinsel ilişki yaşayan erkeklerden) oluştuğu, HIV bulaşışına maruz kalma riski içerisinde tanımlanan 4.750 bireyin katılımıyla sürdürülen denemenin sonuçlarına göre, uzun süre etkili enjekte edilebilen Cabotegravir etken maddeli PrEP kullanan bireylerde, tablet formdaki TDF etken maddeli PrEP’e kullanan bireylere göre %66 daha az HIV bulaş riski olduğu sonucuna ulaşılarak, inanılmaz bir koruma farklılığını gözler önüne serdi. www.kirmizikurdele.org/prep -TAF mi, TDF mi? PrEP başlığı altında yapılan sunumlardan bir diğeri ise DISCOVER isimli araştırmanın sonuçlarıydı. TDF’in (tenofovir disoproxil fumarate/emtricitabine) gelişmiş formatı olarak piyasaya sürülen TAF’ın (tenofovir alafenamide/emtricitabine), PrEP olarak kullanımındaki etkililik farklılığı ortaya koymak adına yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, bu iki etken maddenin de PrEP olarak kullanımında, HIV bulaşışına karşı koruma anlamında herhangi bir farklılık tespit edilemediği belirtiliyor. 96 hafta süresince, 5.399 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, TAF ve TDF kullanan bireylerde, yaklaşık 2 yıl süresinde cinsel yolla bulaşan enfeksiyon oranlarında farklılık gözlemlenmemiş. -PrEP’le %75 Başarı Kenya ve Uganda’nın tedaviye erişim sorunları bulunan kırsal bölgesinde yaşayan, kadın ve erkeklerden oluşan yaklaşık 75bin kişinin katılımıyla yapılan SEARCH Araştırması sonuçlarına göre, düzenli HIV testinin uygulanarak kontrollü bir şekilde TDF etken maddeli PrEP kullanan grupta, HIV bulaş riskinin yani yeni HIV bulaşlarının gerçekleşmesinde %75 azalma olduğu kayıt altına alınmış. The SEARCH Araştırması’nın sonuçlarında dair sunumu gerçekleştiren California Üniversitesi’nden Dr. Catherince A.Koss mevcut bulguların, PrEP’in HIV salgınıyla mücadelede ne kadar önemli bir araç olduğunun altını bir kez daha çizdiğini belirtti. -Islatravir umut vaad ediyor Henüz klinik denemelerinin sürdüğü bir HIV tedavisi ilacı - ART olan islatravir, düşün viral başarısızlık, yani uygulanan hastalarda, HIV’in baskılanmasında önemli bir başarı kaydediyor. Tedaviye cevap vermeyen ya da diğer bir deyişle viral hareketliliği tedaviye rağmen gözlemlendiği vakalarda kullanılması planlanan ve henüz klinik araştırmaların daha orta döneminde olan etken madde, eğer başarılı olursa, kullanıma girecek ilk NRTTI grubu HIV tedavisi ilacı olacak. www.kirmizikurdele.org/art -Dikkat: TAF kilo aldırabilir! Amerikan’nın 65 şehrinde tedavi görmekte olan 115.000 bireyin dahil olduğu OPERA kohortundan alınan veriler, TAF etken maddesi ile kilo artışı arasındaki bağlantıyı ortaya koyuyor. Özellikle böbrek sorunları ve kemik erimesine etkilerinden dolayı TDF kullanımından, TAF kullanımına geçiş yapan vakalarda, kolesterol düzensizliği ve kilo artışı gözlemlenmiş. TDF’den TAF’a geçiş sonrasındaki ilk dokuz ayda 2 ila 2.7 kg arasında kilo artışı görülen hastalarıın grubunu, ortalam 2.5 kg ile dolutegravir etken maddesinin neden olduğu tedavi rejimindeki hastalar takip ediyor. Araştırmacılar, son dönem piyasaya sürülen tek tablet rejimi HIV tedavi ilaçlarında da TAF bulunması nedeniyle, vakalarda düzenli kilo kontrolünün de yapılması gerektiğini belirtiyor. -Hepatit-A aşısı önemli! Önceki yıllarda, MSM, damar içi madde kullanan ya da kronik karaciğer hastalığı bulunanlar gibi daha kısıtlı bir gruba Hepatit-A aşısını öneren Amerika Hastalık Kontrol Merkez CDC yetkilileri, bu yıl düzenlenen Uluslararası AIDS Konferansı’nda, bu önerilerini güncellediklerini ve artık HIV tanısı almalarının üzerinden 1 yıl geçen tüm bireylere Hepatit A aşısının uygulanmasını önerdiklerini belirttiler. Ülkemizde, tedaviye başlayan tüm hastaların yaptırması gereken aşılar arasında bulunan Hepatit A aşısı, birçok birey tarafından eczanelerden ücretli olarak satın alınarak yapılmakta. Bu sebeple, standart tedavi ve takip planları arasında bulunan bu aşıların HIV ile yaşayan bireylere ücretsiz olarak sağlanması gerekliliğini ve talebimizi bir kez daha yinelemek istiyoruz… -Hep konuşulan başlık: HIV aşısı Bu yıl sanal olarak gerçekleşen 23. Uluslararası AIDS Konferansında, diğer yıllarda olduğu gibi yine aşı çalışmaları ile ilgili güncel durum da konuşuldu. Konferansında son gününde kapanışa damgasını vuran sunumuyla Amerika Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Dairesi (NIAID) AIDS Birimi Direktörü Dr. Carl Dieffenbach, aşı çalışmaları arasında önemli bir yere sahip olan, Imbokodo adıyla bilinen HVTN 705/HPX2008 isimli aşı çalışmasında önemli bir aşamaya gelindiğini belirtti. 2017 yılında başlayan ve Sahra altı Afrika ülkeleri olan South Africa, Zimbabwe, Mozambique, Malawi, and Zambia’da, 2600’den fazla kadın bireyin katılımıyla sürdürülen çalışmada, koruyuculuğunun deneyimlendiği aşı örneklerinin tüm katılımcılara uygulandığını ve böylelikle bu aşama ile ilgili çıktıların gözlemlenmesi aşamasına geçildiğini belirtti. Amerika Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen farklı bir aşı çalışması olan Mosaico hakkında da bilgi veren Dr. Dieffenbach, HIV’e ilişkin bağışıklık tepkisinin oluşup oluşmadığının araştırıldığı 2.faz çalışmalarının Amerika ve Avrupa’da eşzamanlı olarak MSM ve trans bireylerin katılımıyla sürmekte olduğunun altını çizdi. -Koronavirüs elbette unutulmadı Son 8 aydır, farklı zamanlarda ve farklı şiddetlerde, Dünya’daki tüm bireylerin etkilendiği ve 2020 yılına damgasını vuran yeni tip koronavirüs pandemisi de 23.Uluslararası AIDS Konferansı’nda yerini aldı. Önceki yıllardan farklı olarak bu yıl konferans ajandasına 2 gün eklenerek düzenlenen COVID-19 Konferansı'nda koronavirüs, sadece bir enfeksiyon ve salgın olarak işlenmekle kalmadı, aynı zamanda HIV ve koronavirüs arasındaki ilişkiye de yer verildi. Pandemik koşullar nedeniyle HIV tedavisine erişimin kısıtlanması ya da zorlaşması durumunda ortaya çıkabilecek olumsuzlukların koşulduğu konferansta, özellikle ilaca erişimin zaten zor olduğu bölgelerde yeniden AIDS vakalarının görülebileceğinin altı çizildi. Henüz ilaç etkenlerinin hammaddelerine yönelik bir azalma sorunun söz konusu olmadığını belirten yetkililer, artan COVID-19 vakaları nedeniyle uygulanabilecek karantina süreçleri ve ham madde işleme tesislerindeki iş gücü kısıtlamaları nedeniyle, olası bir işlenmiş ham madde azalmasına da dikkat çekildi. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey
- HIV/AIDS 2022 Kongresi Raporu
Yayına hazırlayan: www.kirmizikurdele.org, #hivbilgisi sayfaları ekibi Yayın tarihi: Ocak 2, 2023 (Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) Türkiye HIV/AIDS Platformu’nun her yıl düzenlediği ve bu yıl altıncısı, 24-27 Kasım 2022 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen Ulusal HIV/AIDS Kongresi raporu yayında. Amacı, ülkemizdeki HIV/AIDS epidemisine verilen yanıtta ön saflarda görev yapan sağlık çalışanlarının, sağlık otoritesinin ve sivil toplum örgütlerinin kongre boyunca sunduğu verilerin, yaptığı paylaşımların ve yürütülen tartışmaların ışığı altında ülkemizdeki güncel durumun analizini yapıp, gereksinimleri belirlemek olan rapor, ortak önerileri sunmak üzere sağlık otoritesi ile paylaşılacak. Ulusal HIV/AIDS Kongresi 2022 düzenleme kurulu adına, bilim insanları ve aktivistlerin ortak emeğinin ürünü olan rapor, Türkiye'de Ulusal HIV/AIDS Kongreleri tarihinin ilk ortak raporu olma özelliği ile tarihi bir belge niteliği taşıyor. Türkiye'nin HIV ve AIDS ve sebep olduğu sorunlarla mücadelesi tarihinde çok önemli bir işlevi olacağına inandığımız belgeye katkı sunmaktan ötürü duyduğumuz mutluluğu da paylaşarak, Prof. Dr. Süda Tekin olmak üzere rapora emek veren tüm bilim insanları ve aktivistlere Kırmızı Kurdele İstanbul olarak teşekkür ediyoruz. Seçtiğimiz kısa notlarını #hivbilgisi yazımızda bulabileceğiniz raporun tamamını sayfada en alttaki butona tıklayarak indirebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey -Rapordan kısa notlar- -HIV tanısındaki yetersizlik ve gecikme Hâlihazırdaki en önemli sorununun, HIV tanısındaki yetersizlik ve gecikme olduğu tespiti ile başlayan rapor, yenilikçi yöntemlerle test yaptırmaya teşvikin önceliklendirmesini talep ediyor. -Temas öncesi profilaksi (PrEP-TÖP) Raporun, HIV bulaşını önleme konusunda etkinliği kanıtlanmış olan temas öncesi profilaksi ile ilgili talepleri şöyle; a. Temas öncesi profilaksiye ilişkin önerilerin Sağlık Bakanlığı HIV/AIDS Tanı ve Tedavi Rehberi’ne eklenmesi, b. Günlük kullanılan temas öncesi profilaksinin lisans alması için çalışmaların yürütülmesi, c. Temas öncesi profilaksinin maliyetinin azaltılması (düşük fiyatlandırma, tam veya kısmi geri ödeme) için girişimlerde bulunulması, d. Toplumda temas öncesi profilaksiyi tanıtacak kampanyaların yapılması. -Raporda Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B vurgusu Dünya çapında öncü imzacılarından ve resmi sözcülerinden birisi olarak Türkiye'de yaygınlaştırmaktan daima gurur duyduğumuz ve çok önemsediğimiz Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B, raporda aşağıdaki paragrafla yer aldı; Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B=B) özellikle sağlık sisteminde yaygın olarak bilinmemektedir. DSÖ, UNAIDS gibi saygın otoritelerce kabul edilen ve bazı ülkelerin ulusal HIV tedavi kılavuzlarına da dâhil edilen “ (B=B)”, hem bulaşın önlenmesi açısından güçlü bir halk sağlığı mesajı hem de tedaviye uyumu güçlendiren bir unsur olarak HIV'e verilen ortak cevabın temel ögelerinden biri olarak değerlendirilmelidir. Bu bağlamda Belirlenemeyen = Bulaştırmayan’ın, ulusal HIV tedavi kılavuzuna dâhil edilmesi ve bu mesajın yaygınlaştırılmasına ilişkin çeşitli çalışmaların yapılması önerilir." -İşe girişlerde zorunlu HIV testi Rapordaki bir diğer önemli tespit ve öneri ise işe girişlerde zorunlu HIV testi hakkında; "İşe girişlerde sağlık raporunun işin gereklilikleri gözetilerek tasarlanması ve zorunlu HIV testinin kaldırılması gerekmektedir. Bunun önünün açılması amacıyla iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının değiştirilmesi konusunda çalışmalar yürütülerek HIV ile yaşayan kişilerin temel haklarına erişmeleri sağlanmalıdır. Ulusal HIV/AIDS Kongresi 2022 düzenleme kurulu adına nihai şekli Süda Tekin, Hayat Kumbasar-Karaosmanoğlu, Asuman İnan, Halis Akalın, Behice Kurtaran, Fehmi Tabak, Yeşim Taşova, Canberk Harmancı, Arda Karapınar, Çiğdem Şimşek, Deniz Gökengin' tarafından verilen rapor, "Ülkemizde HIV epidemisine yanıt konusunda pek çok alanda başarılı işler yapılmış olmakla birlikte, olgu sayısındaki artış halen tüm hızıyla devam etmektedir. COVİD-19 pandemisinin araya girmesi, HIV alanında yapılan çalışmaların da hız kesmesine, hatta durmasına neden olmuştur. Türkiye HIV/AIDS platformu tarafından düzenlenmekte olan HIV/AIDS Kongreleri, bir yandan HIV alanındaki bilgileri paylaşmamıza ve tartışmamıza zemin hazırlarken, diğer yandan ülkemizdeki sorunları irdelememiz ve sorunlara çözüm önerileri getirmemiz açısından da vazgeçilmez bir platform oluşturmuştur. Bu raporda, sorunların çözümüne ilişkin yapılan önerilerin, ülkemize özgü, doğru ve etkin stratejileri geliştirebilmek ve hedeflerimizi gerçekleştirebilmek açısından tüm paydaşlar tarafından dikkate alınacağını umuyoruz." cümleleriyle sona eriyor. Türkiye'nin HIV ve AIDS ve sebep olduğu sorunlarla mücadelesi tarihinde çok önemli bir işlevi olacağına inandığımız belgeye katkı sunmaktan ötürü duyduğumuz mutluluğu da paylaşarak, Prof. Dr. Süda Tekin olmak üzere rapora emek veren tüm bilim insanları ve aktivistlere Kırmızı Kurdele İstanbul olarak teşekkür ediyoruz. Raporun tamamını buraya ya da aşağıdaki butona tıkayarak indirebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey
- HIV ile Mücadeleye Acil Eylem Planı İhtiyacı
EuroPolitika Dergisi'nin Sivil Toplum HIV Konferansı #HIV2022İstanbul bünyesinde duyurulan Mikro Araştırma Fonu kapsamında yaptığı "AB'nin HIV ile Mücadelede Mevcut Yasaları ve Türkiye'ye Uygulanabilirliğinin Araştırılması" başlıklı çalışmanın bir çıktısı olan bu makale Türkiye’nin HIV'e ilişkin izlediği sağlık politikasını AB’nin sağlık politikaları ile karşılaştırarak değerlendiriyor. Yayına hazırlayan: Nisa Mammadova, Yusuf Ertuğral www.kirmizikurdele.org'de yayın tarihi: Ocak 11, 2023 (Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) HIV, yani insan bağışıklık yetmezliği virüsü olarak tanımlanan Human Immunodeficiency Virus en az 40 yıldır aramızda. HIV ile enfekte olunduktan birkaç adım sonrası, -eğer kişi test yaptırmaz durumunu bilmez ve HIV ilaç tedavisine başlamazsa enfeksiyonun ilerlemiş hali olan ve edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromu olarak tanımlanan AIDS’e neden oluyor. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) 2021 Raporu’na göre, dünyada HIV hastalığının başlangıcından itibaren yani 40 yılda 79,3 milyon kişi HIV ile enfekte oldu, 36,3 milyon kişi ise AIDS ile ilişkili hastalıklardan hayatını kaybetti. HIV/AIDS’e bağlı ölümleri durdurmak ve halk sağlığını korumak için küresel ölçekte etkin bir mücadele sürdürülüyor. Hatta Dünya Sağlık Örgütü bu konuda farkındalığı artırmak için 1988 yılında 1 Aralık’ı Dünya AIDS Günü ilan etti. Uzun yıllardır devam eden bu mücadele doğrultusunda özellikle Batıdaki vakalarda azalma görülürken Türkiye’yi çevreleyen Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde tam tersine bir artış kaydediliyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 1985’ten 15 Kasım 2021’e kadar 29 bin 284 HIV pozitif kişi ve 2 bin 52 AIDS vakası tespit edildi. Ancak bu sayının, test yaptırma alışkanlığı azlığı vb. sebeplere bağlı olarak gerçek tabloyu yansıtmadığını düşünenler de var. Gerek Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Türkiye raporlarında gerekse artan HIV vakaları göz önüne alındığında Türkiye’nin HIV/AIDS’e karşı eylem planı ihtiyacı elzem olarak görülüyordu. Bu süreçte üstüne bir de Türkiye’nin sığınmacı politikası nedeniyle yoğun göç alması ve mülteci-sığınmacı konumunda olan HIV-pozitif bireylerin tedaviye erişimde yaşadığı güçlükler eklendi ve yıllar içinde yapılan çalışmaların yetersizliği, sorunun günden güne büyümesine neden oldu. Buna bağlı olarak 2019 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından HIV/AIDS Kontrol Programı başlatıldı ancak bu kez de Covid-19 ile mücadele, bu kontrol programının çalışmalarını sekteye uğrattı. HIV/AIDS alanında faaliyet yürüten, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin mücadeleye ilişkin vurguladığı ortan nokta, toplumsal bilinç ve farkındalık ihtiyacı… Üstelik bu ihtiyaç için kaybedilecek bir dakika bile yok. Çünkü tanı, takip ve tedavisi geciken her bir birey hayattan kopuyor, HIV/AIDS halk sağlığı için büyük risk oluşturuyor. Aktivistler, Euro Politika’ya Değerlendirdi EURO Politika’ya konuşan Kırmızı Kurdele İstanbul’dan Aktivist Arda Karapınar, Pozitif-iz Derneği’nden Önder Bora ile Pozitif Yaşam Derneği’nden Yağmur Şenoğuz ve derneğin diğer aktivistleri süreci üç önemli başlıkta ele aldı. Karapınar, Bora ve Şenoğuz, Türkiye’de HIV pozitif bireylerin yaşadığı sıkıntılara değindi, bu sıkıntıların önüne geçmek ve halk sağlığını korumak için yapılması gerekenleri sıraladı. Aktivistler, ayrıca göç ile gelen bireylere yönelik Türkiye’nin izlediği sağlık politikasını AB’nin sağlık politikaları ile karşılaştırarak değerlendirdi. HIV ile Yaşayan Bireylerin “Damgalanma” Korkusu “HIV ile Yaşayan Bireylerin Karşılaştığı Sıkıntılar” Toplumun tüm farklı kesimleri için kolay anlaşılır ve bilimsel olarak kanıtlanmış #hivbilgisi sağlayarak, bilgi ihtiyacı içinde olan herkesin doğrudan edindiği en güncel ve güvenilir bilgilerle hareket etmesini sağlamayı hedefleyen bilgi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul’a göre en büyük sorun bilgi eksikliği ve yeni bilgiye direnç. Bunun sebebi ise 90’lardan bu yana benimsenen medya diline bağlı olarak HIV’in hala tabu olması ve HIV’in sağlıkla değil ahlakla ilgili bir konu olarak algılanması. Kırmızı Kurdele İstanbul’un kurucusu olan ve HIV hakkında mantıklı ve gerçekçi bir toplumsal tartışma yapılabilmesi için Türkiye ve yurt dışında yaptığı yoğun çalışmalarla tanınan Aktivist Arda Karapınar’a göre; "HIV’in sağlıkla değil ahlakla ilgili bir konu olarak algılanması doğal olarak HIV pozitiflerin kendi isimleri ve yüzleriyle, korkmadan, çekinmeden, açık bir kimlikle toplumda yer alamamalarına, çalışma hayatında, iş hayatında vb. kayıp yaşama kaygısıyla HIV hakkında konuşamamalarına yol açıyor. Yani konu hapsedildiği ahlaki parantezden çıkabilmek için gerekli olan güçlü toplumsal katılımı bir türlü sağlayamıyor." "Yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz verilerde görüyoruz ki; HIV pozitiflerin de HIV negatiflerin de ortak talebi; HIV ile ilgili ne yapacak olurlarsa olsun anonim kalmak. Test yaptırmak isteyenler testleri hiçbir şekilde sisteme girilmesin, böyle bir test yaptırdıkları dahi bilinmesin, HIV pozitif tanısı alanlar ise bu durumları ve tedavilerine ilişkin bilgiler hiç kimse hatta bir başka doktor tarafından bile bilinmesin istiyorlar. Bu taleplerin tamamı hem anlaşılır hem de manidâr. Anlaşılır çükü insanlar damgalanmaktan korkuyorlar, manidâr çünkü herkes saklanmak istiyorsa, toplum HIV konusunda ön yargılı, kapalı, yeni ve bilimsel bilgiye dirençli demektir. Damgalanmaktan korkanların benzer durumdaki diğerlerini damgalamaktan geri durmayarak kendi güvenli alanlarını oluşturdukları, güvenliklerini tesis ettikleri bir toplum olup olmadığımız sorusuna cevabı HIV konusunda bulabiliriz belki? Bu şartlarda konu birkaç cesur aktivistin ilgi, bilgi ve becerisine muhtaç durumda ki, bütün bu şartlara rağmen Türkiye’de dinamik ve üretken bir HIV aktivizmi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu aktivizm belki çok hızlı bir biçimde değil ama çözüme mutlaka götürür. Şu aşamada tek gereken biraz politik ilgi”. İlk olarak 1 Aralık 2022 Dünya AIDS Gününde www.europolitika.com'da yayınlanan makalenin tamamını buraya tıklayarak EuroPolitika Dergisi'nin web-sitesinde okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey
- Kırmızı Kurdele İstanbul'dan HIV pozitifler için ilişki tavsiyeleri
HIV pozitif olmak bir ilişkiye katabileceğiniz değeri azaltmaz. HIV gerekli tedbirleri aldığınızda kolayca kontrol edilebilecek bir virüstür. Asla bundan fazlası değil! Aşk ise her şey! Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Y. Güncelleme: Aralık 18, 2022 Yayın tarihi: Aralık 23, 2022 (Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) Yeni biri ile tanışma, ilk buluşma ve bir ilişkiye başlamak fikirleri, ister yakın zamanda tanı almış olsun, ister bir süredir HIV ile yaşıyor olsun pek çok HIV pozitifi en çok endişelendiren şeylerin başında geliyor. Aslında hoşlanılan ve zevk alınan şeylerde HIV yüzünden bir değişiklik olmuyor ve aynı insan olmaya, her kimseniz o olmaya devam ediyorsunuz. Fakat, bilhassa gönül ilişkilerinin eskisi gibi biri olamayacağının ve engellerle karşılaşılacağının düşünülmesi de gayet doğal. Güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul'un #hivbilgisi sayfaları için hazırladığı #hivbilgisi yazısında, ister yakın zamanda tanı almış olsun, ister bir süredir HIV ile yaşıyor olsun, biriyle buluşmalarında yapmamaları gereken şeyleri, HIV ile yaşayan bir gönüllümüzün kaleminden sıraladık. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey Kırmızı Kurdele İstanbul'dan HIV pozitifler için ilişki tavsiyeleri Kendinizden asla utanmayın. HIV sebebiyle kendinizi güvende hissetmemeniz (en azından bir süre için) gayet doğal. Bu duygular ve düşünceler sürecin bir parçası. Geçecek. Er ya da geç geçecek! Olası sevgili adaylarınızla HIV statünüzü paylaşmaya alışmanız biraz zaman alabilir. Ama asla kendinizden utanmayın, çünkü utanacak bir şey yok! HIV pozitif olmak ya da HIV pozitif biriyle görüşüyor olmak sadece bilimsel açıdan tartışılabilir ve asla bir kusur, hata filan değildir! Hiçbir şeyi aceleye getirmeyin. Olası bir ilişki uyumu durumunda, sırf size uygun kişi olduğunu düşündüğünüz için ne işi aceleye getirin, ne de kendinizi geri çekin. Başlarda, HIV statünüz size kendinizi yalnız ve istenmeyen kişi gibi hissettirebilir. Dolayısıyla da bu duygulardan kurtulmak için doğru şeyin bir ilişki olduğunu düşünebilirsiniz fakat bu doğru değil. Çünkü yanlış bir ilişkiye balıklama atlamak tam tersi bir etki yaratabilir. Yalnız olma düşüncesi zorlu olabilir, fakat unutmayın ki yanlış bir ilişki yaşamak, kendinizi yalnız hissetmenin stresinden daha fazlasına sebep olur. Kendinizi sadece HIV pozitif insanlarla sınırlamayın. HIV statünüz size kim olduğunuzu ya da ne tarz biriyle birlikte olmanız gerektiğini söylemez. İlişkiler karşılıklı beğeniler, ilgi alanları ve zevklerden oluşur; aynı anda aynı ilacı kullanıp kullanmadığınızdan değil. İlk günlerden bu yana HIV’in gönül ilişkilerini karmaşık hale getirmemesini sağlayacak, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B eşittir B) gibi sayısız gelişme oldu ve olmaya devam ediyor. Bunun kıymetini bilin. Sadece HIV statünüzü kabul ettiği için daha fazla sevmeyin. HIV ve ilişkiler söz konusu olduğunda kural 1; İlişkide olduğunuz ya da çıktığınız kişi, sizinle birlikte diye size iyilik falan yapmıyor! Dolayısıyla ona “mükemmel insan” muamelesi yapmayın. Ancak şu da doğru ki birçok HIV pozitif birey, HIV statülerini kabul eden biriyle tanışırlarsa çok şanslı olduklarını düşünür. Buna benzer yanlış düşünceler size kimyanızın uymadığı (gündüz kuşağı tabiriyle elektrik almak) ilişkilere hapsolmanıza neden olabilir. HIV maruz kaldığınız kötü bir durum değildir; bu yüzden herhangi birini sırf HIV statünüzü kabul etti ve sizinle birlikte olmaya devam ediyor diye ilahlaştırmanın lüzumu yok. Değerinizden şüphe etmeyin. Eğer kendinizi bir ilişki yaşamaya değer biri olarak görmüyorsanız, başkasını nasıl görebilir ya da bir başkasından size değer vermesini nasıl bekleyebilirsiniz? Eğer emek vermeye değer bir ilişki kurmak istiyorsanız, öncelikle kendinizi bu ilişkiye değer katacak biri olarak görmek durumundasınız. HIV pozitif olup olmamanız bir ilişkiye katabileceğiniz değeri azaltıp değiştirmez. HIV sadece, kolayca kontrol edilebilecek bir virüstür. Asla bundan fazlası değil! Aşk ise her şey! www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu
- Gerçekten de diş muayenesinde HIV riski var mı?
Gerçekten de diş muayenesinde HIV riski var mı? Dişçide HIV bulaşır mı? Florida dişçisi vakası nedir? HIV hakkında herkesin merak ettiği ancak işin doğrusunu kimsenin anlatmadığı bir başka konu; Diş muayenesinde, dişçi koltuğunda HIV riski var mı? Peki Florida Dişçişi kim? HIV ve diş konusu ile ilgisi nedir? Sizi, bilimsel gerçeklerle, tarihçesiyle, raporlarıyla, referanslarıyla ve herkesin anlayacağı, kolay anlaşılır bir dilde yani #kirmizikurdeleistabul üslubuyla hazırlanmış, keyifli bir #hivbilgisi okumasına davet ediyoruz. İyi okumalar Kırmızı Kurdele İstanbul #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Güncelleme tarihi: Kasım 11, 2022, Yayın tarihi: Şubat 23, 2018 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) -Gerçekten de diş muayenesinde, dişçi koltuğunda HIV riski var mı? -Dişçide HIV bulaşır mı? -Florida dişçisi vakası nedir? Pek çok insan, diş operasyonlarının niteliğinden dolayı HIV bulaşma riskinin yüksek olduğuna inanır. Bu yüzden de diş çekimi, kanal tedavisi vb. kanlı operasyonların, yüksek HIV riski taşıdığına dair kent efsaneleri bitmek bilmez. Sorular genelde ‘ya benden önceki kişi HIV pozitifse ve ondan kalan kan bana bulaşırsa’ fantezisinden başlayarak, akıl sınırlarını zorlayan bir noktaya ulaşır. Konuyu açmadan önce, en başta söylenmesi gereken en önemli detay ise şudur: tüm diş hekimleri, HIV ve diğer bulaşıcı hastalıkların bulaşmasını önlemek ve tüm hastalarını korumak için evrensel önlemleri her muayenede almakla yükümlüdürler. Bu önlemler diş hekimleri, hatta asistanlarının da eldiven, yüz maskesi ve göz koruması kullanımları ve ‘Ağız ve Diş Sağlığı Yönetmeliği’nce özetlenen prosedürleri takip ederek tüm el aletlerini (matkaplar vb.) her bir hasta için ayrı ayrı steril hale getirmelerini gerektirir. Steril edilemeyen tek kullanımlık araçlar ise adı üzerlerinde, tek kullanımlıktır. Yani sadece sizin muayenenizde kullanılmak üzere, gözünüzün önünde ambalajından çıkarılır ve işleri bitince yine özel kutularına konularak çöpe atılırlar. Her hastadan sonra eldivenler atılır, eller yıkanır ve bir sonraki hasta için yeni bir eldiven kullanılır. Özellikle son yıllarda, tıbbi araç gereç ve tıp teknolojisindeki gelişmeler bu tip bir HIV bulaşması ihtimalini neredeyse imkânsız hale getirirdiler. Öte yandan HIV’in insan vücudu dışına çıktıktan ya da bir başka deyişle havayla temas ettikten çok kısa süre sonra etkisini yitirmesi, bu tip bir bulaşın neredeyse imkânsız olmasını sağlayan bir başka faktördür. Eğer tüm bu faktörlere rağmen bu konuda endişeli iseniz, muayene öncesinde diş hekiminize sağlık ve güvenlik önlemleri ile ilgili endişelerinizi aktarmak için birkaç dakika ayırmanız hem içinizin rahatlamasını hem de bu tip kent efsanelerine inanmamanızı sağlar. -Peki diş muayenesi yoluyla hiç mi bulaş yok? Uzun lafın kısası; var! HIV’in 40 yılı aşan tarihinde, kayıtlara diş muayenesi kaynaklı olarak geçmiş ve ispatlanmış sadece 2 vaka var. Şimdi gelin, ikisi de hekimlerin ve hastaların karşılıklı ihmallerinden oluşan bu vakalardan biri ve konuyu en net özetleyeni hakkında biraz bilgi edinelim. Edinelim ki, diş muayenesinde nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkındaki dersi alarak, neredeyse imkânsız olan bu ihtimalle karşılaşmamayı ya da kimseyi böyle bir riske bırakmamayı garanti altına alalım. -Florida dişçisi vakası İsmin biraz gerilim filmi tadında olduğunu kabul ediyoruz. Fakat doğrusu vakanın kendisi de biraz gerilim filmi tadında. 1990 yılında HIV tanısı alan Kimberly Bergalis adında bir kadın, kendisini HIV riski altına sokan hiç bir davranışı olmadığını söylüyordu. Bu konudaki ısrarını giderek arttıran Bayan Bergails, 1990'larda risk olarak değerlendirilebilecek dövme, akupunktur dahil hiçbir işlem yaptırmadığını, hayatı boyunca sadece 2 erkek arkadaşı olduğunu ve 2 erkek arkadaşının da HIV negatif olduğunu söyledi ve söylediği her şeyi testlerle doğruladı. İş gittikçe gizemli bir hal alıyordu. Konu biraz daha araştırılınca anlaşıldı ki, Bayan Bergails HIV tanısı almadan tam 2 yıl önce, 2 diş çekimi için muayenesine gittiği Dr. David Acer’ın kendisi, bu diş çekimlerinden 3 ay önce HIV tanısı almıştı. Bu teoriye göre Bayan Bergails haklıydı ve HIV’in kaynağı Dr. Acer olabilirdi. Bu noktada gerçek bir sorumluluk örneği gösteren Dr. Acer’in tüm hastalarını HIV testi yaptırmaya davet eden bir açık mektubu ile başlayan derin araştırma gösterdi ki, Dr. Acer’in 5 hastası daha, kendisinin HIV tanısını takip eden süreçte HIV ile enfekte olmuşlardı. Burada Bayan Bergails ve diğer 5 hastanın hatası ise Dr. Acer’in muayeneler boyunca, gerekli sterilizasyon prosedürünü takip edip etmemesi ile hiç ilgilenmemiş olmaları. Yani normal koşullarda diş hekimi HIV pozitif olsa dahi, eldiven kullanmak vb. prosedürler ya da dişçinin operasyon sırasında herhangi bir şekilde kanaması olduğunda operasyonu durdurup, kan akışını kestikten sonra devam etmesi gibi noktalara özen gösterilseydi bu bulaşların hiçbiri gerçekleşmezdi. Doğrusu şu ki Dr. Acer kötü ve ihmalkâr bir dişçi, hastalar ise muayene ücretinin ucuzluğunun, sterilizasyondan daha önemli olduğunu düşünen insanlardı. Tabi bu noktada olayın, HIV’i tamamen baskılayan ve salt bir taşıyıcılık hale getirerek, bulaş risklerini neredeyse yok seviyesine indiren ilaç tedavisinin (Neymiş bu ART? tıklayın ve öğrenin) 1996'da bulunduğunu eklemek şart. Yani bu olay bugünlerde yaşanmış olsaydı, HIV pozitif olduğunu zaten bilen Dr. Acer HIV ilaçları kullanmaya başlamış, muhtemelen Belirlenemeyen (B eşittir B) seviyeye de ulaşmıştı. Bu faktörlere bir de standart sterilizasyonu, hatta riskli temas sonrası önleme tedavisini yani PEP’i (Neymiş bu PEP? tıklayın ve öğrenin) eklediğimizde, bugünlerde böyle bir olayın yaşanması ihtimali için ‘neredeyse imkânsız’ demek, gerçekten de abartılı olmayacaktır. Florida dişçisi vakası ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Amerikan Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (CDC) raporlarına (İngilizce) görselin altındaki *linkler aracılığıyla ulaşabilirsiniz www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey #hivindogrusu *www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/00001679.htm www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/00014428.htm www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/00001877.htm
- HIV/AIDS 2022 Kongresi notları
