top of page

#hivbilgisi arama sonuçları

302 öge bulundu

  • Kedilerin HIV ilaç direncini önlemede etkisi olabilir mi?

    Yeni bir araştırma sonucuna göre kedi dostlarımız, HIV ile yaşayan bazı bireylerin karşılaştığı ilaç direnci sorununa çözüm olabilirler. Kedi severlerin çok iyi bildiği gibi, bu tüylü, şirin, oyuncu varlıklarla biz insanlar arasında sonsuz sevgiye dayalı bir dostluk ilişkisi vardır. Ancak yakın zamanda yayınlanan yeni bir araştırma sonucuna göre, kediler aynı zamanda HIV ile ilgili kritik bir konuda da önemli bir rol oynayabilirler. Medical News Today’de yayınlanan bu araştırma sonucuna göre kedi dostlarımız, HIV ilaç tedavisi (ART) gören bazı bireylerin karşılaştığı ilaç direnci sorununun çözümünde onlara destek olabilirler. Aslında araştırma sonucunun kedilerle olan ilişkisi biraz daha farklı olmakla birlikte, durum tam olarak şundan ibaret: Bir çoğunuzun bildiği üzere kediler, HIV (Human Immunodeficiency Virus – İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü)’e çok benzer bir enfeksiyon olan ve FIV olarak bilinen (feline immunodeficiency virus – kedigiller bağışıklık yetmezliği virüsü) bir viral enfeksiyon taşıyabiliyorlar. Bu ilginç #hivbilgisi yazımıza konu olan araştırmadan daha önceki bir dönemde bilim insanları, FIV’de bulunan protein zincirinin HIV’in protein zinciri ile tam olarak aynı olduğunu keşfettiler ve bu bulguyu HIV aşısı üretebilmek için laboratuvar çalışmalarında kullandılar. Bununla birlikte, son bulgulara göre, FIV’deki 3 boyutlu protein yapısı, HIV-1 tipi enfeksiyonda görülen ilaç direncine neden olan protein yapısı ile aynı özellikleri gösteriyor. HIV-1, bugüne kadar gerçekleşmiş kayıtlı tüm vakaların %95’ini kapsayan, en yaygın HIV tipidir. İsrail Haifa Teknoloji Enstitüsü’nde yapılan bu araştırmayı yürüten Akram Alian ve Dr.Meytal Galilee, yaptıkları çalışmalar sonrasında, ART’ye karşı dirençli olan bir protein tespit ettiklerini belirttiler ve buna ilişkin çeşitli bulguları önemli bir tıp araştırmaları dergisi olan PLOS Pathogens’de yayınladılar. Bu ilginç çalışma ve sonuçlarının birçok araştırmacının ilaç direnci konusunda yapacağı yeni çalışmalara da ivme kazandırması bekleniyor. Günümüzde, HIV pozitif bireyler gelişmiş HIV ilaç tedavisi (ART) sayesinde tamamen sağlıklı ve herkes kadar uzun bir ömür sürebiliyorlar. Ancak bu bireylerden bazılarında, nadiren de olsa ilaç direnci görülebiliyor. Çoğu zaman kullanılan ilaç değiştirilerek direnç sorunu çözülebiliyor olsa da, direncin aşılamadığı durumlarla karşılaşmak da mümkün. Bu gibi araştırmalar ise araştırmacıların ilaç direncinin sebebi ve önlenmesi konusunda hala derin araştırmalar yaptıklarını göstermesi bakımından ayrıca önemli. Belki de, Akran ve Meytal’ın araştırmasında olduğu gibi, sevimli dostlarımız bize sadece sevgilerini sunmakla kalmayıp, aynı zamanda HIV ile yaşayan bazı bireylerin karşılaştığı bu sevimsiz sürece de destek olacaklar. Araştırma sonuçlarına ilişkin yayınlara aşağıdaki linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz, http://journals.plos.org/plospathogens/article?id=10.1371/journal.ppat.1006849 https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/29364950 www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Amsterdam (AIDS2018) bildirgesi: Toplum, Siyaset, İrade

    22.Uluslararası AIDS konferansı için kaleme alınan ve Türkçe'ye Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından çevirilen 'Amsterdam Bildirgesi'nin ingilizce versiyonunu bu linkte okuyabilir, Türkçe bildirgeyi indirmek için, bu linki kullanabilirsiniz. Amsterdam (AIDS2018) bildirgesi: Toplum, Siyaset, İrade 2016 yılında Durban’da düzenlenen Uluslararası AIDS Konferansı’ndan bu yana çok şey değişti. Viral yük belirlenemeyen seviyedeyken (B = B) HIV’in bulaşmadığının kitlelerce kabul görmesi, artan PrEP kullanım oranları, yenilikçi tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi, kesin tedavinin bulunması için ümit veren çalışmalar ve aşı araştırmaları gibi harika bilimsel gelişmeler… Fakat her ne kadar başarı hikayelerimiz olsa da, korunmaya yönelik çalışmalardaki yavaş ilerlemeler, anahtar gruplarda ve özellikle genç kadınlarda yeni HIV enfeksiyonlarında artışa neden oldu. Bahsettiğimiz bu gruplar, kasıtlı şiddet, damgalama ve ayrımcılığa hala maruz kalıyorlar. Artan popülizm, tartışmaya açık siyasi taahhütler ve liderlik, azalan mali kaynaklar ile birleştiğinde, HIV olgusu kırılgan bir ortamda varlık gösteriyor diyebiliriz. Toplum, siyaset ve irade, salgının tam kalbinde yer alıyor. Bu kesişim noktası, üzerinde mutabık kalınan küresel hedeflere ve evrensel sağlık teminatlarına ulaşılmasında kritik öneme sahip olmaya devam edecek. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ DESTEKLEMEK Küresel sağlık gündemi hakkında bilgilendirin: Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, tüberküloz, viral hepatit ve ek hastalıklar da dahil olmak üzere yan enfeksiyonlar için oluşturulan servis ağları varlıklarını korumalı. Bu ağları ortadan kaldırmak beraberinde sağlık alanındaki kazanımları geliştirecek ve milyonlarca insanı etkileyecek bu kazanımları güçlendirecek evrensel ve ve insan merkezli yaklaşımları arttıracak olanakları da kısıtlayacaktır. Ancak bu salgınları sonlandırmak için kaliteli ve uygun fiyatlı ilaçlara, tanı koyma imkanlarına ve aşılara erişimin sağlanması da kritik öneme sahip. Bu, diyabet ve yüksek tansiyon gibi bulaşıcı olmayan ancak önem düzeyi yüksek olan hastalıklar için de aynı. Kanıtlara dayalı çalışmaları arttırın: “Bilim karşıtı” söylemlerin gittikçe arttığı bir ortamda bilimin rolü, tam da tüm bu söylemlerin ortasında yer alıyor. Çalışmalar, gerçekleri yaşayan bireylere yönelik ve kaliteli verilerle zenginleştirilmiş, yerel salgın olgularını işaret edecek şekilde bilgilendirici ve öğretici olmalıdır. Ulusal, bölgesel ya da toplumsal gruplar bazında sürdürülen korunmaya yönelik çalışmalar, gerekli olan asıl faaliyetlerdir. Herkes için ortak olan konular, zarar azaltma, kapsamlı cinsel eğitim, PrEP ve PEP'i içeren cinsel ve üreme sağlığı programları olmalıdır. Siyasi taahhütleri arttırın: Siyasi taahhütleri güçlendirmek, finansal ve insani kaynakları güvence altına almak, koruyucu aşı geliştirme stratejilerine, uzun süre etkili olan ve damar içine enjekte edilebilen PrEP ve kesin HIV tedavisine ve aynı zamanda da sağlam farmakovijilans sistemlerinin (ilaçların güvenilirliğine ilişkin klinik çalışmalar) bir arada olmasına yönelik bilimsel araştırmaları arttırmanın temel unsurudur. Dahası, siyasi söylem ve taahhütler, korunma, tedaviye erişim ve zararı azaltma çalışmalarına yönelik uygun ortamlar yaratmak adına yerel kaynakları arttırmak için gereklidir. DIŞLAMAYI (AYRIMCILIĞI) SONLANDIRMAK Anahtar/ Kilit topluluklara odaklanın: Eşcinsel erkekler ve erkeklerle seks yapan erkekler, damar içi madde kullananlar, hapishanede bulunan bireyler ve özgürlükleri kısıtlanmış diğer gruplar, seks işçileri ve trans bireyler, HIV’den orantısız bir şekilde etkilenmekteler. Sağlıklı ortamların oluşturulması ancak olumlu ve etkili eğitim ve GIPA İlkeleri’nde yer alan başlıklara dikkat çekilerek, kilit toplulukları suçlayan ve damgalamaya, ötekileştirmeye ve dışlamaya devam eden yasaların, yönetmeliklerin ve uygulamaların kaldırılmasını da içeren işyeri ve sosyal koruma programları ile mümkün olacaktır. Cinsiyet eşitliğini ve cinsel hakları savunun: Cinsiyet eşitsizliği, özellikle genç kadınları özellikle HIV’e karşı daha savunmasız hale getiriyor. Kendi içinde çeşitliliği vurgulayarak kadınlar için cinsiyet eşitliğini yaratmaya yönelik çabaların tümü, toplumsal düzeyde etki sağlayacak, HIV başta olmak üzere, cinsel sağlık, üreme sağlığı ve haklarına yönelik çalışmalarla uyumlu, zorbalık ve cinsiyet temelli şiddete odaklı ve erkeklerin cinsiyet eşitliğine dair yaratıcı ve olumlu düşünmelerini sağlayacak, cinsiyetler arası eşitlik temelli yaklaşımlar içermelidir. Göçmenler/Sığınmacılar da dahil olmak üzere, öncelikli grupların ihtiyaçlarına odaklanın: Sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, kısıtlı sosyal korunma ve yükselen toplumsal dışlama; göçmenler, mülteciler, yerli halklar ve etnik azınlıklardaki HIV’e maruz kalma oranının artış göstermesinin etkenlerinden bazılarıdır. Etkili sınır ötesi sağlık hizmetlerine yönelik girişimleri, ücra yerlerdeki topluluklara taşınabilir sağlık hizmetlerinin ulaştırılabilmesini ve özellikle muhafazakâr topluluklarda “sağlık turizmi”ne olan zorlayıcı bakış açılarını da içeren, HIV ile ilişkili hizmetlere erişmedeki yapısal bariyerler özenle ele alınmalıdır. HAK SAVUNUCULARINI GÜÇLENDİRMEK Sağlık çalışanlarına yatırım yapın: İşe alım süreçleri, işyeri ve hizmetiçi eğitimleri de dahil olmak üzere, özellikle ergen ve genç bireylere kaliteli ve insan odaklı sağlık hizmeti verilebilmesi için, sağlık çalışanlarına yapılan yatırımlar arttırılmalı. Bilhassa evrensel sağlık teminatlarını ve sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi için, hastaya ilk hizmeti sunan ya da komünite temelli sağlık hizmeti sunan sağlık çalışanları da herkesin kapsamlı HIV ve diğer sağlık hizmetlerine erişimlerini arttırmak adına, insan odaklı hak savunuculuğunun merkezinde konulmalı ve ön saflarında olmalıdırlar. Topluluk (komünite) tepkilerini güçlendirin: Aktivistlerin, savunucuların ve hizmet sağlayıcıların işten çıkarılmaları durumunda, siyasi liderleri bu durumda rolleri tekrar gözden geçirilmeli ve teyit edilmelidir. Özellikle hükümetlerin hizmet sunumunda gönüllü olmadığı ya da sivil toplumun saf dışı bırakıldığı durumlarda, komünite bazlı hizmetler yeterli ölçüde sağlanmalı. İnsan hakları savunucularını destekleyin: Araştırmacıların ve gelecek neslin genç liderlerinin ve hak savunucularının da yer aldığı, hızla büyüyen HIV topluluğunun, cinsel şiddete dur diyecek bir çağrı kampanyası yapmak gibi toplumsal değişime ilham verecek her türlü ortak çalışma için, eşgüdümlü çalışması ve ortak bir zemin bulması gerekmekte. Diğer toplumsal hareketlerle birlikte dayanışma içinde olmak, HIV’le yaşayan ve HIV’in tüm toplumsal etkileriyle her gün yüzleşen bireylerin, toplum geneline yayılmış damgalama ve ayrımcılığın üstesinden gelebilmek adına toplumsal normlar, algılamalar ve uygulamalarla mücadele etmek ve değişim yaratmak için başarılı bir yöntem olacaktır. Bildirgede imzası* bulunan bizler, sürdürülebilir ve eşgüdümlü çalışmaları desteklemek, içerisinde bilim insanlarının, araştırmacıların ve sivil toplumun da yer aldığı geniş bir hak savunucuları kitlesinin sesini güçlendirmek ve sürece katılımlarını teşvik etmek, savunmasız ve ötekileştirilmiş bireylerin HIV olgusunun arkasında gizlenmek zorunda kalmamalarını sağlamak adına, konuya olan bağlılığımızı tekrar beyan ediyoruz. Yaygın tutucu ideolojilerin yarattığı uygulama ve çalışma zorlukları bir yana biz, daha etkin, katılımcı ve çok yönlü sektörel cevaplarla köprüler oluşturmak için, Amsterdam’da yakalayacağımız bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeli ve ona sımsıkı sarılmalıyız. HIV bize insanlık hakkında çok güzel dersler verdi ve bizler hem bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları kaybetme riskine hem de ilerlemeyi sürdürme fırsatına aynı anda sahip olduğumuz bu kritik kavşakta, öğrendiğimiz bu dersleri unutmamalıyız. Susmamalıyız. Şimdi, daha adil ve katılımcı cevaplar bulmak için, toplumun, siyasetçilerin ve iradelerin bir araya gelmesine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var! *Bildiriyi imzalamak ve imzacıları görmek için tıklayın www.aids2018.org #AIDS2018 www.kirmizikurdele.org #kirmizikurdeleistanbul #hivhakkindahersey

  • Özel video söyleşi; Amerikan ABC TV'nin ünlü sunucusu, HIV pozitif birey; Karl Schmid

    Tüm zamanların en büyük konferansı #AIDS2018'den anlık bildirimlerle konferasın Türkçe sesi olan Kırmızı Kurdele İstanbul, yeni Youtube kanalının açılışını özel bir söyleşi ile yapıyor; ABC TV'nin ünlü sunucusu Karl Schmid! HIV pozitif olduğunu TV ekranında açıklayarak dikkatleri çeken ve HIV üzerinde yeni bir tartışma yaratan ABC'nin ünlü sunucusu Karl Schmid ile Amsterdam'da #AIDS2018'de B eşittir B, aktivizm hikayesi ve Kırmızı Kurdele İstanbul hakkında kısa bir söyleşi yaptık. Söyleşiden başlıklar; ''HIV pozitif olmak, üç harf ve bir sembol, ölüm anlamına gelmiyor. Çocuk sahibi olamayacağınız anlamına gelmiyor'' ''Belirlenemiyorsa, Bulaşmıyor! Bundan daha basit söylemek isteseydiniz bile yapamazdınız!.. Bu, oyunu yeniden dizayn eden, HIV ile yaşayanların hayatlarını değiştiren bir mesaj. Ayrıca umarım HIV'den korkan, bu konuda eğitimsiz HIV negatiifler için de öyle'' ''Sizlerin, Kırmızı Kurdele İstanbul'un Türkiye'de yaptığınız işlerin olağanüstü olduğunu düşünüyorum'' Söyleşiler. kısa #hivbilgisi videoları ve başka bir çok içerikle düzenli olarak güncellenecek olan ve hiçbir kaynaktan fon almaksızın, gönüllü olarak hazırlanan Kırmızı Kurdele İstanbul'un Youtube kanalına hemen abone olun. Konferans yoğunluğu dolayısıyla videoya Türkçe altyazı eklemeye fırsat bulamadığımız ve videonun başındaki kısa kesinti için özür dileriz. Kırmızı Kurdele İstanbul ekibi www.kirmizikurdele.org #hivhakkındahersey #hivindogrusu

  • Ekonomik dalgalanmalar, ilaç erişiminde sorun yarattı mı?

    Bu hafta boyunca, geçtiğimiz günlerde basına yansıyan haberlerin endişelendirdirdiği pek çok takipçimizden ilaç erişiminde bir sorun olup olmadığına dair sorular aldık. Ülkemizin son günlerde içinde bulunduğu ekonomik koşullara bağlı olarak basına yansıyan haberlerden kaynaklı bu endişeler oldukça anlaşılır. Ancak konu hakkında açık ve güvenilir bir görüş bildirmek için gerekli iletişimleri kurmadan, hemen ilk anda bir açıklama yapmak ihtiyacı karşılamayan, soruna işaret etse de çözüm önermeyen bir reflkes olacağı için, tüm çalışmalarımızda takip ettiğimiz, güvenilirlik, veriye dayalı konuşmak ve uluslararasılık gibi temel prensiplere bağlı kalarak konuyu takip ettikten sonra bir bilgilendirme yapmayı daha doğru buluyoruz. Bu çerçevede, ilgili firmaların gerek lokal gerekse uluslararası düzeydeki yöneticilerinden edindiğimiz bilgilere göre şu anda hiçbir firma, ilaç erişiminde aksama yaratacak bir iş planı değişikliği içinde olmadığı gibi böyle bir planları da yok. Bu bilgiyi doğrulamak için görüşlerine başvurduğumuz farklı eczanelerden de, herhangi bir aksaklığa ilişkin geri bildirim almadık. Konuyu takip ederken ilgili ilaç firmalarının yurt içinde ve dışındaki temsilcileri dışında, üyesi olduğumuz güçlü uluslararası ağların deneyim ve güçlerinden de yararlanmak üzere işbirlikleri yapmaya devam ediyoruz. Üyesi olduğumuz, Avrupa’nın en geniş kapsamlı HIV aktivizm örgütü EATG (European AIDS Treatment Group) ile koordine bir çalışma içinde, HIV tedavisi ilaçları Türkiye’de kullanımda olan firmalara hitaben, mevcut durumu ve bizlere ulaşan endişeleri aktaran kapsamlı bir bilgi notunu ise önümüzdeki günlerde göndereceğiz. Kırmızı Kurdele İstanbul ekibi olarak konuyu gerek ulusal gerek uluslararası düzeyde ve en yüksek seviyede takip ettiğimizi tekrar ifade etmek isteriz. Bu bilgilere ragmen, konuyla ilgili herhangi bir aksama yaşarsanız online HIV danışmanlığı ya da Facebook sayfamız üzerinden bize ulaşarak detayları aktarabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey

  • Kırmızı Kurdele İstanbul'u sosyal medyada takip edin

    Güncel gelişmeler, haberler, tartışmalar, görseller ve Kırmızı Kurdele İstanbul'dan haberler için sosyal medya hesaplarımızı takip edin. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun

  • Kırmızı Kurdele İstanbul Kuruldu

    Çalışmalarını 'Bil. Önemse. Korun.' sloganı altında yürüten Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği aktivist Arda Karapınar öncülüğünde kuruldu. Hukuk, sağlık, eğlence, politika gibi farklı alanlardan gelen kurucu üyelerinin birikimleriyle doğru HIV bilgisini toplumun tüm kesimlerinin erişimine sunmayı hedefleyen Kırmızı Kurdele İstanbul'un kuruluş sebep ve amaçlarını, hedeflerini ve değerler taahhütünü bu linkten okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun

  • HIV hakkında her şey

    Kent efsaneleri, dedikodular, eksik ve yanlış bilgilerden kaynaklı HIV endişesi içinizi kemirip durmasın. HIV hakkında, sormaya çekindiğiniz ya da kime soracağınızı bilemediğiniz tüm soruların yanıtları www.kirmizikurdele.org'de! HIV hakkında ihtiyaç duyduğunuz her türlü bilgiyi, Türkiye'nin en çok başvurulan* ve en güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'un hazırladığı ve sürekli güncellediği HIV hakkında her şey sayfalarından öğrenin. HIV Testleri, HIV Tedavisi, risk oranları, HIV ve hamilelik, PrEP, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, HIV bulaş yolları, HIV'den korunmanın yolları, doğru sanılan yanlışlar, sıkça sorulan sorular, Online HIV danışmanlığı, en güncel bilimsel araştırmalardan #hivbilgisi makaleleri ve daha fazlası için www.kirmizikurdele.org/hivhakkindahersey sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. *Kaynak: Similarweb, Eylül 2018 www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Proje Panosu'na konuştuk

    Sivil Toplum, Sosyal Girişimcilik ve Gençlik Çalışmaları alanlarında Türkiye'nin en büyük blogu olmayı hedefleyen ve şimdiden en çok okunanlar arasına giren Proje Panosu'na konuk olduk. Türkiye'deki HIV/AIDS olgusu, projelerimiz ve hedeflerimizden bahsettiğimiz röportajı bu linkten okuyabilirsiniz. Sayfalarında bize yer veren Proje Panosu'na teşekkür ederiz. Keyifli okumalar.

  • Beliştirmeyen = Bulaştırmayan için yeni sosyal medya kampanyası; +series

    Prevention Access Campaign tarafından geçtiğimiz günlerde duyurulan +series isimli sosyal medya kampanyası, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan (B = B); Undetectable = Untransmittable (U=U) kampanyasının temelindeki güçlü mesajın daha fazla insana ulaştırılmasını amaçlıyor. Başta ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri CDC, Avrupa Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri ECDC, UNAIDS, Dünya Sağlık Örgütü WHO gibi saygın otoritelerin de onayladığı B eşittir B mesajı, düzenli ilaç tedavisine bağlı olarak virus yükü belirlenemeyen seviyede olan HIV pozitif bireylerin, cinsel ilişki yoluyla HIV bulaştırmalarının mümkün olmadığına dair sağlam bilimsel kanıtlardan güç alarak yaygınlaşmaya devam ediyor. +series kampanyasını oluşturan ekip, hazırladıkları video, poster ve giflerin, B = B mesajını yaygınlaştırmak isteyen sivil toplum kuruluşları, aktivistler ve sağlık departmanlarının çabalarına katkı sunmasını ve işlerini kolaylaştırmasını umuyor. Dee Connor, Katie Willingham, Kaleb Anderson ve Fernando De Hoyos isimli dört bireyin kişisel hikayelerinden oluşan içerikleri positiveseries.org adresine giderek inceleyebilir ve dilerseniz kişisel/kurumsal mesajlarınızı eklemenize olanak kılan kişiselleştirme seçeneği ile sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilir ya da poster çıktılarını alabilirsiniz. Kırmızı Kurdele İstanbul’un başlangıcından bu yana partneri ve sözcülerinden biri olduğu, küresel çapta bir aktivizm hareketi haline gelen Undetectable = Untransmittable (Belirlenemeyen = Bulaştırmayan) kampanyasının direktörü, dostumuz Bruce Richman +series isimli projeyi ‘’bu başta HIV’e ilişkin ayrımcılık olmak üzere, önemli konulara dokunan ve insanlara bu konular hakkında doğru mesajları güçlü hikayeler ve görseller aracılığıyla aktarmayı hedefleyen bir çalışma. Bu projenin B = B’nin güçlü mesajının viral baskı ve tedavi başarısının ötesinde, ayrımcılığın bitmesini hedefleyen sosyal yanını da vurgulamasını amaçlıyoruz. İlham verici hikayelerini projeye bağışlayan De, Katie, Kaleb ve Fernando’ya ve sponsorumuza çok teşekkür ederim’’ ifadeleriyle tanıttı. İçerikle ve proje hakkında daha fazla bilgi positiveseries.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

