COVID19, HIV kesin tedavisini bulmayı kolaylaştırır mı?

Güncelleme tarihi: 6 Oca


 

Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı Yayın tarihi: Ocak 5, 2022

 

HIV kesin tedavisine her zamankinden daha mı yakınız?

Peki fonksiyonel tedavi ne demek? Çeşitli uluslararası HIV ve AIDS tedavi ve çalışma gruplarına da üye olan gönüllümüz, tedavi aktivisti ve topluluk yazarı Arda Karapınar, COVID19 aşı/ilaç çalışmalarının HIV aşısı çalışmalarına katkılarını ve olası sonuçlarını #hivbilgisi blogu için yazdı.


İyi okumalar.


www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey (Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Kaynak göstermek/mention/etiket vb. dışında özel bir izin gerektirmez.)

 


COVID19, HIV kesin tedavisini bulmayı kolaylaştırır mı? COVID19 pandemisi bilim dünyasını bir an önce aşı bulunması hedefine odaklandırdığı için, diğer pek çok alanda olduğu gibi HIV’de de araştırma, tedavi, test ve ilgili tüm başlıklara ayrılan bütçeler, COVID19 aşısı ile ilgili ihtiyaçlara (araştırma, üretim, dağıtım) aktarıldı. Bununla birlikte pandemiye yanıt olarak geliştirilen yeni teknolojinin bir kısmı, HIV’e kalıcı çözüm geliştirmemize yardımcı olabilir. Aslında özellikle son yirmi yıla baktığımızda, HIV pozitifliği ölümcül olmaktan çıkarıp kronik bir taşıyıcılık seviyesine getiren HIV ilaç tedavisinde muazzam gelişmelere tanık olduğumuzu görüyoruz. Bunlar arasında öne çıkan bazıları, *kullanılan ilaç sayısının günde tek tablete düşmesi, *yan etkisi giderek azalan yeni kombinasyonlar, *bu ilaçların vücuttaki HIV’i baskılayarak bulaştırıcılık risklerini *SIFIRA indirmesi, *2021 yılında kullanılmaya başlanan **aylık enjeksiyonlar. *HIV negatifler için koruyucu/önleyici HIV ilaç uygulaması ***PrEP

 

Detaylar için tıklayın;


*Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan. **Günde tek tablet yerine ayda bir kez yapılan iğne formundaki ilaç.

***PrEP

 

Araştırıcılar bir sonraki önemli aşamanın önleyici/koruyucu bir HIV aşısı, nihai hedefin ise vücuttaki HIV'i vücuttan tamamen atan HIV kesin tedavisi olduğunu söylerken, bu iki hedeften de -şimdilik- uzakta olduğumuzu ekliyorlar. #hivbilgisi blogu için yazdığım birkaç yazıda güncel çalışmalardan ve onlarda gelinen aşamalardan bahsetmiştim. Yine bazı #hivbilgisi blogu yazılarımda bahsettiğim gibi Pfizer ve Moderna’nın COVID19 aşılarında başarı ile uyguladıkları *mRNA teknolojisi önleyici/koruyucu ve kesin tedavi HIV aşılarının nihayet bulunmasında kilit rol üstlenecek.

 

(*mRNA aşıları en basit ifadeyle, bağışıklık sistemini kandırarak bir virüsün var olduğunu düşünmesini sağlıyor, böylelikle de bağışıklık sistemi virüsle savaşmak için özel olarak tasarlanmış proteinler olan antikorları üretmek için harekete geçiriyor.


Ayrıca mRNA, bilim insanlarının aşı üzerinde hassas çalışmalar yapmalarına inaktif aşılardan daha çok olanak sağlayan bir yöntem.


Dedikoduların aksine mRNA aşıları genetik değişiklik yaratmaya yeterli olabilecek bir genetik bilgi içermiyor yani mRNA teknolojisi tamamen güvenilir bir teknoloji.)

 

HIV aşısına yakın mıyız? Yukarıda bahsettiğim her iki tipte HIV aşısı araştırmaları yıllardır çoğunlukla büyük hayal kırıklıkları fakat aynı zamanda hatalardan alınmış önemli dersler ve ilerlemelerle devam ediliyor. Geçmişteki başarısızlıklardan öğrenilmiş derslere, COVID19 aşılarından elde edilen başarı ve tecrübe eklendiğinde şunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz; HIV aşısına her zamankinden daha yakınız.