#hivbilgisi kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul’un HIV/AIDS 2022 Kongresi notları. Gitmiş kadar olacaksınız. “Bu topluluk özel bir topluluk. Hekimleriyle, STK’larıyla, aktivistleriyle çok özel bir topluluk. Bunu bütün oturumlarda hissettim, bütün çalışmalarda gözlemliyorum. Başka enfeksiyon alanlarında da hekimlik yapıyoruz ama hiçbirinde böyle güçlü bir yardımlaşma, dinamizm, karşılıklı sevgi, saygı iş birliği gözlemlemiyorum. Bu topluluğun bir parçası olmak özel hissettiriyor”. - Prof. Dr. Halis Akalın Tamamına katılarak, -Twitter’da yerinden anlık bildirimleri sizlerle paylaştığımız, -panelist olduğumuz, -sözlü sunum yaptığımız, -stand açarak çalışmalarımızı tanıttığımız ve Türkiye’de HIV alanında bugüne kadar yapılmış en iyi kongre olduğunu söylersek hiç abartmış olmayacağımız Ulusal HIV/AIDS 2022 Kongresi’nden kısa notlar. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak başta Kongre Başkanı Prof. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu ve Kongre Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Asuman Şengöz İnan olmak üzere emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederiz. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul #hivbilgisi blogu ekibi Yayın tarihi: Aralık 4, 2022 (Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) #hivbilgisi kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul’un HIV/AIDS 2022 Kongresi notları -Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri (GDTM) ilk kez kongrede Türkiye’de önemli bir boşluğu dolduran ancak bugüne kadar ulusal kongrelerde yer verilmeyen Gönüllü Danışmanlık Test Merkezleri bu yıl ilk kez kongre programına dahil edildi. Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı’nın organizasyonunda yapılan toplantıya, Türkiye’de halihazırda faaliyet gösteren tüm GDTM’lerden temsilciler ve Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ve Kırmızı Kurdele İstanbul ve GDTM konusuna özel ilgi gösteren tüm STK’lar katıldı. Yeşim Taşova’nın Türkiye ve Dünya’daki güncel durum HIV enfeksiyonu hakkında kapsamlı sunumuyla başlayan toplantı Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı’ndan Dr .Emel Özdemir’in GDTM’lerin yasal zemini ve Sağlık Bakanlığı’nın GDTM’lerle ilgili gelecek vizyonu hakkındaki sunumuyla devam etti. -Dünden bugüne HIV; Prof. Dr. Volkan Korten Doç. Dr. Asuman Şengöz İnan ve Prof. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu’nun açılış konuşmalarından sonra Prof. Dr. Volkan Korten'in sunumuyla "İlk Günden Bugüne HIV Deneyimi" oturumu gerçekleşti. , Türkiye’de görülen ilk olgulardan bu yana HIV alanında çok değerli çalışmalar yapan Korten HIV’in hem Dünya’da hem Türkiye’deki zaman çizelgesini oldukça kapsamlı bir sunumla anlattı. Korten sunumunda alandaki tüm STK'ların çalışmalarından ve #kirmizikurdeleistanbul'un Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan (#BesittirB) ile ilgili çalışmalarından da bahsederek HIV ile mücadelede STK ve aktivistlerin önemini ve değerini vurguladı. -Türkiye’de HIV/AIDS güncel veriler “HIV Epidemiyolojisinde Son Durum” başlıklı oturumda Prof. Dr. Aygen Tümer’in paylaştığı verilere göre Türkiye'de 1985 yılından bugüne koyulan toplam HIV ve AIDS olguları sayısı 36.630. 2021 yılında koyulan tanı sayısı ise 2.971. HIV’in en sık görüldüğü yaş grupları ise 25-29, 30-34. Bununla birlikte 15-19 yaş grubundaki artış da dikkat çekici. -Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan “Ulusal HIV/AIDS Tanı ve Tedavi Rehberi’ne girecek mi? Aynı oturumda sorduğumuz “UNAIDS, Dünya Sağlık Örgütü, CDC, ECDC gibi tüm kurumlar Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan’ı tedavi rehberlerine aldılar. Bakanlığın rehberinde neden yok” sorusuna Bakanlık yetkilisinin cevabı şöyleydi; “Eksikliğin farkındayız. Rehberin güncelleme çalışmaları kapsamında Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan’ı da rehbere alacağız.” Bu cevabı verilmiş bir söz ve kazanım sayıyoruz ve rehberin yenilenmesi sürecinin takipçisi olacağız. -Yeni Gündem: Maymunçiçeği “HIV ve AIDS’de yaptığımızı hatayı tekrarlayıp maymunçiçeği sadece belli grupların sorunuymuş gibi davranmamalıyız. Bu davranış başlangıçta kolaylıkla yönetilebilecek sorunları karmaşıklaştırıyor. Doç. Dr. Ahmet Çağkan İnkaya “Yeni Gündem: Maymunçiçeği” başlıklı oturumda Doç. Dr. Ahmet Çağkan İnkaya her zamanki gibi konuyu sadece tıbbi değil sosyal boyutlarıyla ele alan, ve özneyi merkeze alan harika bir sunum yaptı. Sunumunda maymunçiçeği virüsünün tarihsel seyrini anlatan İnkaya’nın vurgusu çok önemliydi; “HIV ve AIDS’de yaptığımızı hatayı tekrarlayıp maymunçiçeği sadece belli grupların sorunuymuş gibi davranmamalıyız. Bu davranış başlangıçta kolaylıkla yönetilebilecek sorunları karmaşıklaştırıyor. “ -Kırmızı Kurdele İstanbul'dan araştırma ve sözlü sunum: “Erkeklerle seks yapan erkeklerde maymunçiçeği aşısının bilinirliği ve kabul edilebilirliği” Tamamına katılarak Twitter’da yerinden anlık bildirimleri sizlerle paylaştığımız, panelist olduğumuz ve stand açarak çalışmalarımızı tanıttığımız kongreye bilimsel katkı da sağladık. Kongre kapsamında Avrupa Hastalık Önleme Kontrol Merkezi ECDC ile birlikte sürdürdüğümüz ve özet bildiri olarak da yayınladığımız “Erkeklerle seks yapan erkeklerde maymunçiçeği aşısının bilinirliği ve kabul edilebilirliği” isimli çalışmayı sözlü olarak sunduk. Türkiye’de yaşadığını beyan eden 737 kişi ile yapılan ve Prof. Dr. Deniz Gökengin ile Aktivist Arda Karapınar’ın hazırladığı çalışmanın özet bildirisini aşağıdaki butona tıklayarak indirebilirsiniz. HIV/AIDS 2022 Kongresi Bildiri Kitapçığını ise buraya tıklayarak indirebilirsiniz. -Verimli bir iş birliği; Aktivistler, Özne odaklı STK’lar ve Hekim Dernekleri Kongrenin en interaktif ve renkli oturumlarından biri “Türkiye’deki sivil toplum kuruluşları ve HIV aktivistlerini tanıyalım, soralım, öğrenelim. Yapılanmaları, icraatları, projeleri’’ başlıklı oturumdu. HAKED, HIVEND, AIDS ve CYBH Derneği, Kırmızı Kurdele İstanbul, Pozitif Yaşam Derneği ve Pozitif-İz Derneği temsilcilerinin katıldığı panelde tüm panelistler derneklerini ve çalışmalarını kapsamlı biçimde tanıtma fırsatı buldular. Tüm panelistlerin ve soru-cevap kısmında katkıda bulunan izleyicilerin ortak görüşü, Türkiye HIV Sivil Toplumunun alandaki tüm sorunlara rağmen oldukça dinamik, üretken ve başka medikal alanlara örnek olacak bir iş birliği ve üretkenlik içinde olduğu ve bunun herkes için mutluluk verici olduğuydu. Oturum kapsamında sunum yapan gönüllümüz ağırlıklı olarak Kırmızı Kurdele İstanbul’un sorunlara üretmeye çalıştığı çözümlerden, çözüm önerilerinden ve elbette öncülerinden ve uluslararası sözcülerinden biri olduğu #BesittirB Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan kampanyasından ve kampanyanın herkes için sağladığı faydalardan bahsetti. -Egzersiz, HIV ile yaşayanların yaşam kalitesine pozitif etki sağlıyor Dr. Çiğdem Ataman’ın yaptığı sunum, HIV ile yaşayanların yaşam kalitesinde egzersizin önemine vurgu yaptı. Çalışmalar özellikle orta yaş ve üzeri HIV ile yaşayan kişilerin egzersiz pratiklerinin, komortbidite ve küçük bir grup da olsa koenfeksiyonların aktivitelerine etki ettikleri, buna ek olarak psikolojik sağlamlık ve yaşam kalitesine pozitif etki ettiğini kanıtlıyor. Bu vesileyle HIV ile yaşayan tüm takipçilerimize egzersizin önemini ve Kırmızı Kurdele İstanbul olarak düzenli egzersizi önerdiğimizi hatırlatmak isteriz. Bu konuya odaklanan "HIV ile yaşayan bireyler için diyet, egzersiz ve sağlıklı yaşam ipuçları" başlıklı #hivbilgisi yazımızı görsele tıklayarak okuyabilirsiniz. -HIV enfeksiyonunda en güncel kavramlardan biri BELİRLENEMEYEN = BULAŞTIRMAYAN #BesittirB Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Belirlenemeyen = Bulaştırmayan #BesittirB Ulusal HIV/AIDS Kongresi’nin önemli konu başlıklarından biriydi. Türkiye’de Kırmızı Kurdele İstanbul’un öncü girişimleri ve yoğun çalışmalarıyla yaygınlaşan BELİRLENEMEYEN = BULAŞTIRMAYAN #BesittirB kongre programında aynı başlık altında özel bir oturumda konuşuldu ve hem bilimsel programda hem de pek çok sunumda BELİRLENEMEYEN = BULAŞTIRMAYAN olarak yer aldı. Doç. Dr. Dilek Yıldız Sevgi, İsviçre Bildirgesi’nden bu yana Partner çalışmaları, Opposites Attract çalışmaları gibi tarihi dönüm noktalarından bahsettiği harika sunumunda tıpkı Sivil Toplum HIV Konfreransı #HIV2022Istanbul’da Dr. Alison Rodger ve Dr. Pietro Vernazza gibi net cümlelerle vurguladı; RİSK SIFIR! HIV belirlenemiyorsa (cinsel ilişkiler yoluyla) bulaştırılmıyor. -HIV ilaç tedavisinde güncel durum Kongre’nin önemli oturumlarından biri de HIV ilaç tedavisine (www.kirmizikurdele.org/art) odaklanılan oturumdu. Doç. Dr. Alper Gündüz "Rehberler Eşliğinde Akılcı HIV ilaç tedavisi (ART)" başlıklı sunumunda güncel HIV ilaçları ile ilgili güncel durum ve tedavi seçenekleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı ve Türkiye’deki tedavi uyumu başarısının altını çizdi; "Türkiye'de tedavi uyumu yüksek, bu bir avantaj. Test et-tedavi et stratejisini başarıyla uyguluyoruz." Türkiye’nin HIV tedavisi ilaç seçenekleri açısından iyi ve hatta bölgemizdeki pek çok ülkeden daha iyi durumda olduğunun ifade edildiği oturumda, Türkiye’de farklı yasal statülerde bulunan ve HIV tanısı almış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan kişilerin tedaviye erişimemelerinin sebep olduğu sorunlara da değinildi. Ve bu konunun halk sağlığı perspektifinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği görüşünde ortaklaşıldı. -HIV ile yaşayan kişilerde beslenme nasıl olmalı? Doç. Dr. Figen Sarıgül, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen ve görev yaptıkları illerde HIV pozitif kişilere hizmet sunan hekimlere öneri ve tavsiyelerde bulunduğu sunumunda önemli bir de hatırlatma yaptı; “HIV ile yaşayanların rutin kontrollerinde kilo, beslenme alışkanlıkları, tansiyon, bel çevresi vb. kontroller de ihmal edilmemeli”. Biz de Kırmızı Kurdele İstanbul olarak bir benzeri hatırlatmayı danışanlarımız için yapmak istiyoruz; lütfen rutin kontrollerinize gittiğinizde sadece ilaç reçete ettirmek ya da virüs yükü/CD4 ölçtürmekle yetinmeyin ve kilo, tansiyon, bel çevresi gibi ölçümlerin yapılmasını hatırlatarak, beslenme düzeniniz ile ilgili sormak istediğiniz sorular varsa mutlaka sorun. -Türkiye’de HIV bakımı. Farklı sağlık kuruluşlarında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri Kongre’nin interaktif ve ilginç oturumlarından birisi de üniversite hastanesi, eğitim araştırma hastanesi, özel hastane gibi farklı servis sunumu ortamlarında çalışan hekimlerin ve bu noktalardan hizmet alan HIV ile yaşayanların ortamlarında karşılaştıkları sorunların tartışıldığı oturumdu. Üniversite, eğitim araştırma ve özel hastanelerde çalışan birer hekimin kendi çalışma ortamları ve imkanları hakkında paylaşımlar yaparak, dinleyenlere kıyas imkânı sunduğu oturumun sonunda kanaat ortaktı; imkanlar çeşitli olanaklar farklı olsa da HIV’e ilişkin hizmet sunumu yapan hekimlerin her koşulda fedakârlık yapması gerekiyor. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak çalışma şartları ne olursa olsun fedakârca çalışan tüm hekimlere teşekkürü borç biliyoruz. -HIV, gebelik, doğum ve emzirme HIV, Gebelik ve Doğum başlığında ufuk açıcı cesur söylemlerle dolu bir sunum yapan Prof. Dr. Serdar Kütük’ün ifadeleri oldukça netti; "HIV ile yaşayan kadınlarda klasik yollarla ve prosedürlerle doğum yapılması önünde hiçbir tıbbi engel yok. Var olan tüm engeller mental engeller." Prof. Dr. Serdar Kütük’ün bir diğer cesurca vurgusu ise emzirme hakkındaydı. “Geçtiğimiz yıllardaki “HIV pozitif anneler emziremezler” kanaatinin değişiyor., Dünyada, belli şartlar sağlandığında emzirme öneren rehberler var ve bu yaklaşımın önümüzdeki yıllardan itibaren Türkiye’de de benimsenmesini, kongrelerde konuşulması umuyorum”. Serdar Hoca’ya oldukça sorunlu bir alanda inisiyatif kullanarak öncülük ettiği ve HIV ile yaşayan kadınların/ailelerin hak ettikleri dünya standartlarında ve güncel prosedürlerle hizmet almaları konusunda savunuculuk yaptığı için yürekten teşekkür ederiz. -Çözemediklerimiz; damgalama ve ayrımcılık ve psikolojik danışmanlık Geçtiğimiz yıllara oranla sosyal konulara daha geniş yer veren kongrenin son gününün bir başka oturumu da, “çözemediklerimiz; damgalama ve ayrımcılık ve psikolojik danışmanlık başlıklı oturumdu. Dr. Fatma Gümüşer’in damgalama ve ayrımcılığı tüm boyutlarıyla ele aldığı sunumunun ardından yapılan tüm yorumlar, sorunu toplumsal düzeyde çözmek zor olsa da HIV ile yaşayanların sıklıkla damgalama bildirdiği başlıca yerler olan hastanelerdeki sorunları birlikte çözmenin mümkün olduğu vurgulandı. Oturumun moderatörü Prof. Dr. Hüsnü Pullukçu da aynı görüşteydi; “Sürekli damgalama ve ayrımcılıktan şikâyet ediyoruz ama hastanelerimizdeki ayrımcılıkları çözmeden bu konuda aşama kaydedemeyiz. Bunu çözmek elimizde”. Doğru söze ne hacet! -Hekimler ve aktivistlerin güçlerini birleştirmesinden doğan, özel bir topluluk Yoğun ve yorucu bir kongrenin ardından dönüş yolunda havaalanında ayak üstü sohbet ettiğimiz Prof. Dr. Halis Akalın’ın sözleri bizim için kongreye dair en anlamlı notlardan biriydi. Çünkü Halis Hoca’nın söyledikleri bir parçası olduğumuz topluluğa ve bu kongreye dair hislerimize tercüman oldu; “Bu topluluk özel bir topluluk. Hekimleriyle, STK’larıyla, aktivistleriyle çok özel bir topluluk. Bunu bütün oturumlarda hissettim, bütün çalışmalarda gözlemliyorum. Başka enfeksiyon alanlarında da hekimlik yapıyoruz ama hiçbirinde böyle güçlü bir yardımlaşma, dinamizm, karşılıklı sevgi, saygı iş birliği gözlemlemiyorum. Bu topluluğun bir parçası olmak özel hissettiriyor”. Biz daha güzel ifade edemezdik. HIV/AIDS 2022 Kongresi’nin Türkiye’de HIV alanında bugüne kadar yapılmış en iyi kongre olduğunu söylersek hiç abartmış olmayız. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak başta Kongre Başkanı Prof. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu ve Kongre Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Asuman Şengöz İnan olmak üzere emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederiz. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi kaynağı #hivhakkindahersey
- B eşittir B, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan önyargı ve ayrımcılığı da önler mi?
Öncü imzacılarından ve sözcülerinden biri olduğumuzu söylemekten gurur duyduğumuz, 2017 yılının en önemli küresel HIV olayı olan B eşittir B kampanyası ve kampanyanın mesajı Türkiye'de geniş yankılar uyandırmaya devam ediyor. HIV bilimindeki bu muazzam gelişmenin etkilerini artık sadece HIV ile yaşayan bireyler arasında değil, kampanya bildirisini duyurduğumuz ilk günlerde çeşitli negatif geri bildirimler aldığımız doktor/uzman grupları üzerinde de görmek mümkün. Bu etkinin en elle tutulur göstergelerinden biri olarak Türkçe versiyonu Ege Üniversitesi HIV/AIDS Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEHAUM) tarafından tarafından yayınlanan HIV tedavi bülteni için hazırladığımız ve derginin Aralık 2017 sayısında yayınlanan bu #hivbilgisi yazısını paylaşmak istiyoruz.. Kampanyanın kısa tarihçesi, Kırmızı Kurdele İstanbul'un kampanyadaki öncü rolü ve 2017 etkilerinin yanı sıra, geleceğine ilişkin notlar da paylaşılan bu keyifli #hivbilgisi yazısını aşağıda, bültenin tamamını bu linkte okuyabilirsiniz. İyi okumalar. B eşittir B, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (UequalsU) önyargı ve ayrımcılığı da önler mi? Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi Aktivisti Yayın tarihi: Ocak 2018 B=B temeline sağlam bilimsel delilleri alan basit fakat çok önemli bir kampanyadır. HIV ile yaşayan bireylerin uzun ve sağlıklı yaşayabileceklerini, çocuk sahibi olabileceklerini ve başkalarına HIV bulaştırmaktan asla endişelenmemeleri gerektiğini bildiren bu kampanya, hem HIV pozitif bireylerin hem de onların yakınlarının bu gerçekleri anlamalarını sağlayarak kamuoyunu etkilemekte başarılı olmuştur. CDC’nin resmi olarak kampanyanın temelindeki bilimsel gerçeklerin arkasında durması ise kampanyayı HIV ile mücadelede 2017’nin en önemli mesajı haline getirmiştir. The Lancet (Kasım, 2017) 2016 yılının ilk aylarında Amerikalı bir aktivist grup tarafından başlatılan bir kampanya olan Prevention Access Campaign [1], kısa sürede küresel bir aktivizm hareketine dönüşerek tarihi bir bilimsel gelişmenin altını çizerken, HIV pozitif bireylerin önyargısız ve eşit bir hayat sürdürebilme umutlarını da tazeledi. Geçtiğimiz yıl aralarında UNAIDS [2], CDC [3], ECDC [4] gibi kurumların da olduğu dünya çapında yüzlerce kurum, viral yük antiretroviral tedavi (ART) kullanımına bağlı olarak belirlenemeyen seviyeye indiğinde, HIV bulaşı gerçekleşmeyeceğini vurgulayan bu tarihi bildiriyi onayladılar. Düzenli ART kullanımının bulaş riskini azaltmaya yönelik etkisi çok uzun süredir tartışılıyordu; ancak geçişin tamamen durdurulabildiğinin bilimsel olarak vurgulanması yepyeni bir perspektif. HIV ve kanser araştırmaları ile 2008 yılında Nobel ödülü kazanan Dr. Anthony Fauci’nin [5] ‘’Bilim insanları, olası bir riskten bahsederken, “asla yoktur” gibi kelimeleri kullanmayı hiç sevmezler. Fakat bence bu sefer, düzenli ART kullanan ve belirlenemeyen viral yüke sahip olan bir HIV pozitif bireyden HIV bulaşı gerçekleşmesi riskinin ölçülemeyecek kadar düşük olduğunu ve bunun da onların bulaştırıcı olmadıkları anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Bu, bilimsel olarak çok kuvvetli kanıtlara dayanan ve bahsettiğimiz şeyin gerçek bir olgu olduğuna güvenmemizi sağlayan, alışılmadık bir durumdur’’ sözleriyle onayladığı bu bilimsel gerçek, küresel HIV gündeminin popüler konularından biri olmaya devam ediyor. Alışkın olmadığımız biçimde Türkiye HIV komünitesi ve aktivistlerin de ön saflarında etkin rol oynadıkları, uluslararası HIV aktivizminin en büyük başarılarından biri olan bu kampanya, 2017 yılının ‘HIV ile yaşayan bireylere yönelik en iyi medya kampanyası’[6] ödülünü de kazandı. -Peki Belirlenemeyen=Bulaştırmayan bildirisi tam olarak ne söylüyor? Bildiri HIV bilimi alanındaki muazzam gelişmelerin bulaşı önlemede eriştiği noktayı, saygınlığı tartışılmayacak dünya çapındaki hekimlerin onaylarıyla duyururken, geçmişin negatif ve kapalı dilinin doğurduğu sonuçlara da vurgu yaptı. Bu dile dayalı yanlış politik kararların sadece ayrımcılık ve önyargıyı körüklemeyip, ayrıca dünya üzerindeki pek çok insanın doğru HIV tedavisine ve dolayısıyla belirlenemeyen seviyeye erişmesini engellediğinin altını çizen bildiriye destek veren ilk kurumlardan biri olan NAM-AIDSmap’ın [7] üst düzey yöneticilerinden Matthew Hudson’ın açıklaması ise şöyle; ‘’Partnerinden HIV ‘kapacak’ olma korkusunun tek fonksiyonu HIV ayrımcılığını körüklemektir. Bu yüzden de ‘Belirlenemeyen = Bulaştırmayan’ mesajı, duyulması ve anlaşılması gereken önemli bir mesajdır. KONDOM KULLANIMI, cinsel yolla bulaşan tüm enfeksiyonlardan KORUNMA KONUSUNDA HALA ÖNEMLI BIR ROL OYNUYOR; fakat sadece HIV bakımından düşünüldüğünde, eğer viral yük belirlenemeyen düzeyde ise HIV bulaşının önlenmesi amacıyla kullanılmasına gerek olmadığı söylenebilir. Virüs ile yaşayanların birçoğu sadece cinsel değil aynı zamanda toplumsal ret ile de yüz yüze kalıyorlar. Hatta bazı ülkelerde, bulaş riskinin düşüklüğüne bakılmaksızın, HIV durumunu gizleyip cinsel ilişkiye girmek suç kabul ediliyor. Bulaş riski ve yolları konusundaki cehalet, bireyleri örneğin dövme yaptırmak ve hatta sağlık hizmetlerine erişimden bile mahrum bırakabiliyor. Cinsel yolla bulaşan başka hiçbir enfeksiyon, toplumda bu tarz bir korkuya neden olmadı.’’ Paris: Dönüm Noktası Bu yaz Paris’te gerçekleşen 9. Uluslararası AIDS Derneği HIV Bilimleri Konferansını (9th International AIDS Society Conference on HIV Science-IAS) [7] takip edenler, sadece HIV bilimi ve aktivizmi için değil aynı zamanda Türkiye HIV aktivizmi açısından da bir dönüm noktasına tanıklık ettiler. Konferansın son günü Dr. Anthony Fauci’nin Belirlenemeyen = Bulaştırmayan kampanyası hakkındaki basın toplantısının ardından ana sahneyi ‘işgal eden’ uluslararası HIV aktivistleri, kampanyanın temelinde yatan şeyin sadece güçlü bilimsel kanıtlar değil, en az o kanıtlar kadar güçlü karakterler ve hikayeleri olduğunu, dünyanın her yerinden Paris’e gelen katılımcılara duygusal bir biçimde gösterdiler. Kampanya adına konuşan ilk sözcü olan aktivist Arda Karapınar, EECA (Doğu Avrupa ve Merkez Asya) bölgesinde yaşayan bireylerin maruz kaldıkları eşitsizliklerden de bahsettiği konuşmasını ''Elimizde virüs yükü Belirlenemeyen düzeye baskılanmış bireylerin virüsü bulaştırmadıklarına dair yeteri kadar kanıt var. Bu kanıtlara göre ise, HIV pozitif bireyleri ayrımcılığa maruz bırakmanın akla uygun hiçbir yanı yok” sözleriyle tamamlayarak, bu noktadan sonra üzerinde durulması gereken temel noktanın ayrımcılık olduğunun altını çizdi. Bu konuşmadan sonra söz alan, kampanyanın yaratıcısı Bruce Richman ise, tüm güçlü bilimsel kanıtlara rağmen maruz bırakıldığı ayrımcı tutumların, bu çapta bir uluslararası kampanyaya dönüşmesinin hikayesini anlattığı konuşmasını çok basit, basit olduğu kadar da sarsıcı bir temel gerçeğe vurgu yaparak tamamladı; “HIV pozitif bireyleri suçlu ilan etmekten ve kontrol etmeye çalışmaktan vazgeçmeli ve artık onlara güvenmeye başlamalıyız”. Uluslararası HIV aktivizminin Paris’te yarattığı bu etkinin sadece duygusal bir zeminde ilerlemediğini, UNAIDS, IAS, CDC, ECDC gibi önemli kurumların kampanya bildirisine onaylarının yine Temmuz ayında geldiğini hatırlarsak, Paris’in neden bir dönüm noktası olduğunu daha iyi anlayabiliriz. -Türkiye’de B eşittir B Türkçe adıyla B eşittir B (Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan) kampanyası Türkiye’de , kampanyanın öncü imzacılarından ve uluslararası sözcülerinden olan Kırmızı Kurdele İstanbul’un öncülüğünde sürdürülüyor. Kampanyanın ilk imzacılarından ve sözcülerinden olan Kırmızı Kurdele İstanbul, sadece Türkiye’de yaptığı Türkçe yayınlarla ve sunumlarla değil, Kıbrıs, Ukrayna, Sırbistan gibi ülkelerde yaptığı sunumlarla da kampanyanın güçlü mesajının, bölgede daha çok insana ulaşması için çalışıyor. Kırmızı Kurdele İstanbul’un B=B kampanyasına imza koyarken yaptığı açıklama (8) şöyle; “Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, cinsellik hakkında konuşmanın dahi yüksek düzeyde tabu sayıldığı bir toplumda HIV aktivizmi yapıyoruz. Bu yüzden virüsü baskılanmış HIV pozitif bireylerin de normal bir cinsel yaşam sürdürebileceğine ilişkin tüm bilimsel kanıtlar bizim için çok önemli. Çünkü HIV pozitif bireylerin aldığı açık ya da üstü örtük tüm mesajlar, onların ötekiler için tehlikeli olduğu yönünde. Oysa özellikle son iki yılda gelen araştırma sonuçları, başarılı bir tedavinin bulaş riskini, yok düzeyine indirdiğine ilişkin güçlü kanıtlar sunuyorlar. Uluslararası güncel HIV bilgisinden hareketle yerel düzeyde aktivizm yapan bir sivil toplum kuruluşu olarak bu bilgileri paylaşıyor ve ekliyoruz; korunma eyleminin, tüm diğer olasılıklar göz önünde bulundurularak sürdürülmesi hala önemli! Fakat bir diğer önemli şey ise, korunma eyleminin iki taraflı bir karar gerektirdiği ve tüm sorumluluğun HIV pozitif bireye yüklenmesinin, HIV’e ilişkin bir başka önyargı olduğunun kabul edilmesidir. Bu yüzden, HIV pozitif bireyleri kendileri ve bedenleriyle barışık ve kendilerine daha güvenli hale getirecek bilimsel kanıtları mutlulukla karşılıyor, birlikte hareket çağrısı yapan tüm uluslararası bildirileri cesaretle imzalıyoruz.” -Kampanyanın bilimsel temelleri Belirlenemeyen=Bulaştırmayan kampanyasının temelinde Swiss Statement [9], HPTN052 [10], PARTNER [11] gibi önemli bilimsel çalışmalar bulunuyor. Virüsü ART kullanımına bağlı olarak belirlenemeyen düzeye baskılanmış HIV pozitif bireylerin virüsü bulaştırmadıklarını kanıtlayan çalışmaların geniş bir listesi HIV tedavi bülteni'nin aynı sayısının “Belirlenemeyen=Bulaştırmayan için kanıtlar: ihmal edilebilir düzeyde risk neden sıfır risktir?” makalesinde bulunmaktadır. -Kampanyanın geleceği Bir bildiri olarak başlayıp, iki yıldan kısa sürede küresel bir aktivizm hareketine dönüşerek tarihi bir başarıya imza atan B eşittir B kampanyasının işi elbette burada bitmiyor. Bildirinin ana mesajının saygın otoritelerce kabul edilmesinin ardından, mesajı yerelde çoğaltacak aktivistler için eğitim programları oluşturacak olan kampanya 2018’de Amsterdam’da gerçekleşecek AIDS konferansında yeni ve daha büyük bir etki için hazırlanıyor. HIV bilimi ve HIV aktivizminin eriştiği bu önemli eşiğin, HIV pozitif bireylerin hayatları boyunca maruz kaldığı anlamsız önyargı ve ayrımcılığı durdurmaya yetecek bir kapı açıp açmayacağı ise HIV alanında çalışan her bir bireyin destek ve çabalarına bağlı. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey 1- www.preventionaccess.com 2- Birleşmiş Milletler AIDS programı - www.unaids.org 3- ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri – www.cdc.gov 4- Avrupa Hastalık Kontrol ve Koruma Merkezi – www.ecdc.europa.eu 5- Anthony S. Fauci, Tıp Doktoru, Direktör, NIAID*, NIH** NAM Aidsmap (Temmuz, 2017) *NIAID: National Institute of Allergy and Infectious Diseases / Ulusal Alerji ve Enfeksiyon Hastalıkları Enstitüsü (ABD). NIH: National Insititute of Health / Ulusal Sağlık Enstitüsü (ABD). 6- https://www.poz.com/article/poz-awards-2017-winners 7- International AIDS Society – www.ias.org 8 - https://www.kirmizikurdele.org/besittirb
- Klinik Plus Dergisi yayın hayatına başladı
HIV Enfeksiyonu Derneği'nin hekimlere ve sağlık profesyonellerine yönelik olarak, bilimsel, sanatsal ve güncel içeriklerle ''hem sağlığın tüm alanlarından uzmanlara HIV enfeksiyonuna yönelik güncel ve aktüel bilgileri ulaştırmak, hem de HIV’in üzerindeki negatif ve belirli bir toplum grubuna aitlik algısını yıkarak, HIV’i normalleştirmek'' hedefiyle hazırladığı Klinik Plus Dergisi yayın hayatına başladı. #hivbilgisi kaynağı #kirmizikurdeleistanbul ilk sayıya üç yazı ile katkı sunuyor. Detaylar aşağıda... #kirmizikurdeleistanbul #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayın tarihi: Temmuz 20, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. HIV Enfeksiyonu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Klinik Plus Dergisi Editörü Prof. Dr. Fehmi Tabak dergiyi; ''Farkındalığı olabildiğince artırarak tanısız veya tanısı olup da tedavisiz hasta bırakmamak ana amacımız haline gelmiştir. Bunu hep beraber gerçekleştirecek güce ve cesarete sahibiz. İşte tam bu sebeple, her disiplinden sağlık meslek mensupları için Klinik Plus Dergisini yayına alıyoruz'' sözleriyle duyuruyor. *Prof. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu'nun Pandemi Gölgesinde HIV Enfeksiyonu, *Öğr.Gör. Kln.Psk. Eda Yardımcı'nın Yeni Tanılarda Vaka Yaklaşımı, *Prof. Dr. M. Serdar Kütük'ün HIV ile yaşayan Kadınlarda Gebelik ve Doğum Eyleminin Yönetimi, *Doç. Dr. Birgül Mete'nin Pandemi Sonrası HIV Enfeksiyonuna Toplum Sağlığı Açısından Yaklaşım, *Öğr. Gör. Esra Zıvalı Bilgin'nin Güncel Tedavilerde Beslenme Alışkanlıklarına Aktüel Yaklaşım başlıklarında uzman görüşleri paylaştığı ilk sayıda, Gönüllümüz, Avukat Fırat Can Güngör, HIV ile Yaşayan Bireylerin Evlilik Akdi Süreçleri Hakkında Hekimlere Tavsiyeler Gönüllümüz, Aktivist Kağan Çavuşoğlu, Ön yargılardan Arınmış Bir Saç Ekim Kliniği ile Söyleşi, Gönüllümüz. Tedavi Aktivisti ve Topluluk Yazarı Arda Karapınar, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B eşittir B) Hakkında 5 Soru 5 Cevap, başlıklarında, doğrudan hekimler ve sağlık profesyonelleriyle konuşan #hivbilgisi yazıları yazdılar. Türkiye'de bir ilk olarak, henüz ilk sayısı ve zengin içeriğiyle alandaki önemli bir eksikliği dolduran Klinik Plus Dergisine yayın hayatında başarılar diliyor, bu önemli projeyi hayata geçirdikleri için HIV Enfeksiyonu Derneği'ne teşekkür ediyoruz. Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul olarak Klinik Plus dergisine #hivbilgisi içeriği sağlamaya devam edeceğiz. Klinik Plus Dergisinin ilk sayısını buraya ya da yukarıdaki görsele tıklayarak okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkinahersey
- Klinik Plus Dergisi, Dünya AIDS Günü Özel Sayısı yayında
HIV Enfeksiyonu Derneği'nin "HIV enfeksiyonuna aktüel yaklaşım" sloganıyla hekimlere ve sağlık profesyonellerine yönelik olarak, bilimsel, sanatsal ve güncel içeriklerle ''hem sağlığın tüm alanlarından uzmanlara HIV enfeksiyonuna yönelik güncel ve aktüel bilgileri ulaştırmak, hem de HIV’in üzerindeki negatif ve belirli bir toplum grubuna aitlik algısını yıkarak, HIV’i normalleştirmek'' hedefiyle hazırladığı ve Klinik Plus Dergisi'nin Dünya AIDS Günü Özel Sayısı yayında. Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul ilk sayıda olduğu gibi 3. Sayıya da #hivbilgisi içerikleri ile katkı sunuyor. Detaylar yazıda... www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayın tarihi: Aralık 1, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Editörlüğünü HIV Enfeksiyonu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak'ın yaptığı 3. sayıda; *Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Alper Gündüz BUGÜN 1 ARALIK DÜNYA AIDS GÜNÜ *Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Dilek Yıldız Sevgi HIV İLE MÜCADELENİN TANIMLAYICI KOMPONENTİ: ANONiM TEST *Gönüllümüz, Tedavi Aktivisti, Küresel U=U Kampanyası Kurul Üyesi Arda Karapınar AKTİVİZMDEN DOĞAN BİLİM: ‘HIV BİLİMİ’ *Koç Üniversitesi, Sosyoloji A. B. Dalı Sosyoloji Doktora Öğrencisi, Beste İrem Köse YEREL HIV AKTİVİZMİNİN TARİHÇESİ *Consulix Network İçerik Editörü, Hak Savunucusu ve Aktivist Bükey İkiz Uysal HAK MÜCADELESİNİN CESUR ÖRNEĞİ: TÜRKIYE HIV TOPLULUĞU başlıklı yazılarıyla yer aldı. HIVEND: BIR GRUP AKT(H)IVIST HEKIMIN HIKÂYESİ ve AIDS ve CYBH DERNEĞİ: İZMİR’İN AKTİVİST HEKİMLERİ başlıklarında yazılmış detaylı yazılarla ülkemizin önemli hekim derneklerinin de yer bulduğu Klinik Plus 3. sayıda Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından kaleme alınan ve Pozitif Yaşam Derneği ile HIVEND Derneği'nin imzalarıyla paylaşılan "HIV'e karşı eşitlik" başlıklı 1 Aralık Dünya AIDS Günü Ortak Bildirisi'de yer aldı. Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul olarak, Türkiye'de bir ilk olan ve alandaki önemli bir eksikliği dolduran Klinik Plus dergisine #hivbilgisi içeriği sağlamaya devam edeceğiz. Klinik Plus Dergisinin 3. Sayısını ve tüm sayılarını buraya ya da aşağıdaki ilgili görsellere tıklayarak okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı
- 1 Aralık Dünya AIDS günü 2022 *Ortak Bildirisi
''HIV ile mücadelede herkes için eşitliği sağlamadan ve günün ihtiyaçlarını, çağa uygun politikaların desteklediği yöntemler kullanarak gidermeden, sıfır yeni bulaş hedefine küresel düzeyde ulaşılamayacağı açık!'' Kırmızı Kurdele İstanbul, 2017 yılında başladığı ve o günden beri her yıl yazarak gelenekselleştirdiği Dünya AIDS günü bildirilerini 2022 yılında da sürdürdü. Dünya AIDS gününün uluslararası teması olan "#Equalize - #Eşitenlenmek" vurgusunun paylaşıldığı bu yılki bildirinin başlığı ise; HIV'e karşı eşitlik #hivekarsiesitlik 1 Aralık Dünya AIDS Günü 2022 bildirisi KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) 1 Aralık Dünya AIDS Günü 2022 *Ortak Bildirisi HIV’e karşı eşitlik, #hivekarsiesitlik Birleşmiş Milletler Ortak AIDS Programı’nın (UNAIDS¹) belirlediği ve henüz yaklaşılamayan, 2030'a dek AIDS’i tamamen sonlandırma hedefine sadece sekiz yıl kala, pek çok alanda olduğu gibi HIV ile mücadelede de ağır hasarlar bırakan bir pandeminin hemen arkasından, yeni bir 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nü daha deneyimliyoruz. Kırk yılı aşkın süredir hayatımızda olan HIV ve AIDS, bazı ülke ve bölgelerde tamamen kontrol altına alınmış olsa da, Türkiye’de ve Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede yayılmaya devam ederken, beraberinde yeni eşitsizliklere de sebep oluyor. Bu eşitsizliğin ve HIV ile küresel mücadelede kullanılan kaynakların azalmasının, dünya genelinde milyonlarca insanı riske attığı başta UNAIDS olmak üzere pek çok kurumun raporuna yansımakta. HIV ile mücadelede yeni teknolojilere herkesin eşit erişimi bir yana dursun, teste, tedaviye, Temas Öncesi Profilaksiye (TÖP, PrEP)² ve hatta prezervatif gibi en temel araçlara erişimdeki eşitsizlikler Türkiye’de de hala devam ediyor. Bu eşitsizliklerden Dünya genelinde en çok kadınlar orantısız bir şiddette etkilenirken, eşcinsel erkekler, erkeklerle seks yapan erkekler, trans bireyler, seks işçileri ve mahkûmlar dahil olmak üzere, kilit gruplardaki bireylerin yalnızca üçte biri düzenli olarak önleme araçlarına erişim sağlayabiliyor. Tüm bu faktörler, aynı zamanda yoğun ayrımcılık ve damgalamaya maruz kalan bu bireylerin hayatlarını daha da zorlaştırıyor ve uluslararası toplumu ortak HIV hedeflerinden uzaklaştırıyor. Hâlbuki gelişmeler oldukça umut verici ve “sıfır yeni bulaş” ile “sıfır ayrımcılık” hedeflerinin gerçekçi olduğunu bize güçlü bir şekilde müjdeliyorlar. Günde sadece tek tablete kadar düşen etkili günlük HIV ilaç tedavisi (ART³), etkin bir bulaş önleyici olarak TÖP-PrEP, vücutlarındaki virüs tamamen baskılanan bireylerin cinsel partnerlerine HIV bulaştırma riskinin sıfır olduğunu bilimsel olarak kanıtlayan ve ayrımcılıkların da bitmesini gerektiren Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan⁴ gibi gelişmelere ek olarak, tedavide günlük haplar yerine uzun süreli enjeksiyon formları yaygınlaşırken, kesin tedavi çalışmalarından da umut verici haberler geliyor. Fakat HIV ile mücadelede herkes için eşitliği sağlamadan ve günün ihtiyaçlarını, çağa uygun politikaların desteklediği yöntemler kullanarak gidermeden, sıfır yeni bulaş hedefine küresel düzeyde ulaşılamayacağı açık! Çünkü insanların ayıplanma ve dışlanma korkusu olmadan HIV hakkında konuşabildikleri bir dünya inşa etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur. Belki bu hedeflere tek başlarına ulaşan ülkeler olabilir ancak COVID-19 pandemisi gösterdi ki, küresel bir sorunu dünyanın her yerinde çözmeden, o sorunu çözdüğümüzü söyleyemiyoruz. İşte tam da bu yüzden... (Bildirinin tamamını buraya ya da aşağıdaki butona tıklayarak okuyabilir ve PDF formatında indirebilirsiniz) *Kırmızı Kurdele İstanbul & Pozitif Yaşam Derneği
- 1 Aralık Dünya AIDS günü 2021 bildirisi
''Bilimsel gelişmeler AIDS’i dünya genelinde sonlandırmada tek başına yeterli olmayacak.'' Kırmızı Kurdele İstanbul, 2017 yılında başladığı ve Türkiye HIV topluluğu için gelenekselleşen Dünya AIDS günü bildirilerini 2021 yılında da sürdürdü. Dünya AIDS gününün uluslararası teması olan' "eşitsizlik" vurgusunun paylaşıldığı bu yılki bildirinin başlığı ise; Kırk yıllık eşitsizlik; AIDS. 1 Aralık Dünya AIDS Günü 2021 bildirisi Kırk yıllık eşitsizlik; AIDS Son yıllardaki hızlı ve olumlu bilimsel gelişmeler test, tedavi ve önleme konularında yenilikler ve güçlü araçlar sunsa da, AIDS dünya genelinde hayatları olumsuz etkilemeye devam ediyor. Kırk yıldır hayatımızda olan AIDS, bazı ülkelerde kontrol altına alınmış olsa da, dünya genelinde eşitsizliklere sebep olmaya devam ederken, son iki yıldır hayatımızda olan COVID19 pandemisi hem bu eşitsizlikleri derinleştirdi, hem de yenilerine sebep oldu. Oysa bilimsel gelişmeler umut verici ve bilim AIDS’i tamamen sonlandırma hedefinin gerçekçi olduğunu her seferinde daha güçlü bir şekilde müjdeliyor. Günümüzde günde sadece tek tablete düşen etkin ilaç tedavisi (ART), etkin bir bulaş önleyici olarak PrEP, ilaç tedavisi sayesinde vücutlarındaki virüs baskılanan bireylerin cinsel partnerlerine HIV bulaştıramayacağını bilimsel olarak kanıtlayan B eşittir B gibi harika gelişmelere ek olarak, tedavide günlük haplar yerine uzun süreli enjeksiyon formları hayatlarımıza girerken, kesin tedavi çalışmalarından olumlu haberler geliyor. Fakat bunlar ve bugünden sonra yaşanacak tüm bilimsel gelişmeler AIDS’i dünya genelinde sonlandırmada tek başına yeterli olmayacak. 2021 yılının AIDS tablosuna baktığımızda, gerek küresel gerek yerel politik liderlerin, gerekse hükümetler ve toplumların bilimle senkronize olamamalarının ve eşitsizlikleri gidererek tekrar etmelerini engelleyecek yaklaşımlar geliştirememiş olmalarının net sonuçlarını görüyoruz. Bunun ortak bir başarısızlık tablosu olduğunu doğrulamak için, UNAIDS’in 2025 yılında erişmeyi umduğu 95-95-95 hedeflerindeki durumumuza bakmak yeterli.'' (Bildirinin devamını buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.)
- Çiftler arasında yapılan ve 4 yıl süren Partner Study (2016) isimli araştırmada sıfır bulaş!
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Temmuz, 2016 (Güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur.) 14 Avrupa ülkesindeki 75 ayrı tıbbi lokasyonda, 1166 sero-farklılığı bulunan (Bir HIV pozitif, bir HIV negatif) çiftler arasında, Eylül 2010-Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleşen ve 58.000 kondomsuz temasta sıfır bulaş bildiren bu önemli araştırmanın sonuçlarını, Kırmızı Kurdele İstanbul'un partner organizasyonlarından, Londra merkezli tedavi aktivizmi grubu I-Base'den, makalaye konu olan çalışmanın yürütme komitesinde görev alan aktivist *Simon Collins'in kaleminden aktarıyoruz. *Simon Collins, İngiltere'de faaliyet yürüten ve Kırmızı Kurdele İstanbul'un partner kuruluşlarından olan, tedavi aktivizmi grubu I-Base'de çalışan bir aktivist ve bu makaleye konu olan Partner Study yürütme komitesinde görev alan bir temsilcidir. Durban’da gerçekleşen Uluslararası AIDS konferansı ile aynı tarihlerde yayınlanan Partner Study’nin sonuçları, HIV tedavisinin (ART) bulaş engellemeye etkisi konusunda, milyonlarca insanı doğrudan ilgilendiriyor. Sonuçlar, düzenli ART kullanan bir bireyin HIV bulaştırma riskinin, teorik bir risk olmaktan öteye gitmeyeceğini iddia ediyor ve bu açıklama bir tarafın HIV pozitif bir tarafın HIV negatif olduğu ilişki durumlarında (sero different) az da olsa risk her zaman mevcuttur yaklaşımını ters düz ediyor. Partner Study; Belirlenemeyen viral yük seviyesinin, “cinsel yolla HIV bulaşısının söz konusu olmayacağı” gibi bir anlam ifade ettiğine dair güçlü kanıtlara sahip. Eşcinsel ve heteroseksüel çiftlerin yer aldığı Partner Study, kondom kullanmayan bireylerdeki olası ve mutlak risklerin tahmin edilmesi açısından da oldukça önemli bir çalışma. Önceki araştırmalar, özellikle heteroseksüel bireyler arasında yüksek oranda kondom kullanımının söz konusunu olduğunu göstermekteydi. Ancak Partner Study daha önceki araştırmaların hepsinden farklı olarak, art arda 3 kereden fazla olmak kaydıyla, kondom kullanmayan bireylerin dikkate alındığı verileri içeriyor. Bu da katılımcıların sayısı itibariyle, art arda yüzlerce kez kondomsuz anal ilişkiye giren bireylerin varlığı anlamına geliyor. ARAŞTIRMA METODU Partner Study, 14 Avrupa ülkesindeki 75 ayrı tıbbi lokasyonda, 1166 sero-farklılığı bulunan (HIV statüleri farklı olan) çiftler arasında, Eylül 2010-Mayıs 2014 tarihleri arasında gerçekleşti. Araştırmaya katılma şartı, ART kullanan HIV pozitif partnerin belirlenemeyen viral yüke sahip olması ve çiftlerin seks yaptıkları tüm zamanlar boyunca kondom kullanmıyor olması olarak belirlendi. Çiftlerden, HIV Negatif partnerin düzenli olarak HIV testi yaptırması da dahil olmak üzere, rutin cinsel sağlık taramalarını gerçekleştiriyor olmaları ve her bir katılımcının da aynı zamanda cinsel geçmiş anketini doldurarak farklı cinsel deneyimlerdeki risklerin tespiti sürece dahil edildi. Pozitif olan partnerin en son viral yükünün belirlenemeyen düzeyde (yani 200 kopya/mL’den az) olduğu çiftler sadece final analizine dahil edilmiştir. Analizin kesin sonucu, farklı yönelimlerdeki tüm çiftlerden HIV negatif olanın HIV pozitif olma durumuna göre, çiftler arası bulaşının oranı dikkate alınarak oluşturulmuştur. SONUÇLAR Kayıt altına alınan 1166 çiftten 1004’ü en az bir kez takip muayenesine geldi ve 888 çift, 1238 çift-yılı süresince takip edildi (Ortalama 1.3 yılda bir – IQR* 0.8 e 2.0). Bu 888 çift, 548’i heteroseksüel (HT) ve 340 eşcinsel çiften oluşmaktadır. Takip analizlerine dahil edilmeyen verinin temel nedeni ise; ilk takibinin henüz yapılmamış olması (162 kişi), yapılmayan HIV testi (20 kişi), PEP ya da PrEP kullanımı (9 kişi), kondom kullanmadan seks yapılmamış olması (15 kişi), viral yükün 200 kopya/mL’den yüksek olması (55 kişi) ve viral yük testinin yapılmamış (17 kişi) olmasıdır. Takip verilerine dahil edilen çiftlerle dahil edilmeyen çiftler arasından anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Süreç içerisinde, her ne kadar 11 birey HIV pozitif olmuş olsa da, bunların hiçbirinde enfeksiyonun filogenetik nedenlerden dolayı bulaştığı tespit edilememiştir. Bu vakalar, belirlenmiş ve kayıt altına alınmış olan, kondom kullanmadan yapılan 58,000 cinsel birleşme aksiyonundan sonra gelişmiştir. Diğer bütün sonuçlar gibi, gruplar arasındaki bazı farklılıklarla birlikte HIV statüsü, cinsiyet ve cinsel yönelim kategorileri, katılımcı profili dayanağı olarak rapora eklemiştir. Bu durum sonuçları özetlemeyi karmaşıklaştırsa da, ortamala yaş 40 – 44 olarak tespit edilmiştir (31 – 50 yaş arası tüm IQR değişiklikleriyle). Raporda, eşcinsel erkekler ve HT kadınlar, HT erkeklerden bir kaç yıl daha gençtir. Kadınların %70’i ve eşcinsel erkeklerin %90’ına oranla, HT erkeklerin yaklaşık %80’i beyaz ırktır. Eşcinsel erkeklerin yüksek bir oranı üniversite yada daha yüksek bir düzeyde eğitime sahiptir (tüm heteroseksüellerin %19-%35’ine oranla, yaklaşık olarak eşcinsel erkeklerin %50’i). Bu tarz bazı farklılıkların anlamlı olmasına rağmen, bunların dışında daha az sayıda yaşı daha genç olan erişkin bireyler de, HIV ile yaşayan bireylerin çeşitliliğini yansıtması amacıyla, araştırmaya dahil edilmiştir. HT erkekler, HT kadınlar ve eşcinsel erkekler arasında HIV pozitif olan partnerlerin ART kullanım yılları ortalama 10.6 (IQR: 4.3 ile 15.6), 7.5 (IQR: 3.3 ile 14.2) ve 4.8 (IQR: 1.9 ile 11.4) yıldır. Gruplar arasında farklılıklar olmakla beraber, rapora konu olan çiftler, ortalama 2 yıl (IQR 0.5 ile 6.3) kondom kullanmadan sex yapmışlardır. Örneğin eşcinsel çiftler 1,5 yıl (IQR 0.5 ile 4 years) kondomsuz seks yapmışken, heteroseksüel çiflterde bu sayı yaklaşık olarak 3 yıl (IQR 0.7 ile 11 yıl) olarak görülmektedir. Rapora konu olan çiftlerden yaklaşık %23’ü, araştırma başladığında ilişkilerine henüz yeni başlamışlardı (6 aydan kısa süre). Tüm katılımcılardan %90’dan daha yüksek bir oranının ART tedavisine uyduğu, kendilerince beyan edilmiştir. Buna benzer bir yüzde de yine 350 hücre/ mm3‘den yüksek CD4 sayısı için tüm katılımcılar tarafından tespit edilmiştir. Negatif partnerlerden sağlanan verilere göre, eşcinsel çiftler kondom kullanmadan 22,000 kez (ortalama 41 kez; IQR 17 ile 75 kez arası), heteroseksüel çiftler ise 36,000 kez (ortalama 35 kez; IQR 13 ile 70 kez arası), ve tüm bu sonuçlara göre yılda ortalama 37 kez (IQR 15 ile 71 kez arası) kondom kullanmadan seks yapmışlardır. Ancak bu sayılar, çiftlerden gelen rakamlar doğrultusunda oluşturulduğundan, netliğini kestirmek zordur. Çünkü 108’i eşcinsel (%33) ve 34 ü heteroseksüel (%4) olmak üzere toplamda 108 çift, rapora kaydedilen ilişkisinin dışında da cinsel ilişkiye girdiklerini beyan etmişlerdir. 11 adet (10 eşcinsel ve 1 heteroseksüel) negatif eşe HIV bulaşısı vakalarından hiç biri filogenetik açıdan pozitif partnerle ilişkili değildir. Bu bireylerden bir çocuğunun (11’de 8’i), esas ilişkilerinin dışından başka bireylerle kondomsuz cinsel ilişkiye girdikleri tespit edilmiştir. Konu ile ilgili ek bilgiler, çevrimiçi bilgi deposunda bulunmaktadır (2). Tüm araştırma için sıfır bulaşı ile ilgili %95 güven aralığının (GA) üst sınırı, 100 tane takip edilen çift yılında (TEÇY) 0.3 olarak tespit edilmiştir. Araştırmadaki rakamların ve araştırmanın önemi dolayısıyla tespit edilmiş birer faktör olarak tüm spesifik risklerin her bir kategorisi ait hesaplamalar, farklı üst %95’lik GA sınırına sahiptir: Örneğin, HT cinsel ilişkinin tümündeki GA 0.88 iken, eşcinsel cinsel ilişkinin tümünde GA 0.84’tür. Bu demektir ki, eşcinsel erkeklerde alıcı anal ilişkinin %95’lik üst GA’sını, örnek hacmine ait bir faktor olarak değerlendirilmesi gerekmektedir (Boşalma gerçekleşen cinsel ilişkide oran 2.70 ve boşalma gerçekleşmeyen cinsel ilişkide oran 1.68’dir): Bu konuda az sayıda TEÇY söz konusu olduğundan, üst limit normal olarak daha yüksektir. Bu hesaplama, gerçek riskin ne olduğuna ilişkin sorunsalın içerisindeki potansiyel oranı tespit etmek için oluşturulmuşken, %95’lik GA araştırma konusunun gösterge riski olarak değerlendirilmemelidir. Araştırmadaki bu zorluğa dikkat çekmek için, heteroseksüel anal ilişki için %95’lik GA üst sınırındaki 12.71 ve 8.14’lük (boşalma olarak yada olmadan) en yüksek tahmini risk, bu risk oranının daha yüksek olmasına neden olabilecek herhangi bir biyolojik nedenden farklı bir ana nedene sahip, az sayıdaki TEÇY’ye aittir. Ayrıca heteroseksüel çiftlerin %20’sinden daha fazlası anal ilişkiye girdiklerini belirtmişlerdir. Çalışma, Partner Study 2 başlığıyla ve eşcinsel çiftlere odaklı bir şekilde devam ediyor ve heteroseksüel çiftler üzerindeki araştırmada olduğu gibi güçlü kanıtlara ulaşabilmek adına, daha fazla eşcinsel çifti araştırmaya dahil etmek için, süreç 2019’a kadar sürecek (2). Aynı zamanda çalışma sırasında, 91 HIV pozitif bireyde diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE) tespit edilmiş olup (16 HT erkek, 16 HT kadın ve 59 eşcinsel erkek), bu enfeksiyonların negatif partnerlerindeki enfeksiyonlarla uyumlu olduğu görülmüş, ancak HIV bulaşısına ait herhangi bir risk tespit edilmemiştir. Sonuçlarla ilgili 2 ayrı soru - cevap kaynakçası, i-Base ve Partner Study’nin internet adreslerinde ingilizce olarak yayınlanmaktadır (3, 4). Eşcinsel erkeklerle ilgili riskler hakkında daha fazla veri toplamak için, Çiftler Arası Araştırmanın genişletilmiş bir hali çalışmalarına hala devam edilmektedir (5). YORUMLAR Sonuç basit olarak şöyle yorumlanabilir: 58,000 kez kondom kullanmadan gerçekleşmiş cinsel ilişki sonrasında sıfır bulaşı söz konusudur. Aynı zamanda bu yoğun analizlerin yapıldığı çalışmada, yeni HIV tanılarının hiçbirinin, çiftler arasındaki bulaşı ile olmadığını da belirtmemiz gerekir. Bununla birlikte bu araştırma, bir HIV pozitif bireyin viral yükü tespit edilemeyen düzeyde olduğunda, HIV bulaşısı riskinin ne olduğuna dair en güçlü tahminlere ulaşmamızı sağlamıştır- ki bu riskin de etkileyici bir şekilde “sıfır” olduğu tespit edilmiştir. Hiçbir çalışma, gerçek değer henüz ispatlanmamış yöntemlerle sıfır olsa da, %95’lik GA’nın üst limiti dahilinde bulunan gerçek riskin olasılığını göz ardı etmezken, aslında %95’lik GA asla sıfır olmaz, sadece artan değerle sıfıra yakın olabilir. Aynı şekilde CYBE’lerin varlığı ya da viral yükün test sonuçlarına göre bulaşıya olan etkisi için de bu geçerlidir. Sonuçlar daha çok, tespit edilemeyen viral yük durumunda, HIV bulaşısının gerçekleşmesinin mümkün olup olmadığının sorgulanabilmesi için bilgi toplamayı sağlamaktadır. Bu sonuçlar, HIV olgusunu normalleştirmek, dışlama ve ayrımcılığı önlemeye yardım etmelidir. Sonuçlar, ABD de dahil olmak üzere bir çok ülkede yürürlükte olan, tespit edilemeyen (undetectable) viral yüke sahip bir bireyin kondom kullanarak cinsel ilişkiye girse bile, HIV bulaşısı riski olduğu için hapis cezası verilmesine neden olan ceza kanunlarına karşı bir muhalefet oluşturmaktadır. SERO Projesi’nden (www.seroproject.com) Aktivist Sean Strub şöyle diyor: “ABD’de HIV ile yaşayan yüzlerce birey, tespit edilen ya da muhtemel HIV bulaşısı yayma suçundan dolayı suçlu bulundu. Bazıları sadece karşısındaki bireye tükürme, tırmalama yada ısırma sebebiyle uzun yıllar hapiste yatarken, bazıları da cinsel ilişki öncesinde HIV statüsünü açıklayıp açıklayamadığını ispatlayamadığı için hapiste yattılar (üstelik HIV bulaşısı riski söz konusu değilken bile). HIV’i bir suç unsuru olarak göstermek, hukuk sistemleri içerisinde kendine özgü bir “alt sınıflaştırma” yarattı, sırf bu yüzden bile risk altındaki insanlar kendilerini, ötekileştirmeye maruz kalmamak adına, HIV testi yaptırmaktan kaçındılar.” Araştırmanın sonuçları aynı zamanda, kondom kullanma tercihine bakılmaksızın, HIV pozitif ve HIV negatif bireylerden oluşan farklı statülerdeki ilişkilerin yaşam kalitesine dair iyi yönde etkisi de olacaktır. Hali hazırda devam eden Partner Study 2’de eşcinsel çiftler üzerinde araştırmalar devam etmekte ve vajinal ilişkiye oranla anal ilişkiye ait benzer güçlü istatistikler elde edilmesi için, yeni eşcinsel çiftlerin katılımı da beklenmektedir. Daha fazla bilgi almak için, lütfen Partner Study 2’nin internet sayfasınız ziyaret ediniz (5). *IQR: Interquartile Range: Dörttebirlik Pay –Dörttebirlik Genişlik www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu __________________________________________________________________ KAYNAKÇA 1.) Rodger AJ et al for the PARTNER study group. Sexual activity without condoms and risk of HIV transmission in serodifferent couples when the HIV-positive partner is using suppressive antiretroviral therapy. JAMA, 2016;316(2):1-11. DOI: 10.1001/jama.2016.5148. (12 July 2016). Full free access. http://jama.jamanetwork.com/article.aspx?doi=10.1001/jama.2016.5148 2.) Partner Study Çevrimiçi Bilgi Deposu, JAMA (16 July 2016). Supplemental Content 3.) Partner Study Soru-Cevap http://i-base.info/qa-on-the-partner-study 4.)Partner Study Soru-Cevap http://www.chip.dk/Studies/PARTNER/Q-and-A 5.) Partner Study -2 İnternet Sitesi http://www.chip.dk/PARTNER-2
- Avrupa PrEP ve Belirlenemeyen = Bulaştırmayan zirvesine konuğuz!
Ana hedeflerinden bir diğeri, Türkiye'yi uluslararası HIV çalışmaları gündeminin önemli ve saygın bir parçası yapmak olan Kırmızı Kurdele İstanbul, önemli bir uluslararası etkinlikte daha bu hedef için çalışıyor. 10 -12 Ekim tarihleri arasında Polonya'da gerçekleşecek olan zirveye organizasyon komitesinin davetiyle katılan Kırmızı Kurdele İstanbul, genel durum ve çalışmaları hakkında bir de sunum yapacak. Detaylı programını www.prepineurope.org adresinde bulabileceğiniz zirveyi *www.facebook.com/groups/PrEPinEurope bağlantısı üzerinden canlı olarak ve *#PrEPinEurope etiketiyle Twitter'da takip edebilirsiniz.
- -Maymunçiçeği hakkında sıkça sorulan sorular-
Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul #onlinehivdanismaligi Ekibi, Yayın tarihi: Haziran 2, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Alıntılarınızda www.kirmizikurdele.org'yi kaynak göstermenizi ve @redribbontr'yi etiketlemenizi rica ediyoruz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Aslında konu gündemi ilk günlerdeki kadar meşgul etmiyor diye düşünüyorduk ancak, sanırız öyle değilmiş. Geçtiğimiz günlerde ''Tüm dikkatler onun üzerinde; Maymunçiçeği'' başlıklı bir başka yazıya konuya ettiğimiz Maymun Çiçeği Virüsü/Hastalığı hakkında sorular gelmeye devam ettiği için bir de Maymunçiçeği hakkında sıkça sorulan sorular sayfası hazırladık. Sayfaya buraya ya da görsele tıklayarak ya da erişebilirsiniz. #kirmizikurdeleistanbul #bilonemsekorun
- 10 yıllık araştırma sonucu: B (belirlenemeyen*) seviyede kalma zaman oranı %97!