  • HIV tedavisine (ART) başlamak

    İster yakın zamanda HIV tanısı almış olun, ister durumunuzu belli bir süredir biliyor olun, ilaç tedavisi hakkındaki sorular kafanızı meşgul ediyor olabilir. Çünkü muhtemelen HIV tedavisi hakkında, (çoğunlukla ART olarak da anılırlar) ilaç kullanan birisinden duyduğunuz ya da internet kaynaklı bilgilere sahipsiniz. Tüm bu sorular ve tedaviye ilişkin endişeleriniz konusunda en önemli başlangıç doktorunuzla konuşmak olacaktır. Doktorunuzla görüşmeden önce kafa karışıklığınızı biraz olsun giderebilecek temel bilgileri sizin için derledik. HIV tedavi edilebilir mi? Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Çünkü Türkçe’de tedavi kelimesi iki anlama birden gelebiliyor. O yüzden ‘tedavi’ ve ‘kesin tedavi’ şeklinde iki ayrı kavram kullanmak işleri kolaylaştırabilir. Evet, HIV gelişmiş ilaç tedavileriyle baskılanabilir, kontrol altına alınabilir ve bu ilaçlar, vücutta HIV yokmuş gibi yaşama olanağı sunar. Ama hayır; HIV tamamen tedavi edilemez. Yani vücudu HIV’den tamamen arındıran ‘kesin tedavi’ çalışmaları henüz başarıyla sonuçlanmadı. HIV ilaçları (ART) kullanan pek çok insan, HIV taşımayan (HIV negatif) insanlar gibi sağlıklı bir yaşam sürdürüyorlar. ART tedavisi vücuttaki HIV düzeyini (viral yük) belirlenemeyen düzeyde tutarak, virüsün bağışıklık sistemini yıpratmasını engellediği için, kişiye virüsle enfekte olmadan önceki sağlığını sunuyor. Yani başarılı giden bir HIV ilaç tedavisi, ilişkinize, işinize, okulunuza, gelecek planlarınıza, aile yaşantınıza ve her ne yapmak istiyorsanız ona aynen devam edebileceğiniz anlamına geliyor. Tedaviye ne zaman başlamalıyım? Tedaviye henüz başlamamış HIV pozitiflerin kendilerini zaman zaman da olsa, ART kullanmaya devam eden HIV pozitiflere kıyasla hasta hissetmelerinin olağan bir beklenti olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Günümüzde pek çok yeni tedavi kılavuzu, HIV pozitif bireylerin tanı alır almaz tedaviye başlamalarının yararlarından bahsediyor. Elbette bu noktada yerel olanaklar, kişinin tedaviye hazır olup olmaması gibi faktörleri de göz önünde bulundurmak gerek. Bu kararın verilmesinde ayrıca CD4 (T hücresi olarak da anılırlar) ve viral yük gibi temel değerlere ilişkin ölçümler de belirleyici. CD4 olarak anılan hücreler bağışıklık sistemi için son derece önemli hücrelerdir. Çünkü sisteme saldıran virüs ve enfeksiyonlarla mücadele edenler tam olarak bu hücrelerdir. HIV vücuda girişiyle birlikte bu hücrelere saldırır, bir miktarına zarar verir ve bağışıklık sistemini güçsüz düşürerek hastalık ve enfeksiyonlara yanıt verme hızını yavaşlatır. Bütün bu bilgiler ışığında, tüm olumlu ve olumsuz faktörleri göz önünde bulundurarak ART tedavisine başlanacak en uygun zamanı belirlemek üzere doktorunuzla konuşmak, bu sürecin en önemli evrelerinden biridir. ART tedavisine başlamak için diğer sebepler ART tedavisi sadece CD4 düzeyinizi maksimize etmeye değil ayrıca viral yükü (vücuttaki HIV miktarı) minimize etmeye de yarar. Bu bir başkasına HIV bulaştırma olasılığınızın da günden güne azalmasını ve giderek sıfır seviyesine yaklaşmasını sağlayacaktır. Bir diğer önemli sebep ise hamilelik planlamasıdır. HIV ile yaşayan kadınların HIV ile enfekte olmayan çocuk sahibi olmalarının önünde hiçbir tıbbi engel yoktur. Günümüzde dünyanın çok çeşitli ülkelerinde, başarılı ART tedavisi ile HIV’I baskılanmış annelerden doğan HIV negatif bebekler görmek mucize değil, tıbbın sağladığı olağan bir durumdur. HIV pozitif erkekler ve kadınlar HIV ile enfekte olmayan çocuk sahibi olabilirler ve hamilelik sürecine ilişkin tıbbi gereklilikler diğer tüm hamile kadınların süreçleriyle hemen hemen aynıdır. Ek olarak, HIVnegatif bir bireyle düzenli bir cinsel ilişki içinde olmak ART tedavisine başlamak için bir diğer önemli sebeptir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi başarılı bir ila tedavisi vücuttaki HIV’I baskılar ve bulaş riskini minimum düzeye indirir. HIV ilaç tedavisi başlamaya hazır olmak Kuşkusuz tedavinin en önemli aşaması bu. Günümüzdeki HIV tedavisi tüm gelişmiş özellikler ve oldukça az yan etkiler barındırmakla birlikte her gün ilaç almayı gerektiren bir tedavi. Tüm faydalarını gözettiğinizde HIV ilaçları kullanmaya başlamak size elbette iyi hissettirecektir. Fakat bununla beraber her gün ilaç almak konusunda endişe ya da sorularınız olması da çok normal. Bu soru ve endişelerin giderilmesi konusunda sabırlı olun, kendinize zaman tanıyın ve tüm bu soruları gerek doktorunuza gerek Kırmızı Kurdele İstanbul’a sormaktan çekinmeyin. ART hakkında diğer endişeler Size en uygun ART ilaçlarının belirlenmesi için doktorunuzla mutlaka konuşmalı ve tedaviye başlamadan önce tüm sorularınızı gerekirse defalarca sormuş olmanız önemli. Kafanızdaki soru işaretlerinin çokluğu, tedaviye uyum konusunda problemler yaratabilir. Eğer aynı süreçte bir başka kronik ya da geçici sağlık sorunu için ilaç kullanıyorsanız, uygun ilacı belirlemek için yapacağınız bu konuşmalar daha önemli. Tıbbın hızlı gelişimi ile birlikte ilaçlar arasında etkileşim minimum düzeye inmiş olsa da, işin henüz başında tüm olasılıkları düşünmekte fayda var. Ayrıca tüm kılavuzların mutlaka önerdiği ancak Türkiye’de zaman zaman problem olabilen direnç testi konusu da mutlaka konuşmanız gereken konulardan biri. Bu test, enfekte olduğunuz virüsün türüne ilişkin bilgi verecek ve eğer dirençli bir virüsle enfekteyseniz, mevcut ilaçlardan hangilerinin yararlı olamayabileceği ile ilgili bir yol haritası çıkarılmasına yardımcı olacak. Bütün bu kısa bilgiler ışığında HIV tanısını takip eden süreçte, ART tedavisi üzerine düşünmeye ve sorular sormaya başlamak oldukça yararlıdır. Tüm bu sorulara cevaplar bularak kendinizi daha iyi hissetmenize ve sağlığınızı korumaya yarayacak ART tedavisine başlamak ise pek çok güncel kılavuzun önerdiği bir plandır. ART ilaç kullanımı ve tedavi ile ilgili HIV tedavisi başlıklı #hivbilgisi yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Opposites Attract Study; 343 çift, 16,899 cinsel temas, SIFIR BULAŞ!