Uluslararası AIDS Aşısı Girişimi IVAI, Moderna ve diğer bazı partner kuruluşlar iki yeni aşı adayı için bu sonbaharda başlayacak faz 1 klinik çalışmalar duyurdu. 1644 ve 1644v2 isimleriyle anılacak bu iki çalışmada da mRNA yöntemi denenecek.

İlk aşamada 56 katılımcı ile başlayacak bu çalışmalarda katılımcılar iki kolda dört gruba ayrılacak ve araştırıcılar her bir kolda istenilen bağışıklık tepkisinin oluşup oluşmadığını gözlemleyecekler.

Neymiş bu fonksiyonel HIV tedavisi?

HIV kesin tedavisi çalışmalarının yanında bir de fonksiyonel HIV tedavisi çalışmaları var. Kavramı ilk kez duyanlar için fonksiyonel HIV tedavisini HIV tedavisi yolunda yeni ve umut veren bir ilaç çalışması insan denemeleri için onay aldı! başlıklı yazıda şöyle anlatmıştım;

''HIV’in tedavisine yönelik çeşitli arayışlardan bir diğerinin adı olan fonksiyonel HIV tedavisi şu anlama geliyor; Fonskiyonel tedaviyi amaçlayan ilaç alındıktan ve başarılı olduktan sonra ilaç tedavi kesilir. Bu aşamada vücutta hala bir miktar HIV kalır. Fakat az miktardaki bu HIV tamamen etkisiz/uyur durumdadır, taşıyıcıya herhangi bir olumsuz etkisi olmaz, HIV hiçbir şekilde bulaştırılamaz ve bu tedaviyi alan kişi testlerde HIV pozitif çıkmaz''. Yukarıda da yazdığım gibi HIV kesin tedavisi çalışmalarının yanında bir de fonksiyonel HIV tedavisi çalışmaları var. Örneğin Kaliforniya'da faaliyet gösteren Biyoteknoloji şirketi Excision Biotherapeutics’in Philadelphia’daki Temple Üniversitesi ile ortak olarak yürütülen EBT-101 isimli çalışma Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’dan Faz I/II insan denemeleri için onay aldı. Bu, şimdilik EBT-101 isimli *fonksiyonel HIV tedavisi ilacının laboratuvar performansının bekleneni verdiği ve insan denemeleri için güvenli bulunduğu anlamına geliyor. EBT-101, hali hazırda HIV tanısı almış olan insanlar için geliştirilmekte olan ve bence oldukça ümit vaad eden bir ilaç. Araştırıcılar katılımcılara bir doz EBT-101'in ardından üç ay süre ile hali hazırda kullanılmakta olan HIV ilaç tedavisi (ART) ilaçları verip virüsün belirlenemeyen seviyeye baskılanmasını sağladıktan sonra virüsün yeniden ortaya çıkıp çıkmadığını görmek için ilaçları kesmeyi planlıyor. Buradaki amaç HIV baskılandıktan ve ilaç tedavi kesildikten sonra virüsün yeniden çoğalıp çoğalmadığını görmek. Eğer HIV ilaç tedavisi (ART) kesildikten sonra virüs hala baskılanmış ve uyur vaziyette olursa, nihayet elimizde başarılı bir fonksiyonel tedavi var demektir. Değerlendirme Ben HIV kesin tedavisine giderek yaklaştığımızı düşünmekle beraber HIV’de en yakın zamanda beklenebilecek devrimsel gelişmenin, fonksiyonel tedavi olacağını düşünüyorum.

Ancak HIV'in kesin tedavisi hedefinde yolun uzun olduğunu ve hala alınması gereken uzun bir mesafe olduğunu vurgulamak gerekir. Gelen tüm verilere sağduyulu ve temkinli yaklaşmanın, erken ve gereksiz heyecanlara kapılmaktan daha doğru ve gerekli olduğunun altını özellikle çizmek isterim. Dünyanın her yerinde, HIV bilimi alanındaki çalışmaları yakından takip eden zaman zaman yazıya döken bir aktivist ve topluluk yazarı olarak çalışmaları yakında takip etmeye, gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğim. Arda Karapınar

www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey