top of page

#hivbilgisi arama sonuçları

134 sonuç bulundu

  • HIV-2 nedir? HIV-1 ile HIV-2 arasındaki fark nedir?

    HIV-2 nedir? HIV-1 ile HIV-2 arasındaki fark nedir I www.kirmizikurdele.org I Herkes için #hivbilgisi Sıkça sorulan HIV soruları Bulaş yolları - Soru 9 HIV-2 nedir? HIV-1 ile HIV-2 arasındaki fark nedir? Aynı testlerle mi tespit edilirler? HIV-1 ile HIV-2 arasındaki fark nedir? s orusuna verilecek en kısa cevap aradaki farkın genetik farklar olduğu . HIV'e ilişkin genel tartışmalarda "HIV" derken aslında HIV-1'den bahsediyor oluruz. Çünkü HIV-1 (yani HIV) dünyanın her yerinde görülür ve dünya genelindeki olguların %95'i HIV1'-dir. Dolayısıyla, HIV tartışmalarının çoğu HIV-1 hakkındadır. Buna karşılık HIV-2 daha sınırlı bir alanda görülüyor. Dünya genelindeki olguların sadece %5'i HIV-2'dir. Batı Afrika'da keşfedilen bu virüse günümüzde ABD, Hindistan, Portekiz, Fransa, Belçika, İspanya, Brezilya, Doğu Asya'nın bazı bölgeleri, Karayipler ve Afrika'nın bazı bölgelerinde nadiren rastlanmaktadır. Anlamayı kolaylaştırıcı bir ek bilgi olarak; araştırmacılar HIV-2'nin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki HIV olgularının %1'inden daha azını oluşturduğunu tahmin ediyorlar. Türkiye'de HIV-2 oranı ile ilgili kesin bir veri yok ancak, gözlemsel olarak ABD'deki orandan da düşük olduğu ifade edilebilir. HIV-2 tedavisinin yönetimi ve izlenmesi HIV-1 ile aynıdır. Doktor ihtiyaca göre farklı ilaç kombinasyonları reçete etse de, yine de kişinin ilerlemesini aynı şekilde izler. Bu, viral yüklerini kontrol etmeyi ve diğer klinik gelişmeleri düzenli olarak takibi kapsar. Doktorlar ayrıca bağışıklık sisteminin ne kadar sağlıklı olduğunu belirlemenin bir yolu olan CD4 hücre sayılarını da rutin olarak kontrol edeceklerdir. HIV'in burada bahsedilen her iki türü de yönetilebilir sağlık koşullarıdır. HIV tedavisi ilaçlarını düzenli ve tam uyumla kullanan HIV pozitifler uzun ve sağlıklı bir yaşam sürebilirler. HIV-2'nin bulaşması HIV-1'e göre çok daha zordur. Bir araştırma bu oranı beş kat olarak bildirmiştir. Yani HIV-2'nin bulaşması/edinilmesi HIV-1'e göre beş kat daha zordur. Yine aynı araştırma HIV-2'nin anneden bebeğe bulaş/aktarım olasılıklarını 20-30 kat daha zor olarak bildirmiştir. Tanı koyulmaz ve/ya da tanı konulmuş olmasına rağmen gereği yapılmaz yani HIV tedavisi ilaçları kullanılmazsa hem HIV-1'in hem de HIV-2'nin kişinin bağışıklık sistemini zayıflatarak diğer enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı daha savunmasız bırakabildiği bilinmektedir. HIV-2' HIV-1'e kıyasla daha zor bulaşabildiği gibi daha yavaş gelişme eğilimindedir. Ayrıca HIV-2 HIV-1'den daha düşük bir ölüm oranına sahiptir. Bu konudaki en çok merak edilen detay olan testlere gelirsek; HIV-1 ve HIV-2 antijenleri arasındaki genetik farklılık nedeniyle, eğer sadece HIV-1 tarayan bir test kullanılmışsa, bu kitin/cihazın HIV-2'yi güvenilir bir şekilde tespit edebilmesi zordur. Bununla birlikte, her iki virüs türüne karşı duyarlı testler mevcuttur. Özellikle HIV-2'nin yaygın olduğu bilinen bir ülkede yaşamış veya bu ülkelerden birinden cinsel partneri olan bir kişi test edilirken HIV-2'ye duyarlı bir test kullanmak önemlidir. Fakat her iki virüs tipine duyarlı testlerin markaları, cihazları ve nesilleri değişiklik gösterebileceği için, yaptırmak üzere olduğunuz ya da yaptırdığınız testin her iki virüs tipine birden duyarlı olup olmadığını sormanız gereken yer doğal olarak testi yaptırdığınız kurumdur. Kurumda hangi marka ve nesil test kullanıldığını bilirseniz, bahse konu testin her iki virüs tipine birden duyarlı olup olmadığını kendinizde kolaylıkla araştırabilirsiniz. Bununla birlikte, kişi HIV ilaçlarını reçete edildiği biçimiyle ve tam uyumla kullanıyor ve belirlenemeyen viral yük seviyesini koruyorsa, hem yaşam beklentisi HIV negatif kişilerle aynıdır hem de cinsel yolla HIV riski kondomsuz ilişkilerde bile sıfırdır. Bu bilgi Dünya Sağlık Örgütü tarafından da onaylanmış ve duyurulmuştur. İlaçların reçete edildiği şekilde alınması ve belirlenemeyen viral yük seviyesinin korunması, anneden bebeğe HIV aktarımı riskini de neredeyse sıfır düzeyine düşürür. Doğum öncesinde, sırasında ve sonrasında, kılavuzların önerdiği basit tedbirler alınarak HIV pozitif anneden HIV negatif bebeklerin dünyaya gelmesi son derece mümkündür ve günümüzde bunun sayısız örneği vardır. İlgili bağlantılar: - www.kirmizikurdele.org/hiv-bulas-yollari - Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B = B) nedir? - Temastan ne kadar süre sonra HIV testi yaptırmalıyım? - Kimlik bilgilerinizi vermeden ve ücretsiz HIV testi yaptırabileceğiniz merkezler www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu #beşittirb

  • HIV ve AIDS'in kesin tedavi neden yok? I www.kirmizikurdele.org

    HIV ve AIDS'in kesin tedavi neden yok I www.kirmizikurdele.org I HIV hakkında her şey Sıkça sorulan HIV soruları Tedavi - Soru 10 HIV kesin tedavisi/şifası neden yok? Kesin tedavi/şifa bulmak neden bu kadar zor? HIV'in kesin tedavisinin tıbben bu kadar zor olmasının en az iki, ciddi nedeni var. Birincisi ; HIV insan bağışıklık sistemine sızan ve orada gizlenirken çoğalan bir virüs. Bu tip sızma, saldırı vb. dışarıdan müdahalelere karşı doğal olarak hazırlıklı olan insan bağışıklık sistemi virüsü nihayet fark ettiğinde onu etkisiz hale getirmek ve vücuttan atmak için çok çalışır. Ancak bunu ne kadar çok yaparsa yapsın, HIV de o kadar çoğalabilir. Çünkü HIV ‘akıllı’ bir virüstür ve virüsün davranışları, bağışıklık sisteminin kendisine karşı müdahalelerine göre değişebilir. Yani virüs bağışıklık sisteminin müdahalelerine karşı yeni yaklaşımlar geliştirir. Bu karşılıklı etkileşimi zor bir satranç oyunu gibi düşünülebiliriz. Bu yüzden eğer bu mücadelede bağışıklık sistemini baskılayıcı HIV tedavisi ilaçları - ART ile desteklemezseniz yani virüsü baskılayan günlük ilacı kullanmazsanız virüs çoğalmak için her zaman yeni yollar arayacaktır. Çünkü onun doğası bu! Bu noktada baskılayıcı HIV tedavisi ilaçları - ART kullanımını saç/sakal vb. uzadığında kesmek/berbere/kuaföre vb. gitmek gibi düşünebiliriz. Her gün düzenli tıraş olununca sakal kökleriniz yerinde kalır ancak uzamazlar. İlaçlar virüsün doğasına karşına aynı işlevi görür, HIV hala oradadır ama ilaçlar sayesinde tamamen baskılanmıştır, etkisizdir yani uyumaktadır. Yani kumanda tamamen sizde olur! HIV kesin tedavisi için zorluk olan ikinci sebep ; virüsün çok yüksek bir çoğalma/üreme potansiyeline sahip olmasıdır. Eğer kişi test yaptırmadığı için HIV pozitif olduğunu bilmiyor ya da bunu bildiği halde baskılayıcı HIV tedavisi ilaçları kullanmıyorsa, bağışıklık sistemi içinde her gün on binlerce yeni virüs üretebilir. Bununla birlikte reçete edildiği şekle uygun, yani doğru ve eksiksiz kullanılırlarsa mevcut ilaç tedavileri çok iyi çalışarak, vücuttaki virüs seviyesini belirlenemeyen seviyeye düşürerek yani baskılayarak, HIV'in bir başkasına geçişini/aktarılmasını/bulaştırmasını engellerler. Buna Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B denir. Ayrıca HIV ilaç tedavisi - ART HIV pozitif olarak yaşayan bireylerin de herkes kadar uzun ve sağlıklı bir ömür sürdürülmesini olanaklı kılarlar. Bunlara ek olarak; Kesin HIV tedavisi (cure - şifa) yolunda çok ciddi aşamaları geçen çok sayıda çalışmalar var ve bu çalışmalar için harcanan yıllık küresel bütçe, hatırı sayılır oranda milyon dolarlarla ifade ediliyor. Bunlar hakkında bilgi sahibi olmak için 2016 yılından bu yana #kanittemelliaktivizm yaklaşımı ile sürdürdüğü herkes için kesintisiz #hivbilgisi sağlayıcılığı ile Türkiye’nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı olan www.kirmizikurdele.org ’u düzenli takip edebilir ve en güncel bilimsel gelişmelerden, HIV kesin tedavisi, HIV aşısı çalışmalarından dünya ile aynı anda haberdar olabilirsiniz. .: #hivbilgisi okuma önerisi : Bilim insanları iddialı; "HIV'i hücrelerden tamamen ayıklayabiliriz! :. Ve iyi haber; dünyanın dört bir yanındaki HIV pozitifler sağlıklı yaşamlar sürdürüyorlar ve dilerlerse HIV negatif bebek sahibi olabiliyorlar. HIV ilaç tedavisine (ART) bağlı yaşam beklentisi, HIV negatiflerle (genel sağlığına ve sigara, alkol vb. kullanımına ve yaşam tarzına bağlı olarak) neredeyse aynıdır. HIV’in kedin tedavisinin bulunması beklenirken, bu esnada HIV ile sağlıklı yaşamanıza ve yaşam kalitenizi arttırmanıza yardımcı olması için hazırladığımız HIV tanısı alanlar için tedavi ve yaşam rehberi 'ni buraya tıklayarak okuyabilir, HIV kesin tedavisi ile ilgili olarak Uzm. Dr. Ahmet Çağkan İnkaya ile yaptığımız video söyleşiyi aşağıda izleyebilirsiniz. İlgili bağlantılar; #hivbilgisi yazısı: Neden hâlâ bir HIV aşısı yok ve aşıya neden ihtiyacımız var? www.kirmizikurdele.org/hiv-ilac-tedavisi www.kirmizikurdele.org/viral-baski www.kirmizikurdele.org/b-b-nedir www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu #beşittirb

  • Kırmızı Kurdele İstanbul I Maymun Çiçeği hakkında sıkça sorulan sorularMaymunçiçeği Sıkça Sorulan Sorular https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/maymun-cicegi-sikca-sorulan-sorular

