#hivbilgisi arama sonuçları
134 sonuç bulundu
- HIV'den korunmak, HIV'i önlemek kolay mı? | kirmizikurdele.org
HIV AIDS'ten korunmak I www.kirmizikurdele.org I herkes için #hivbilgisi Sıkça sorulan HIV soruları Önleme - Soru 2 Aktif bir cinsel hayatım var. HIV'den korunabilir miyim? Elbette. Aktif bir cinsel yaşam sürdürürken HIV’den korunmak sadece mümkün değil, aynı zamanda son derece basittir. Kondom, HIV’den korunmanın en pratik, ucuz ve güvenilir yolu olarak bilinmektedir. Başlangıçta gebeliği önlemek için geliştirilen kondom, HIV’in cinsel yolla bulaşmasının anlaşılmasıyla birlikte cinsel sıvılar arasında “bariyer” olarak en etkili korunma yöntemlerinden biri haline gelmiştir. Bu etkiden maksimum düzeyde yararlanmak için kondomun cinsel ilişki başlamadan önce takılması ve her yeni cinsel ilişkide mutlaka yeni bir ürün kullanılması gerekir. Ayrıca su bazlı kayganlaştırıcılar kondomun güvenliğini artırır, yırtılma ve patlama riskini minimuma indirir. Ancak HIV’den korunma yalnızca kondomla sınırlı değildir. Günümüzde çok etkili başka yöntemler de vardır: PEP (Post-Exposure Profilaksi/Maruz Kalım Sonrası Korunma) : HIV bulaşma riski taşıyan bir temas sonrası, ilk 72 saat içinde başlanarak 28 gün boyunca düzenli kullanılan ilaç tedavisidir. Acil korunma yöntemidir. Ne kadar erken başlanırsa etkisi o kadar yüksektir. PrEP (Pre-Exposure Profilaksi/Temas Öncesi Korunma) : HIV negatif kişilerin düzenli olarak koruyucu ilaç kullanmasıyla HIV’den korunmasını sağlayan yöntemdir. Özellikle HIV açısından yüksek risk grubunda yer alan kişilerde oldukça etkilidir. Günlük ya da bazı durumlarda planlı kullanımla uygulanabilir. TasP (Treatment as Prevention/Önleme Yöntemi Olarak HIV Tedavisi) : HIV ile yaşayan kişilerin düzenli ve etkili tedavi alarak virüs yüklerini belirlenemeyen düzeye indirmeleri, bulaşın önlenmesini sağlar. B=B (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan) : Bilimsel olarak defalarca kanıtlandığı üzere, tedavi ile belirlenemeyen viral yüke ulaşan HIV pozitifler cinsel yolla HIV bulaştıramaz. Bu hem HIV ile yaşayan kişiler hem de toplum için stigma/damgalama ve yanlış inanışlarla mücadelede çok güçlü bir bilgidir. Düzenli HIV testleri : Cinsel yaşamı aktif olan herkes için düzenli HIV testi yaptırmak çok önemlidir. Düzenli testler, HIV enfeksiyonunu erken dönemde fark etmeyi sağlar; erken tanı, hem kişinin kendi sağlığı hem de HIV’in toplumda yayılımını engellemek açısından kritik öneme sahiptir. www.kirmizikurdele.org yılda en az bir tercihen iki kez HIV testi yaptırılmasını önermektedir. Kısacası; kondom, PrEP/TÖP, PEP/TSP, TasP ve Belirlenemeyen = Bulaştırmayan ile HIV’den korunmak hem mümkün hem de düşündüğünüzden daha kolaydır. Yukarıda sayılan tüm önleme araçları ve tedbir yöntemleri ile ilgili bilgileri "herkesin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı" www.kirmiziku ırdele.org'den, aşağıdaki ilgili bağlantılar aracılığıyla edinebilirsiniz. İlgili bağlantılar; www.kirmizikurdele.org/hiv-testleri www.kirmizikurdele.org/kondom www.kirmizikurdele.org/b-b www.kirmizikurdele.org/prep www.kirmizikurdele.org/pep www.kirmizikurdele.org/tasp www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu #beşittirb
- HIV hakkında her şey | Kırmızı Kurdele İstanbul I AIDSHIV'in Doğrusu https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/hivindogrusu
HIV hakkında her şey I Pratik HIV bilgisi videoları projesi; HIV'in doğrusu I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul -Pratik HIV bilgisi videoları projesi; HIV'in doğrusu- Güncel ve doğruluğu bilimsel olarak ispatlanmış #hivbilgisi ni, toplumun tüm kesimlerine ve kolay anlaşılır bir dille aktarırken, kullanabileceğimiz tüm teknolojik araç ve metotları da kullanıyoruz. Bu sayede, talep edilen #hivbilgisi nin ne olduğunu ve bu eksik bilginin hangi yöntem ve dille sunulduğunda daha da kolay anlaşılacağını anlamaya dönük analizler yapıyor, o verilere uygun olarak projeler geliştiriyoruz. İşte o projelerden biri daha: Pratik HIV bilgisi videoları projesi; #hivindogrusu Bu proje ile, hizmete aldığımız günden bu yana kapsamlı ve uzman bir hizmet sunan online HIV danışmanlığı servisimize ulaşan on binlerle ifade edilecek miktarda soruyu konu ve başlık düzeyinde inceleyerek, yüzdesel olarak öne çıkan konulara kısa, net ve takibi kolay yanıtlar vermeyi hedefledik ve onları videolaştırdık. Günün standart teknolojisi ve yaygın sosyal ağ mecraları kullanılarak, herkesin kolayca erişebileceği bu kısa videolar, HIV şüphesi içindeki negatif bireylerin herhangi bir ifşa, mahremiyet vb. endişeler taşımalarını ve cevap beklenen sürede negatif düşüncelere kapılmalarını da engelleyecekler. Hiçbir parasal destek olmaksızın sadece gönüllülerimizin katkılarıyla uyguladığımız HIV'in doğrusu projesinin, Ne zaman HIV testi yaptırmalı? HIV tedavi edilebilir mi? HIV'in bulaş yolları nelerdir? B=B nedir? Başlıklı ilk 4 videosunu hemen izleyebilir, yeni videolardan haberdar olmak için YouTube kanalımıza abone olun. HIV hakkında her şey sayfalarımıza dönmek için tıklayın Gönüllülerimizin emekleriyle, hiçbir kurumdan maddi destek almadan gerçekleştirdiğimiz bu projedeki katkılarından dolayı, ses kayıt ve mastering için Cansun Küçüktürk'e, grafik tasarım için Oğulcan'a teşekkür ederiz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu
- HIV hakkında her şey | Kırmızı Kurdele İstanbul I AIDSHIV'den Korunma Yolları https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/hiv-korunma-yollari
HIV hakkında her şey I HIV'den nasıl korunulur I Ücretsiz HIV testi I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul -Cinsel yolla HIV bulaşından korunma- Cinsel ilişki yoluyla HIV bulaşması cinsel sıvıların cinsel organlara, anüse ağıza ya da açık yaralara teması ile mümkün olur. Kondom kullanmak halen HIV'den korunmanın en güvenilir yöntemidir. Ülkemizde hem erkekler hem de -bulmak diğer ürüne göre biraz zor olsa da- kadınlar için kondomlar bulunabilir. Cinsel ilişkinin her çeşidinde ve doğru kullanılması halinde bulaş riski 0’a en yakın seviyeye iner. Kondomlarla birlikte sperm öldürücü krem ve kayganlaştırıcı kullanılması riski daha da azaltır. Kondomun son kullanma tarihine, ambalajı açar ve kullanırken yırtılmamış olduğuna dikkat edilmelidir. Kondomlar hakkında her şey için #hivhakkindahersey bölümümüzün kondom sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Son yıllarda cinsel yolla HIV bulaşısından korunmada etkin yollar olarak PrEP ve Belirlenemeyen eşittir Bulaştrırmayan da sıklıkla önerilmektedir. PrEP hakkında bilgi edinmek için buraya B eşittir B hakkında bilgi edinmek buraya tıklayabilirsiniz. Korunma konusundaki bir diğer önemli detay ise korunma eyleminin iki taraflı bir karar almayı gerektirdiğidir. Kondom kullanmanın tercih edilmediği bir ilişkinin doğurabileceği tüm sonuçların sorumluluğu ortaktır. T üm sorumluluğun sadece bir tarafa yüklenmesi ve HIV’e ilişkin bir başka önyargı ve damgalamadır. -Kan yoluyla HIV bulaşından korunma- Test edilmemiş, edildiğinden emin olunmayana kan ürünlerinin nakline izin verilmemelidir. HIV bulaşmasının neredeyse kaçınılmaz olduğu tek durum HIV taşıyan kanların başka kişilere nakledilmesidir. Türkiye'de 1985 yılından beri nakledilmesi gereken tüm kanların test edilmesi yasal zorunluluktur ve bu konudaki uygulamalar dünya standartlarındadır. Şırınga, diş hekimliği ve dövme aletleri, akupunktur vb gibi kesici ve delici aletler yeniden kullanılmadan önce mutlaka dezenfekte edilmelidir veya tek kullanımlık materyaller tercih edilmelidir. Yukarıda sayılan ya da benzeri herhangi bir işleme maruz kaldığınızda materyallerin tek kullanımlık ya da dezenfekte olduğundan emin olmak HIV’den korunmanın temel argümanlarından biridir. Damar içi madde bağımlıları ortak şırınga kullanımı nedeniyle risk altındadır. Madde etkisinde bulunan bağımlının kendisini ve çevresindekileri koruyamaması olağandır. Bu yüzden madde kullanımı Dünya genelinde HIV yayılımında önemli bir orana sahiptir. -Anneden bebeğe HIV bulaşını engelleme- HIV taşıyan anne adayları hamileliklerinde alacakları antiretroviral (HIV tedavisinde kullanılan ilaçlar, ART) ilaçlar yoluyla bebeklerine virüs geçişini %0.5′lere kadar indirebilmektedirler. Ayrıca doğum sonrasında da emzirme yoluyla gerçekleşebilecek olası bulaşların önlenmesi için annenin bebeğini emzirmemesi önerilmektedir. Ülkemizde ve pek çok ülkede HIV pozitif anne ya babadan HIV negatif bebek sahibi olma uygulamaları uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. 