    Tedavinin HIV bulaşlarını kesin olarak önlediğine yeni ve güçlü bir kanıt daha; 343 çift, 16,899 cinsel temas, SIFIR BULAŞ! Eşcinsel çiftlerle yapılan uluslararası araştırmanın sonucuna göre vücutlarındaki HIV düzeyi BELİRLENEMEYEN HIV pozitif bireylerden negatif partnere HİÇ bulaş gerçekleşmedi! Partnerlerden birinin HIV pozitif diğerinin HIV negatif olduğu, 343 eşcinsel sero-different* çiftin katılımıyla yapılan araştırmada, 16.899 kez kondom kullanmadan gerçekleşen cinsel temas hiçbir HIV negatif katılımcının HIV ile enfekte olmadığına dair rapor, Temmuz ayında Paris’te düzenlenen ve Kırmızı Kurdele İstanbul’un da katıldığı 9. HIV Bilimleri Konferansı’nda (IAS 2017) yapılan bir sunumla açıklandı. *Partnerlerden birinin HIV pozitif diğerinin HIV negatif olduğu çiftlere verilen bir diğer isim; sero - different The Opposites Attract (ters kutuplar birbirini çeker) adı verilen bilimsel çalışmada partnerlerden birinin HIV ilaç tedavisi (ART) altında BELİRLENEMEYEN düzeye baskılanmış HIV pozitif olduğu eşcinsel erkek çiftler arasında HIV bulaşısı gerçekleşip gerçekleşmediği araştırıldı. Çalışmada, HIV pozitif partnerlerin viral yükleri, çalışma süresi boyunca “BELİRLENEMEYEN düzeyde” olarak kayıt altına alındı. Araştırmanın katılımcıları Avusturalya, Bangkok ve Rio de Janeiro’da yer alan kliniklerde takip edildiler. Opposites Attract ile bulunan kanıtlar, #hivbilgisi blogumuzda da yayınladığımız PARTNER Study’de bulunan kanıtlara eklenerek, ilaç tedavisi (ART) altında tamamen baskılanmış ve BELIRLENEMEYEN viral yük düzeyine inen HIV pozitif bireylerin cinsel ilişki ile virüs BULAŞTIRMAYAN bir seviyeye eriştiklerini açıkca ortaya kondu. Sonuçlar bir araya getirildiğinde, her iki çalışmada da, eşcinsel erkek çiftlerin 40.000’den fazla (kondom kullanmaksınızın) ilişkide hiç bir yeni HIV bulaş vakası kayıtlara geçmedi. Tüm bu sonuçlar geçtiğimiz günlerde Paris’te düzenlenen HIV Bilimleri Konferansı’nın organizatörü olan IAS (International AIDS Society – Uluslararası AIDS Topluluğu) ve UNAIDS gibi önemli kuruluşlar tarafından da imzalanan ve Kırmızı Kurdele İstanbul’un da Uluslararası partneri ve sözcüsü olduğu kampanyanın ortak bildirileri imzalanan Prevention Acces Campaign (Tedaviye Erişim Kampanyası) tarafından sürdürülen U = U Kampanyası’nın (Undetectable = Untransmittable / Belirlenemeyen = Bulaştırmayan) tüm tezlerini bilimsel verilerle kanıtlıyor. Yukarıda bahsi geçen çalışmalar aynı zamanda, eğer söz konusu çiftten pozitif olanı düzenli olarak ilaç tedavisi kullanıyorsa, başka bir cinsel yolla bulaşan enfeksiyon (CYBE) olması durumu bile HIV bulaşısı riskini arttırmadığını ortaya koyuyor. Opposites Attract araştırmasında katılımcıların %6’sında, Partner Study’nin katılımcılarının ise %17,5’unda HIV dışındaki diğer CYBE’ler (sifilis vb.) tespit edilmişti. Araştırma sonuçlarına göre, eğer viral yük henüz BELİRLENEMEYEN düzeyde olsa bile, cinsel ilişkideki rolün bulaşıyı etkilemediğini tespit etmiş durumda. Kayda değer ve çalıma hakkında şüphe uyandıran bir diğer önemli veri, Opposites Attract araştırması sırasında, 3 erkek bireyin HIV ile enfekte olmasıydı. Ancak daha sonra yapılan genetik analizlerle, bulaşan virüsün, esas cinsel partnerin dışında henüz viral yükü baskılanmamış başka bireylerden bulaştığı tespit edildi. Bu veri ART kullanan ve virüsleri BELİRLENEMEYEN düzeye baskılanmış HIV pozitif bireylerin virüsü BULAŞTIRMADIĞINI aynı çalışma içinde ikinci kez kanıtlamış oldu. Araştırma yetkililerinden Andrew Grulich’ten edindiğimiz bilgiye göre, çalışmanın Thailand’da yürütülen bölümünde, erkek katılımcıların %40’ı, çalışmaya katıldıklarında henüz HIV ilaç tedavisine (ART) başlamamışlardı, ancak çalışma şartlarına uygun olarak bu grup hemen tedavi altına alınarak, takiplerinde de kısa sürede viral yüklerinin baskılanarak BELİRLENEMEYEN düzeye indikleri gözlemlenmiştir. Tedaviye yeni başlayan bu grupta, viral baskılanma gerçekleşinceye kadar kondom ile cinsel ilişkiye girilmesi sağlanmıştır. PARTNER Study’de ana konu HIV ile bağlantısız bazı başka bulaşılar (Sifilis vb.) tespit edilmişti. İki çalışma arasındaki bu farkın ise, Opposites Attract’a katılan HIV negatif partnerlerden %24’ünün PrEP (Pre-Exposure Prophylaxis – Erken Dönem Bulaşı Önleme Tedavisi) kullanmakta olmaları düşünülmektedir. aidsmap.com’un görüş istediği araştırmacılardan Benjamin Bavinton, Opposites Attract katılımcılarından PrEP tedavisi kullananları, bu tedaviyi tercih etmelerindeki sebebin, asıl partnerlerinden başka bir partnerle ilişkiye girdiklerinde HIV bulaşısına maruz kalmak istememeleri olduğunu belirtti. ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Kurumu Direktörü Nobel ödüllü Dr. Anthony Fauci, geçtiğimiz günlerle düzenlediği, viral yük ve bulaşıcılık konulu basın konferansında, “Bir bilim insanı, muhtemel risklerden bahsederken ‘asla’ kelimesini asla kullanmamalı. Fakat bu kez, tedavi altında ve BELİRLENEMEYEN viral yüke sahip bir HIV pozitif bireyin, HIV bulaştırma riskinin ölçülemeyecek derecede düşük olduğunu ifade etmek o bireyin BULAŞTIRMAYAN olduğunu söylemekle eşdeğerdir. Karşılaştığımız bu duruma bilimsel açıdan bakarsak, ‘bilimsel gerçek’ dediğimiz şeylerin as bu çalışmalardaki gibi ezici kanıtlardan oluştuğunu söyleyebiliriz.” UNAIDS’ın Direktör Yardımcısı Dr. Luiz Loures ise, “Korunma amaçlı tedavinin toplumsal etkisi düşünüldüğünde, kuruluşumuz, tedavi altında olan ve bulaşıcılığı söz konusu olmayan bireylerin toplumdaki sayısı arttıkça, mesela San Francisco, Sao Paulo ve Nairobi gibi şehirlerde, HIV’in etki alanının da daraldığı gözlemledi” dedi. Paris’te düzenlenen 9. HIV Bilimleri Konferansı’nın (IAS 2017) kapanış gününde Kırmızı Kurdele İstanbul olarak sözcüsü olduğumuz Uluslararası Belirlenemeyen = Bulaştırmayan kampanyası adına ana oturumda konuşma yapan tedavi aktivisti Arda Karapınar; ‘’Elimizde HIV virüsü BELİRLENEMEYEN düzeye baskılanmış HIV pozitiflerin virüsü bulaştırmadıklarına ve kimseye risk yaratmadıklarına dair yeteri kadar kanıt var. Şimdi yapılması gerekenler, HIV taşıyan herkesin hemen tedaviye başlaması için daha çok test imkanı sunmak ve HIV tedavisi gören bireylerin ilaç ve test hizmetlerine kesintisiz erişimini sağlamak. Bu kanıtlara göre ise HIV pozitif bireyleri ayrımcılığa maruz bırakmanın akla uygun hiç bir yanı yok’' ifadelerini aktardı. B = B kampanyasının arkasında, Harvard mezunu bir avukat ve tedavi aktivisti olan Bruce Richman bulunuyor. Kampanya hakkında konuşan Richman “2003 yılında tanı aldığımda, bu enfeksiyonu sevdiğim kişiye bulaştıracağımdan çok korkmuştum ve aynı zamanda bana ‘sen bulaşıcı bir enfeksiyon taşıyorsun’ diye hatırlatan ilaçları her gün almaktan da kaçınmıştım. En sonunda 2012 yılında tedaviye başladığımda doktorum bana eğer viral yüküm baskılanırsa artık bulaştırıcılığımın söz konusu olmayacağını söylemişti” diye belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Doktorun söylediklerini ilk duyduğumda içimde oluşan sevinç duygusu, zamanla kendisini öfkeye dönüştürdü, çünkü bulduğum her internet sitesinde benim hala bulaştırıcılık konusunda yüksek bir risk taşıdığım yazıyordu. Yani aslında yenilikçi bilim, toplum tarafından bilinmesi gereken bir gerçeği yaymada o kadar da yenilikçi davranamıyordu. Doktorların artık bu sorumluluktan kaçmayarak, tüm hastalarına bunu açıklamaları lazımdı. Bu yüzden doktorlarla işbirliği yaparak U = U Ortak Bildirisini yayınladık. Böylelikle HIV’in damgalaştırıcı ve ötekileştirici etkisini yok ederek, bireylerin tedaviye başlamalarını desteklemek ve enfeksiyon yayılımını durdurmayı hedefledik. Bunun için de, bildirimizi onaylayan UNAIDS gibi kuruluşlara ve daha çok otoriteye ihtiyacımız var''. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu Referans Bavinton B et al. (yayınlayan Grulich A) HIV treatment prevents HIV transmission in male serodiscordant couples in Australia, Thailand and Brazil. 9th International AIDS Society Conference on HIV Science, Paris, abstract no TUAC0506LB, July 2017.