    HIV ve insan hakları hakkında her şey I HIV hakkında her şey I Ücretsiz HIV testi I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Viral sıçrama (blips) nedir -Maymunçiçeği hakkında sıkça sorulan sorular- 1. Maymunçiçeği yeni bir virüs/hastalık mı? Değil. Virüs ilk kez 1958 yılında maymunlarda tespit edildikten sonra insanlarda ilk olgu 1970 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde görülmüştür. Nijerya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti başta olmak üzere, Orta ve Batı Afrika’daki tropikal yağmur ormanlarının bulunduğu 11 ülkede görülen bu hastalığın sıklığı tam olarak bilinememekle birlikte Afrika’da her yıl birkaç yüz olgu olduğu tahmin edilmektedir. Hastalık zaman zaman Afrika kıtasından enfekte hayvanlar veya insanlar aracılığıyla diğer kıtalara taşınmakta, buralarda az sayıda insanın etkilendiği gözlemlenmekte ve bölgesel olgu kümelenmeleri izlenmektedir. 2. Yeni değilse neden şimdi bu kadar dikkat çekti? Şimdiye kadar Afrika dışında görülen olguların tamamının Afrika’dan gelen insanlar veya getirtilen kemirgenlerden kaynaklandığı biliniyor. Ancak Afrika dışında tespit edilen olgu sayısı ilk kez, bugüne kadar Afrika dışında görülen toplam olgu sayısını aşacak kadar arttığı için Dünya Sağlık Örgütü'nün uyarısıyla birlikte küresel bilim camiasının ve medyanın dikkatini çekmiştir. 20 Mayıs 2022 itibariyle Afrika dışındaki 13 ülkeden, 90’ı kesinleşmiş 56’sı şüpheli olmak üzere, 146 olgu bildirilmiştir. Olguların büyük kısmı (130 olgu) İspanya, Portekiz, İngiltere ve Kanada’dadır. Bu olguların ortak bir kaynaktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı net olarak bilinmiyor. 3. Virüsün/Hastalığın etkeni belli mi? Evet, belli. Hastalığın etkeni Maymunçiçeği Virüsü (Monkeypox, MPX); Çiçek Virüsüne akraba bir DNA virüsü. Orta ve Batı Afrika’da iki farklı genetik alt tipinin hastalık yaptığı bilinmektedir. Batı Afrika alt tipi, Orta Afrika (Kongo Havzası) alt tipine kıyasla daha hafif seyirli hastalık yapmaktadır. Geçen hafta içinde Afrika dışında görülen olgulardan elde edilen virüslerin tam genetik analizi henüz tamamlanmamış olmakla birlikte ilk bulgular Batı Afrika alt tipi olduğuna işaret etmektedir. 4. Virüs maymunlardan mı bulaşıyor? Adında “maymun” geçmekle birlikte maymunlardan daha çok sincap, sıçan, fare gibi kemirgenlerde bulunan ve onlardan insana geçen bir hastalıktır. Maymunçiçeği hastalığı olarak isimlendirilmesinin nedeni ise ilk olarak 1958’de araştırma laboratuvarındaki maymunlarda çiçek benzeri bir hastalık salgını yapınca farkına varılmış olmasıdır. Maymunçiçeği Virüsünün doğal döngüsü tam olarak bilinmemektedir. Virüs, şimdiye kadar doğal ortamdaki hayvanlardan iki kez izole edilebilmiştir: İlk olarak 1985 yılında Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Ekvator bölgesinde Afrika sincabından, bir kez de 2012 yılında Fildişi Sahilleri’ndeki yağmur ormanlarında “Mangabey” isimli bir maymun türüne ait ölü bir yavru primattan izole edilmiştir. Doğal rezervuar bu nedenle belirsizliğini korumaktadır. 5. Maymunçiçeği, Çiçek ve Su Çiçeği hastalığı ile benzer bir hastalık mı? “Çiçek”li hastalıklar virüslerın neden olduğu birbirine benzer hastalıklardır. Dolayısıyla çiçek ve suçiçeğinde görülen cilt lezyonlarına benzer lezyonlar maymun çiçeğinde de görülmektedir. Ancak hem lezyonların vücuttaki yerleşimleri hem görüntüleri hem de seyirleri farklıdır. Ayrıca çiçek hastalığı aşı sayesinde yeryüzünden silinmiştir. Maymun çiçeğinde lenf düğümlerinde şişme olması önemli bir başka farklılıktır. Yakın zamanda (son bir ay içinde) hastalığın görüldüğü Afrika ülkeleri ve İspanya, Portekiz gibi Avrupa ülkelerine gitmiş olan kişilerde hastalık belirtilerinin görülmesi maymun çiçeğini düşündürmelidir. 6. Virüs nasıl bulaşabilir? Virüs insana, enfekte hayvan, enfekte insan veya virüsle kirlenmiş cansız maddeler (giysiler, havlu, çarşaf vb.) ile yakın temas sonucunda bulaşmaktadır. Virüs sağlıklı kişilere, ciltteki gözle görülemeyecek çatlaklar/çizikler, mukozalar (ağız, burun, göz)veya solunum sistemi aracılığıyla girer. Enfekte hayvandan insanlara (zoonotik) bulaşma ısırık, tırmalama, hayvanın kan ve vücut sıvıları ile veya etiyle temas, lezyonlara direkt temas veya tüm bunlarla kirlenmiş cansız materyalden indirekt yolla gerçekleşebilmektedir. İnsandan insana bulaşmanın esas olarak büyük solunum salgısı damlacıkları ile olduğu düşünülmektedir. Büyük damlacıklar uzak mesafelere gidemediğinden insandan insana bulaşma için; yüz yüze, uzun süreli ve yakın temas gereklidir. Bu da COVID-19’a benzer büyük salgınlar yapmasını engelleyebilecek bir özelliktir. Virüs enfekte insanın vücut sıvılarına, cilt lezyonlarına doğrudan temas ile direkt olarak veya yine bunlarla kirlenmiş cansız maddelerle temas ile dolaylı olarak cilt ve mukozalar yoluyla bulaşabilir. Cinsel yolla bulaşma kesin olmamakla birlikte yakın temas söz konusu olduğundan cinsel ilişki sırasında bulaşması mümkündür. Geçen hafta içinde görülen olguların bir kısmının bu yolla bulaştığı yönünde bildirimler vardır. 7. Belirti ve bulguları nelerdir? Maymunçiçeği Hastalığı, ateş, baş ağrısı, yorgunluk, yaygın vücut ağrıları, lenf bezlerinde şişlik ve cilt lezyonlarına (döküntülere) neden olur. Yakınmalar, virüs ile temas ettikten sonra ortalama 6-13 gün sonra ortaya çıkar. Hastalığı ilk 5 gününde ateş, şiddetli baş ağrısı, lenf bezlerinde şişme, sırt ağrısı ve aşırı halsizlik görülür. Bu belirti ve bulguların çoğu birçok hastalıkta görülebilir ancak lenf bezi şişliğinin olması özellikle çiçek, su çiçeği ve kızamıktan ayırmada önemlidir. Ciltteki döküntüler, ateş başladıktan sonra 1-3 gün içinde ortaya çıkar; gövdeden çok yüzde, kollarda ve bacaklarda görülür. Avuç içi ve ayak tabaklarında, ağız içinde, genital bölgede ve gözlerde lezyon saptanabilir. Lezyon sayısı değişkendir; az sayıda veya çok fazla sayıda olabilir. Lezyonlar, düz bir kızarıklık şeklinde başlayıp (makül), deriden kabarık hale gelir (papül); ardından içleri berrak sıvı ile dolarak “vezikül” görünümü alırlar. Veziküllerin içindeki berrak sıvı sarımsı renkte bir sıvıya döner ve “püstüller” oluşur. Püstüller, kabuk bağlar ve kabukların düşmesiyle lezyonlar ortadan kalkar. Bu süreç, genellikle 2-4 hafta sürer ve kendiliğinden iyileşir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde hastalık ağır seyredebilir. Hastalığa bakteriyel infeksiyonlar eklenebilir, zatürre, sepsis, ensefalit ve görme kaybı gelişebilir. 8. Virüsün belirti göstermeyen bir seyir izlemesi mümkün mü? Bu konu net olmamakla birlikte Maymunçiçeği'nin COVID-19 gibi belirtisiz hastalık yapmadığı düşünülmektedir. Enfekte kişilerde belirtilerin ortaya çıkması bu kişilerin fark edilmesini ve izolasyona alınmasını sağlayacağından, Maymunçiçeğinin toplumda COVID-19 veya belirtisizken bulaşan diğer enfeksiyonlar kadar yayılması beklenmemektedir. 9. Maymunçiçeği Virüsü ile temas etmiş kişiler ne kadar süre takip edilmelidir? Maymunçiçeği Virüsü taşıdığı teyit edilen hayvan veya kişilerle temas etmiş olanlar, son temastan sonraki 21 gün boyunca belirti ve bulgular açısından izlenmelidir. 10. Tanı nasıl konuluyor? Hastalığın tanınabilmesi için öncelikle akla gelmesi önemlidir. Hastalık belirtileri gösteren kişilerin son bir ay içinde riskli bölgelere seyahat edip etmedikleri ya da benzer belirtileri olan birileri ile yakın temasları olup olmadığı sorgulanmalıdır. Maymun çiçeği hastalığından şüphe edildiği durumlarda lezyonlardan uygun şekilde elde edilmiş ve gerekli güvenlik önlemleri alınarak paketlenmiş örneklerin ilgili laboratuvara gönderilmesi gereklidir. Tahmin edileceği gibi bu test, rutin laboratuvarlarda yapılamaz ancak gerekli malzemenin, personelin olduğu biyogüvenlik düzeyi 2 laboratuvarlarda yapılabilir. Günümüzde tanı, PCR (polimeraz zincir reaksiyonu) ile virüse ait DNA’nın örneklerde gösterilmesine dayanmaktadır. Maymun çiçeği hastalığının tanısını kan örneklerinden koymak çok olanaklı değildir. Virüs, kanda çok kısa süre kaldığından PCR ile saptamak genellikle mümkün olmaz. Antijen ve antikor testleri de daha önce uygulanan çiçek aşısı vb. nedenlerle her zaman doğru sonuç vermez. 11. Ölümcül mü? Maymunçiçeği genellikle 2-4 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşmektedir. Ancak bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve küçük çocuklarda ağır hastalık görülebilmektedir. Genel olarak hastalanan kişilerin %3-6’sı, çoğunluğu küçük çocuklar olmak üzere, maalesef kaybedilmektedir. Orta Afrika alt tipinde öldürücülük %11’e kadar çıkabilmekle birlikte güncel olgulara neden olan Batı Afrika alt tipinin öldürücülüğü daha düşüktür (%1). 12. Tedavisi ve aşısı var mı? Maymunçiçeği için yaygın kullanılan bir ilaç henüz yok. Şimdiye kadar görülen olgular, sidofovir, brinsidofovir, tekovirimat (ST-246) isimli antiviral ilaçlar ve çiçek immünoglobulini uygulanarak kontrol altına alınmıştır. Tekovirimat isimli ilaç, hayvan ve insan çalışmalarından sonra 2022’de Avrupa İlaç Ajansı (EMA-European Medicine Agency) ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA tarafından onaylanmıştır ancak dünyada yaygın olarak bulunmamaktadır. ABD’de Maymun Çiçeği Hastalığı için kullanılmak üzere 2019 yılında Gıda ve İlaç Dairesi FDA tarafından onaylanmış JYNN (Imvamune ve Imvanex adları ile de bilinmektedir) isimli aşı bulunmaktadır. Bu zayıflatılmış (atenüe) aşı, çiçek ve maymunçiçeğine karşı etkili olup içinde Modifiye Vaccinia Virus Ankara suşu bulunmaktadır. Bu suş, Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Aşı Laboratuvarlarında, büyük olasılıkla at çiçeği virüsünün seri pasajlarıyla çiçek aşısı suşu olarak geliştirilmiş Vaccinia Ankara suşunun, daha sonra Münih Üniversitesi’ndeki araştırıcılar tarafından daha güvenilir bir aşı sağlamak amacıyla tavuk fibroblast doku kültürlerinde yeniden seri pasajlanmasıyla elde edilmiştir. Laboratuvarda bu tür virüslerle çalışanlara ve salgın durumunda temas edenlerde kullanılmak üzere kısıtlı sayıda mevcut olduğu bilinmektedir. Aşı temastan sonra da uygulanabilmektedir. 13. Çiçek aşısı maymunçiçeğinden korur mu? Dünya Sağlık Örgütü Afrika’daki tecrübelerden yola çıkarak çiçek aşısının maymun çiçeğinden %85 kadar koruma sağlayacağını bildirmektedir. Ancak çiçek aşısı 1980’den beri uygulanmamaktadır. Bu nedenle çiçek aşısı yapılmış kişiler bugün 40-50 yaş ve üzerindeki kişilerdir. Aradan geçen bu uzun süre sonunda koruyuculuğun hangi düzeyde devam ettiğini söylemek zordur. Bununla birlikte Afrika’daki ev içi bulaşmaların çiçek aşısı olmuş kişilerde daha az olduğu ve ağır hastalıktan korundukları gözlenmiştir. Laboratuvarda maymun çiçeği şüpheli örneklerin mümkünse aşılanmış kişiler tarafından çalışılması önerilmektedir. 14. Bu virüsün yeni bir pandemiye yol açma olasılığı var mı? Maymun Çiçeği Hastalığının belirti ve bulgularının belirgin olması, şimdiki bilgilere göre belirtisiz enfeksiyon yapmaması, bulaş için uzun süreli yakın temas gerektirmesi, bir DNA virüsü olduğundan daha az mutasyon geçirmesi ve kolay değişime uğramaması (COVID-19’daki gibi yeni varyantların çıkmaması) gibi faktörler göz önünde bulundurulduğunda COVID-19 gibi bir pandemiye yol açması pek beklenmemektedir. 15. HIV ile yaşayanların özellikle dikkat etmesi gereken şeyler var mı? Bu önemli soruyu halen farklı şehir ve hastanelerde HIV takibi ve tedavisi uygulayan pek çok enfeksiyon uzmanına sorduk. Tüm cevaplarda öne çıkan ortak noktalar ise şunlardı; *HIV ile yaşayan kişilerin paniğe kapılmalarını gerektirecek özel bir durum olmadığı, *HIV ve Koronavirüs ile mücadeleden öğrendiklerimiz ışığında, önerilen tedbirlere uymanın ve güvenilir kaynaklardan güncel bilgiler edinmenin çok önemli olduğu, *Herhangi bir sebeple hastalık şüphesi içinde olunan durumlarda, panik duygusu ya da kaygı içinde hareket etmek yerine en kısa zamanda doktora başvurmak ve görüş almak gerektiği, *Ve şartlar ne olursa olsun devam eden HIV ilaç tedavisini aksatılmaması gerektiği. 16. Türkiye’de Maymun Çiçeği Virüsü olgusu görüldü mü? Türkiye'deki ilk Maymun Çiçeği Virüsü olgusu 30 Haziran 2022 tarihinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından duyurulmuştur. HIV hakkında her şey sayfalarımıza dönmek için tıklayın Yararlanılan kaynaklar: www.klimik.org, www.i-base.info