2015 yılında Dünya çapında, **gerekli basit tedbirlerin alındığı doğum süreçleriyle, HIV pozitif anne babadan 267.000 HIV negatif bebek dünyaya gelmiştir. Bu konuda en yaygın negatif örnek olarak kullanılan Sahra altı Afrika ülkelerindeki anneden bebeğe bulaşı oranının yüksek olmasının sebebi, gıda erişimindeki sıkıntı nedeniyle annelerin önerilenin aksine bebeklerini emzirmek zorunda kalmalarıdır. ** Tedavi gören ve virüs yükü belirlenemeyen seviyeye baskılanmış HIV pozitif kadınlar HIV taşımayan çocuk sahibi olabilirler. Bu süreçte uygulanacak prosedür oldukça kolaydır. 2015 yılında Dünya genelinde HIV pozitif anne ya da baba ya da her ikisi de HIV pozitif olan ebeveynlerden 267.000 HIV negatif çocuk dünyaya gelmiştir. HIV pozitif bir birey olarak çocuk sahibi olma planları yapıyor ve daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyorsanız, HIV ve Hamilelik bölümümüzde daha fazla bilgi bulabilir ve #onlinehivdanismanligi bölümünden Kırmızı Kurdele İstanbul 'a ulaşarak konu hakkında en doğru ve güncel #hivbilgisi'ni edinebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivbilgisi HIV hakkında her şey sayfalarımıza dönmek için tıklayın
- HIV nasıl anlaşılır? I www.kirmizikurdele.org I
Birinin HIV pozitif olup olmadığı kolayca ve hızlıca nasıl anlaşılır? I www.kirmizikurdele.org I HIV hakkında her şey Sıkça sorulan HIV soruları HIV testleri - Soru 1 Birinin HIV pozitif olup olmadığı kolayca ve hızlıca nasıl anlaşılır? HIV’in ayırt edici belirtileri var mıdır? Birinin HIV pozitif olup olmadığını anlamanın tek yolu HIV testidir. Bazı bireylerde enfeksiyonun henüz ilk günlerinde dönemlerde bazı belirtiler görülebilir, fakat bu belirtiler herkeste görülmediği gibi, kişinin HIV pozitif olduğunu söylemek için yeterli değildir. Bu belirtlere “Serokonversiyon” denilir. (*Serokonversiyon: Enfeksiyon geçirildiğinin veya başarılı bir aşılamanın göstergesi olarak kanda özgül antikorların görülmesi). Serokonversiyon, vücudun bağışıklık sisteminin HIV’e tepki göstermesinden ötürü oluşur. Bu tepki bazen grip ya da nezle olarak karşımıza çıkar. Bazen de bölgesel şişlikler, kızarıklık, döküntü vb. baş ağrısı, bulantı ya da ishal olarak görülebilir. Fakat tekrar etmekte yarar var; bu belirtiler herkeste görülecek diye bir şart ve kesinlik yoktur . Unutulmaması gereken bir diğer şey; bu belirtilerin HIV'den tamamen farklı başka bir enfeksiyon ya da herhangi bir başka hastalıktan ötürü de görülebileceğidir. Yani bu belirtiler sadece HIV’e özgü değildir. Bu yüzden, eğer kondomsuz cinsel ilişki/ler yaşadıysanız ve/ya da iğne enjektör paylaşımında bulunduysanız, HIV pozitif olup olmadığınızı anlamanın tek yolu test yaptırmaktır. Öte yandan, bir başkasının/herhangi birinin HIV negatif olduğundan %100 emin olmak mümkün olmayabilir ancak kendi durumumuzdan her zaman emin olabiliriz. O yüzden cinsel ilişkilerde kondom kullanır, kullanılmasını ister ve yılda en az bir (tercihen iki) kez düzenli HIV testi yaptırırsak, hem kendimiz hem de cinsel partnerlerimiz için tedbirli davrandığımızdan şüphe duymayabiliriz. İlgili bağlantılar: www.kirmizikurdele.org/hiv-belirtileri #hivbilgisi yazısı: HIV uzun süre belirti göstermeyebilir mi? www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu
- HIV hakkında her şey | Kırmızı Kurdele İstanbul I AIDS.: KKİ hakkında :. https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/kirmizi-kurdele-istanbul-hakkinda
HIV hakkında her şey I Ücretsiz HIV testi I Online HIV danışmanlığı I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Türkiye'nin en çok başvurulan #hivbilgisi kaynağı; www.kirmizikurdele.org/hivhakkindahersey #KirmiziKurdeleİstanbul'un kurumsal bilgi broşürü için buraya tıklayınız (Türkçe, A4) TÜRKİYE'NİN EN ÇOK BAŞVURULAN, GÜVENİLİR #hivbilgisi SAĞLAYICISI VE KAYNAĞI KIRMIZI KURDELE İSTANBUL www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun #kanittemelliaktivizm Biz kimiz? N e yapıyoruz? # hivhakkindahersey sayfaları 2015 yılından beri kesintisiz olarak sürdürülen Türkiye'nin kapsamlı #hivbilgisi kaynağı #hivbilgisi blogu 2015 yılından beri kesintisiz olarak sürdürülen Türkiye'nin HIV temalı en kapsamlı blogu Türkiye'nin Dünya AIDS günü bildirileri #hivcokdegisti - 2017 #hivkiminmeselesi - 2018 #hividurdurmavakti - 2019 #kaybedenivolacak - 2020 Kırk yıllık eşitsizlik; AIDS - 2021 BİL. ÖNEMSE. DESTEKLE. KIRMIZI KURDELE İSTANBUL'u farklı kılan değerler KIRMIZI KURDELE İSTANBUL neden kuruldu? Sorunuz mu var? TÜRKİYE'NİN İLK #onliehivdanismanligi servisi HIV tedavisi hakkındaki güncel bilimsel gelişmeler, Dünya HIV gündeminden haberler, korunma yolları, yanlış bilinenler, PrEP , Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan , HIV ve cinsellik , ideal test süreleri, pratik öneriler, yaratıcı görseller ve içerikler, HIV hakkında her şey için, Türkiye'nin *en çok başvurulan, güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'u sosyal medyada takip edin. *2018 - 2021 karşılaştırmalı Alexa, SimilarWeb verilerine göre
- HIV hakkında her şey | HIV ve Koronavirüs aşısı yan etkileriTedavi, Soru 15 https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/sss-t15
HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I HIV ve Koronavirüs aşısı yan etkileri I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular Tedavi - Soru 15 Koronavirüs aşılarının HIV ile yaşayan bireyler için yan etkileri var mı? Tahmin edebileceğiniz gibi pandemi ve ilgili aşılama uygulamarının hayatımıza girmesiyle birlikte en sık sorulan sorulardan biri bu. #kanittemelliaktivizm yaklaşımı ile Türkiye'nin güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #kirmizikurdeleistanbul olarak konuyu detaylarıyla araştırdık ve HIV ilaç tedavisi (ART) görmekte olsun ya da olmasın, tüm HIV ile yaşayan bireylere hitaben en kapsamlı bilgiyi, her zamanki gibi kolay anlaşılır #kirmizikurdeleistanbul dili ile yanıtladık. Eldeki verilere dayanarak rahatlıkla söylenebilir ki; COVID19 aşısı olmuş HIV negatif bireylerle, COVID19 aşısı olmuş HIV pozitif bireylerde görülen yan etkiler arasında bir fark yok. Bunu söylerken tekil vakalarda/istisnai olarak görülen/görülebilecek farkları elbette yadsımıyoruz. Fakat genel olarak bir fark olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. İngiltere'de 54 HIV ile yaşayan bireyin katılımıyla gerçekleşen ve sonuçları Nisan 2021'de açıklanan AstraZeneca aşısı odaklı bir çalışmada, her bir dozun üzerinden yedi gün geçtikten sonraki görüşleri sorulan hiç bir HIV pozitif birey, HIV negatif bireylerden farklı yan etkiler bildirmedi. Bildirilen yan etkiler ise çoğunlukla ilk 2/3 gün baş ağrısı, kas/eklem ağrıları gibi hafif yan etkiler. Buna ek olarak, şu anda kullanılmakta olan tüm COVID19 aşılarının, özellikle 3. faz çalışmaları aşamasında yer alan belirli sayıda HIV ile yaşayan/HIV pozitif birey de çok farklı yan etkiler bildirmemiş. Pfizer aşısı için çalışmalara katılan 196, Moderna aşısı için çalışmalara katılan 176, AstraZeneca aşısı için çalışmalara katılan 157, Johnson & Johnson aşısı için çalışmalara katılan 1218, Novavax aşısı için çalışmalara katılan 148 HIV ile yaşayan bireyin bildirdiği yan etkiler, HIV negatif bireylerin bildirdiği, basit/beklenen düzeyde tabir edebileceğimiz yan etkilerden farklı değil. Dolayısıyla #kirmizikurdeleistanbul olarak biz, hepimizin birlikte deneyimlediği koronavirüs salgınından korunmak için sıranız geldiğinde, o an hangisi varsa aşı yaptırmanızı -eğer koronavirüs aşısı yaptırmakla ilgili şüpheleriniz varsa, HIV takip ve tedavisi için görüştüğünüz hekiminize konu hakkında mutlaka danışmanız gerektiğini hatırlatarak- ve sonrasında da hatırlatma dozlarınızı ihmal etmemenizi öneriyoruz. HIV ve Koronavirüs hakkında yanıtlanmış diğer soruları için sıkça sorulan sorular sayfasına ve HIV ve koronavirüs hakkındaki diğer yayınlarımız a aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. Referanslar: 1 , 2 , 3 İlgili bağlantılar; HIV ve koronavirüs hakkındaki diğer yayınlarımız www.kirmizikurdele.org/hiv-ve-hamilelik HIV hakkında sıkça sorulan sorular www.kirmizikurdele.org/besittirb www.kirmizikurdele.org/art www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivcokdegisti Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın
- Kırmızı Kurdele İstanbul I Sosyal medya hesaplarıRRI's social media channels https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/social
Kırmızı Kurdele İstanbu'un Facebook, Twitter, Instagram, YouTube, LinkedIn hesapları Click here to download #RedRibbonIstanbul's summary brochure (English, Double sided, A4) Please follow Turkey’s *most referenced and reliable #hivinformation provider Red Ribbon Istanbul on social media for updated news about HIV treatment and World’s HIV agenda, prevention methods, misinformation, PrEP, Undetectable equals Untransmittable, HIV and sexuality, ideal test periods, practical advice, creative visuals and contents and all about HIV. *2018, 2019, 2020, Alexa, SimilarWeb
- HIV remisyonu ne demek? I www.kirmizikurdele.org I HIV bilgisi
HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I İlik nakli ve HIV kesin tedavisi I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular Tedavi - Soru 18 HIV remisyonu ne demek? HIV kesin tedavisi/şifası için çalışmalar yoğun ve virüse özgü zorluklarla devam ederken yeni terimler de günlük dolaşıma giriyorlar. Bir başka "sıkça sorulan HIV soruları" cevabı olan "fonksiyonel HIV tedavisi" bunlardan biri. Bir diğeri ise remisyon. Remisyon tam olarak nedir? HIV remisyona girebilir mi? Ve remisyonun HIV kesin tedavisinden ne farkı var? En genel tanımıyla remisyon; kronik bir rahatsızlığın seyri sırasında duruma özgü belirtilerinin azaldığı ya da tamamen kaybolduğu ve hastalığın ilerlemediği bir dönemin adıdır. HIV remisyonu dediğimizde ise şöyle bir tablodan bahsediyor oluruz; HIV hâlâ vücuttadır, ancak etkin HIV ilaç tedavisi (ART) ile B (belirlenemeyen) seviyeye baskılanmıştır, dolayısıyla etkin değildir ve bir noktada HIV ilaç tedavisi, uzman hekim kararı ve onun gözetiminde bırakılmış olmasına rağmen virüs ilerlemesini tamamen durdurmuştur. Bir başka ifadeyle, virüs önce ilaç tedavisi ile kontrol altına alınmıştır ve sonrasında ilaç kullanımı bilinçli olarak durdurulmuş olsa da virüs ilerlemeye devam etmez. Yani özetle; remisyon ile fonksiyonel tedavinin şeklen aynı şey olduğu söylenebilir ve HIV üzerinde sürdürülen tedavi çalışmalarının bir kısmı kesin tedaviye değil bu tedavi yaklaşımına odaklanmış durumdadır. Bu yaklaşımın amacı HIV ile yaşayanlara bir süre ilaç kullandırıp virüsü B (belirlenemeyen) seviyeye baskılamak ve sonrasında ilaç kullanımına gerek olmayan bir dönemi sağlamaktır. Dolayısıyla hala vücutta olmasına rağmen ilerlemeyecek, -cinsel yolla- aktarılması/bulaştırılması mümkün olmayacaktır ve ilaç da kullanılmayacağı için pratik olarak tedavi edilmiş olacaktır. Bu hem birey hem de toplum sağlığı açısından kazanımları olan bir yaklaşımdır. Fakat unutulmamalıdır ki; kişi HIV tanı/tarama testlerinde hala pozitif çıkmaya devam eder. Bir diğer önemli husus ise kişinin ilaç tedavisini kendi kendine kesmesinin asla önerilmediğidir. Herkes için #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org , HIV tedavisi araştırmalarından gelen tüm verilere sağduyulu ve temkinli yaklaşmanın, erken ve gereksiz heyecanlara kapılmaktan daha doğru ve gerekli olduğunun altını özellikle çizer ve aksi hekim tarafından söylenmediyse ilaç tedavi kesintisini asla önermez. Lütfen konuyu daha iyi anlamak için "Fonksiyonel HIV tedavisi ne demek?" başlıklı "Sıkça Sorulan HIV Soruları" cevabını da okuyunuz. www.kirmizikurde le.org herkes için #hivblgisi #hivhakkindahersey İlgili bağlantılar; - Fonksiyonel HIV tedavisi nedir? - COVID19, HIV kesin tedavisini bulmayı kolaylaştırır mı? - Bir kahramanın, "Berlin hastası" Timothy Ray Brown'ın ardından... - "Londra Hastası" HIV kesin tedavisi yolunda iliklerimize kadar umutlanmaya değer mi? - Moderna'nın deneysel HIV aşısının ilk dozları gönüllülere uygulandı - www.kirmizikurdele.org/hiv-ilac-tedavisi Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın
- HIV hakkında her şey | Kırmızı Kurdele İstanbul I YouTube KanalıYouTube Kanalı https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/youtube
HIV hakkında her şey I YouTube Kanalı I Ücretsiz HIV testi I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul #hivhakkindahersey temasıyla Türkiye'nin en çok başvurulan, güvenilir #hivbilgisi kaynağı #kirmizikurdeleistanbul'un YouTube kanalı. Bilgilendirici HIV içerikleri, #hivindogrusu videoları, söyleşiler, Sivil Toplum HIV Konferansı videoları Yani; HIV hakkında her şey! #kirmizikurdeleistanbul'un YouTube kanalı için buraya tıklayın! www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey #hivindogrusu HIV hakkında her şey sayfalarımıza dönmek için tıklayın
- Ne yapıyoruz? | HIV hakkında her şeyNe yapıyoruz? https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/neyapiyoruz
Kırmızı Kurdele İstanbul ve www.kirmizikurdele.org kimdir? Ne yapar? Ne yapıyoruz? Doktorlar ve HIV ile yaşayan kişiler ile doğrudan iletişim içinde çalışarak edindiğimiz bilgileri, tüm HIV pozitif bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak için kullanıyoruz. Bilginin önemsemeyi, önemsemin korunma refleksini güçlendireceğine inanıyor ve dünyanın farklı ülkelerinde üretilmiş HIV bilgisinin Türkiye’de de dolaşıma girmesi için çalışıyoruz. Ahlaki bir konu olarak sıkışmış HIV olgusunun olması gerektiği gibi tıbbi bir bağlamda tartışılması için farklı sosyal alanlara hitaben fikir ve projeler üretiyoruz.
- Elit kontrolör ne demek? I HIV hakkında her şeyTedavi, Soru 8 https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/elit-kontrolor-ne-demek
HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan HIV soruları I Elit kontrolör I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan HIV soruları Tedavi - Soru 8 Elit kontrolör ne demek? Elit kontrolör , HIV pozitif olduğu bilinen ancak hiçbir ilaç kullanımına gerek kalmadan virüs vücut tarafından tamamen kontrol altına alınarak belirlenemeyen seviyeye baskılanan, çok az sayıdaki insana verilen bir isimdir. Yani bu insanlar HIV pozitif olduklarını bilirler, HIV testlerinde hala pozitif çıkarlar ancak henüz HIV baskılayıcı tedavi ilaçları (ART) kullanmadıkları halde, vücutlarındaki HIV kendiliğinden baskılanmış ve B seviyeye (belirlenemeyen) inmiş durumdadır. Bu durum oldukça nadir görülür ve genellikle kalıcı değildir. Elit kontrolörlerin HIV ilaç tedavisi (ART) almaksızın B seviyede kalma süreleri ortalama bir yıldır. Bu sürenin bir kaç yıla kadar uzadığı nadir örnekler olsa da, elit kontrolörlük kalıcı bir durum değildir. Bu nitelikleriyle nedeniyle elit kontrolörler, şifa (kesin tedavi) çalışmalarında yararlanılan, incelenen bir gruptur. Farklı araştırma ve kaynaklardan elde edilen verilerle yapılmış ortalama hesaba göre, elit kontrolörlük oranı 500 kişide 1'dir. Oldukça nadir görülen bu durum kalıcı değildir ve bu insanların HIV ilaç tedavisi almaksızın B seviyede kalma süreleri ortalama bir yıldır. Bu sürenin bir kaç yıla kadar uzadığı nadir örnekler olsa da, elit kontrolörlük kalıcı bir durum değildir. Son bir kaç yılda yapılan bazı çalışmalar elit kontrolörlerin çeşitli şikayet, hastalık vb. sebeplerle hastaneye gitme oranlarının, HIV ilaç tedavisi alan HIV pozitif bireylere göre %77 fazla olduğunu ortaya koymuştur. Buna bağlı olarak, elit kontrolörlerin de zaman kaybetmeksizin düzenli HIV ilaç tedavisine başlaması önerilir. Konu hakkında merak edilen bir diğer soru ise elit kontrolörlerin HIV testlerinde pozitif çıkmaya devam edip etmeyecekleridir. Evet, elit kontrolörler HIV testlerinde pozitif çıkmaya devam ederler çünkü HIV hala vücuttadır. İlgili bağlantılar: #hivbilgisi yazısı; HIV ilaç tedavisini bırakmak hakkında 3 mit www.kirmizikurdele.org/b-b-nedir www.kirmizikurdele.org/hiv-tedavisi www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey
- HIV hakkında her şey | Sıkça sorulan HIV soruları
HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I Önleme I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular Önleme - Soru 6 PEP nedir? PEP (Post-Exposure Prophylaxis – Temas Sonrası Önleme Tedavisi), HIV bulaşısına neden olabilecek olası riskli davranıştan sonra, HIV’in vücuda yerleşmesini engellemek amacıyla, HIV tedavisinde kullanılan antiretroviral ilaçların (ART) kullanıldığı korunma yöntemine verilen isimdir. PEP, yalnızca acil durumlarda doktor onayıyla ve reçete edeceği şekliyle (doz/gün) kullanılmalıdır. Olası bulaşı riskinden sonraki 72 saat içerisinde başlanması ve doktorun ön göreceği süre boyunca düzenli kullanılması gerekmektedir Türkiye'de PEP Kullanım talepleri her geçen gün hızla artıyor olsa da, ülkemizde bireysel kullanıcılar için uygulanmakta olan düzenli bir PEP programı yoktur. 2019'un ilk aylarında yapılan bir düzenlemeye bağlı olarak, sağlık personellerinin operasyon, acil müdahale vb. durumlarda karşı karşıya kalabilecekleri maruz kalmaları kapsayan bir uygulama sürmekte ve sağlık personelleri için PEP temin edilebilmekte. Ancak aynı hız ve netlik bireysel kullanıcılar için henüz geçerli değil. Hekimlerden aldığımız geri bildirimere göre bunun sebebi, PEP talebiyle hastaneye/doktoraya yapılan başvuruların büyük çoğunluğunun,gerçek bir aciliyet ya da yüksek bir risk içermemesi, yani yaşanan paniğin abartılı olması. Elbette bu noktada risk değerlendirmesi yaparak, PEP gerekip gerekmediğine karar verecek olan kişi enfeksiyon uzmanı. Yani eğer yüksek riskli bir temas kurduğunuzu düşünüyorsanız ve hala 72 saat içindeyseniz, 72 saati aşmamak koşuluyla ve hiç zaman kaybetmeden enfeksiyon bölümü olan -tercihen merkezi- bir hastaneye giderek -tercihen HIV takibi yapan- bir enfeksiyon uzmanıyla konuşmalı ve durumunuzu PEP gerektirip gerektirmediğinden emin olmalısınız. Buna karşın, ilaç bedelini kendi bütçelerinden karşılayarak PEP kullanan bireyler olabilir. Bu karar tamamen kişinin tercihine bağlı olsa da, PEP uygulaması öncesinde ve süresince uzman hekim görüşü ve onayı almak ve uygulama boyunca düzenli hekim ziyaretleri yaparak, gerekli testleri yaptırmak genel sağlığınız açısından şarttır. İlgili bağlantılar; www.kirmizikurdele.org/pep www.kirmizikurdele.org/art www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın
- Viral baskı nedir? I www.kirmizikurdele.org
Viral baskı nedir? B = B nedir? I www.kirmizikurdele.org -Viral baskı/virüs yükü hakkında bilinmesi gereken on şey- HIV ve onun sebep olduğu AIDS, baskılayıcı HIV ilaç tedavisinin (ART) yaygın kullanımı ile beraber ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp yönetilebilen ve kontrol edilebilen bir duruma dönüşeli yaklaşık otuz yıl oluyor. Düzenli HIV ilaç tedavisi (ART) kullanımı ile kandaki HIV miktarının baskılanarak (viral baskı/viral baskılanma) B (belirlenemeyen ) seviyeye indirilmesi ve cinsel yolla bulaşların tamamen önlenebilir hale gelmesi HIV bilimindeki gelişmelerin doğal bir getirisi. Yani HIV ilaç tedavisine (ART) bağlı kalmak, viral baskılanma ve B (belirlenemeyen) seviyeye ulaşmak bakımından da hayati önem taşıyor. Bu #hivbilgisi yazımıza da kaynak olan *NIAID ’ın ( *National Institute of Allergy and Infectious Diseases) yapmış olduğu kapsamlı araştırmalara göre, sürekli viral baskı sadece HIV ile yaşayan kişilerin sağlıklı yaşamalarına katkı sağlamakla kalmıyor, ayrıca virüsün cinsel yolla HIV negatif partnere aktarılma/bulaşabilme ihtimallerini tamamen engelleyerek konuyu önemli bir halk sağlığı argümanı haline getiriyor (Bkz: Belirlenemeyen = Bulaştırmayan B=B ) 1- Viral baskı/Viral baskılanma nedir? ART , HIV’in kendini kopyalayarak çoğalmasını engelleyen bir ilaç tedavisi yöntemidir (detaylı bilgi için tıklayın ). HIV ile yaşayan bir kişi HIV ilaç tedavisine (ART) başladığında, kandaki virüs sayısı da (viral yük) düşmeye başlar. ART doktor tarafından reçete edildiği gibi kullanıldığı sürece, ilaç tedavisine başladıktan sonraki en geç altı ay içerisinde viral yük belirlenemeyen seviyeye düşer (bazı bireylerde, farklı sebeplerden dolayı direnç söz konusu olabilir ve belirlenemeyen seviyeye ulaşmak biraz daha uzun zaman alabilir). HIV tedavisine devam etmek demek, belirlenemeyen seviyeyi korumak yani sürekli viral baskılanmayı sağlamış olmak demektir. 2- Sürekli B (belirlenemeyen) seviyede olmak ne demek? HIV’i baskılamak için reçete edildiği şekliyle düzenli olarak HIV tedavisi ilaçları (ART) kullanmak, HIV pozitif bir kişiyi “belirlenemeyen” viral yük seviyesine ulaştırır. Eğer bir HIV pozitif kişi ART kullanımına bağlı viral baskı sonrasındaki en az altı ay süresinde viral yükünü belirlenemeyen seviyede korumuşsa, bu duruma “sürekli B (belirlenemeyen) seviye” denir. Bu sebeple, sürekli belirlenemeyen seviyede kalmak için HIV tedavisi ilaçlarının mutlaka düzenli olarak alınması gerekir. 3- Belirlenemeyen seviye vücudumda HIV yok mu demek? Hayır. Belirlenemeyen = Bulaştırmayan o anlama gelmiyor. Açıklamak gerekirse; her ne kadar viral yükünüz belirlenemeyen seviyede olsa da ve siz düzenli HIV tedavisi ilaçları (ART) kullanımıyla sürekli belirlenemeyen seviyenizi koruyor olsanız da, virüs vücudunuzda viral rezervuar denilen az sayıdaki hücrenin içerisindeki varlıklarını uyku halinde sürdürmektedir. HIV tedavisinde doz atlama, ilaç kullanımına ara verme ya da sonlandırma gibi durumlarda virüs tekrar aktif hale geçebilmekte ve kendisini kopyalayarak çoğalmaya yeniden başlamaktadır. Bu da viral yükün yeniden belirlenebilen (saptanabilen) seviyeye çıkmasına neden olur. Bu sebeple HIV ilaç tedavisine asla ama asla ara verilmemeli ve doktorun belirtiği şekilde düzenli kullanımı çok önemli ve gereklidir. 4- Benim belirlenemeyen seviyede olmam ile HIV'in cinsel partnerime/eşime bulaşabilme olasılıklarının ne alakası var? Sıklıkla vurguladığımız gibi; HIV tedavisi ilaçlarını reçete edildiği şekilde düzenli olarak kullanan ve belirlenemeyen seviyesini koruyan HIV pozitif bireyler, HIV negatif eşlerine/partnerlerine cinsel yolla -kondomsuz ilişkilerde bile- HIV bulaştırAmazlar/aktaramazlar. Bu konuda, eşlerden birinin HIV pozitif diğerinin HIV negatif olduğu çiftlerin katıldığı 4 geniş katılımlı uluslararası araştırmanın (HPTN 052, Opposite Attract ve PARTNER 1-2) sonuçlarına göre kondom ve PrEP-TÖP gibi korunma araçlarını kullanmadan yani kondom kullanılmadan gerçekleşen anal ve vajinal cinsel ilişkilerde “SIFIR'' bulaşı tespit edilmiştir. Yani Dr. Fauci'nin ve Dünya Sağlık Örgütü'nün de söylediği gibi risk SIFIR dır! *B eşittir B'nin temellerini oluşturan bu önemli çalışmalar hakkındaki #hivbilgisi yazılarımız için buray ı tıklayın 5- HIV ilaç tedavisine (ART) başladıktan sonra ortalama ne kadar zaman sonra cinsel yolla virüsü bulaştırma/aktarma riski sıfıra düşmektedir? Araştırma sonuçlarına göre ART kullanmaya başlayan bir HIV pozitifin en geç altı ay sonra cinsel yolla HIV bulaştırma/aktarma olasılıklarının sıfır olduğu bilimsel açıdan kanıtlanmıştır. HIV ilaç tedavisine başlayan bireylerin büyük bir çoğunluğu, tedaviye başlamalarından sonraki altı ay içerisinde belirlenemeyen seviyede viral yüke sahip olmakta ve bu her HIV pozitife tedavi düzeninin bir parçası olarak periyodik olarak yapılan HIV RNA testi ile doğrulanmaktadır. Eğer bir HIV pozitifin düzenli ART kullanımı ile HIV RNA (viral yük) testi sonucu sürekli belirlenemeyen seviyedeyse ve düzenli ilaç kullanmaya devam ederek sürekli belirlenemeyen seviyeyi koruyorsa cinsel yolla bir HIV bulaşısı olmasından söz edilmemektedir. 