  • Riskleri en aza indirmek - Daha güvenli seks

    Kırmızı Kurdele İstanbul'un ilgiyle takip edilen, her biri merakla beklenen #hivbilgisi yazılarında bu kez, HIV'e ilişkin tüm şüphelerin temelinde yatan faktörü ele almak, bazı basit bilgiler ve tavsiyeler paylaşmak istedik. Hangi koşullarda altında gerçekleşen temaslar daha az riskli ya da daha güvenli sayılır? Riskler nasıl en aza indirgenir? Daha güvenli seks nedir? Tamamlayıcı bilgiler olarak HIV bulaş ve korunma yolları ve çeşitli temas biçimlerine göre risk oranları için ise HIV hakkında her şey bölümümüzü ziyaret ederek, ilgili yazıları okuyabilir, aklınıza takılan tüm sorular içinse Türkiye'nin ilk ve en donanımlı Online HIV danışmanlığı servisimize danışabilirsiniz. Daha fazla insanın doğru ve güncel #hivbilgisi'ne ulaşması için yazılı ve görsel tüm içeriklerimizin paylaşıma açık olduğunu ve HIV'e ilişkin önyargı ve ayrımcılığın sizin desteğiniz olmadan bitmeyeceğini bir kez daha hatırlatmak isteriz. İyi okumalar. Riskleri en aza indirmek - Daha güvenli seks Cinsel ilişki kaynaklı HIV bulaşısı risklerini en aza indirmek hakkında yapılan tüm önerileri “Daha güvenli seks” başlığı altında toplamak mümkündür. Daha Güvenli seks ise birçok anlama gelebilen bir terimdir; • İçeriğinde HIV bulundurması mümkün olan vücut sıvılarının paylaşımından/aktarımından kaçınmak. • Tedbir amaçlı vajina veya penis kondomu kullanmak. • HIV bulaşışını önlemede önerilen ilaçlardan kullanmak (PrEP-PEP) • Cinsel partnerlerin sayısını azaltmak. • Alkol ve kimyasal madde kullanımını azaltmak. Alkol ve kimyasal maddele sağlığa zararlarının yanı sıra, karar verme yetisini etkileyebilirler. Aslında daha güvenli seks, genellikle bu yaklaşımların birkaçının birlikte kullanımını içerir. Fakat düşük riskli olarak tanımlanan bir cinsel davranış sonrasında bile, HIV statünüzden emin olmanın tek yolu test olmaktır. Ayrıca eğer cinsel yolla bulaşan başka bir enfeksiyon geçiriyorsanız, HIV testi yaptırmanız da önerilir. Harici kondomlar (Penis kondomları) Yapılan çok çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre lateks veya poliüretandan yapılmış kondomlar HIV’e karşı etkili korunma sağlarlar. Kondom kullanımının arkasındaki mantık oldukça açıktır: Kondom cinsel organı tam olarak örterek meni ve vajinal sıvı gibi cinsel sıvıların transferina karşı bariyer oluşturur ve HIV’in bulaşmasını önler. Laboratuvar çalışmaları ile bu yöntemin geçerliliği ve güvenilirliği desteklenmiştir. Bu çalışmalar, içeriğinde HIV bulunan solüsyonların kondomun içine yerleştirilmesi ile gerçekleştirilmiştir. Lateks ve poliüretandan üretilen kondomlarda HIV’in bu kondomlardan geçemediği gözlenmiştir. Benzer diğer çalışmalar ile lateks ve poliüretan kondomların, genital herpes (HSV) ve hepatit B (HBV) gibi cinsel yolla bulaşan diğer viral enfeksiyonlara karşı önlem sağladığı gözlenmiştir. Hayvan derisi gibi doğal maddelerden yapılmış kondomların ise birçok virüse karşı etkili önlem sağlamadığı görülmüştür. Bir laboratuvar çalışmasında HIV’in kuzu derisinde bulunan mikroskobik deliklerden geçtiği gözlenmiştir. Genital herpes (HSV) ve hepatit B (HBV) üzerinde yapılan çalışmalar da benzer sonuçlar ortaya koymuştur. Sonuç olarak hayvan derisinden üretilen kondomların geçirgenliğinin daha yüksek olduğu kanıtlanmıştır. Birçok epidemiolojik araştırma -partnerlerden birinin HIV ile yaşadığı ve diğer partnerin HIV negatif olduğu gözlemsel araştırmalar- kanıtlamıştır ki devamlı lateks veya poliüretan kondom kullanımı HIV’in aktarılmasına karşı yüksek koruma sağlamaktadır. Kondom kullanımında asıl dikkat edilmesi gereken nokta, kondomun doğru biçimde ve temas boyunca sürekli kullanılmasıdır. Kondomun doğru kullanılmaması, kondomun çıkmasına veya yırtılmasına sebep olarak virüse karşı koruma kapasitesine azaltabilir/yok edebilir. Düzensiz kullanımı (birkaç sefer dahi olsa vajinal veya anal birliktelikte kullanımının atlanması) virüsün aktarımı ile sonuçlanabilir. Poliüretan kondomlar, latekse karşı alerjisi olan kişiler için etkili ve güvenli alternatiflerdir. Poliüretan kondomları inceleyen altı çalışmadan üçü, poliüretan kondomların yırtılması ve çıkması durumunun lateks kondomlarla ayni oranda ve nadiren gerçekleştiği, diğer üç çalışma ise poliüretan kondomların yırtılma riskinin daha yüksek olduğu bulgusuna varmıştır. Bu bulguların yanında, bu çalışmaların hepsi göstermiştir ki, devamlı ve doğru kullanıldığında Poliüretan kondomlar HIV aktarımına karşı etkili koruma sağlamaktadırlar. Dahili kondomlar (Vajina kondomları) Vajina kondomların kullanımı ilk olarak 1993 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde onaylanmıştır. Vajina kondomları, iki ucunda esnek halkaların bulunduğu esnek bir kese biçimindedir. Kapalı uçta bulunan esnek halka kondomun kaymadan durması için diyaframlarda uygulanıldığı gibi vajinanın içine yerleştirilir. Açık uç ise vulvanın dışında vajina girişinde kalır. Doğru kullanıldığında hem gebelik hem de HIV dahil cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı etkili koruma sağlar. Vajina kondomlarının anal birlikteliklerde kullanımının onaylanmamasına rağmen, bazı eşcinsel ve biseksüel erkekler bu kondomları anal birliktelikte kullanıldıklarını açıklamışlardır. Fakat yapılan çalışmalar Vajina kondomlarının anal birliktelikte kullanımının rektal kanama, rahatsızlık verme ve yanlış kullanım gibi problemlere sebep olabileceğini ortaya koymuştur. Yapılan araştırmalar aynı zamanda vajina kondomlarının penis kondomlarıyla karşılaştırıldığında doğru kullanımının daha zor olmasından dolayı daha az etkili olduklarını belirtmiştir. Kayganlaştırıcılar Lateks kondomlarla birlikte yalnızca su bazlı veya silikon bazlı kayganlaştırıcılar kullanılmalıdır. Lateks kondomlar ile yağ bazlı kayganlaştırıcıların kullanılmaması gerekmektedir. Yağ bazlı kayganlaştırıcı kullanımı dışında el ve vücut losyonları, bebek yağı, zeytinyağ, masaj yağları ve vazelin kullanımının Latekse zarar verebileceği ve kondomun ve yırtılmasına yol açabileceği kanıtlanmıştır. Bazı kayganlaştırıcılı kondomlar ve ayrı satılan kayganlaştırıcılar nonoxynol-9 adı verilen bir kimyasal içermektedir. Nonoxynol-9 spermlerin hayatta kalma sürelerini kısaltarak gebelik oluşumu ihtimalini azaltırken aynı zamanda bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların riskini de azaltmaktadır. Fakat bu kimyasala alerjik reaksiyon gösterilmesi durumunda vajina ve anüste tahriş gözlenebilir. Bu durum kondomun yırtılması durumunda HIV aktarımı riskinin yükselmesine yol açar. Antiretroviral (ART) Terapi HIV tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar aynı zamanda HIV’in cinsel yolla bulaşmasını önlemek amaçlı da kullanılmaktadır. Pre-Exposure Prophylaxis (PrEP), HIV negatif bireylerin Antiretroviral ilaç kullanımı ile HIV edinme risklerinin azaltılmasında kullanılan önleyici bir yöntemdir. Post-Exposure-Prophylaxis (PEP) ise HIV ile yüksek riskli bir temas sonrası bir ay süreyle Antiretroviral ilaç kullanımı ile virüsün vücuda yerleşmesini önlemek amaçlı uygulanan bir yöntemdir. Korunma Amaçlı Tedavi (TasP- Treatment as Prevention) ise HIV ile yaşayan bireylerin Antiretroviral ilaç kullanımı ile viral yüklerinin belirlenemeyen seviyelere çekilmesi ve 6 ay belirlenemeyen viral yük sonrası virüsün bulaşma riskinin ortadan kalkması anlamına gelmektedir. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • ''Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan''ın en yeni ve en güçlü kanıtı; PARTNER 2