  • HIV tedavisi ilaçları temini I www.kirmizikurdele.org

    HIV tedavisi ilaçları temini I www.kirmizikurdele.org I HIV hakkında her şey Sıkça sorulan HIV soruları İlaç temini ve sosyal yaşam - Soru 2 HIV pozitifim ve baskılayıcı HIV tedavisi ilaçları kullanıyorum fakat işten çıkarıldım/ayrıldım. İlaçlarımı ücretsiz almaya ne zamana kadar devam edebilirim? İşten çıkarıldığınızda/ayrıldığınızda gerekli kriterler karşılanıyorsa devreye işsizlik sigortası girecektir. Buradaki önemli detay iş yerinizin prim ödemelerinizi ve işten çıkış kaydınızı, işsizlik sigortasından yararlanmanızı sağlayacak şekilde yapmış olmasıdır. Eğer işsizlik sigortası diğer bir deyişle işsizlik maaşı alma hakkınız söz konusu ise bu haktan yararlanacağınız süre zarfında tüm tedaviniz işsizlik sigortası tarafından yine %100 karşılanacaktır. Eğer işsizlik maaşı/sigortası hakkınız biterse ya da bundan zaten yararlanamaz durumdaysanız, Genel Sağlık Sigortanızı (GSS) aktive etmek ve devlet tarafından belirlenmiş GSS *primini düzenli ödemek, HIV tedavinize ilişkin tüm sağlık hizmetlerinden tıpkı çalışırken olduğu gibi tamamen ücretsiz ve bazı diğer hastalıklardan farklı olarak katkı payı ödemeden yararlanmanızı sağlayacak. *2025 senesinde ödenecek olan GSS primi 780,17 TL olarak belirlenmiştir. Genel Sağlık Sigortası sistemine kayıt, işsizlik sigortası, işsizlik süresince sağlık hizmeti almakla ilgili tüm başvuruları, bulunduğunuz il/ilçedeki T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Sosyal Güvenlik Merkezine şahsen yapmanız ve takip etmeniz gerekmektedir. Bu süreçlerle ilgili detaylı bilgiyi SGK'nın bu sayfasından edinebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Kırmızı Kurdele İstanbul kimdir?

    herkes için #hivbilgisi I www.kirmizikurdele.org I #hivhakkindahersey Kırmızı Kurdele İstanbul Kimdir -BİZ KİMİZ?- *Kırmızı Kurdele İstanbul (KKİ) bilgiye erişim hakkı ve tedaviye erişim hakkı temelinde, başta anahtar hedef kitleler olmak üzere, toplumun tüm kesimleri için kolay anlaşılır bir dilde ve uygulanabilir, kanıt temelli Türkçe HIV bilgisi üretmeyi ve yaygınlaştırmayı amaçlayan bir HIV bilgisi sağlayıcısı ve bilimsel kanıt temelli aktivizm odaklı bir sivil toplum kuruluşudur. Kırmızı Kurdele İstanbul ' un tamamı gönüllülerden oluşan ve dernek çalışmaları karşılığında maddi kazanç elde etmeyen ekibi; kolay anlaşılır ve doğruluğu bilimsel verilerle kanıtlanmış bilgi nin HIV yayılımına karşı en etkili araç olduğu inancıyla #hivbilgisi üretir, STK yönetimi, hukuk, sağlık, eğlence, planlama, dijital medya, politika gibi farklı disiplinlerde deneyim kazanmış kurucularının ve üyelerinin birikimleriyle, bilimsel HIV bilgisini toplumun tüm kesimlerinin erişimine sunma hedefiyle ve #kanittemelliaktivizm prensibi ile çalışır, bilginin en etkili korunma yöntemi olduğu bilinciyle, bilgiye ihtiyacı olan birey ile bilgi arasındaki zorlaştırıcı tüm faktörleri ortadan kaldırarak, bilinçli, sağduyulu ve sağlıklı bir toplum ve gelecek hedefine yüksek düzeyde katkı sunmayı, ve Dünya'nın her yerinde her seviyedeki saygın kongre, konferans, platform, çalışma grubu vb. temsiliyetiyle, Türkiye'yi uluslararası HIV çalışmaları gündeminin önemli ve saygın bir parçası seviyesine getirmeyi amaçlar. Türkiye'de kendisini #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı olarak tanımlayan ilk ve en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı olan Kırmızı Kurdele İstanbul, çalışmalarına başladığı günden bu yana pek çok ilki hayata geçirmiştir. Bu çalışmalar neticesinde 2019 yılında Avrupa Parlamentosu'nda gerçekleşen bir etkinlikte Türkiye'nin en başarılı ve örnek 11 STK'sından biri seçilen KKİ, bugüne kadar sayısız uluslararası etkinlikte yer alarak Türkiye HIV topluluğunun ve ülkenin HIV alanındaki uluslararası yüzü olmuştur. 2017 yılından bu yana her yıl Türkiye'nin 1 Aralık Dünya AIDS Günü bildirileri yazarak uluslararası toplulukla paylaşan KKİ, 2021 yılından bu yana ise #HIVİstanbul adıyla sadece Türkiye'nin değil Türkiye'nin içinde bulunduğu ve etkileştiği MENA/EECA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika/Doğu Avrupa ile Kuzey Asya) bölgelerinin tek sivil toplum/aktivist temelli HIV Konferansını düzenlemektedir. Sosyal medya hesaplarımız; @redribbontr *Resmi adı: Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği Çalışmalarına başlama tarihi: Aralık 2015 Resmi kuruluş tarihi: Nisan 2016 Kütük no: 34-223-065 Merkezi: İstanbul

  • HIV AIDS ilaç direnci I www.kirmizikurdele.org

    HIV ilaç direnci hakkında her şey I www.kirmizikurdele.org Viral sıçrama (blips) nedir - HIV ilaç direnci nedir? Nasıl oluşur? - HIV insan vücuduna yerleştikten sonra vücutta çoğalmaya başlar. Virüsün doğası budur. HIV böyle var olur, böyle hayatta kalır ve vücutta çoğalırken bazen biçimini ya da davranış şeklini değiştirip mutasyona uğrar yani davranışlarına başka davranışlar, özelliklerine bazı başka özellikler ekleyebilir. ---HIV'in vücutta nasıl çoğaldığı, adım adım ilerleyişi ve bugün HIV tedavisinde kullanılan ilaç sınıflarının nasıl belirlendikleri hakkında detaylı bilgi için herkesin #hivbilgisi kaynağı olan #hivhakkindahersey sayfalarımızdaki HIV yaşam döngüsü başlıklı #hivbilgisi yazımızı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz--- İşte bu mutasyonlar zaman zaman HIV ile yaşayan bir kişi HIV baskılayıcı tedavi ilaçları (ART) kullanıyor olmasına rağmen gelişebilir ve bu da ilaç direnci oluşmasına neden olabilir. Mutasyona bağlı bu ilaç direncine sebep olan şey genellikle tedavi uyumsuzluğu, sıklıkla doz atlamak, ilaç alma saatlerine sadık kalmamak yani özetle ilaçları reçete edildiği biçimiyle almamaktır. Bu ilaç direnci geliştiğinde, vücuttaki HIV’i baskılayarak kontrol altına alan HIV tedavisi ilaçlarının artık yeteri kadar etki göstermiyor olmasından bahsedilebilir. Diğer bir ifadeyle, o esnada kullanılmakta olan HIV tedavisi ilaçları, virüsün kendisini kopyalayarak çoğalmasını engellemeyi başaramaz hale gelir. Bu durumda da ilaç direnci, HIV tedavisi başarısızlığına neden olur ki bu asla arzu edilmeyen bir şeydir. - İlaç direnç türleri - İki tür ilaç direnci var: tedavi ile ilişkili HIV ilaç direnci ve aktarılmış HIV direnci. Tedavi ile ilişkili ilaç direnci, kişinin vücudunda HIV ilaç tedavisine (ART) ait ilaç etken maddelerinin yetersiz ya da düzensiz seviyelerde bulunması nedeniyle virüsün tekrar CD4 hücrelerine saldırarak kendisini kopyalamaya başlama becerisi kazanması şeklinde olmaktadır. Bu sebeple, HIV tedavisine harfiyen bağlılık ve sürdürülebilir bir viral baskılama yani viral yükün sürekli B (belirlenemeyen) seviyede tutulması çok önemlidir. - Aktarılmış direnç nedir? - Günümüzdeki gelişmiş ilaç tedavisi ve seçenekleri sayesinde belirlenemeyen seviyeye baskılanan ve bu seviyede tutulduğunda cinsel yolla *bulaştırılamayan/aktarılmayan HIV, ilaç direnci söz konusu olduğunda ise yeniden insandan insana geçebilmekte/bulaşabilmektedir. Bu duruma ise “aktarılmış direnç” denir. .ıI * Detaylı bilgi için #hivbilgisi okuma önerisi; Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan (B=B) hakkında en çok sorulan 9 soru, 9 cevap Iı. Aktarılmış dirençli bir HIV tip ile enfekte olan ve yaşayan bir birey, doğal olarak bir ya da birden fazla HIV tedavisi ilacına (molekülüne), belki daha ilaç tedavisine başlamadan dirençli hale gelebilir.. Yani eğer virüsün x kişiye geçişine kaynak olan y kişisi a ve b ilaçlarını kullanırken direnç geliştirmiş ise y kişisi HIV ilaç tedavisine a ve b ilaçlarını ve hatta o ilaçları da kapsayan ilaç sınıfının tamamını kaybetmiş olabilir. Dolayısıyla HIV ilaç direnç testleri HIV tedavisinin temel ayaklarından biridir. .ıI Detaylı bilgi için #hivbilgisi okuma önerisi; HIV tedavisi boyunca kullanılan testler Iı. - HIV ilaç direnç testi nedir? - HIV İlaç direnci testi, bir kişide herhangi bir HIV tedavisi ilacına direnç olup olmadığını anlamak amacıyla yapılan temel bir kan testidir. Direnç testleri ART kullanımına başlamadan önce yapılması gereken ve mevcut tüm tedavi kılavuzlarının önerdiği bir testtir. Bu test, ilaç tedavisine başlama kararı verdiğinizde, mevcut ilaç seçenekleri bakımından yol gösterici olacaktır. Bu testler aynı zamanda, tedavisi sürecinde beklenmedik virüs miktarı (viral load, virus yükü ) değişimleri olan kişilerde de kullanılmaktadır. HIV pozitif kişiler, durumu öğrendikleri yani pozitif HIV tanısı aldıkları andan itibaren mümkünse hemen HIV baskılayıcı ilaç tedavisine başlamalıdırlar. .ıI Detaylı bilgi için #hivbilgisi okuma önerisi; HIV ilaç tedavisi (ART) Iı. Ancak mümkünse HIV tedavisine başlamadan önce, ilaç direnci testi yapılması gerekmektedir. İlaç direnç testi bireye uygulanacak HIV tedavisi rejiminin işe yarayıp yaramayacağını anlamaya yardımcı olacaktır. Ancak bazı durumlarda, özellikle ilaç direnç testi kolay erişimin olmadığı durumlarda HIV tedavisi ilaçlarına hemen başlanabilir ve aynı zamanda da ilaç direnci testi yapılıp sonucu beklenebilir ve gelen sonuç olumsuzsa, sonuca göre hızlıca tedavi rejimi değiştirilebilir. HIV tedavisine bir kere başlandığında, kişinin HIV viral yükü düzenli olarak (kandaki virüs miktarı), viral yük testiyle (HIV RNA) takip edilir. Eğer tedaviye rağmen kişinin viral yükünde beklenen azalma olmuyorsa, bu durumda ara dönem ilaç direnci testi de uygulanıp, kişinin kullanılmakta olan ilaca direnci olup olmadığı kontrol edilebilir. Eğer bu ara dönem ilaç direnci testinde bir olumsuzlukla karşılaşılırsa, kişinin o ilacı ne kadardır kullandığından bağımsız olarak yeni bir tedavi rejimi uygulamasına geçilebilir. - ART’lere ilaç direnci gelişmesi - Vücutta yetersiz ART (HIV tedavisi ilacı) seviyesine neden olabilen unsurlar: *Tedaviye bağlılığın ve uyumun yeterince sağlanamaması, *Tüketilmemesi gereken beslenme ürünleri, *İlaç - ilaç etkileşimleri, Yetersiz ilaç etken madde seviyesi, tedavi başarısızlığının görüldüğü birçok kişide olduğu gibi ilaca karşı dirençli virüs mutasyonları gelişmesine neden olabilir. Aktarılmış ilaç direnci ise yukarıda bahsettiğimiz süreci deneyimleyen bir kişiden, başka bir kişiye ilaç-dirençli virüs geçişi/aktarımı şeklinde olmaktadır. - HIV ile yaşayan bir kişi ilaç direnci riskini nasıl azaltabilir? - Cevap çok basit: Doktorunuz tarafından reçete edilen HIV tedavisi ilaçlarını, doktorunuzun size belirttiği şekliyle düzenli olarak, tam uyumla ve aksatmadan kullanmak ve doktorun yaşam tarzı vb. tüm diğer önerilerine uymak, ilaç direnci riskinizi çok büyük oranda azaltır. İlaçlarınızı düzenli değil de doz atlayarak kullandığınızda, HIV tedavisi etkililiğini kaybedebilir ve bu da HIV’in vücutta tekrar kendini kopyalayarak çoğalmasına ve dolayısıyla da mutasyona uğrayıp ilaç direnci geliştirmesine neden olabilir. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Kaynak yazılar; 1 , 2

  • TKCAB | HIV bilgisi kaynağıhttps://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/tkcabTKCAB https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/tkcab

    TKCAB HIV bilgisi kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği ve GILEAD işbirliği ile TK CAB adıyla ilk kez düzenlenecek HIV Danışma Kurulu Toplantısının ajandasını ve katılımcı listesini aşağıdaki linkler üzerinden indirebilirsiniz. Türkiye HIV Komünitesinin HIV cevabının daha kapsamlı ve donanımlı hale getirilmesi amacıyla düzenli olarak toplanacak Danışma Kurulunun toplantı notlarını ve tüm güncellemelerini, ilk toplantı sonrası yeniden düzenlenecek olan bu sayfadan takip etmem mümkün olacak. TK CAB toplantısına katılımınız, HIV alanında sunduğunuz tüm hizmetler ve önemsediğiniz için teşekkür ederiz! Ajanda Katılımcı Listesi Konum