6- HIV ilaç tedavisini bırakırsam ne olur? HIV ilaç tedavisi bırakılırsa, viral yük yine eski seviyesine ve belki daha yükseklere çıkar ve yeniden cinsel yolla HIV aktarabilir/bulaştırabilir hale gelirsiniz. Araştırmalarda, HIV tedavisine hiçbir şekilde ara vermemenin ya da bırakmamanın, virüsü bulaştırma riskini ortadan kaldırdığı gözlemlenmiştir. Tedaviye ara vermek ya da bırakıp sonra tekrar başlamak gibi önerilmeyen eylemler aynı zamanda virüsün direnç kazanması ve kullanabileceğiniz ilaç seçeneklerinin de azalması anlamana gelebilir. Bu sebeple, HIV ilaçlarının doktorun reçete ettiği şekilde düzenli olarak kullanılması ve tedaviye asla ara verilmemesi gerekmektedir. Eğer çeşitli sağlık sorunları yaşıyorsanız ya da ilaç tedavinize tıbbi sebepler dolayısıyla ara vermeniz gerekiyorsa ve daha olası pek çok durumda, mutlaka bu durumunuzu doktorunuza bildirin ve farklı seçeneklerin değerlendirilerek tedavi sürekliliğinizin sağlanması için doktorunuzun görüş ve önerilerine başvurun. 7- Sürekli B (belirlenemeyen) seviyede olduğumdan emin olmak için hangi sıklıkta viral yük testi yaptırmam gerekir? Güncel tedavi kılavuzlarına göre genel olarak viral yük her 3-6 ayda bir ölçülmeli ve not edilmelidir. Ancak sürekli belirlenemeyen seviyede olan HIV ile yaşayan bireylerin, doktorlarının önerisi ile bu süre daha da - örneğin yılda bir-uzatılabilir. Eğer sürekli belirlenemeyen seviyedeyseniz ve bu seviyeyi korumak istiyorsanız, doktorunuzun önerilerine dikkat etmek ve HIV ilaç tedavisini kesintisiz bir biçimde sürdürmek çok önemlidir. 8- Viral sıçrama (blips) nedir? Zaman zaman, ilaçlar aksatılmadan ve doktorun belirttiği şekilde kullanıyor olsa da viral yükün küçük de olsa belirlenebilir seviyeye çıkıp sonra tekrar belirlenemeyen seviyeye indiği görülebilir. Bu duruma “viral sıçrama” deniliyor. Viral sıçrama, sık görülen tıbbi bir durumdur ve asla HIV tedavisinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Bu viral sıçramalara neyin neden olduğu konusunda ciddi araştırmalara devam edilmektedir. 9- Partnerimle olası HIV bulaşı riski konusunda nasıl konuşabilirim? HIV ile yaşayan kişilerin HIV tedavisine düzenli olarak devam ettikleri ve belirlenemeyen seviyede oldukları sürece virüsün cinsel yolla bulaştırılma ihtimalinin SIFIR olduğunu daha önce defalarca kez belirtmiştik. Ancak burada şu detayı da eklemek isteriz: Eğer düzenli bir ilişkiniz varsa, ve siz ya da partneriniz tedavi altındaki bir HIV pozitif bireyseniz, tedaviye bağlılıktaki en önemli etkenlerden biri de, ilişkinin tedavi bağlılığına olan etkisini anlamaktır. Yani siz sevdiğiniz kişinin sağlığına özen gösterdikçe, tedavi bağlılığına da o kadar katkı sağlamış olacaksınız. Ancak yine de ileri korunma yöntemleri ile kendinizi daha güvenli hissetmek isterseniz, PrEP (TÖP - Temas Öncesi Profilaksi) seçeneğini göz önünde bulundurabilirsiniz. PrEP-TÖP ile ilgili detayları burayı tıklayarak öğrenebilirsiniz. 10- Sürekli B (belirlenemeyen) seviyedeyim. HIV dışında, cinsel yolla bulaşabilen diğer enfeksiyonları kafama takmama gerek yok diyebilir miyim? İstiyorsanız elbette dersiniz ama demeseniz iyi. Çünkü bu tamamen bilim dışı, pratiklere aykırı ve yüksek risk içeren bir davranış olur. HIV ilaç tedavisi sizin yalnızca HIV viral yükünüzü baskılamaya ve HIV'i cinsel yolla bulaştırmanızı/aktarmanızı engellemeye yarar. Aynı şekilde PrEP/TÖP'de sizi yalnızca HIV’e karşı korumaktadır. Eğer HIV ilaç tedavisi altındaysanız veya HIV’den korunmak için PrEP kullanıyorsanız cinsel yolla bulaşabilen diğer enfeksiyonlara karşı hala korunmasız olabilirsiniz. Bu sebeple Hepatit B, Hepatit C, HPV, bel soğukluğu, frengi ve cinsel yolla bulaşabilen diğer enfeksiyonlardan kendinizi korumak için kondom kullanımının sürekliliği en az her zamanki kadar önemlidir. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu
- HIV hakkında her şey | HIV ve Koronavirüs aşısı
HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I HIV ve Koronavirüs aşısı I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular Tedavi - Soru 14 Koronavirüs aşısı bir yıl gibi kısa bir sürede kullanıma sunuldu. Peki HIV'in aşısı neden hala bulunamadı? Pek çok insanın aklını -haklı olarak - kurcalayan bu konuda bir hayli soru aldık. Konuyu çok farklı boyutları ve detayları ile ele alan hayli uzun cevaplar vermenin mümkün olduğu soruyu -#hivhakkindahersey sıkça sorulan sorular bölümü için- kısaca yanıtlamaya çalışalım; en önemli faktör finansman. Parasal kaynakların COVID19’a, modern tarihte hiçbir hastalık alanına odaklanmadıkları kadar yoğun ve kararlı biçimde odaklanmaları, hızlı sonuç almada çok büyük rol oynadı. COVID-19'un çok kısa sürede, küresel ve ortak bir soruna dönüşmesi, durumun aciliyetinin görmezden gelinemeyeceği bir atmosfer yaratınca, bütçe ihtiyacı hızlıca aşıldı. Hatta bu bütçenin oluşması için, farklı hastalık alanlarında sürmekte olan araştırma ve ilaç çalışmalarının bütçelerinden de yararlanıldı. Evet bu riskli bir tercihti, fakat neyse ki sonuç umulandan daha etkili oldu. Bir diğer önemli faktör ise geniş işbirlikleri . Aşı çalışmaları sürecinde araştırmacılar, ilaç şirketleri, sağlık otoriteleri, üniversiteler ve hükümetler arasında, geçmişte pek görülmemiş seviyede hızlı ve yakın bir işbirliği gelişti ve bu işbirliği, dünya çapında aşı araştırmalarına gönüllü olarak katılan binlerce insan tarafından da desteklendi. İşin bilimsel tarafına gelirsek ; -her ne kadar hastalıklar/virüsler arasında kıyas yapmayı, hiyerarşik bir okuma yapmayı sevmesek de - COVID-19, yapısı HIV’e kıyasla daha basit olan bir virüs. Örneğin HIV DNA hücresine erişir, orada yaşar, çoğalır. COVID-19 ise -ne mutlu ki - bu yeteneğe sahip değil yani DNA hücresine nüfuz edemez. İki enfeksiyon arasındaki bir diğer belirgin fark ise zekaları. HIV doğası gereği oldukça hızı değişebilir. Buna bir tür adaptasyon yeteneği de denilebilir. Yani HIV, kendisine karşı geliştirilen -özellikle aşıları- hızlıca çözerek, onları işe yaramaz hale getirmek konusunda oldukça yetenekli. Ona zeki/akıllı virüs denmesinin sebeplerinden biri bu. COVID-19 ise -yine ne mutlu ki - HIV kadar zeki olmayan, o hızda değişmeyen, değişse bile temel davranışları değişmeyen bir virüs. COVID-19’un bu sabit karakteri ve tutarlı davranışları, aşının bu kadar hızlı bir biçimde geliştirilebilmesinde bilime çok yardımcı oldu. Özetle, karşımızda karakteristik özellikleri ilk günlerden beri bilinen ve tutarlı davranan bir virüs olması süreci büyük ölçüde hızlandırdı. Öte yandan, HIV’in -şimdilik- bir aşısının olmaması, bilimin HIV tedavisinde başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Tam aksine, HIV ve AIDS’in, bilimin çok kısa bir zaman diliminde devrim niteliğinde gelişmeler gösterdiği ve diğer hastalık alanlarına maksimum katkı sunduğu bir çalışma alanı olduğu söylenebilir. Günümüzde HIV’in -en az- 30 farklı alternatif içeren etkin bir ilaç tedavisi (ART) var. Bu etkin ilaç tedavisi sayesinde HIV ile yaşayan bireyler, sağlıklı ve uzun bir ömür sürebilir, virüsü -kondomsuz ilişkilerde bile- bulaştırmaz ( Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan ), tamamen doğal yollarla gebelik süreçleri geçirebilir, HIV taşımayan bebek sahibi olabilir ve yasal, sosyal, çalışma hakları ve fırsat eşitliği gibi açılardan toplumun eşit birer ferdi olarak konumlanırlar. Son olarak, COVID-19 aşısının araştırılması sürecinde oluşan bilimsel birikim ve ilk kez kullanılan (mRNA gibi) yöntemlerin HIV’in aşısının bulunması sürecine yüksek düzeyde katkıda bulunarak hızlandırması yönünde bir beklenti olduğunu da ekleyelim. İlgili bağlantılar; HIV ve koronavirüs hakkındaki diğer yayınlarımız www.kirmizikurdele.org/hiv-ve-hamilelik www.kirmizikurdele.org/besittirb www.kirmizikurdele.org/art www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivcokdegisti Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın
- Kırmızı Kurdele İstanbul I #hivbilgisi I Diş muayenesinde HIV riski var mı?HIV ve Diş https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/hiv-ve-dis