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi Aktivisti, Topluluk Yazarı Yayın tarihi: Mart 06, 2021 İtalya'da yapılan ve 10 yıl süren bir çalışmanın sonuçlarına göre HIV ile yaşayan ve HIV ilaç tedavileri (ART) başarılı giden bireyler, zamanın %97'sinde B (belirlenemeyen) seviyede kalıyorlar. *Belirlenemeyen = Bulaştırmayan belirlenemeyen viral yük düzeyindeki HIV taşıyıcısı bireylerin (kondom kullanmasalar dahi) cinsel ilişki yoluyla HIV bulaştırmayacağının bilimsel ve çok güçlü kanıtlarla ispatlandığı anlamına geliyor. Detaylı bilgi için aşağıdaki videoyu izleyin ve burayı tıklayarak ilgili sayfayı ziyaret edin. HIV ilaç tedavisi (ART) sonucu B (belirlenemeyen) seviyesine** erişmiş 1,648'i kadın (20%) 8241 HIV ile yaşayanın 10 yıl boyunca, toplamda 12,670,888 gün boyunca takipte kaldığı ve her bir katılımcının yılda en az 2 kez viral yük testine maruz bırakıldığı araştırma sonuçlarına göre, katılımcılar 12,670,888 günün %96.9'sı boyunca belirlenemeyen seviyeyi korudular. ** 200 ml ve altında HIV viral yükü, >6 ay Bununla birlikte katılımcıların bazıları 200'ün üzerinde viral yük ile daha fazla zaman geçirdiler (12,670,888 günün %3.1'i boyunca). Araştırmacılar, bu katılımcıların, viral baskıyı sürdürmek için daha farklı tedavi, tedaviye uyum ve destek yaklaşımlarına ihtiyaç duyabileceklerini söylüyorlar. Kırmızı Kurdele İstanbul İngiliz NAM-AIDSMap ile birlikte hazırladığı, Türkçedeki ilk Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan broşürünü incelemek için buraya tıklayın. Araştırma sonuçlarını kaleme alan yazarlar; ''10 yıllık gözlem sonucunda B seviyesininin korunma oranının %96.9 olduğunu ve bu oranın yıldan yıla artış eğrisinde olduğunu gözlemledik. Bu veriler belirlenemeyen eşittir bulaştırmayanın vücuttaki HIV'in kalıcı olarak baskılamakta ve HIV'e ilişkin damgalanmanın azaltılmasına yönelik mesajlar vermekte başarılı bir mesaj olduğunu gösteriyor'' diyorlar. HIV ilaç tedavisi (ART) alan ve viral yükleri (hücredeki HIV miktarı) 200 kopyanın altında olan bireylerin virüsü kondomsuz cinsel ilişkilerde bile bulaştırmadıklarına dair çok büyük kanıtlar var. B eşittir B sloganı 2016 yılından beri bu devrimsel gelişmeyi HIV ile yaşayan bireylere, partnerlerine, sağlık/kamu çalışanlarına ve toplumun tüm kesimlerine iletmek için kullanılıyor. Türkçe'nin güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul, dört yılın sonunda dünya çapında 1000'den fazla organizasyonun imzaladığı bu kampanyanın öncü (Avrupa'dan ilk!) imzacısı ve uluslararası sözcüsü. #hivbilgisi yazıma konu olan çalışmanın içerdiği bir başka analizde katılımcılar, 200 ml seviyesinin üzerinde% 10'dan fazla gün geçirmişlerse B (belirlenemeyen) statülerini kaybetmiş olarak kategorize edildi. Genel olarak, katılımcıların% 92,5'i B statülerini korudu. Viral baskılamayı kaybeden % 7,5 oranında bireyin viral yüklerinin 200 ml ve üzerinde ölçüldüğü viral yük test sayısı ise 1 ya da 2. Çalışmayı yürüten ekibin lideri Madeddu ve meslektaşları ''B eşittir B güçlü bilimsel kanıtlarıyla kamuoyunu halihazırda etkilemiş, HIV'e ilişkin damgalamayı azaltmış ve sonuç olarak HIV ile yaşayan kişilerin yaşam kalitesini arttırmış bir kampanya. Klinisyenleri/Doktorları hastaların rutin ziyaretler sırasında bu mesajı vermeye teşvik etmek için daha fazla çaba harcamak gerekiyor. Bu çalışmanın çıktısı olan verilerimiz, hedeflenen müdahalelerden özellikle fayda görebilecek olan alt grupları belirlemek için oldukça kullanışlıdır verilerdir.'' diyor. Türkiye'nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı #kırmızıkurdeleistanbul tarafından hazırlanan diğer Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan kaynakları için burayı tıklayabilirsiniz. Referans:AIDS (lww.com) Dergisi, Sayı: 35, Time spent with a viral load <200 copies/mL in a cohort of people with HIV seen for care in Italy during the U=U prevention campaign era. AIDS (lww.com) Dergisi, Sayı: 35 doi: 10.1097/QAD.0000000000002825
- 15 binden fazla doğum; SIFIR BULAŞ!
Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, HIV algısını ve anlatısını temelinden değiştirmeye devam ediyor; HIV pozitif annelerden on beş binden fazla doğum, SIFIR BULAŞ! Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, (Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı) Yayın tarihi: Nisan 11, 2022 (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Paylaşımlarınızda web-sitemizi kaynak göstermenizi/mention/etiket vb. yapmanızı rica ederiz. Bunlar dışında özel olarak izin sormanıza gerek yoktur. Fransa’da yapılan ve sonuçları CROI adıyla da bilinen Retrovirüsler ve Fırsatçı Enfeksiyonlar Konferansında sunulan bir araştırma HIV ile yaşayan ve düzenli ilaç tedavisi gören kadınların virüs bulaştırmadan anne olabildiklerini bir kez daha ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde doğruladı; On beş binden fazla doğum, SIFIR BULAŞ! Konferansta paylaşılan sonuçlar, 2000 yılından bu yana toplanan oldukça geniş kapsamlı verilere dayanıyor. Araştırma ekibini oluşturan uzman hekimler, Fransa’da 2000 – 2017 yılları arasında 5 binden fazla HIV pozitif anneden gerçekleşen 15.959 doğumdan yola çıkarak oldukça etkileyici veriler paylaştılar. Çalışma bilimsel açıdan çok değerli kanıtlar sunmakla birlikte çok önemli bir başka noktanın da altını çiziyor; sağlık hizmetlerine kesintisiz erişim imkânlarının yaygınlığı sadece HIV ile yaşayanlar için değil toplumun tamamı için önemli. Dolayısıyla HIV yayılımının tamamen durdurulabilmesi yani ‘’sıfır yeni bulaş’’ hedefine ulaşabilmenin ilk koşulu HIV’e ilişkin sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimin herkes için ve sürekli mümkün olması. Araştırma ekibinden Dr. Jeanne Sibiude ‘’Bu çalışma, HIV ilaç tedavisine hamilelikten önce başlanır, *B seviye (Belirlenemeyen) doğumdan önce sağlanıp korunur ve *tedbiren anne emzirmezse anneden bebeğe geçişin tamamen durdurulabileceğini net biçimde kanıtlıyor. Bu yüzden HIV ilaç tedavisine düzenli erişim, düzenli virüs yükü ve diğer tedavi testlerine yaygın ve kolay erişim standart hale getirilmesi daha da önem kazanıyor’’ diyor. --HIV ve hamilelik başlıklı #hivbilgisi yazımız için tıklayın-- *Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan’ın HIV pozitif annelerin bebeklerini hiçbir tereddüt olmaksızın emzirmelerine imkân sağlayıp sağlamadığı tartışılmaya devam eden bir konu. Önde gelen pek çok tedavi kılavuzuna göre küçük riskler hala söz konusu olmakla birlikte, son yıllarda bebeklerini emziren HIV pozitif annelerin sayısı artmakta ve bulaş gerçekleşen vaka sayısı giderek azalmakta. Bu noktada en doğru ve sağlıklı kararın, anne ve doktorun detaylı bir değerlendirmesi sonucunda birlikte alınması öneriliyor. (*B seviye: HIV ilaç tedavisine bağlı olarak virüsün vücutta tamamen baskılandığı ve cinsel partnerlere kondomsuz ilişkiler yoluyla bile HIV bulaştırılmayan seviye. Belirlenemeyen seviye). --Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan hakkında daha fazla bilgi için tıklayın-- Çalışma düzenli HIV tedavisinin önemini, başarısını ve HIV biliminin yıllar içindeki gelişimini vurgulayan veriler sunuyor. Bu verilere göre, çalışmayı kapsayan yıllar içinde anneden bebeğe bulaş oranları istikrarlı biçimde düştü; 2000 – 2005 yılları arasında %1.1 olan oran, 2006 - 2010 arasında %0.7’ye, 2011 – 2017 yılları arasında %0.2’ye ve nihayet (bu çalışma kapsamında) SIFIRa. --HIV hakkında her şey için tıklayın-- Dikkat çeken diğer bazı verilerse şöyle; *HIV ilaç tedavisine ne kadar erken başlanırsa, bulaşma ihtimali o kadar azalıyor; gebe kalmadan önce başlanırsa %0.1, gebeliğin birinci üç ayında %0.5, ikinci üç ayında %0.8 ve üçüncü üç ayında%1.7. *Kandaki virüs miktarı 50 kopyanın altında ise sıfır bulaş varken, 50 ile 400 arasında bu oran %0,2, 400'ün üzerinde ise %2,4 oldu. *Erken doğum da bulaş riskini arttırıcı bir unsur olabilir. Çalışma kapsamında bulaş oranı 32-36 hafta arasında doğan bebeklerde %1.3, 32 haftadan önce doğanlarda ise %2.1 oranında oldu. Çalışma hakkında daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey
- 1 Aralık Dünya AIDS Günü'nde tak bir kırmızı kurdele
1 Aralık 2022 Perşembe Dünya AIDS Günü. Kendimize isim olarak seçtiğimiz Kırmızı Kurdele ise HIV farkındalığı çalışmalarının evrensel sembolü. Dünya AIDS Günü'nde kırmızı kurdele takmak, ben HIV'in farkındayım, duyarlı biriyim ve HIV ile yaşayanlarla dayanışma içindeyim demenin harika bir yolu. 1 Aralık 2022 Perşembe Dünya AIDS Günü siz de bir kırmızı kurdele takın ve çevrenizde HIV farkındalığı yaratın. Eğer yakanıza iliştirecek bir kırmızı kurdeleniz yoksa hiç sorun değil. @redribontr sosyal medya hesaplarımızdaki Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan gibi dönüştürücü mesaj ve içeriklerden herhangi birini kendi hesaplarınızda paylaşarak da HIV duyarlılığınızı ve dayanışmanızı gösterebilirsiniz. #hivekarsiesitlik #equalize #esitlenmek #1aralikdunyaaidsgunu
- Kırmızı Kurdele İstanbul'un Ulusal HIV/AIDS 2021 Kongresi notları
Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Kasım 21, 2021 18-21 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya'da gerçekleşen, Ulusal HIV/AIDS 2021 Kongresi'ni sadık okurlar, Türkiye HIV komünitesi ve tüm ilgilileri için yerinde izledim. Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'dan alışkın olduğunuz üzere gerek yurt içinde gerek yurt dışında yıllardır düzenli olarak yaptığımız ve bir alışkanlık haline getirdiğimiz kongre/konferans haberciliğine devam ettik ve 18-21 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya'da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, yüz yüze yapılan Ulusal HIV/AIDS Kongresi 2021'i yerinde izledim, Türkiye HIV topluluğu ve tüm ilgilileri için notlar aldım. İyi okumalar. (www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Kısmi alıntılarda yazar adı ve site adresini yazmanız @redribbontr'yi mention/etiketlemeniz yeterlidir. Özel bir izin istemeniz gerekmez.) -Üretken bir iş birliği; Türkiye HIV/AIDS Platformu- Türkiye’de faaliyet gösteren beş uzmanlık/hekim derneğinin aynı amaçlar etrafında bir araya gelerek oluşturduğu “Türkiye HIV/AIDS Platformu”’nun bu yıl beşincisini düzenlediği HIV/AIDS Kongresi’ni Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği (AIDS ve CYBH Derneği), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) ve HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND)’nin katkılarıyla ve dört günlük zengin bir ve kapsamlı bir programla gerçekleştirildi. Detaylı kongre bilimsel programı için buraya tıklayabilirsiniz. HIV olgusunun kapsadığı pek çok önemli konunun konuşulduğu kongrenin tüm oturumlardan fotoğraflar ve notlar için Twitter'da @RedRibbonTR hesabından paylaştığımız tweetlere göz atabilir ya da buraya tıklayabilirsiniz. -Dolu dolu bir bilimsel program- Geçtiğimiz yıl pandemi tedbirleri sebebiyle tamamen dijital olarak gerçekleşmesinin ardından bu yıl yeniden fiziksel olarak gerçekleşen #HIVAIDSkongresi2021'de dört günlük dolu dolu bir bilimsel programla HIV olgusunun kapsadığı pek çok önemli konu tartışıldı. Toplam 19 oturumda 50'den fazla konuşmacının sunum ve görüş paylaştığı kongrede, HIV Epidemiyolojisinde Son Durum, Pandemi 90/90/90 Hedefini Nasıl Etkiledi? Gelecek Nasıl Planlanmalı?, Pandeminin HIV ile Yaşayan Bireylerin Yaşam Kalitesi Üzerine Etkileri, Pandemi Döneminde Zor Olgular, HIV ve Komorbiditeler, PrEP gibi Dünya HIV biliminin tartıştığı güncel konulara ilişkin veri ve değerlendirmeler paylaşılırken, pek çok sunumda, Kırmızı Kurdele İstanbul'un öncü imzacısı olarak Türkiye'de tüm dünya ile aynı anda duyurduğu ve benim de uluslararası sözcülerinden biri olduğum küresel Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan kampanyası için hazırladığımız görseller ve temelindeki güçlü bilimsel kanıtların paylaşılması mutluluk veren önemli bir gelişmeydi. -Kongrede Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan rüzgârı- Enfeksiyon uzmanlarının ve hekim çalışma gruplarının BELİRLENEMEYEN eşittir BULAŞTIRMAYAN kampanyasını ve temelindeki güçlü bilimsel kanıtları benimseyerek güçlü bir inançla savunur hale gelmesi, Türkiye'nin ortak HIV hedeflerine ulaşılması yolunda HIV aktivistlerinin ve HIV komünitesinin önemli bir katkısı ve başarısı olarak değerlendirilmeli. Bu bağlamda, Prof. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu, Doç. Dr. Birgül Mete ve Prof. Dr. Fehmi Tabak'ın hazırladığı ve bizim de katkıda bulunduğumuz *''Hekimler için Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan Rehberi''nin kongre kapsamında hekimlerle buluşturulmasının, kavramın ülke genelinde tüm hekimler arasında iyice yerleşmesine ve bilginin yaygınlaşmasına büyük katkılar sağlayacağına inanıyoruz. *Rehberi buraya ya da aşağıdaki bağlantıya tıklayarak indirebilirsiniz. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, bu harika rehberi hazırlayan hekim dostlarımıza ve dağıtımını sağlayan HIV Enfeksiyonu Derneği'ne teşekkür ederiz. -Hekimler STK'lardan ne bekliyor? STK'lar hekimlerden ne bekliyor?