  • Havuzdan, denizden HIV bulaşır mı? I www.kirmizikurdele.org

    Havuzdan, denizden HIV bulaşır mı? I Sıkça sorulan HIV soruları I HIV bulaş yolları I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan HIV soruları Bulaş yolları - Soru 5 Ortak yüzme havuzu, deniz vb. kullanımından HIV bulaşır mı? Sorunuzun kısa cevabı; hayır. Sorunuzun uzun cevabı; kesinlikle hayır! Sorunuzun en uzun cevabı; HIV insan vücudu dışında hayatta kalamaz ve çoğalamaz. Bu HIV'in hava veya su ile yayılmasının, yani yüzme havuzunda kişisinden kişiye bulaşmasının mümkün olmadığı anlamına geliyor. Sizden önce ya da sizinle birlikte havuzu kullanmış/kullanmakta olan bir HIV pozitifin kanamalı bir kesiği olsa bile havuz suyundaki kan uzun süre dayanmaz ve bu nedenle virüs bulaşmasına/geçişine neden olmaz. Tekrarlayalım; HIV insan vücudu dışında uzun süre hayatta kalamaz. Bugüne kadar havuz ya da sauna, hamam vb. kaynaklı tek bir HIV bulaşma olgusu bildirilmemiştir. Bu virüslerin insan vücudunun dışında hayatta kalamıyor olmasına ek olarak, tüm bu ortamların klorlanması etkin bir tedbirdir. Çünkü klor temas ettiği virüsleri (HIV, Ebola, Rhino ...) imhâ eder. Yani; HIV havuz/deniz suyu yoluyla bu laş maz! Yüzmek hem fiziksel hem ruhsal açıdan çok yararlı bir aktivitedir. Böyle saçma sapan ve temelsiz kaygıların, yüzmekten (ve hayattan) keyif almanıza engel olmasına izin vermeyin. İlgili bağlantılar: www.kirmizikurdele.org/hiv-korunma-yollari www.kirmizikurdele.org/hiv-bulas-yollari www.kirmizikurdele.org/b-b www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • HIV testiniz pozitif çıkarsa? I www.kirmizikurdele.org

    HIV tedavisine başlamak I Pozitif HIV testinden sonra yapılması gerekenler I Herkes için #hivbilgisi www.kirmizikurdele.org -HIV tanısı alanlar için başvuru rehberi- -Pozitif test sonucundan sonra bilinmesi ve yapılması gerekenler- Önemli Noktalar *HIV testi sonucunun pozitif çıkması pek çok kişiyi sorular ve endişelerle baş başa bırakır. Bu gibi bir durumda bilinmesi gereken en önemli şey; HIV’in gelişmiş ilaç tedavisi (ART) ile kontrol altına alınarak, kolaylıkla baskılanabilen ve yönetilebilen bir virus olduğudur. *Günümüzdeki HIV tedavisi HIV’I kesin olarak yok etmez, ancak vücuttaki virüs miktarını/viral yükü B (Belirlenemeyen) seviyeye baskılayarak HIV pozitif bireylerin de herkes kadar uzun ve sağlık bir hayati yaşamalarını sağlar. Üstelik virüsü cinsel partnerlerine aktarma/bulaştırma kaygısı yaşamadan. *HIV testi sonucunuzun pozitif çıkması sonrasında atacağınız ilk adım, kendinizi iyi hissediyor olsanız dahi uzman bir hekimle görüşmek olmalı. Sağlığınız iyi ve kendinizi iyi hissediyor olsanız bile, bunu korumak için mutlaka bir hekimle görüşmeniz ve bir an önce HIV ilaç tedavisine başlamanız gerekiyor. *HIV tedaviniz ile ilgili tüm süreci mutlaka uzman bir hekim ile sürdürmeli ve hekiminizin size verdiği tüm öneri ve öğütlere mutlaka uymalısınız. *HIV tedavinizin başarıya ulaşması için geçmiş sağlık bilgileriniz kadar, düzenli kan testleri ile ölçümler yaptırmanız ve hekiminizi belirlenen tarihlerde ziyaret etmeniz şart. Pozitif HIV tanısı almak şok etkisi yaratabilir. Bu şok etkisi ile cevabını bilmediğiniz, kendinizi kötü hissetmenize yol açacak bir çok soru belirecektir. Fakat unutmayın ki, pozitif HIV tanısı almış olmak sağlıklı ve uzun bir ömür yaşamaya engel değildir. Etkin HIV ilaç tedavisi (ART) ile HIV negatif kişiler gibi uzun ve sağlıklı bir ömrünüz olacak. - HIV testi sonucunuz pozitif geldiğinde ne yapmalısınız? - HIV testi sonucunun pozitif gelmesi birçok birey için korkutucu olabilir. İlk günlerde birçok soru ile kendinizi bunaltabilir ve endişeye kapılabilirsiniz. Bunların hepsi olağandır. Bu yüzden kendinize kızmayın. Ancak günümüzde HIV, tamamen kontrol altına alınabilen ve genel sağlığınıza olumsuz etki yapma ihtimalleri tamamen ortadan kaldırılan yani başarıyla yönetilebilen bir enfeksiyondur. HIV enfeksiyonunun kontrol altına alınmasını sağlayan ilaç grubuna “Antiretroviral Terapi (ART)” denilmektedir. HIV ilaçlarının bir kombinasyonu (çoklu ilaç – HIV rejimi) olan ART tedavisi, her gün düzenli olarak kullanılmalıdır. HIV ilaç tedavisi (ART), vücutta HIV’in çoğalıp vücuda zarar vermesine engel olur. ART henüz HIV'i vücuttan tamamen atamasa da, virüs yükünü B (belirlenemeyen - undetectable) seviyeye düşürerek HIV ile yaşayanların sağlıklı ve uzun bir hayat yaşamalarını ve en önemlisi de başka bireylere cinsel yolla HIV aktarımını/bulaşını engellemektedir. Ayrıntılı bilgi için Belirlenemeyen = Bulaştırmayan hakkında en çok sorulan dokuz soru, dokuz cevap başlıklı #hivbilgisi yazımızı ve B=B bölümümüzü okumanızı öneririz. - HIV baskılayıcı ilaç tedavisine ne zaman başlanılmalı? - Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye HIV/AIDS tedavi kılavuzu dahil tüm güncel ve saygın tedavi kılavuzlarına göre HIV testi sonucu pozitif çıkan bireylerin ART tedavisine CD4 (bağışıklık sistemine ait beyaz kan hücreleri) seviyelerine bakılmaksızın, bir an önce başlamaları gerekiyor. ART ile sadece HIV kontrol altına alınmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin HIV ile ilişkili başka enfeksiyonlara karşı da güçlü olması sağlanır. Eğer testinizi tam teşekküllü bir sağlık kuruluşunda (hastane, tıp fakültesi gibi) yaptırdıysanız ve testinizin sonucu pozitif çıktıysa, muhtemelen aynı sağlık kuruluşunda tedavinize başlayabilirsiniz. Ancak testinizi daha dar kapsamlı bir sağlık kuruluşunda yaptırdıysanız (Aile hekimliği, laboratuvar, özel klinik vb.), o zaman testinizi yapan sağlık görevlisi sizi tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna yönlendirecektir. - Doktorunuza karşı tamamen açık ve dürüst olmanın önemi nedir? - Tedaviye tam uyumunuz ve tedavi başarınız, biraz da doktorunuza karşı dürüst olmanızla mümkün olacaktır. Çünkü onunla paylaşacağınız, sizin hakkınızdaki her bilgi, sizin için en uygun tedavi seçeneğini belirlerken ve sağlığınızı korumakla ilgili önemli tavsiyeler verirken önemli bir kaynak olacaktır. Cinsel deneyimleriniz, alkol ve sigara kullanımlarınız ve daha başka diğer alışkanlıklarınız hakkında dürüstçe ve açıkça bilgi vermeniz size uygun bir tedavi planı oluşturulmasında önemli bir ayrıntıdır. Eğer doktorunuzdan sakladığınız alışkanlıklarınız var ise bu onların sizin tedavinizi etkin bir şekilde sürdürebilmelerine engel olacaktır. Bazı durumlarda, paylaşılmayan detaylardan dolayı, doktorunuzun uyguladığı tedavi etkili olmayabilir. Tedaviden beklediğiniz verimi alamamak, tedavi uyumunuzu bozacağı gibi sağlığınızın olumsuz etkilenmesine de sebep olabilir. - HIV tedavisi süreci nedir? - HIV tedavisi süreci, HIV tedavisi için sağlık kuruluşunu her ziyaretinizde, mevcut sağlık durumu ile ilgili kayıtların tutulduğu ve tedavinin başarısının izlendiği süreçtir. Bu süreç kişinin ilk fiziki muayenesinin yapılması, geçmiş hastalıkları ile ilgili bilgilerin alınması, kan testlerinin yapılması ve ART tedavisinin belirlenmesi süreci ile başlamakta ve sonrasında belirli bir takvim eşliğinde doktor ziyaretleri olarak devam etmektedir. Tedavi sürecinin izlenmesindeki amaçlar: HIV enfeksiyonunun ne durumda olduğunu tespit etmek ve ART tedavisinin takibini yapmak. Kişinin farklı enfeksiyonlarla karşılaşmasını engelleyerek tedavinin başarısını sağlamak. Kişinin tedaviye bağlı kalmasını sağlamak. Günümüzde uygulanan HIV tedavisi, HIV', baskılayıp kontrol altına alarak bağışıklık sisteminizin güçlenmesini sağlayan bir tedavi olmakla birlikte, HIV’in kesin tedavisi değildir ani, virüsü baskılar, kontrol eder ancak vücuttan tamamen atamaz. Tedavi protokollerinde belirtildiği üzere bireylerde HIV pozitif tanısı konulduktan sonra direk ilaç tedavisine başlanması önerilmektedir. İlaç tedavisine başladığınızda, bu ilaçları hayatınız boyunca her gün düzenli olarak kullanmanız gerektiğini bilmek, tedavi uyumu konusundaki temel motivasyonun inşasında en önemli faktördür. - Doktorunuza hangi konularda sorular sorabilirsiniz? - Yeni HIV tanısı alan kişilerin kafalarında cevaplanmayı bekleyen birçok soru olabilir. Eğer HIV testi sonucunuz pozitif geldiyse, kafanızda muhtemel sizi meşgul edecek sorular şunlar olabilir: *HIV pozitif olmak demek, AIDS olmak anlamına mı geliyor? *Başka bir hastalıkla mücadele ederken kesin ölür müyüm? *Eşime/sevgilime HIV pozitif olduğumu nasıl açıklayacağım? *Ya iş yerim HIV pozitif olduğumu öğrenirse, işsiz kalır mıyım? *HIV tedavisine başladığımda hayatım kararacak mı? *Başkalarına HIV bulaştırır mıyım/aktarır mıyım? Şunu açıkça söylememizde fayda var: HIV tedavisi sürecinde en önemli destekçiniz doktorunuzdur. Ancak doktorunuz sadece sağlıkla ilgili konularda cevaplar verebilir. Bu yüzden, kendisinden sadece sağlığınızı ilgilendiren konularda destek alabileceğinizi bilmek, tedavi uyumunuzu doğrudan etkileyen bir konu olan doktorunuzla iletişiminizin sağlıklı ve sağlam bir zeminde gelişmesi açısından önemlidir. Sağlığınızla ilgili konularda doktorunuza soracağınız soruları önceden not almak ve bir sonraki doktor randevunuza hazırlıklı gitmek, soruları sormayı unutmanızı engelleyecek ve tedavi başarısını olumlu etkileyecektir. - HIV ilaç tedavisi sürecinde yapılacak testler nelerdir? - HIV tedavisi sürecinde yapılacak testler ve ne işe yaradıklarına dair bilgiler aşağıdaki gibidir: - CD4 sayımı - CD4 Sayımı testi ile kanınızdaki CD4 hücrelerinin sayısı ölçülmektedir. CD4 hücreleri, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla savaşan hücreleridir. HIV, CD4 hücrelerine saldırmakta ve onları yok etmektedir. Bu da zaman içerisinde bağışıklık sisteminin çökmesine ve sizi başka fırsatçı enfeksiyonların saldırılarına karşı savunmasız bir hale getirmektedir. HIV tedavisi (ART) ile bireyin vücudundaki HIV baskılanarak, virüs sayısı Belirlenemeyen seviyeye inmekte ve HIV’in CD4 hücrelerini yok etmesi engellenmektedir. CD4 hücre sayınızın yüksek olması daima olumlu bir durumdur. Bu yüzden tanı aldıktan sonra, bireyin kanındaki CD4 hücre sayısının ne olduğundan bağımsız olarak bir an önce ART tedavisine başlanması önemlidir. CD4 sayısının 200 hücre/ mm3’ ün altına düşmesi ise acil bir durumdur ve derhal önlem alınması için hastanın bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı ile görüşmesi gerekmektedir. - Viral yük/Virüs yükü - Viral yük testi ile kanda ne kadar virüs olduğu tespit edilmektedir. HIV tedavisinin en önemli amacı, bireyin viral yükünün, Belirlenemeyen seviye olarak adlandırılan en düşük seviyeye gelmesini sağlamaktır. CD4 ve viral yük testleri, HIV ilaçlarının kullanıldığı ART tedavisi başladıktan sonra, bu tedavinin etkisinin ve başarısının gözlemlenmesi için, birlikte yapılmaktadır. - İlaç direnç testi (HIV direnç testi) - İlaç direnç testi, HIV ilaçlarından herhangi birinin, bireyle uyumsuz olup olmadığını tanımlamak için yapılan bir testtir. Bir bireye başlanacak olan ilaç rejimi öncesinde doktor bireye ilaç direnç testini uygulayarak, hangi ilaç seçeneğinin uygun olacağına karar vermektedir. - Cinsel yolla bulaşabilen diğer enfeksiyonlara (CYBE) ilişkin testler ve diğer testler - Cinsel yolla bulaşabilen başka enfeksiyonlara maruz kalmak HIV ilaç tedavisinin başarısını etkileyebileceği gibi, aynı zamanda HIV'in aktarılması riskini de arttırmaktadır. CYBE testleri, eğer cinsel yolla bulaşan başka bir enfeksiyonunuz varsa bunun tespit edilmesine olanak sağlarlar. Bu testler başta yapılabileceği gibi, aynı zamanda şüpheli durumlarda doktorunuza bilgi vererek yapılmasını isteyebileceğiniz testlerdir. HIV tedavi sürecinde, tedaviniz ve genel sağlık durumunuzla ilişkili olarak diğer birçok kan testleri de yapılmaktadır. Karaciğer fonksiyon testleri, kan yağları testleri, kan sayımı, bazı hormonlara ait test vb. Bu testler, HIV tedavisi sürecinde genel sağlık durumunuz hakkında doktorunuza bilgi vermektedir. Bu testler, HIV tedavisi sürecinde doktorunuz tarafından düzenli olarak yapılacak ve izlenecek testlerdir. HIV ilaç tedavisi sürecinde yapılacak testlerle ilgili HIV tedavisi sürecinde kullanılan testler ve işlevleri başlıklı #hivbilgisi yazısı için buraya tıklayabilirsiniz - Kendinize zaman tanıyın - HIV tanısı karşısında herkesin verdiği tepkiler farklıdır, ancak birçoğu şok, kızgınlık, korku ve endişe hissederler. Genel olarak ilk başlarda, virüsün nasıl bulaştığı ve bundan sonra ne olacağı konusunda yüzlerce sorular belirir. Aslında tüm bu duygular ve sorular gayet normaldir. HIV hakkında daha çok doğru bilgiye sahip olmak, kafanızdaki tüm sorulara cevap bulmanızı sağlayacaktır. Aynı zamanda, HIV hakkında bilgi sahibi olan birileriyle sohbet etmenin de size yararı olacaktır. Sağlık uzmanlarının yanı sıra, HIV alanında çalışan dernekler ve destek kanalları etkili çözümler bulmanıza yardımcı olacaktır. Güvendiğiniz bir arkadaşınızla veya ailenizden biriyle mevcut durumunuzu konuşmak da süreç içerisinde sizin rahatlamanıza ve yeni sağlık durumunuza hızlıca alışmanıza faydası olacaktır. Yeni sağlık durumunuzu yakınlarınıza açıklamanız gerektiğinde nasıl konuşmanız gerektiği hakkında detaylı bilgi almak için HIV tanısını paylaşmak isimli #hivbilgisi yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Tanı aldıktan sonra, ruh halinizle doğru orantılı olarak kendinizi iyi ya da kötü hissedeceğiniz günler olacaktır. Ancak şunu unutmayın ki, yeni sağlık durumunuza alışmanız biraz zaman alabilir ve bu zamanı kısaltmanın temel koşulu sağlık durumunuz hakkında en doğru ve en güncel bilgilerle kendinizi desteklemektir. Bunu yaparken, HIV'in tıbbi boyutuna ek olarak psikolojik ve sosyal boyutlarına ilişkin #hivbilgisi edinmek de önemli ve gereklidir. Türkiye'nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı ve sağlayıcısı olan www.kirmizikurdele.org ' nin HIV hakkında her şey sayfalarında, tedavi sürecinize katkısı olacak tıbbi içerikli yazılar bulabileceğiniz gibi, düzenli yayınlarla sürdürdüğü #hivbilgisi blogunda; HIV pozitiflerin asla unutmaması gereken 11 şey!, HIV tedavisinin olası yan etkileri ile başa çıkmak, HIV pozitiflerin duymaktan hoşlanmadıkları 6 soru, HIV pozitif olduğunu ilk buluşmada söylemek hakkında tavsiyeler, HIV pozitif bir bireyle flört ya da ilişki, HIV’in yarattığı damgalama ve ayrımcılıkla başa çıkmanın 7 yolu, HIV ile yaşayan biriyle nasıl konuşmalı, nasıl konuşmamalı gibi pek çok farklı başlıkta yararlı #hivbilgisi yazıları bulabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Belirlenemeyen = Bulaştırmayan I B=B I B eşittir B I #hivbilgisi

    Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B = B, B eşittir B) hakkında her şey I www.kirmizikurdele.org - -English below- Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B=B) #hivbilgisi broşürlerimizi ve diğer broşürlerimizi buraya tıklayarak inceleyebilir ve indirebilirsiniz. Küresel kampanyanın temelindeki bilimsel kanıtlara ve kampanya diline en uygun ve kampanya merkezince kabul edilmiş çevirisi ile Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B=B, #BeşittirB) kandaki HIV miktarı B (belirlenemeyen) seviyede HIV pozitiflerin cinsel partnerlerine - kondomsuz cinsel ilişkilerde bile - HIV bulaştırAmayacaklarının geniş çaplı ve güvenilir bilimsel araştırmalarca ispatlandığı ve HIV pozitifleri halk sağlığı riski olarak gören damgalayıcı ve ayrımcı bakış açısının bilimsel veriler ışığında son bulması gerektiği anlamına geliyor. Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (*B=B) temeline sağlam bilimsel delilleri alan basit fakat çok önemli bir kampanyadır. HIV pozitif kişilerin uzun ve sağlıklı yaşayabileceklerini, çocuk sahibi olabileceklerini ve HIV bulaş ihtimallerine dair asla endişelenmemeleri gerektiğini duyuran bu kampanya, hem HIV pozitiflerin hem de onların yakınlarının bu gerçekleri anlamalarını sağlayarak kamuoyunu etkilemekte oldukça başarılı olmuştur. CDC’nin resmi olarak kampanyanın temelindeki bilimsel gerçeklerin arkasında durması ise kampanyayı HIV ile mücadelede 2017’nin en önemli mesajı haline getirmiştir - The Lancet (Kasım 2017) - *Undetectable = Untransmittable, U=U ya da #UequalsU English below Türkiye'de ilk olarak Undetectable = Untransmittable bildirisinin uluslararası çapta ilk imzacılarından ve kampanya sözcülerinden olan Kırmızı Kurdele İstanbul 'un Uluslararası toplulukla eş zamanlı öncü yerel girişimleri ve 2016 yılından beri sürdürdüğü kesintisiz kanıt temelli #hivbilgisi yayınları ile duyurulan B=B (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan) kampanyası, Dünyanın her yerindeki HIV ile yaşayan kişileri cesaretlendirmeye ve özgürleştirmeye devam ediyor. New York Merkezli Prevention Access Campaign 'in bir girişimi olan ve 105'den fazla ülkede 1000'den fazla imzacı kuruluşa ulaşan kampanyayı başta CDC, UNAIDS, Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere çeşitli ülkelerin sağlık bakanlıkları da destekliyor, kampanyanın temelindeki bilimsel gerçekleri yaygınlaştıran yerel kampanyalar yapıyor ve etkin HIV ilaç tedavisi altındaki HIV pozitif bireylerin HIV'i cinsel partnerlerine bulaştırAmayacaklarını onaylıyorlar. Uluslararası U=U Kampanyası Kurul Üyesi de olan gönüllümüz, Tedavi Aktivisti ve Topluluk Yazarı Arda Karapınar ; ‘’Kırmızı Kurdele İstanbul olarak cinsellik hakkında konuşmanın dahi yüksek düzeyde tabu sayıldığı bir toplumda #kanittemelliaktivizm ve herkes için #hivbilgisi sağlayıcılığı yapıyoruz. Bu yüzden virüsü baskılanmış HIV pozitif bireylerin de sağlıklı, eğlenceli korkusuz bir cinsel yaşam sürdürebileceğine ilişkin tüm bilimsel kanıtlar bizim için çok önemli. Çünkü HIV pozitif kişilerin aldığı açık ya da üstü örtük tüm mesajlar, onların toplum sağlığı için tehlikeli olduğu yönünde. Oysa son yıllarda gelen araştırma sonuçları, başarılı bir tedavinin bulaş riskini, sıfıra indirdiğine ilişkin güçlü kanıtlar sunuyorlar. Uluslararası güncel #HIVbilgisi'nden hareketle aktivizm yapan bir sivil toplum kuruluşu olarak bu bilgileri paylaşıyor ve ekliyoruz; iki kişinin ortak kararına dayalı kondom kullanımının tüm diğer olasılıklar göz önünde bulundurularak sürdürülmesi hala önemli. Fakat kondom kullanımının iki taraflı bir karar gerektirdiği unutulmamalı ve tüm sorumluluğun HIV pozitif bireye yüklenmesinin, HIV’e ilişkin bir başka önyargı ve ayrımcılık olduğu kabul edilmelidir. Bu yüzden, HIV pozitifleri kendileri ve bedenleriyle barışık ve kendilerine daha güvenli hale getirecek bilimsel kanıtları mutlulukla karşılıyor, birlikte hareket çağrısı yapan tüm uluslararası bildirileri cesaretle imzalıyoruz. ’’ diyerek bu bildiri ve bilimsel kanıtlara dayanan tüm aktivizm girişimleri hakkındaki genel yaklaşımımızı da özetledi. İngiltere'nin saygın HIV bilgisi sağlayıcısı ve dost kuruluşumuz olan NAM-AIDSmap, Belirlenemeyen = Bulaştırmayan hakkında şunları söylüyor; “Bilimsel kanıtlar çok net! Virüs seviyesi/viral yükü belirlenemeyen (undetectable ) düzeyde olan bir HIV pozitif cinsel partneri için risk oluşturmuyor. " "Viral yükü belirlenemeyen düzeyde olan bir HIV pozitif ile cinsel ilişkide HIV riski sıfırdır." - Dünya Sağlık Örgütü Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B=B) HIV ile yaşamaya, sevmeye ve HIV'den korunmaya dair ifade edilebilecek tüm düşünce biçimlerinin kökten değişmesi anlamına geliyor. HIV tedavisinin bu bulaş önleyici etkisi, tedaviye erişimin daha da artmasının ve dünya genelinde HIV ile yaşayan herkesi virüs baskılayıcı HIV tedavisi ilaçları ile buluşturmanın ne kadar önemli olduğunun altını da çiziyor. Çünkü HIV ile yaşayan kişilerin ve partnerlerinin temel endişelerinden birisi bulaşı riskidir. #hivbilgisi blogumuzda da yayınladığımız PARTNER araştırmaları, etkin bir tedavi ve tedaviye uyumla birlikte, cinsel ilişki yoluyla HIV bulaş/aktarım riskinin sıfır olduğunu açık bir şekilde ortaya koymuştu. .: Konu hakkında daha detaylı bilgi ve bilimsel çalışma sonuçları içeren tüm #hivbilgisi yazılarını, menüde B=B başlığı altında bulabilirsiniz :. Cinsel partner(ler) ile ilişkilendirebilecek her türlü HIV korkusunun tek fonksiyonu HIV sebepli damgalama ve ayrımcılığını körüklemektir. Bu yüzden de Belirlenemeyen = Bulaştırmayan mesajı herkese ulaşması ve herkesçe anlaşılması gereken çok önemli bir mesajdır. "KONDOM kullanımı cinsel yolla bulaşabilecek tüm enfeksiyonlardan KORUNMA KONUSUNDA HALA ÖNEMLi BIR ROL OYNUYOR fakat sadece HIV bakımından düşünüldüğünde, eğer viral yük belirlenemeyen düzeyde ise yeni HIV olgularının önlenmesi bakımından kullanılmasına gerek olmadığı söylenebilir” şeklinde devam eden NAM-AIDSmap Belirlenemeyen = Bulaştırmayan hakkındaki görüşlerini; “HIV pozitiflerin bir çoğu sadece cinsel değil aynı zamanda toplumsal ret ile de yüz yüze kalıyorlar. Hatta bazı ülkelerde bulaş riskinin sıfır olmasına bakılmaksızın, HIV statüsünü gizleyip cinsel ilişkiye girmek suç kabul ediliyor. Bulaş riski ve yolları konusundaki cehalet, insanları sağlık hizmetlerine erişimden bile mahrum bırakabiliyor. Cinsel yolla bulaşabilen/aktarılabilen başka hiçbir enfeksiyon, toplumda bu tarz bir korkuya neden olmadı. Oysa HIV ile yaşayan insanlar, her yerde ve her ulustan, her ırk ve dinden, her yaştan olabilirler. Viral yük seviyesi belirlenemeyen düzeyde olduğunda bulaştırıcılık kalmıyor. Bu ise HIV pozitiflerden korkmanın tamamen gereksiz ve saçma olduğu anlamına geliyor” diyerek özetliyor. Biz Kırmızı Kurdele İstanbul olarak bu ortak uluslararası bildiriyi henüz ilk gününde imzalar ve korkmadan yaygınlaştırırken , bugüne kadar #hivhakkindahersey mottosuyla yayınladığımız tüm içerik ve makalelerin güncel ve bilimsel açıdan doğrulanabilir olması konusunda gösterdiğimiz titizliğin, yayınlarımızı takip eden danışan, doktor ve aktivistler tarafından daima takdirle karşılanmış olmasından ve bize güvenilir bir #hivbilgisi sağlayıcısı sorumluluğu yüklemiş olmasından cesaret aldık. Çünkü, bireylerin kendi yaşam ve sağlıklarının kontrolünü ele almalarını, içinde bulundukları durumu daha iyi anlamalarını ve HIV ilaç tedavilerine tamamen bağlı kalarak daha uzun ve sağlıklı bir hayata sahip olmalarını sağlamayı hedefleyen bir kurum olarak bilimsel çalışmalar ve kanıtlar en güçlü araçlarımız. .: Belirlenemeyen = Bulaştırmayan (B=B/B eşittir B)" ortak bildirisi içeriği :. "HIV tedavisi ilaçları (Antiretroviral Terapi - ART) kullanan ve viral yükü belirlenemeyen düzeyde olan HIV pozitif kişilerin, HIV’i cinsel ilişki yolu ile bulaştırmaları riski sıfırdır ! Kullanılan ilaç rejimine ve bağlı olarak viral yük seviyesinin belirlenemeyen düzeye inmesi, ilaç kullanımına başladıktan sonra altı ayı bulabilir ve bu süre kişiden kişiye göre değişebilir. Sürekli HIV baskılaması ise kişiye uygun tedavi planının seçilmesi ve bu tedaviye mükemmel bir uyum ile sağlanabilir. HIV’in vücutta baskılanması, hem kişisel hem de toplum sağlığı açısından takip edilmesi gereken bir durumdur. Belirlenemeyen virüs yükü sadece HIV bulaşını/geçişini engeller. Kondom kullanımı ise cinsel yolla bulaşabilen enfeksiyonlar ve gebelik açısından da önemlidir. HIV’den korunma yönetiminin seçimi, cinsel yaşam, koşullar ve ilişki şekilleri göz önüne alınarak kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Örneğin, farklı partnerlerle cinsel ilişkiye giren ya da genel olarak tek eşli olamayan kişilerin, cinsel yolla bulaşabilen tüm enfeksiyonlara karşı tedbir olarak kondom kullanmaları önerilir". Kampanyanın İngilizce web-sitesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. As Red Ribbon Istanbul, we do activism on HIV in a society in which even talking about sexuality is a high-level taboo. This is why we give utmost importance to the scientific evidence that shows HIV-positive individuals with undetectable viral load are actually able to have a healthy sexual life. Because all the explicit or implicit messages HIV-positive individuals face refer they are dangerous for the others. But the results of the studies published in the last years tell us that when viral load is undetectable with maintained medication, then it doesn't pose an infection risk. As a civil society organization doing activism in the field with reliable HIV information gathered from international sources, we share such updates and also add that prevention is still essential considering other possible STIs. But we strongly advocate that prevention is the responsibility of both sides, and it is not fair to put this responsibility only on HIV-positive individuals cause this is another type of prejudice and discrimination. This is why we welcome such scientific evidences gladly, which will provide safer zones for HIV individuals and bring self-reliance to them and would like to put our signature bravely under such international statements that call to move together. Arda Karapinar (Panosian), Volunteer Chairperson of Red Ribbon Istanbul, Member of U=U Global Board NOT: Belirlenemeyen viral yük seviyesi yalnızca HIV bulaşlarının önlenmesine yardımcı olur. Buna ek olarak kondomlar cinsel yolla bulaşan diğer enfeksiyonları ve istenmeyen gebelikleri de önlemeye yardımcı olur. HIV 'e karşı tedbir olarak seçtiğiniz yöntem, cinsel pratiklerinize bağlı olarak değişebilir. Örneğin, tek eşli olmayan ve/ya da sıklıkla partner değiştiren biriyseniz HIV geçişini/aktarımını/bulaşını önlemeye yardımcı olmak için PrEP (TÖP) kullanmayı da düşünebilirsiniz.