Dişçide HIV bulaşır mı? I HIV hakkında her şey I Türkiye'nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı Kırmızı Kurdele İstanbul - Diş muayenesinde HIV bulaşma riski nedir?- HIV hakkında herkesin merak ettiği ancak işin doğrusunu kimsenin anlatmadığı bir başka konu; Diş muayenesinde HIV riski olup olmadığı? Peki Florida Dişçişi kim? HIV ve diş konusu ile ilgisi nedir? Bilimsel gerçeklerle, tarihçesiyle, raporlarıyla, referanslarıyla, herkesin anlayacağı, kolay anlaşılır bir #hivbilgisi dili ve #kirmizikurdeleistanbul özeniyle. -- -Gerçekten de diş muayenesinde HIV riski var mı?- -Florida dişçisi vakası nedir?- Pek çok insan, diş operasyonlarının niteliğinden dolayı HIV bulaşma riskinin hayli yüksek olduğuna inanır. Bu yüzden de diş çekimi, kanal tedavisi vb. kanlı operasyonların, yüksek HIV riski taşıdığına dair kent efsaneleri bitmek bilmez. S orular genelde ‘ya benden önceki kişi HIV pozitifse ve ondan kalan kan bana bulaşırsa’ fantezisinden başlayarak, akıl sınırlarını zorlayan bir noktaya ulaşır. Konuyu açmadan önce, en başta söylenmesi gereken en önemli detay ise şudur: tüm diş hekimleri, HIV ve diğer bulaşıcı hastalıkların bulaşmasını önlemek için evrensel tedbirler almakla ve bu tedbirlere, dişçi koltuğuna oturan herkesin bulaşıcı bir hastalığı varmış varsayımıyla sıkı sıkıya bağlı kalmakla yükümlüdürler. Bu önlemler diş hekimleri, hatta asistanlarının da eldiven, yüz maskesi ve göz koruması kullanımları ve ‘Ağız ve Diş Sağlığı Yönetmeliği’nce özetlenen prosedürleri takip ederek tüm el aletlerini (matkaplar vb.) her bir hasta için ayrı ayrı steril hale getirmelerini gerektirir. Steril edilemeyen tek kullanımlık araçlar ise adı üzerlerinde, tek kullanımlıktır. Yani sadece sizin muayenenizde kullanılmak üzere, gözünüzün önünde a mbalajından çıkarılır ve işleri bitince yine ambajlarına konularak çöpe atılırlar. Her hastadan sonra eldivenler atılır, eller yıkanır ve bir sonraki hasta için yeni bir eldiven kullanılır. Özellikle son yıllarda, tıbbi araç gereç ve tıp teknolojisindeki gelişmeler bu tip bir bulaş ihtimalini neredeyse imkânsız hale getirirdiler. Öte yandan HIV’in insan vücudu dışına çıktıktan ya da bir başka deyişle havayla temas ettikten çok kısa süre sonra etkisini yitirmesi, bu tip bir bulaşın -neredeyse- imkânsız olmasını sağlayan bir başka faktördür. Eğer tüm bu faktörlere rağmen bu konuda endişeli iseniz, muayene öncesinde diş hekiminize sağlık ve güvenlik önlemleri ile ilgili endişelerinizi aktarmak için birkaç dakika ayırmanız hem içinizin rahatlamasını hem de bu tip kent efsanelerine inanmamanızı sağlar. -Peki diş muayenesi yoluyla hiç mi bulaş yok?- Uzun lafın kısası; var! HIV’in 40 yılı aşan tarihinde , kayıtlara diş muayenesi kaynaklı olarak geçmiş ve ispatlanmış sadece 2 vaka var. Şimdi gelin, ikisi de hekimlerin ve hastaların karşılıklı ihmallerinden oluşan bu vakalardan biri ve konuyu en net özetleyeni hakkında biraz bilgi edinelim. Edinelim ki, diş muayenesinde nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkındaki dersi alarak, neredeyse imkânsız olan bu ihtimalle karşılaşmamayı ya da kimseyi böyle bir riske bırakmamayı garanti altına alalım. -Florida dişçisi vakası- İsmin biraz gerilim filmi tadında olduğunu kabul ediyoruz. Fakat doğrusu vakanın kendisi de biraz gerilim filmi tadında. 1990 yılında HIV tanısı alan Kimberly Bergalis adında bir kadın, kendisini HIV riski altına sokan hiç bir davranışı olmadığını söylüyordu. Bu konudaki ısrarını giderek arttıran Bayan Bergails, 1990'larda risk olarak değerlendirilebilecek dövme, akupunktur dahil hiçbir işlem yaptırmadığını, hayatı boyunca sadece 2 erkek arkadaşı olduğunu ve 2 erkek arkadaşının da HIV negatif olduğunu söyledi ve söylediği her şeyi testlerle doğruladı. İş gittikçe gizemli bir hal alıyordu. Konu biraz daha araştırılınca anlaşıldı ki, Bayan Bergails HIV tanısı almadan tam 2 yıl önce, 2 diş çekimi için muayenesine gittiği Dr. David Acer’ın kendisi, bu diş çekimlerinden 3 ay önce HIV tanısı almıştı. Bu teoriye göre Bayan Bergails haklıydı ve HIV’in kaynağı Dr. Acer olabilirdi. Bu noktada gerçek bir sorumluluk örneği gösteren Dr. Acer’in tüm hastalarını HIV testi yaptırmaya davet eden bir açık mektubu ile başlayan derin araştırma gösterdi ki, Dr. Acer’in 5 hastası daha, kendisinin HIV tanısını takip eden süreçte HIV ile enfekte olmuşlardı. Burada Bayan Bergails ve diğer 5 hastanın hatası ise Dr. Acer’in muayeneler boyunca, gerekli sterilizasyon prosedürünü takip edip etmemesi ile hiç ilgilenmemiş olmaları. Yani normal koşullarda diş hekimi HIV pozitif olsa dahi, eldiven kullanmak vb. prosedürler ya da dişçinin operasyon sırasında herhangi bir şekilde kanaması olduğunda operasyonu durdurup, kan akışını kestikten sonra devam etmesi gibi noktalara özen gösterilseydi bu bulaşların hiçbiri gerçekleşmezdi. Doğrusu şu ki Dr. Acer kötü ve ihmalkâr bir dişçi, hastalar ise muayene ücretinin ucuzluğunun, sterilizasyondan daha önemli olduğunu düşünen insanlardı. Tabi bu noktada olayın, HIV’i tamamen baskılayan ve salt bir taşıyıcılık hale getirerek, bulaş risklerini sıfır seviyesine indiren ilaç tedavisi ART'nin (Neymiş bu ART? tıklayın ve öğrenin) 1996'da bulunduğunu eklemek şart. Yani bu olay bugünlerde yaşanmış olsaydı, HIV pozitif olduğunu zaten bilen Dr. Acer HIV ilaçları kullanmaya başlamış, muhtemelen Belirlenemeyen seviyeye de ulaşmıştı. Bu faktörlere bir de standart sterilizasyonu, hatta riskli temas sonrası önleme tedavisini yani PEP’i (Neymiş bu PEP? tıklayın ve öğrenin) eklediğimizde, bugünlerde böyle bir olayın yaşanması ihtimali için ‘neredeyse imkânsız’ demek, gerçekten de abartılı olmayacaktır. Florida dişçisi vakası ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz, Amerikan Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (CDC ) raporlarına (İngilizce) aşağıdaki *linkler aracılığıyla ulaşabilirsiniz; *www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/00001679.htm www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/00014428.htm www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/00001877.htm www.kirmizikurdele.org #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı #hivhakkindahersey #hivindogrusu HIV hakkında her şey sayfalarımıza dönmek için tıklayın Yayına hazırlayan: Arda Karapınar
- #hivhakkindahersey I www.kirmizikurdele.org I HIVfobi - AIDSfobi
HIV hakkında her şey I HIVfobi I Online HIV danışmanlığı I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul hiv belirtileri - HIVfobi/AIDSfobi - Herkesin korku ve endişelerini tetikleyen bazı kelimeler var. Bu konuda liste yapmanız istense pek çok farklı kelimeyle uzayıp giden listeler görmek mümkün olabilir, fakat muhtemelen ortak kelimelerden biri HIV ve/ya da AIDS olacaktır. Bu korkuları tamamen rasyonel ve anlaşılır, makul korkular olarak kabul etmek bir hayli mümkündür ve hatta önerilen sağlıklı yaklaşım da budur. Peki bu korkular gündelik hayatınızı iyice etkisi altına alırsa ne olur? Eğer HIV’den ve/ya da AIDS’ten günlük yaşantınızı olumsuz etkileyecek, aklınızdan çıkaramayacak kadar korkuyorsanız, durumun adını doğru koymanın vakti gelmiş olabilir; HIVfobi/AIDSfobi HIV/AIDS fobisi, HIV pozitif olmuş olmaya dair yüksek korku ve/veya aksine tüm kanıtlara, tüm negatif sonuçlu testlere rağmen sonuçlara inanmama, aslında HIV pozitif olduğu düşüncesine saplanıp kalma durumu olarak tanımlanıyor. Bu içinden çıkılması çok da zor bir durumdur ancak bireyin odaklanılmış müdahale yani profesyonel yardım, uzman desteği olmadan bu korkudan tamamen kurtulması pek de mümkün değildir. - HIVfobiyi anlamak - Fobi genellikle belirli bir şeyle ilgili akla, mantığa uygun olmayan veya takıntılı bir korku veya endişe olarak tanımlanıyor. Kişinin yaşamını kontrol altına alabilen, kişiler arası ilişkilere olumsuz etkileri olan ve yaşam kalitesini önemli ölçüde azaltabilen bir mefhumdur fobi. AIDSfobisi/HIVfobisi olan insanlar, dünyadaki tüm negatif testlerin endişelerini gidermeyeceğine, aslında sonucun pozitif olduğuna ve gerçek sonucun kendilerinden saklandığına ya da test cihazlarının kendilerindeki virüsü tarayacak kadar yeterli olamadığına inanırlar ve şüphelerinin doğru, kendilerinin haklı olduğunu ispatlayacak kanıtlar bulmak için internette çok fazla zaman harcayabilirler. İnanılır buldukları siteler ise genellikle uydurulmuş ya da abartılmış hikayeler, 1980’lerden kalma bilgiler ya da kaynak verilmemiş, kaynağı tıbben doğrulanmamış safsatalar sunan internet siteleridir. - Sebepler - İnsanların bu tip fobiler geliştirmelerinin tüm nedenleri net bir biçimde anlaşılabilmiş değil. Bazı ruh sağlığı uzmanları, en güçlü sebebin fobiler geliştirme