- Kongrenin birinci gün programında önemli bir oturum Prof. Dr. Deniz Gökengin ve Prof. Dr Serhat Ünal'ın başkanlığında gerçekleşen Hekimler STK'lardan ne bekliyor? STK'lar hekimlerden ne bekliyor? yuvarlak masa toplantısıydı. Prof. Dr. Serhat Ünal, hekimlerle STK'lar arasında geçtiğimiz yıllarda yaşanan tatsızlıkların yerini birlikte çalışma ve samimi bir işbirliği çabasının aldığını vurgularken, Prof. Dr. Deniz Gökengin kongre öncesinde 44 hekim ile yaptığı anketin sonuçlarını paylaştı. Bu çalışmaya göre, hekimlerin alanda çalışan STK'ların varlığından haberdar olanlarının önemli bir bölümü çalışmaları ve çabaları olumlu buluyor. Yine çalışmaya göre, STK'lardan en çok beklenen şeylerin başında, özellikle pozitif HIV tanısı almış insanların ve toplumun #hivbilgisi ihtiyacının giderilmesi, tedavi uyumunun desteklenmesi, psikolojik ve hukuki destek hizmetlerinin kapasitesinin arttırılması geliyor. STK'lara iletilen eleştirilerden biri de, STK'ların ve hizmetlerinin Anadolu'da pek tanınmadığı/bilinmediği oldu. HIV alanında sürdürdüğümüz çalışmaların ve hizmetlerin geliştirilmesi yolunda çok önemli geri bildirimler olan bu eleştirileri ciddiyetle dinleyerek, notlarımızı aldık. Pozitif-iz Derneğini temsilen Çiğdem Şimşek ve Pozitif Yaşam Derneğini temsilen Canberk Harmancı'nın katıldığı ve temsil ettikleri STK'ların tarihçesini, sundukları hizmetlerle birlikte sivil toplumun hekimlerden beklentilerini harika sunumlarla paylaştıkları oturumda, ben de bir konuşma yaparak, evrensel sivil toplum kavramı tartışmaları etrafında Türkiye'de HIV alanında sivil örgütlenmelerin tarihçesini ve STK'ların hekimlerden, hekimlerin STK'lardan gerçekçi beklentilerin neler olabileceğini anlatmaya çalışırken, en önemli unsurun samimi, yapıcı ve karşılıklı destekleyici bir iletişim dili olduğunun altını çizdim. Aktivist arkadaşlarım Canberk Harmancı ve Çiğdem Şimsek de sunumlarında Belirlenemeyen eşittir Bılaştırmayan, PrEP gibi artık dünyaca kabul görmüş araçları vurgulayıp, komünitenin bu konulardaki konsensusunun ve ısrarının altını çizerek, B eşittir B ve PrEP'in hekimlerce benimsenmesi, bilimsel tutuculuğun aşılması ve rutin hastane ziyaretine/kontrole gelen insanlara mutlaka önerilmesi gerektiğini belirttiler. -Doğru bir HIV dili, ortak bir terminoloji mümkün- Kongrenin dinamik tartışma konularından biri de daha doğru ve olumlu, ortak bir HIV dili tartışmalarıydı. Tıp diline geçtiğimiz yıllarda yapılmış çalışmalardan ve literatürden giren ve yerleşen ''HIV'li birey'', ''HIV'li hastalar'' gibi kolayca ayrımcılığa ve damgalamaya sebep olabilecek tanımların artık kullanılmaması gerektiğinde büyük bir çoğunluk hem fikir olurken, aktivistlerin yaptıkları bu hatırlatmaların pek çok hekim tarafından hemen benimsenerek, henüz sunumlar devam ederken dahi düzeltilmeye çalışması kongreye çok daha samimi ve olumlu bir hava kazandırdı. -Hızlı tedavi başlangıcı çalışmamıza referans- Kongrede neredeyse her oturumda bahsi geçen ve soru-cevap bölümlerinde de tartışmalara sebep olan bir diğer kavram ise ''hızlı tedavi başlangıcı''ydı. En kısa ifadesiyle, pozitif HIV tanısı almış insanların mümkün olan *en kısa sürede HIV ilaç tedavisine başlaması olarak tarif edilebilecek hızlı tedavi başlangıcı hakkında yapılan tartışmalarda konseptin değeri ve gerekliliğine ortak vurgu yapılırken, ulusal/yerel koşullara bağlı olarak ortalama 14 günün ülkemiz için ideal olduğu ancak bunun hızlandırılması için gayret sarf edildiği bir kaç kez tekrar edildi. -Koronavirüs pandemisi 90/90/90 hedefini nasıl etkiledi?- Doç Dr. Asuman Şengöz İnan, Koronavirüs pandemisinin HIV ile yaşayan bireylerde ve HIV tanı/tedavi hizmetleri sunan hekimlerde yarattığı olumsuz etkilerden ve sağlık sistemine yüklediği yükün yarattığı tahribattan bahsettiği kişisel deneyimler ve tanıklıklarla bahsettiği ''Koronavirüs pandemisi 90/90/90 hedefini nasıl etkiledi?'' başlıklı konuşmasında, Kırmızı Kurdele İstanbul'un 2020 yılında yaptığı ve Ulusal HIV/AIDS kongresinde sunduğu Hızlı Tedavi Başlangıcı Durum ve Beklenti Analizi Çalışması Sonuçlarına atıf yaparak, çalışmanın posterine sunumunda yer verdi. *Bu ''en kısa'' süre bazı yayınlarda/kılavuzlarda aynı gün, bazılarında 48 saat, 7 gün ya da 14 gün gibi farklı seçeneklerle sunulmuştur. Pozitif HIV tanısı alınan gün/aynı gün ile 14 gün arasındaki tüm süreler için hızlı tedavi başlangıcı terimi kullanılabilir. Bu sürenin ülkeden ülkeye, hatta Türkiye'de de olduğu gibi şehirden şehre değişmesi aşamasında, ulusal sağlık sisteminin genel hızı, ilgili hastanenin tanı testleri hızı, hekimlik pratikleri önemli faktörlerdir fakat en önemli faktör pozitif HIV tanısı almış kişinin psikolojik durumu ve nihai kararıdır. Sistem/Hastane aynı gün/14 gün içinde HIV ilaç tedavisi başlama imkanı sunsa ve hekim bu kararı desteklese de pozitif HIV tanısı almış kişi kendisini hazır hissedene ve onaylayana kadar ilaç tedavisi başlamaz. -PrEP oturumu, Ülkemizde PrEP kullanımı ile ilgili yeni gelişmeler- Kırmızı Kurdele İstanbul’a göre #HIVAIDSKongresi2021’in en önemli oturumu, yakın zamanda 4 tabletlik form ile *endikasyon değişikliği yapılması sonrasında Türkiye’de kullanım alanı genişleyen PrEP hakkındaki oturumdu. *Endikasyon-İndikasyon: Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi, müdahalenin belirlenmesi. (İlacın) kullanım alanı. Her ne kadar 4 tabletlik form en ideal form olmasa ve henüz bu form dahi geri ödeme sistemine dahil edilmiş olmasa da Kırmızı Kurdele İstanbul olarak bu endikasyon değişikliğinin olumlu ve önemli bir ilk adım olduğunu düşünüyoruz. Tanıtımı kongrede yapılan ‘’PrEP Uygulaması Hekim El Kitapçığı’’nın editörlüğünü de üstlenen Prof. Dr. Selçuk Kaya, PrEP’in önündeki engellerin aşılması ve herkes için kullanılır hale gelmesi konusunda STK’ların rolünün ve komünite ile işbirliğinin önemini Dünyadan örneklerle anlattı. Doç. Dr. Birgül Mete, Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın ve Prof. Dr. Özlem Altuntaş Aydın’ın da son derece dolu sunumlarla katılımcı hekimlere PrEP hakkında vizyon kazandırdığı oturum, Türkiye'de son yıllarda uzmanların geniş katılımıyla bu seviyedeki bir kongrede gerçekleşen en olumlu PrEP oturumu olarak hafızalara kazındı. Bu olumlu endikasyon değişikliğinin Türkiye'de PrEP'i isteğe bağlı olarak kullanmak isteyen herkesin kolayca ve uygun bir bütçeyle erişimine açık hale getirilmesini ümit diyoruz. Kırmızı Kurdele İstanbul olarak PrEP konusunda savunuculuk yapmaya ısrarla devam edeceğiz. HIV hakkında her şey sayfalarımızın PrEP bölümü için tıklayın -E-Posterler ve sözlü bildiriler- Dört günlük dolu dolu bir bilimsel programla HIV olgusunun kapsadığı pek çok önemli konunun konuşulduğu kongrede ''HIV ile yaşayan kişilerde HIV/AIDS ile ilişkili içselleştirilmiş damgalama'', ''HIV pozitifler arasında damgalanma ve ayrımcılığa kim daha fazla maruz kalıyor?'', ''HIV ile Enfekte Hastalarımız Nasıl Tanı Aldı? Operasyon Öncesi İstenen Tetkiklerin HIV Tanısında ki Rolü?'', ''HIV/AIDS ile yaşayan bireylerde damgalanmanın anksiyete, depresyon ve yaşam kalitesi üzerine etkisi'', ''HIV Serodiskordans Çiftlerin Sağlıklı Bebekleri?'' gibi önemli başlıkları kapsayan e-posterler ve bildiriler de paylaşıldı. 4. gün programında bazıları üzerinde fikir tartışmalarının yaşandığı ve her biri detaylı incelemeler gerektiren bildirileri içeren bildiri kitabına kongre web-sitesi www.hivaidskongresi2021.org'da ya da buraya tıklayarak erişebilirsiniz. -Tedavinin geleceğinde neler var?- Kongrenin 4. ve son gününde "Tedavinin geleceğinde neler var?" isimli bir sunum yapan Ahmet Çağkan İnkaya sadece en önemli detaylardan birinin altını çizmedi, gerçekleri adeta haykırdı; "Bu derece yüksek ayrımcılık varken ilacın feriştahı gelse bu sorunu çözemeyiz!" Doç. Dr. Birgül Mete'nin de ''Kesin tedavi ne zaman? Çalışmalar ne aşamada?'' başlıklı bir sunum yaptığı oturumun panel tartışma kısmında söz alan gönüllümüzün hekimlere yönelttiği soru manidardı; "Hekimler arasında bilimsel/akademik ve hatta uygulamadaki tutuculuk baskınken, bilimde ve tedavide çağı nasıl yakalayıp, parçası olacağız?" Bu soruya verilecek samimi bir cevabın ortak HIV hedeflerine erişimde anahtar stratejilerin temeli olacağına inanıyoruz. -Kırmızı Kurdele İstanbul'un değerlendirmesi- 2020 yılında pandemi tedbirleri kapsamında online olarak gerçekleştirilen kongreden sonra yüz yüze yapılan 2021 yılı kongresi, her şeyden önce HIV tanı/takibi yapan hekimlerin bir araya gelerek, başta pandemi döneminde yaşayan zorlukların aşılması olmak üzere HIV takip/tedavisine ilişkin tecrübe paylaşmaları açısından yararlı oldu. Buna ek olarak özne örgütleri/aktivistler, hekim örgütleri/hekimler arasındaki iletişimin iyileşerek gelişmesi, ortak sorunlara ortak çözümler geliştirilmesini sağlayacak tanışıklıklar, işbirliği fırsatları açısından da verimli bir kongreydi. STK'larla hekimlerin birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldukları oturumlar, soru-cevaplar, kahve aralarının yararı kadar, daha doğru bir ortak bir dil ve terminoloji kullanılmasına dair arayışlara odaklı sohbetlerin de, Türkiye'nin ortak HIV hedeflerine erişilmesi ve HIV ile yaşayanların yaşam kalitelerinin arttırılmasına olumlu katkıları olacağına inanıyoruz. Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı olarak, Türkiye ve Dünyanın çeşitli yerlerindeki kongre/konferansları, güncel bilimsel çalışmaları, araştırma sonuçlarını ilgiyle takip etmeye ve #hivhakkindahersey temasıyla düzenli #hivbilgisi yayıncılığına devam edeceğiz. www.kirmizikurdele.org #bilonemsekorun
- HIV/AIDS Kongresi 2022'i sizler için yerinde izleyip, paylaşımlar yapacağız.
Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Yusuf Yayın tarihi: Kasım 20, 2022 Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'dan alışkın olduğunuz kongre/konferans haberciliğine ve yerinden bildirmeye HIV/AIDS 2022 Kongresi ile devam edeceğiz. Türkiye'deki HIV aktivizmi ve ihtiyaçlar üzerine bir konuşma ve Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi (ECDC) ile birlikte yaptığımız bir araştırmanın sunumunu yapacağımız HIV/AIDS 2022 Kongresi'nde bir de stand açarak çalışmalarımızı Türkiye'nin dört bir yanından gelen hekimlere tanıtacağız. 24-27 Kasım arasında dört güne yayılan zengin bir bilimsel programı olan kongrede 25 oturumda, aralarında Kırmızı Kurdele Aktivistlerinin de bulunduğu 60 konuşmacı var. #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul birinci gün ana programda ''TÜRKİYE'DEKİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE HIV AKTİVİSTLERİNİ TANIYALIM, SORALIM ÖĞRENELİM. YAPILANMALARI, İCRAATLERİ, PROJELERİ'' başlıklı oturumda bir sunum yaptıktan sonra, kongrenin 2. günü Avrupa Hastalık Kontrol Merkezi (ECDC) ile birlikte sürdürdüğümüz, Tedavi Aktivisti Arda Karapınar'ın Prof. Dr. Deniz Gökengin ile birlikte bildiri haline getirdiği "Erkeklerle seks yapan erkeklerde maymunçiçeği aşısının bilinirliği ve kabul edilirliği" başlıklı çalışmanın sözlü sunumunu yapacağız. Yakın zamanda kaybettiğimiz çok değerli Hocamız Prof. Dr. Kenan Midilli için özel bir anma toplantısı da düzenlenecek olan HIV/AIDS 2022 Kongresi'nin bilimsel programını ve tüm detayları ve bilimsel programı hivaidskongresi2022.org adresinde bulabilir ve yerinden anlık bildirimler için Twitter'da @RedRibbonTR adresini ve #hivaidskongresi2022 etiketini takip edebilirsiniz. Türkiye’nin önde gelen beş uzmanlık/hekim derneğinin aynı amaçlar etrafında bir araya gelerek oluşturduğu “Türkiye HIV/AIDS Platformu”’nun bu yıl altıncısını düzenlediği HIV/AIDS Kongresi’ni Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği (AIDS ve CYBH Derneği), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) ve HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND)’nin ortak çabalarıyla düzenleniyor. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey
- HIV/AIDS Kongresi 2021'i yerinde izleyeceğiz.
Yayına hazırlayan: Kağan Çavuşoğlu, Aktivist Yayın tarihi: Kasım 16, 2021 Güncelleme tarihi: Kasım 24, 2021 --Günceleme notu; Yerinde izlediğimiz HIV/AIDS 2021 Kongresi'nden özenle tutulmuş notları buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.-- Kırmızı Kurdele İstanbul'dan alışkın olduğunuz üzere, Türkiye'nin #hivbilgisi kaynağı sağlayıcısı olarak gerek yurt içinde, gerek yurt dışında yıllardır düzenli olarak yaptığımız ve bir alışkanlık haline getirdiğimiz kongre/konferans haberciliğine ve yerinden bildirmeye devam ediyoruz. 18-21 Kasım 2021 tarihlerinde Antalya'da, geçmiş yıllarda olduğu gibi, yüz yüze yapılması planlanan HIV/AIDS Kongresi 2021'i yerinde izleyeceğiz. Türkiye’de faaliyet gösteren beş uzmanlık/hekim derneğinin aynı amaçlar etrafında bir araya gelerek oluşturduğu “Türkiye HIV/AIDS Platformu”’nun bu yıl beşincisini düzenlediği HIV/AIDS Kongresi’ni Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK), AIDS ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Derneği (AIDS ve CYBH Derneği), Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), HIV/AIDS Korunma ve Eğitim Derneği (HAKED) ve HIV Enfeksiyonu Derneği (HIVEND)’nin katkılarıyla gerçekleştirecek. Birinci gün ana programda ''STK’lar hekimlerden ne bekliyor?'' başlıklı yuvarlak masa toplantısında bir de konuşma yapacağımız kongreye ilişkin detayları ve bilimsel programı hivaidskongresi2021.org adresinde bulabilir ve yerinden anlık bildirimler için Twitter'da @RedRibbonTR adresini ve #hivaidskongresi2021 etiketini takip edebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey





