  • B=B I HIV hakkında her şey I Kırmızı Kurdele İstanbul I B eşittir Bİstanbul halkıyla B eşittir B üzerine https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/istanbul-halkiyla-b-esittir-b-uzerine

    HIV hakkında her şey - B=B I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul - B eşittir B -Sen durdurursun (Stops with U) I Türkiye I Kırmızı Kurdele İstanbul- Türkiye'nin 40 yıla yaklaşan HIV ile mücadele tarihinde bir ilk. Çalışmalarına başladığı günden bu yana, yani 4 yıl gibi kısa bir sürede pek çok ilki hayata geçirmiş ve uluslararası başarıya ulaşmış #kirmizikurdeleistanbul'dan, küresel aktivizmde ülke görünürlüğü için büyük bir adım. Türkiye'den bir STK ve Türkiye'li bir aktivist, alanda yaptıkları fark yaratan çalışmalarla, ilk kez küresel bir farkındalık kampanyasının ana yüzlerinden biri oldu! Kırmızı Kurdele İstanbul'un kampanya yüzlerinden biri olarak, kendi çalışma alanında İstanbul'u ilk kez Dünya Başkentleri arasına sokma gururunu yaşadığı küresel 'Stops With U' (Sen durdursun) kampanyası videolarının İstanbul bölümünü gururla paylaşıyoruz. Türkçe kampanya posteri için buraya tıklayın. *Kırmızı Kurdele İstanbul ve gönüllümüz bu çalışma için hiçbir ücret almamıştır. Bu bilgi yapım sponsoru firmanın yerel ve genel merkez ofislerine ulaşarak doğrulanabilir. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun -Stops with U I Turkey I Red Ribbon Istanbul (English subtitle)- A first in the history of Turkey's nearly 40 years of fight with HIV. One big step for #redribbonistanbul considering the country’s visibility in the global HIV activism community. Unique success for a 4-year-old civil society organization that has already actualized many firsts in this short time since the very beginning. A civil society organization and an activist from Turkey have become the face of a worldwide awareness campaign after their difference-making achievements. Here we proudly share the Istanbul part of the video of the global campaign “Stops With U” (Sen durdursun) which Red Ribbon Istanbul became one of the campaign faces with the pride of listing Istanbul as one of the capital cities in the HIV world. Click here for campaign poster in Turkish *Red Ribbon Istanbul and the campaign face person in the video acted voluntarily and get no payment for the video. This information can be approved by the local and head offices of the sponsoring company. www.kirmizikurdele.org #hearpreventprotect #allabouthiv Belirlenemeyen = Bulaştırmayan hakkında her şey için tıklayın

  • www.kirmizikurdele.org I Sünnet HIV'den korur mu?

    Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org I Sünnet HIV'den korur mu? Sıkça sorulan HIV soruları Önleme - Soru 10 Sünnet HIV'den korur mu? Sünnet (erkeklerde prepisyumun, yani penisin uç kısmındaki derinin cerrahi olarak çıkarılması), bazı sağlık faydaları ile ilişkilendirilmiştir ve HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) risklerini azaltmaya katkısı da bunlardan biridir. Bu alanda yapılmış bazı araştırmalar, sünnet operasyonu yaptırılmış erkeklerde HIV enfeksiyonu riskinin sünnet operasyonu yaptırılmamış erkeklere göre düşük olduğunu göstermektedir. Çalışmaların sunduğu kanıtlar, özellikle vajinal cinsel ilişki yoluyla ve kadından erkeğe yönünde HIV geçişi/aktarımı/bulaşması riskini azaltmada etkili olabildiğine dairdir. Sünnetin HIV'e karşı koruma sağlaması, prepisyumun altındaki dokunun HIV enfeksiyonuna daha duyarlı olmasından kaynaklanmaktadır. Bu doku, Langerhans hücreleri adı verilen ve HIV'i kolayca emebilen hücreler açısından zengindir. Sünnet ile bu bölgedeki doku çıkarıldığında, virüsün vücuda giriş noktası azalır, böylece HIV riski önemli oranda azalır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler AIDS Programı (UNAIDS), yüksek HIV prevalansına sahip bölgelerde erkek sünnetini, yeni HIV olgularını azaltmaya yönelik etkili bir önlem olarak önermektedir. Ancak, sünnetin HIV'e karşı tam ve kesin bir koruma sağlamadığı mutlaka hatırlanmalıdır. Bu bağlamda sünnet, HIV riskini tamamen ortadan kaldırmak için müstakil bir önlem olarak değil, kondomsuz cinsel ilişkiden kaçınmak, PrEP (Temas Öncesi Korunma/Temas Öncesi Profilaksi), düzenli HIV testi gibi diğer önlemleri birlikte bütüncül bir stratejinin tamamlayıcı bir parçası olarak düşünülmelidir. Özetle; sünnet, yeni HIV olgularını önlemeye yardımcı olabilecek bir strateji olarak kabul edilirken, HIV'den korunma konusunda tek başına yeterli bir yöntem olarak görülmemelidir. Kaynaklar: World Health Organization (WHO): Male circumcision for HIV prevention. (https://www.who.int/hiv/topics/malecircumcision/en/ ) Centers for Disease Control and Prevention (CDC): Male Circumcision and Risk for HIV Transmission and Other Health Conditions: Implications for the United States. (https://www.cdc.gov/hiv/pdf/risk/mc-hiv-risk.pdf ) UNAIDS: Safe Male Circumcision and HIV prevention. (https://www.unaids.org/en/resources/documents/2020/unaids-male-circumcision-hiv-prevention) İlgili bağlantılar; Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan (B=B) hakkında en çok sorulan dokuz soru, dokuz cevap #hivbilgisi yazısı: Sünnet HIV'den koruyor mu? (Kanada araştırması) www.kirmizikurdele.org/b-b www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • Yanlış HIV testi sonucu | www.kirmizikurdele.org

    HIV testi sonucu başka faktörlerden etkilenip yanlış çıkar mı? I www.kirmizikurdele.org Sıkça sorulan HIV soruları HIV testleri - Soru 5 HIV testini olumsuz etkileyip, yanlış sonuç oluşmasını sağlayan faktörler (başka ilaçlar, alkol, stres vb.) var mı? HIV testlerinin sonuçları (başka ilaç kullanımı, alkol, stres vb.) diğer faktörlerden etkilenmez. Buna test yaptırdığınız esnada taşıdığınız başka enfeksiyonlar, onlarla ilgili ilaçlar, aşılar, o süreçte kilo almış ya da vermiş olmanız, test yaptırmadan önce bir şey yemek içmek, alkol veya eğlence amaçlı ilaçlar, gargara ve testin gündüz mü yoksa gece mi yapıldığı yani uygulama saati gibi faktörler de dahildir. Yani bu gibi detayların sonuca bir etkisi yoktur. Test sonucunuz, grip veya nezle olmanızdan veya herhangi bir başka ilaç kullanıyor olmanızdan bağımsızdır. Testinizden önce yeme içmeyi kesmenize de gerek yoktur. Yiyecek ve içecekler test sonucunu etkilemez. Aynı şey stres ve anksiyete için de söylenebilir ve bunu ispatlamak kolaydır. Eğer yüksek stres seviyeleri HIV testi sonuçlarını etkiliyor olsaydı bu testlerin pek de bir değeri olmazdı. Çünkü milyonlarca insan birçok nedenden dolayı yüksek stres altında olabilir. Buna ek olarak, yine pek çok insanın HIV testi yaptırırken genellikle alışılmışın dışında stresli olduğu da gözlemlenmiştir. Dolayısıyla stres ve anksiyetenin HIV testi sonuçlarına bir etkisi yoktur. İlgili bağlantılar; - HIV testi sonucumun değerlerini nasıl doğru okur, anlarım? - Yalancı pozitiflik nedir? - Pencere dönemi nedir? www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV ilaçları ve son kullanma tarihleri I www.kirmizikurdele.org