eğilimi olan genetik olabileceğine inanıyorlar. Bir diğer olası sebep ise geçmişteki olumsuz olaylar ve deneyimler. Örneğin sudan korkma hali (havuz, deniz), boğulan birini tanımaktan, böyle bir olaya tanık olmaktan kaynaklanabilir. Aynı şekilde, aşırı derecede hastalanan, zayıflayan veya hastalıktan ölen başkalarını tanımak, onları yakından görmüş olmak, bu ve benzeri görüntüler içeren videolar izlemek HIVfobisi sebebi olabilir. Başka bir faktör, kişinin yanlış olduğunu düşündüğü bir davranıştan ötürü kendisini suçlaması olabilir. Çünkü çevresel, geleneksel, toplumsal kabullere aykırı olduğu düşünülen, bir başkası öğrendiğinde açıklanması zor olan bu tip ilişkiler sonucu HIV pozitif olunacağı düşüncesi çok yaygındır. Bu tip bir durumlarda HIVfobisini tetikleyen diğer faktörler ise kişinin eğer HIV pozitif olursa, bunun sebebini açıklamak zorunda kalacağı ve açıklayamacağı ya da açıklarsa pek çok şeyini kaybedeceğini düşünmesidir. Yaptığı şeyin yanlış/suç/yasaklı olduğunu düşünen birinin buna karşılık açık ya da bilinçaltından gelen bir inançla bir ceza hak ettiğine inanması güçlü bir HIVfobi sebebidir . HIVfobisinde genellikle kültür de büyük bir rol oynar. Bir insanın yetişme biçimi, çevresi, eğitimi ve sosyal deneyimleri gibi faktörler de ahlaki olan ve olmayana dair kişisel muhasebe süreçlerini etkileyerek HIVfobiye sebep olabilirler. - HIVfobi tedavisi - HIVfobi genellikle birlikte yürütülen psikoterapi ve ilaçlar ile tedavi edilir. Fakat elbette kişiye ve vakaya göre farklılıklar olması normaldir ve en doğru kararı uzman verecektir.Tüm gerçekleri, sebepleri ve zararları anlamak için bir akıl sağlığı uzmanı ile (terapist, psikolog, psikiyatrist vb.) düzenli bir terapi takip etmek önerilir ve bu korkuların kök nedenlerini araştırmanın da en etkin yoludur. Çoğu durumda fobinin aslında HIV ile hiçbir ilgisi olmadığı görülür. Tedavi süreci birebir terapi, grup terapisi veya aile danışmanlığı da içerebilir. Anksiyete bozukluğu tanısı alan kişilerde, çeşitli ilaçların yardımcı olduğu bilinmektedir ve bu ilaçlar sadece reçete ile ve uzman bilgisi dahilinde kullanılmalıdır. Başarılı bir tedavinin olanaklı olduğu diğer tüm durumlarda olduğu gibi HIVfobi tedavisinin de ilk şart ortada bir sorun olduğunu kabul etmektir. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey #hivindogrusu
- İğneden HIV bulaşır mı? I www.kirmizikurdele.org
Ortak şırınga, iğne kullanımından HIV AIDS bulaşır mı? I www.kirmizikurdele.org Sıkça sorulan HIV soruları Bulaş yolları - Soru 4 Hastane vb. bir ortamda yerden bulduğum kullanılmış bir iğneden HIV bulaşır mı? Soruya soruyla cevap vermek gibi olacak ama; yerden bulduğunuz iğneyi niçin kullanıyorsunuz? Fakat kazayla oluşan bir batmadan bahsettiğinizi varsayarak yanıtlayalım; düşük ihtimal. Çünkü HIV açık havayla teması halinde etkinliğini hızlıca yitirir. Dolayısıyla, eğer iğnenin ucunda HIV bulunuyorsa ve bu uç derinize hatta deri altından kan yoluna doğru girdiyse, büyük ihtimalle HIV zaten çoktan ölmüştür. Ancak, eğer başkasına ait bir iğneyi hemen ardından sizin de kullanmanızdan bahsediyorsanız, sorunun cevabı EVET! Başkası tarafından kullanılan bir iğneden HIV bulaşması/geçişi riski çok yüksektir. Hatta HIV bulaşına ilişkin en yüksek risklerden biri budur. Çünkü diğer bireyden çıkan iğne içerisinde HIV bulunabilir ve henüz hava ile temas etmediği için virüs hala aktiftir. Bu yüzde başkası tarafından kullanılan iğneleri asla paylaşmayın. Sadece ambalajından yeni çıkarılmış iğneleri kullanın. Eğer açık uçlu bir iğne elinize batarsa yapmanız gerekenler şu şekildedir: -Panik yapmayın. Ortada henüz bir sorun yok. Endişe etmeyin. -Batma olan bölgeyi bastırmayın ya da kanı emmeye çalışmayın. Aksi davranış, eğer bir viral bulaşı söz konusu ise kan yolundan vücudunuza gitmesine neden olabilir. -Eğer kanama varsa, bırakın kanasın. Bu sadece vücudunuzun yaralanmaya karşı doğal tepkisidir. -Ellerinizi su ve sabunla güzelce yıkayıp kurulayın, üzerine bir yara bandı yapıştırın ve zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna gidin. -Eğer gerekirse sağlık profesyonelleri/uzman doktorlar, iğnede HIV bulunması ihtimaline karşılık olarak PEP/TSP (Temas Sonrası Profilaksi) ismi verilen koruyucu bir ilaç t edavisine başlayabilir. PEP şüpheli temastan en geç 72 saat sonra kullanılmaya başlandığında HIV bulaş/geçiş riskini azaltan önleyici bir ilaç uygulamasıdır. PEP/TSP için reçete gerekeceği için PEP gerekip gerekmediğine dair risk değerlendirmesi ve karar ancak uzman tarafından yapılabilir/verilebilir. Detaylı bilgi için www.kirmizikurdele.org/pep adresini ziyaret edebilirsiniz. İlgili bağlantılar: www.kirmizikurdele.org/hivkorunmayollari www.kirmizikurdele.org/hivbulasyollari www.kirmizikurdele.org/pep www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey
- HIV hakkında her şey | İlaç temini...İlaç temini/Sosyal hayat, Soru 5 https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/sss-i5
HIV hakkında her şey I Sıkça sorulan sorular I İlaç temini I Türkiye'nin güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Sıkça sorulan sorular İlaç temini ve sosyal yaşam - Soru 5 Devlet memuruyum. HIV tedavim sistem tarafından karşılanır mı? Evet. Devlet memurları da sosyal sigorta sistemine dahildir ve HIV tedavisi ile gereksinimler, ek ücret ödenmeksizin sistem tarafından karşılanmaktadır. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu Sıkça sorulan sorular sayfasına dönmek için tıklayın
- HIV ve Viral Sıçrama | HIV hakkında her şeyHIV ve Viral Sıçrama https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/viral-sicrama
HIV ve Viral sıçrama hakkında her şey I HIV hakkında her şey I Ücretsiz HIV testi I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul Viral sıçrama (blips) nedir -Viral sıçrama (blips) nedir- Virüs yükünün belirlenemeyen seviye olarak tanımlanan 0 - 50 kopya/mL aralığını aşarak 50 kopya/mL üzerinde görüldüğü viral yük testi ölçümleri, viral sıçrama-blips olarak adlandırılır. Fakat genellikle virüs yükü burada sabit kalmaz ve 50 kopya/mL altına geri çekilir. (Bkz: Şekil 1) Viral yük sıçramaları HIV baskılayıcı ilaç tedavisi sürdüren bireylerin ortalama olarak dörtte birinde karşılaşılabilen, olağan bir durumdur ve tedavide bir sorun olduğu anlamına gelmez. Aslında pek çok viral sıçramanın farkında bile olunmaz çünkü belirli bir süredir HIV tedavisi ilaçları kullanan ve tedaviyi aksatmayan HIV pozitiflerin viral yük ölçüm testleri yılda bir ya da iki kez yapılır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi blips 0 - 50 kopya/mL aralığının üzerinde bir viral yük ölçümü anlamına gelse de, bu sıçrama zaman zaman 200, 500 hatta 1000 0 - 50 kopya/mL'nin üzerinde bile olabilir. Bahsettiğimiz bu değerlerin (200, 500, 1000) hiçbiri ciddi bir soruna işaret etmez. Blips görüldüğünde genellikle yapılan ilk şey yeni bir viral yük(HIV-RNA) testi ile yeni bir ölçüm yapmaktır. HIV tedavisi süresince kullanılan viral yük dahil tüm testler hakkında bilgi için buraya tıklayabilirsiniz. Bu konuda 2008'de Hollanda'da yayınlanan ATHENA çalışmasına göre blips görülen HIV pozitif bireylerin %82'sinin virüs yükleri bir sonraki ölçümde, %12'si ise takip eden testlerde yeniden belirlenemeyen seviyeye dönmüştür. Bu bireylerin sadece %6'sında ise belirlenemeyen seviyeye dönmek beklenenden uzun sürmüş, bazıları ilaç direnci geliştirmiş ve ilaç değiştirmişlerdir. Viral sıçrama - blips'lerin sebebi grip, nezle vb. mevsimsel hastalıklar ve/ya da aşılar olabilir. Bazı viral sıçramalar ise laboratuvar hatası olabilir ve böyle bir şüphe varsa gerçekten bir sıçrama olup olmadığı yeni bir test yoluyla, kolaylıkla doğrulanabilir. www.kirmizikurdele.org herkes için #hivbilgisi #hivhakkindahersey
- HIV hakkında her şey | Kırmızı Kurdele İstanbul I Test güvenilirliklerHIV Test Türleri ve Süreleri https://redribbonistanbul.wixsite.com/hivhakkindahersey/hiv-test-guvenilirlikleri