    İlaç son kullanma tarihleri I www.kirmizikurdele.org Viral sıçrama (blips) nedir Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Serkan -HIV ilaçları ve ilaç son kullanma tarihleri- .: İlaçların neden son kullanma tarihleri var? :. Tıpkı gıdalar ya da tüm diğer ilaçlar gibi HIV tedavisi ilaçlarının da (ART) bir son kullanma tarihi vardır, çünkü böylece onları ne zamana kadar tam güvenle kullanabileceğinizden emin olursunuz. Son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar güvenli ve/veya etkili olmayabilirler. Etkili olabileceğini iddia edenler olsa da aynı derece de güvenli olup olmayacakları bir soru işaretidir. Son kullanma tarihi geçmiş ilaçlar ciddi zehirlenmelere ve organ hasarlarına varana kadar sorunlara sebep olabilecekleri için son kullanma tarihi geçmiş HIV tedavisi ilaçlarını (ve diğer tüm ilaçları) kullanmamalısınız. Bu yüzden, son kullanma tarihi geçmiş ilaçları asla kullanmamalısınız . Eğer elinizde aynı ilaçtan bir kaç kutu varsa son kullanma tarihlerini kontrol ederek, önce son kullanma tarihi daha yakın olana başlayıp bitirmelisiniz ve bunu yaparken, ilacı kutusunda veya prospektüsünde açıklandığı gibi düzgün bir şekilde sakladığınızdan da emin olmalısınız. İlacınızın son kullanma tarihini geçmemiş olsa bile ilk aldığınızdan farklı görünüyorsa, tadı, rengi vb. değişikse veya kokuyorsa, kullanmayın ve tavsiye almak zaman kaybetmeden mutlaka eczacınıza danışın. .: Son kullanma tarihi ilacın neresinde yazar? :. Son kullanma tarihini ilaç ambalajında veya etiketinde bulabilirsiniz. Son kullanma tarihi şu şekillerde yazıyor olabilir: *S.K.T. *Son kullanma tarihi *Kullanma tarihi Son kullanma tarihleri ilaçların üstüne şu kurumlar tarafından yazılır/yazılabilir; *İlacın üreticisi *Eczacı .: 'Son kullanma tarihi' tam olarak ne anlama geliyor? :. Son kullanma tarihi genellikle ilacı yazılan ayın son gününden sonra almamanız gerektiği anlamına gelir. Örneğin, son kullanma tarihi Temmuz 2025 ise ilacı 31 Temmuz 2025'den sonra almamalısınız. İlacınızın 'son kullanma tarihi' yerine 'xx tarihi kadar kullan' veya 'tarihinden önce tüketilmelidir' ibaresi varsa, bu genellikle ilacı bir önceki ayın sonundan sonra almamanız gerektiği anlamına gelir. Ya da 'Temmuz 2025 tarihine kadar kullan' yazıyor ise ilacı 30 Haziran 2025'den sonra almamalısınız. Doktor veya eczacınız ilacınızın kullanımı hakkında başka talimatlar verdiyse, bunları da titizlikle uygulamalısınız. Bir diğer örnek; eczacınız bir ilacı şu şekilde etiketleyebilir/not yazabilir: "Açıldıktan 7 gün sonra atın". Bu genellikle HIV tedavisi ilaçları için geçerli bir durum değildir ancak dönemsel olarak kullandığınız başka ilaçlar varsa, belirtilen bu kullanım süresinden sonra kalan ilaçları, üreticinin belirttiği son kullanma tarihi kapsamında olsa bile imha etmesi için eczacınıza götürmelisiniz. Elinizde kalan ilaçları gelişigüzel bir biçimde, herhangi bir yere atmamalısınız. Son kullanma tarihi geçmiş ilaçları imha etmenin en ideal yolu, onları güvenli bir şekilde imha etmesi için eczacınıza vermektir. .: Kısa sona erme/son kullanım tarihleri :. Bazı ilaçların kısa bir kullanım ömrü vardır. Örneğin: Hazırlanan antibiyotik karışımları, preparatlar. Eczacınız toz halinde bulunan antibiyotiğe su eklediğinde, ürünün kimyasını değiştirir ve bilgisi, yetkisi kapsamında ürüne özelliklerine bağlı olarak 1 veya 2 haftalık bir son kullanma tarihi olduğunu söyler. Bu günümüzde pek rastlanan bir durum değildir ancak yine de öğrenmekte fayda var. Kullanım ömrü kısa olan ilaçlara örnek olarak göz damlaları gösterilebilir. Göz damlalarının genellikle ürün açıldıktan sonra 4 haftalık bir son kullanma tarihi vardır. Çünkü gözler, özellikle göz damlalarına girebilecek bakterilere karşı hassastır. .: Süresi dolmuş, son kullanma tarihleri geçmiş ilaçları nasıl imha etmeliyim? :. Son kullanma tarihleri geçen ilaçlarınız varsa, bunları sizin için güvenli bir şekilde atması için eczacınıza götürün. Kullanılmayan veya süresi dolmuş ilaçları asla çöp kutusuna ya da tuvalete atmamalısınız. Bunlar gerçek anlamda imha sayılmazlar ve farklı sıkıntılara sebep olabilirler. Son kullanma tarihleri geçen ilaçlarınızı imha için en güvenli yol onları atması için eczacınıza götürmektir. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

  • HIV hakkında her şey | HIV ve Koronavirüs aşısıTedavi, Soru 13 https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/sss-t13

    HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I HIV ve Koronavirüs aşısı I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular Tedavi - Soru 13 HIV pozitifim. Koronavirüs aşısı yaptırmak zorunda mıyım? Hangi aşıyı tercih edeyim? Sağlığınızla ilgili nihai kararı verecek olan kişi sizsiniz . Dolayısıyla aşı olup olmama kararı size ait bir karardır. Yani günün sonunda, elbette siz bilirsiniz. Ancak, yüzyıldan fazla bir süredir kullanılmakta olan aşılama tekniği, insanlığı birçok salgın hastalıktan kurtarmıştır. Dolayısıyla biz, hepimizin birlikte deneyimlediği koronavirüs salgınından korunmak için aşı yaptırmanızı öneriyoruz. HIV ile yaşayan bireyler bilirler, tanı aldıktan sonra doktorları onlara, çocuklukta yapılan bir takım aşıların yetişkinlere de yapılabildiğini ve aşılarını yenilemelerini önerirler (Hepatit A-B, TB, Grip vb.). Eğer koronavirüs aşısı yaptırmakla ilgili şüpheleriniz varsa, HIV takip ve tedavisi için görüştüğünüz hekiminize konu hakkında mutlaka danışın. Peki hangi aşı sorusuna gelirsek, en net cevap; size sıra geldiğinde hangisi varsa onu olun olur. Şu anda kullanılmakta olan aşıların hiçbirinin HIV ile yaşayan bireyler için oluşturduğu ekstra bir risk ya da ilaç etkileşimi raporlanmış değil. Pratik açıdan baktığımızda ise 'onu istemem bana x aşıdan verin' demeye uygun bir durum da yok. Farklı aşıların uygulandığı hiçbir ülkeden, hiçbir aşı için HIV pozitiflere yönelik ekstra bir risk/sorun bildirilmedi. Bu bilgileri paylaştıktan sonra, konuyu doktorunuzla konuşma önerimizi yineliyoruz. İki kez kontrol her zaman iyidir. Doktorunuz tıbbi geçmişinizi ve bir aşı türünün sizin için diğerinden daha iyi olup olmadığını da en iyi bilen insandır. Bu vesileyle pandeminin ik gününden itibaren canla başla çalışan ve insanlığın geleceğinden umutlu olmamıza vesile olan tüm hekimler ve sağlık çalışanlarının önünde saygıyla eğiliyor, binlerce kez teşekkür ediyoruz. İlgili bağlantılar; HIV ve Koronavirüs hakkındaki tüm yayınlarımız www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivcokdegisti Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın

  • HIV hakkında her şey | İlaç temini...İlaç temini/Sosyal hayat, Soru 1 https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/sss-i1

    HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I İlaç temini I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular İlaç temini ve sosyal yaşam - Soru 1 Özel sektörde çalışıyorum. Tedavim devlet tarafından karşılanır mı? Türkiye'de ilgili yasalar gereği, özel sektörde çalışan her birey, çalıştığı iş yeri tarafından sigortalanmak zorundadır. Eğer özel sektörde çalışıyorsanız, normal koşullarda otomatik olarak SGK’lısınızdır. Yani çalıştığınız işletmenin başvurusu ile devlet tarafından sağlık, emeklilik ve işsizlik primleriniz güvence altına alınmış oluyor. İş yerinizin sizin adınıza yatırdığı primler, HIV tedavisi ile ilgili tüm HIV ilaçları (ART) ve tedavi testleri devlet tarafından %100 olarak karşılanmasını sağlar. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın

  • Fonksiyonel HIV tedavisi nedir? I www.kirmizikurdele.orgTedavi, Soru 16 https://www.kirmizikurdele.org/fonksiyonel-hiv-tedavisi-ne-demek

    HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan HIV soruları I Fonksiyonel HIV tedavisi nedir? I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan HIV soruları Tedavi - Soru 16 Fonksiyonel HIV tedavisi ne demek? Dünyada şu anda sürmekte olan HIV kesin tedavisi çalışmalarının yanında bir de fonksiyonel HIV tedavisi çalışmaları var. Yani bu yaklaşım şu anda sadece test edilmekte. Henüz bir seçenek olmadığı için, hastaneye/doktora gidip, ''ben fonksiyonel HIV tedavisi'' istiyorum demek şimdilik mümkün değil. Kavramı ilk kez duyanlar için Fonksiyonel HIV tedavisini HIV tedavisi yolunda yeni ve umut veren bir ilaç çalışması insan denemeleri için onay aldı! başlıklı yazıda şöyle anlatmıştık; ''HIV’in tedavisine yönelik çeşitli arayışlardan bir diğerinin adı olan fonksiyonel HIV tedavisi şu anlama geliyor; Fonksiyonel tedaviyi amaçlayan ilaç/lar alındıktan ve başarılı olduktan sonra ilaç tedavi kesilir. Bu aşamada vücutta hala bir miktar HIV kalır. Fakat az miktardaki bu HIV tamamen etkisiz/uyur durumdadır, taşıyıcıya herhangi bir olumsuz etkisi olmaz, HIV hiç kimseye hiçbir şekilde bulaştırılamaz ve bu tedaviyi alan kişi testlerde HIV pozitif çıkmaz''. Yani fonksiyonel HIV tedavisinde şu anda her gün düzenli olarak kullanılmakta olan mevcut HIV ilaç tedavisinden farklı olarak, sadece belirli bir süre ilaç kullanılır. Bu sürede virüs tamamen baskılanır ve HIV pozitif kişiler bu aşamadan sonra ilaç kullanımını doktor kontrolünde bırakırlar. Ancak bu tedavi yaklaşımı şu anda sadece test edilmekte. Henüz bir seçenek olmadığı için, hastaneye/doktora gidip ''ben fonksiyonel HIV tedavisi'' istiyorum demek şimdilik mümkün değil. Türkiye'nin en çok başvurulan #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı olarak Dünyanın her yerinde, HIV bilimi alanındaki çalışmaları yakından takip etmeye ve gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğiz. İlgili bağlantılar; HIV tedavisi yolunda yeni ve umut veren bir ilaç çalışması insan denemeleri için onay aldı! COVID19, HIV kesin tedavisini bulmayı kolaylaştırır mı? www.kirmizikurdele.org/art www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın

  • www.kirmizikurdele.org I Kondom HIV'i önler mi?

    Herkes için #hivbilgisi kaynağı www.kirmizikurdele.org I Kondom HIV'i önler mi? Sıkça sorulan HIV soruları Önleme - Soru 8 Kondomlar HIV'i önlemede gerçekten etkili midir? Evet. Kondom doğru ve düzenli kullanıldığında, HIV ve cinsel yolla bulaşabilen/aktarılabilen enfeksiyonların (CYBE) önlenmesinde oldukça etkili olur. Araştırma lar, doğru şekilde kondom kullanımı ile gonore, klamidya, sifiliz, HIV, hepatitler gibi enfeksiyon risklerini ciddi oranda azalttığını dair kanıtlar sunmaktadır. Temelde iki tür kondom vardır: erkek kondomu (harici kondom), kadın kondomu (dahili kondom). Erişimi en kolay olan erkek kondomu, cinsel ilişki öncesinde erekte olmuş penisin üzerine geçirilmek suretiyle kullanılmakta ve korunma sağlamaktadır. Çok fazla bilinmeyen ve piyasada bulunması oldukça zor olan kadın kondomu ise üzerini de kaplayacak şekilde vajina içerisine yerleştirilerek kullanılan ve vajinal ile ilişkili olan her türlü cinsel eylem sırasında korunmayı sağlayan bir araçtır. Doğru kondom kullanımı ile ilgili ipuçları, tavsiyeler ve güvenilirlikle ilgili bilimsel kaynaklar/referanslar için aşağıdaki ilgili bağlantılar bölümünden ya da görsele tıklayarak kondom hakkında her şey sayfamıza erişebilirsiniz. İlgili bağlantılar; www.kirmizikurdele.org/kondom www.kirmizikurdele.org/besittirb www.kirmizikurdele.org/tasp www.kirmizikurdele.org/art www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın

  • HIV ve uyku kalitesi I www.kirmizikurdele.orgHIV ve Uyku https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/hiv-ve-uyku-kalitesi

    HIV ve uyku sağlığı I www.kirmizikurdele.org -HIV ve uyku kalitesi- -Uykunun HIV pozitifler için önemi hakkında bilgiler- Önemli noktalar *Uyku fiziksel ve ruhsal sağlık için çok önemlidir. *Anksiyete, depresyon, madde- alkol kullanımı ve hastalıklar uyku sorunlarına yola açabilir. *Daha iyi uyuyabilmeniz için basit yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olabilir. HIV ile ilişkili uyku bozukluklarının sebepleri stres, huzurlu hissetmemek, endişeler, anksiyete, depresyon, diğer hastalıklar, bazen de -özellikle de ilk günlerde- HIV ilaç tedavisinin yan etkileri olabilir. Kimyasal, sigara ve alkol kullanımı da sebep arasında sayılabilir. Yeterli düzeyde uyumamak ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Daha iyi uyuyabilmek için yapabileceğiniz bir kaç pratik şey vardır. Bazı durumlarda uyku ilaçları da yardımcı olabilir. -Uykuya neden ihtiyaç duyarız?- Uyku hem fiziksel hem de ruhsal sağlık için çok önemlidir çünkü bedenin ve zihnin dinlenmesine ve iyileşmesine izin verir. Uzun süreli uyku eksikliği depresyon gibi duygusal sorunlara yol açar. Zayıf veya eksik uyku sizi kalp hastalıkları, obezite ve tip-2 diyabet gibi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bırakabilir. Uzun süreli uyku sorunlarının bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını olumsuz etkilediği ve kişinin hastalanma ihtimalini arttırdığı düşünülmektedir. -Uykunun yapısı - Uyku, REM uykusu ve NREM uykusu arasında sürekli değişen bir döngüyü takip eder. Vücut, gece boyunca REM uykusu ve NREM uykusu evreleri arasında gidip gelir. İyi bir gece uykusu için bu döngünün beş veya altı kez gerçekleşmesi gerekir. -Ne kadar uykuya ihtiyaç duyarız?- İnsanların uyku ihtiyacı farklılık gösterir. Ancak birçok yetişkinin her gece altı ile dokuz saat arasında uykuya ihtiyacı vardır. Eğer çok çalışıyorsanız veya egzersiz yapıyorsanız, hastaysanız, bir hastalıktan çıkıp iyileşme dönemindeyseniz uyku ihtiyacınızın arttığını hissedebilirsiniz. Uyku hapları kişinin uykuya dalmasına yardımcı olabilir ancak kişiyi uykuda tutmaz. Bu da, kişinin ertesi gün uykulu hissetmesine neden olabilir. Yeterli miktarda uyku almak önemlidir ancak gereğinden fazla uyumamak da gerekir. Fazla uyumak motivasyonu azaltır ve daha yorgun hissetmenize neden olur. -Uykusuzluk (Insomnia)- Uyuyamama durumuna insomnia (uykusuzluk) denir ve bunun birçok biçimi bulunmaktadır. Bazı insanlar uykuya dalmakta zorlanırken bazıları da bir kaç saat uyuduktan sonra uyanır ve geri uyuyamazlar. Bazılarıysa sabah çok erken saatlerde uyanır ve bazı kişiler de uyuduktan sonra da kendilerini dinlenmiş hissetmezler. -Uykusuzluğun sebepleri- Birçok insan için endişe ve stres uykusuzluğun temel sebebidir. Bir sorun çözüldükten sonra uyku düzeni iyileşir. Ancak, anksiyete ve depresyon gibi daha ciddi sorunlar daha uzun süreli uyku problemlerine neden olabilir. Gece terlemesi ve ağrı gibi hastalık belirtileri de uyku düzenine olumsuz müdahale edebilir. Bu tür sorunları bir doktorla görüşmek en iyi seçenektir. Her ne kadar, bazı insanlar alkollü bir içkinin uykuya dalmak için kendilerine yardımcı olduğunu düşünseler de, tıpkı uyku saatine yakın bir zamanda kahve, çay gibi kafeinli içecekler içmek gibi, ağır düzeyde içki içmek de uykusuzluğa neden olabilir. Madde kullanımı, özellikle de amfetamin (speed), metamfetamin (kristal meth), MDMA (ekstazi) ve kokain gibi uyarıcı madde kullanımı çok ciddi uyku sorunları yaratacaktır. HIV ve HIV ile ilişkili hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da -özellikle ilk günlerde- uykusuzluk (insomnia) veya diğer uyku sorunlarına neden olabilir.Özellikle, HIV ilaçlarında kullanılan Efavirenz (Sustiva ve Atripla) isimli molekülün yaygın yan etkilerinden biri garip rüyalar ve uykusuzluktur. Birçok durumda, bu tür yan etkiler tedaviye başladıktan sonraki birkaç hafta içinde azalacak ve zamanla tamamen kaybolacaktır. Yatağınız veya yastıklarınız rahatsız olması, yattığınız odanın çok dolu, sıcak veya soğuk olması gibi pratik etkenler de uykunuzu bölebilir. İdeal olan, uyuduğunuz odanın serin (18-24 derece arası) ve iyi havalandırılmış olmasıdır. Ayrıca, ışık sizi uyanık tutabileceği için, odanın mümkün olduğunca karanlık olması gerekir. Eğer gürültü uyumanızı zorlaştırıyorsa, kulak tıkaçları işe yarayabilir. -Uyku sorunlarıyla baş etmek- Birçok durumda, iyi uykuyu geri kazanmak için birkaç yaşam tarzı değişikliği yeterli olur. Bu değişiklikler, gün içinde kestirmemek, yatağa gitmeden önce çay, kahve ve diğer uyarıcılardan tüketmemek gibi önlemler olabilir. Eğer mümkünse, uyku saatlerini düzenli hale getirmek bedeninizin bir rutin içine girmesini sağlayabilir. Uyumak için kendinizi hazır hissetmeden yatağa gitmemek de işe yarayabilir. Eğer yattıktan sonraki otuz dakika içinde uykuya dalamazsanız, yatakta aşağı yukarı dönüp durup yılmış hissetmek yerine kalkın. Çünkü yatakta dönüp durmak sorunu daha kötü hale getirir. Uyku günlüğü denilen yöntemle, kendi uykunuzun kaydını tutmak da işe yarayabilir. HIV tedavinizi sürdüren doktorunuzla uyku sorunlarınızı paylaşmaktan kaçınmayın. Uykusuzluğunuzun altında depresyon, fiziksel hastalık veya tedavi yan etkileri gibi tıbbi bir sebep varsa, en kısa sürede uygun bir önlem almak veya tedavi önerisinde bulunmak için, doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir. Uyumaya yardımcı olmak için uyku ilacı adı da verilen ilaçlar bulunmaktadır. Bazı bireyler uyumak için tıbbi yardımcı ürünler kullanır. Olağan uyku düzenine geçmeye yardımcı olmak için meditasyon da yapılabilir. Uyku hapları kişinin uykuya dalmasına yardımcı olabilir, ancak kişiyi uykuda tutmaz. Bu da, kişinin ertesi gün uykulu hissetmesine neden olabilir. Her ne kadar bu tür sorunlar yaratmayan yeni ilaçlar geliştirilse de, bazı uyku ilaçlarının uzun süreli kullanımı bu ilaçlara bağımlılık yaratabileceği için çok sık önerilmemektedir Eğer uykuya dalmak sizin için zorsa, aşağıdaki öneriler uykuya dalmak için size yardımcı olabilir: *Sıcak bir banyo yapın. *Papatya çayı veya süt gibi sıcak bir şey için. Fakat uyku saatinizden üç dört saat öncesinden sonra kafeinli içecek tüketmeyin. *Eğer stres ve endişe sizi uyanık tutuyorsa düşüncelerinizi bir kağıda yazmak size yardımcı olabilir. Uykuya dalmaya çalıştığınızda, kendinizi bir sonraki gün yapacaklarınızı düşünürken buluyorsanız, gün içinde yapılacak işler listesi hazırlamayı alışkanlık haline getirin. *Rahatlatıcı hareketler veya nefes egzersizleri uygulayın. Bazı bireyler aroma-terapik yağları rahatlatıcı bulurlar. *Kitap okuyun, sesli kitap veya rahatlatıcı bir müzik dinleyin. *Televizyon izlememeye veya yatakta telefon, bilgisayar gibi elektronik aletleri kullanmamaya özen gösterin. Eğer bu yöntemlerin hiçbirisi uykuya dalmanıza yardımcı olamıyorsa, uyku sorunlarınızı HIV tedavinizi sürdüren doktorunuza bildirmeyi ihmal etmeyin www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey Kaynak: NAM-AIDSmap Yararlanılan yazı bağlantısı

  • B=B, B eşittir B nedir? | Sıkça sorulan HIV soruları I kirmizikurdele.org

    B=B, B eşittir B nedir?I Sıkça sorulan HIV soruları I www.kirmizikurdele.org Sıkça sorulan HIV soruları Önleme - Soru 7 - B=B, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, B eşittir B nedir? Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan ya da kısa adıyla B eşittir B, B=B, düzenli HIV ilaç tedavisi kullanımı ile virüs yükleri (viral yük/viral baskı) Belirlenemeyen seviyeye baskılanan ve orada sabitlenen HIV pozitiflerle kurulan cinsel ilişkilerde (kondom kullanılmasa bile) HIV bulaş/geçiş/aktarım riskinin tamamen sıfır olduğunu vurgulayan bilimsel olarak kanıtlanmş bir mesaj (ve Kırmızı Kurdele İstanbul'un dünya çapındaki ilk imzacılarından ve uluslararası sözcülerinden biri olduğu) ve uluslararası kampanyadır. HIV ile yaşayan kişilerin uzun ve sağlıklı yaşayabileceklerini, HIV negatif çocuk sahibi olabileceklerini ve başkalarına HIV bulaştırmaktan asla endişelenmemeleri gerektiğini duyuran bu mesaj ve kampanya, hem HIV pozitif kişilerin, hem onların yakınlarının hem de mesajın ulaştığı genel toplumun bu gerçekleri anlamalarını sağlayarak kamuoyunu etkilemekte oldukça başarılı olmuştur. 2022 Aralık itibarıyla 105'den fazla ülkede uygulanan kampanyanın dünya çapındaki ilk imzacılarından ve uluslararası öncülerinden olan Kırmızı Kurdele İstanbul , Türkiye’de ve dünya genelinde yaptığı çalışmalarla kampanyanın güçlü mesajını daha fazla insana ulaşması için çalışıyor. B=B - Çeviride neden ''Belirlenemeyen'' ve ''Bulaştırmayan'' terimleri kullanıldı? Neden bulaşmayan değil de "BULAŞTIRMAYAN" denilmeli? İngilizce orijinal adı Undetectable = Untransmittable olan kampanyanın farklı ülke ve dillerdeki tüm çevirilerinde birinci ve ikinci kelimenin aynı harfle başlaması kampanya kurgusu ve iletişimi açısından global bir prensip. Nitekim kampanya farklı ülkelerde N = N, I = I, J = J, K=K gibi kısaltmalarla anılıyor. Undetectable kelimesinin en yaygın Türkçe karşılığı tespit edilemez olmakla birlikte, kelimenin yorumlarından biri de belirleneyemendir ve bir şeyin varlığının şüphe götürmez olduğu ancak o şeyin belirgin bir biçimde fark edilemiyor/görülemiyor yani belirlenemiyor oluşunun vurgulanması anlamında BELİRLENEMEYEN kelimesi seçilmiştir. Bu, HIV ilaç tedavisinin vücuttaki virüsü baskılaması ve vücutta/hücrede etkisizce gizlenir hale getirmesi durumunun çok net bir tarifidir. Kafa karıştıran esas konu ise ikinci B. Çeşitli farklı çevirilerde Bulaşmayan, Bulaşmaz gibi mesajı tam aktarmayan, HIV pozitifleri güçlendirmekten uzak ifadeler de görülebilir. Ancak kampanyanın ve kampanyanın temelindeki ana mesajın ruhunun ve kanıtların güçlülüğünün vurgulanması açısından en uygun çeviri BULAŞTIRMAYANdır . ÇÜNKÜ BU KAMPANYANIN TEMELİNDEKİ ÖZNE VİRÜS (HIV) DEĞİL HIV POZİTİF KİŞİDİR . Kampanya, B eşittir B'den önce sürekli tehdit olarak görülen ve ötekileştirilen HIV pozitif kişinin özgürleşmesi ve özgüveninin yeniden inşası üzerine kurulmuştur. Bu bağlamda kişinin HIV ilaç tedavisine bağlı olarak virüsü kondomsuz ilişkilerde bile hiç kimseye bulaştırmayacağını en iyi vurgulayan kelime BULAŞTIRMAYANdır. Yani özetlersek belirlenemeyen şey virüstür, bulaştırmayan ise HIV pozitif kişidir. Bu nedenle "BULAŞTIRMAYAN", "SIFIR RİSK" gibi HIV pozitifleri güçlendiren betimlemeleri özellikle tercih ediyoruz. Bu betimlemeleri andırsalar da, mesajı doğru aktarmaktan uzak (bulaşmaz, bulaşmayan vb.) bazı ikincil betimlemeler temel mesajı ve vurguyu zayıflatan söylemler olarak HIV pozitiflere hiçbir fayda sağlamıyorlar. Dolayısıyla hem Belirlenemeyen hem de Bulaştırmayan kelimeleri kampanyanın ruhuna, vurgusuna ve ana mesajın üzerinde yükseldiği psikolojik temele en uygun kelimeler olarak yaklaşık iki haftalık titiz bir çalışmanın sonucu olarak seçilmiştir. Nitekim Undetectable = Untransmittable kampanyası orijinal bildirisini imzalayan otorite kuruluşlardan biri olan CDC, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan'ı şöyle duyuruyor; "A person with HIV who takes HIV medicine as prescribed and gets and stays virally suppressed or undetectable can stay healthy and will not transmit HIV to their sex partners". Yine bildiri imzacısı ve otorite kuruluşlardan biri olan UNAIDS 'in Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan duyurusu ise şöyle; ; "People living with HIV on antiretroviral therapy who have an undetectable level of HIV in their blood have no risk of transmitting HIV sexually" Görüldüğü gibi her iki (ve tüm diğer) belgede de temel vurgu kişi ve kişilerdir ve bu yüzden terim Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan olarak kullanılmalıdır. - Kırmızı Kurdele İstanbul Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan Bildirisi hakkında ne diyor? Kırmızı Kurdele İstanbul’un B=B kampanyasına imza koyarken yaptığı açıklama şöyle; “Kırmızı Kurdele İstanbul olarak, cinsellik hakkında konuşmanın dahi yüksek düzeyde tabu sayıldığı bir toplumda HIV aktivizmi yapıyoruz. Bu yüzden, virüsü baskılanmış HIV pozitiflerin de sağlıklı bir cinsel yaşam sürdürebileceğine ilişkin tüm bilimsel kanıtlar bizim için çok önemli. Çünkü HIV pozitiflerin aldığı açık ya da üstü örtük tüm mesajlar, onların ötekiler için tehlikeli olduğu yönünde. Oysa araştırma sonuçları, başarılı bir tedavinin bulaş riskini, sıfıra indirdiğine ilişkin güçlü kanıtlar sunuyorlar. Uluslararası güncel HIV bilgisinden hareketle aktivizm yapan bir sivil toplum kuruluşu olarak bu bilgileri paylaşıyor ve ekliyoruz; korunma eyleminin tüm diğer olasılıklar göz önünde bulundurularak sürdürülmesi hala önemli! Fakat bir diğer önemli şey ise korunma eyleminin iki taraflı bir karar gerektirdiği ve tüm sorumluluğun HIV pozitif bireye yüklenmesinin, HIV’e i lişkin bir başka önyargı olduğunun kabul edilmesidir. Bu yüzden, HIV pozitif kişileri kendileri ve bedenleriyle barışık ve kendilerine daha güvenli hale getirecek tüm bilimsel kanıtları mutlulukla karşılıyor, birlikte hareket çağrısı yapan tüm uluslararası bildirileri cesaretle imzalıyoruz ". İlgili bağlantılar; #hivbilgisi: 9 soruda Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan #hivbilgisi: B eşittir B önyargı ve ayrımcılığı da önler mi? www.kirmizikurdele.org/viralbaski www.kirmizikurdele.org/besittirb www.kirmizikurdele.org/tasp www.kirmizikurdele.org/art www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey

bottom of page