HIV hakkında her şey I HIV test güvenilirlikleri I Ücretsiz HIV testi I Türkiye'nin en güvenilir HIV bilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul 1 Aralık Dünya AIDS Günü Bildirisi; HIV'i durdurma vakti! -HIV testi sonuçları ne kadar güvenilir?- HIV testleri ve süreleri HIV testleri nasıl çalışır? Hangi HIV testi ne zaman sonuç verir? Telaşa mahal yok. Hepsini hem detaylı, hem kolay anlaşılır bir dilde hem de tablolarla yanıtlayacağız! Sırayla gidelim; HIV testleri, 3 farklı şeyi dikkate alarak sonuç verirler: 1. Virüsün (Antijen/Ag) yüzeyindeki proteinler, mesela Protein 24 (p24 denilmektedir), 2. Virüse karşı bağışıklık sisteminin tepkisi (Antikor/Ab), 3. Virüsün genetik parçaları ya da yapısı (HIV RNA ya da DNA). Şimdi,de temelde kullanılan HIV testlerinin kullanım sıklıklarına bir bakalım: *Sadece Antijen'e bakılan testler (p24 testleri). Bu testler nadiren kullanılırlar. *Sadece Antikor'a bakılan testler (Ab). Bu testler de nadiren kullanılırlar. *Antikor ve Antijen’e aynı anda bakılan kombinasyon testler (Ab/Ag): Bu testler günümüzde en sık kullanılan testlerdir. Genellikle “HIV 1/2 ab+p24 ag” şeklinde isimlendirilirler. * Viral yük testleri (RNA PCR test): Genetik inceleme sınıfında oldukları ve pahalı oldukları için, HIV’in ilk aşamada tespit edilmesi için direk kullanılmazlar. Antikor testleri Bu testler kandaki antikorun ölçüldüğü testlerdir. Antikorlar, vücudunuza bir enfeksiyonun bulaşması durumunda, bağışıklık sisteminiz tarafından üretilen savaşçılardır. Antikor testleri kanda, bağışıklık sisteminin oluşturduğu bu savaşçıları tespit etmektedir. Antikor testleri, klasik yöntemle damardan kan alınarak yapılabileceği gibi, parmak ucundan kan alınarak hızlı yöntemle de yapılabilmektedir. Eğer testin sonucu “negatif” ya da “reaktif olmayan (non-reaktif)” ise, o zaman HIV testinizin sonucu negatiftir. Yani HIV-negatifsinizdir. Eğer testinizin sonucu pozitifse, bu direk “HIV pozitifsiniz” anlamına gelmemektedir. Çünkü küçük bir yüzdeden bahsediyor da olsak, bazı pozitif sonuçlar “yalancı pozitif” olabilmektedir. Tüm pozitif sonuçlar, mutlaka ikinci bir testle doğrulanmaktadır. Doğrulama testi olarak genellikle “western blot” adı verilen test kullanılmakta ve eğer bu testin sonucu da pozitif gelirse, bireyin HIV pozitif olduğu söylenebilmektedir. Western blot testinin sonuç vermesi için 1 hafta kadar süre gerekebilir. Pencere dönemi HIV antikor testleri, HIV'i enfeksiyona maruz kalındıktan hemen sonra göremeyebilirler. Çünkü vücudunuzun HIV enfeksiyonuna karşı antikor üretmesi kişiden kişiye değişmekle beraber ortalama olarak 4 haftayı bulabilmektedir. Enfeksiyona maruz kaldığınız y ani HIV'in vücudunuza girdiği andan, vücudun HIV'e bağlı antikor üretmeye başladığı an arasında geçen zamana pencere dönemi denilir. Pencere döneminin süresi, bazı durumlarda kişiden kişiye değişebilmekte; daha kısa sürede antikor gelişmesi söz konusu olabileceği gibi, 4 haftadan daha da uzun sürebildiği durumlar söz konusu olabilmektedir. Bu sebeple, yapılan ilk testin tekrarlanarak, şüpheli ilişkiden sonraki 90. günde de test yapılması önerilmektedir. Pencere dönemi hakkında bilgi için tıklayın ! Kombine Antikor/Antijen testleri Günümüzde en yaygın kullanılan testlerdir ve “4. jenerasyon” testler olarak adlandırılırlar. Test sonuçlarında bu testi “hiv 1/2 ab+p24 ag” vb. şeklinde isimlendirmektedirler. Bu testler, antikorun varlığının yanı sıra, “p24” olarak adlandırılan ana HIV proteininin varlığını da tespit etmektedir. “p24” (Protein 24’ün kısa hali) genellikle enfeksiyona maruz kalınmasından sonra 2 - 4 haftalık süre içerisinde, antikor üretiminden önce oluşmaktadır. Ancak p24’ün kanda tespit edilebilir seviyeye gelmesi 1 - 2 ayı bulabilmektedir. Bu süre zarfında eğer gerçekten HIV enfeksiyonuna maruz kalınmışsa, çoktan antikor üremesi gerçekleşmiş olacak ve kanda tespit edilebilir bir antikor seviyesi söz konusu olacaktır. 4.jenerasyon testlerin, olası bulaşıdan ortalama 4 hafta geçtikten sonra kullanılması önerilmektedir. Bu testler, 4 haftalık süre geçmesinden sonra en az %95 doğruluk oranıyla sonuç vermektedir. Bağışıklık sisteminin geç tepki göstermesi olasılığını göz önüne alarak (ki bireylerin %5’I geç tepki veren bağışıklık sistemine sahiptir), alınan negatif sonucun mutlaka 3. ayın sonunda (90.günde) tekrar HIV testi yapılarak doğrulanması önerilmektedir. Viral yük testi (RNA PCR) PCR, “Polymerase chain reaction” yani “polimeraz zincirleme reaksiyonu”nun kısaltılmış halidir. Bu test, kanda doğrudan HIV enfeksiyonu arar. Testler arasında, en kısa pencere dönemi sahip olan testtir ve riskli temastan sonraki 3. günden itibaren uygulanabilmeleri mümkündür. Ancak viral yük testinin HIV endişesi taşıyan herkesçe kullanılması (tıbbi gereklilik, acil tıbbi müdahale gerekliliği vb. bazı özel durumlar dışında) önerilmemektedir. Ayrıca çok pahalı bir testtir. HIV endişesinin giderilmesi için bu teste başvurulması gerektiği kararı bir enfeksiyon uzmanı tarafından verilmelidir. Bu testi satan laboratuvar ya da herhangi bir başkasının 'PCR testi gerekir' biçimindeki kesin yönlendirmesi, bir enfeksiyon uzmanı tarafından mutlaka doğrulanmalıdır. Aksi halde çok ucuz hatta bedava bir test sizin için yeterli olabilecekken, boş yere yüzlerce lira ödemiş olabilirsiniz. Viral yük, olası bulaşıdan sonra, ortalama 4 hafta içerisinde ilk en yüksek seviyesine ulaşabilmekte ve bu test, eğer bireyde olası belirtiler varsa, erken dönem teşhisi için kullanılmaktadır. Eğer bir sağlık profesyoneli, belirtilerin HIV ile ilişkili olmasından şüpheleniyorsa, bu testin kullanımı, HIV teşhisi için tercih edilebilir. Bazı durumlarda bazı bireyler, HIV enfeksiyonu taşıyıcısı olmaları durumunda dahi herhangi bir viral yüke sahip olmayabilirler. Dolayısıyla bu gibi bir durumda, viral yük testinin uygulanması bir şey ifade etmeyecektir, çünkü sonuç negatif olacaktır. Yetişkinlerde, viral yük testinin uygulanması, şu iki durumun bir arada olması halinde önerilmektedir: 1. Yakın zamandaki olası yüksek bulaşı riski (Ör: tedavi altında olmayan HIV pozitif partnerle girilen cinsel ilişkide kondomun yırtılması ya da hiç korunmama durumu), 2. Birinci maddenin gerçekleşmesine ek olarak, olarak bireyde görülen olası belirtiler (Ör: Yüksek ateş, aşırı bitkinlik, yoğun ishal ve gribal enfeksiyon gibi). HIV DNA için uygulanan PCR testi, genellikle HIV pozitif bir anneden doğan bebeklere yapılmaktadır. Bebeklerin ilk 18 ayda annenin antikorlarını taşıması nedeniyle bu süre içerisinde bebeklere antikor testi uygulanamamaktadır. -Peki hangi testi yaptırmalısın?- Aşağıdaki tabloda, kullanılmakta olan HIV testlerinin ve bu testlerin odaklandıkları şeyin ne olduğunu açıkca görebilirsiniz. Eğer bir HIV testi yaptırıyorsanız, bu testin neyi incelediğini ve nasıl çalışıldığını söyleyecek ve sonucun güvenilirliği, yeni bir teste gerek olup olmadığı gibi sorulara cevap vermeye yetkisi olan tek yetkili kurum, testi yaptırdığınız sağlık kuruluşu ve yetkili sağlık personelleridir. --- Tablo 1 - HIV testi türleri --- Hangi test, ne zaman yapılabilir? Viral yük 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde tespit edilebileceği gibi, p24 antijeni ortalama 15 günde antikor ise ortalama 28 gün sonra tespit edilebilmektedir. Ancak bunlar ortalama genel geçer sürelerdir ve bu süreler kişiden kişiye, bünyeden bünyeye göre farklılıklar gösterebilir. Sadece belirli bir etkene odaklanan testler çok da verimli sonuçlar vermemektedir. Bu sebeple, 4.jenerasyon testler denen antikor/antijen testleri daha çok tercih edilmekte ve olası bulaşıdan ortalama 4 hafta sonra en az %95 doğruluk oranıyla sonuç vermektedir. Her bireyin bağışıklık yapısı ve vücudunun direnci farklı olduğu için, testlerin tam olarak şu ya da bu sürede kesin sonuç vereceğini söylemek, tıbben yanlış/eksik bir ifade olabilir. Bu sebeple doğruluk oranı, özellikle pencere dönemi için, hiçbir zaman %100 olarak ifade edilmez. Aşağıda, olası bulaşıdan sonraki süreçte, testlerin vücudumuzdaki tepkileri ortalama ne kadar sürelerde ölçtüğü grafik olarak anlatılmıştır. --- Tablo 2 - Olası bulaşıdan sonra HIV antijeni ve antikorunun tespit edilebildiği ortalama süreler --- www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivcokdegisti HIV hakkında her şey sayfalarımıza dönmek için tıklayın