    Amsterdam’da gerçekleşen 2018 Uluslararası AIDS Konferansının en ilgi çekici oturumlarından biri, Londra Üniversitesi’nden Dr. Alison Rodger’ın PARTNER 2 çalışmasının sonuçlarını açıkladığı oturumdu. Dr. Roger "Eğer ART kullanıyorsanız ve viral yükünüz baskılanmışsa yani Belirlenemeyen düzeydeyse cinsel açıdan bulaştırıcılığınız yoktur. Risk sıfır!” diyerek konferansa damga vurdu. Araştırma sonuçlarına göre, en az bir kişinin viral yükü baskılanmış yani Belirlenemeyen düzeyde HIV pozitif bir birey olduğu eşcinsel çiftler arasında gerçekleşen 77.000 kondomsuz cinsel ilişkide, hiç bir HIV bulaşısı tespit edilmedi. Bulgular konferansta büyük heyecan ve coşkuyla karşılandı. Dr. Rodger, hastalarına gerçeklerden bahsetmekten korkan ve bu güçlü bilimsel mesajı paylaşmayan doktorlar için ise “Artık hiçbir bahaneleri kalmadı” ifadelerini kullandı. Araştırma sonuçları açıklanırken pek çok bilim insanı da konferans salonundaydı. 2011 yılında “HIV Önleme Denemeleri Ağı 052 Araştırması” adı altında heteroseksüel çiftler arasındaki bir araştırmayı yöneten ve hemen hemen aynı sonuçları alan, Kuzey Carolina Üniverstesi’nden Dr. Myron Cohen, gazetecilere verdiği demeçte “Bu bir dönemin bitişi. Tıpkı okulun son günündeki mezuniyet töreni gibi çoşkulu bir açıklamaydı” diyerek PARTNER-2 Araştırması’nı destekledi ve sözlerine “aslında tüm bu araştırmaların sonuçları, 1990’larda ilk kez ortaya konan bir hipoteze yapılan yatırımların ne kadar da başarılı olduğunu gösteriyor” diye ekledi. ÜST DÜZEY GÜVENİRLİLİK PARTNER-2 Araştırması, #hivbilgisi sayfalarımızdan hatırladığınız, eşcinsel ve heteroseksüel çiftler arasında 58.000 kondomsuz cinsel ilişkiyi kapsayan ve sıfır HIV bulaşısı ile sonuçlanan PARTNER-1’in devamı olarak ve sadece eşcinsel çiftler üzerinde yapıldı. PARTNER-1 çalışması ile ilgili #hivbilgisi yazımızı bu linkte okuyabilirsiniz. Ancak PARTNER-1 Araştırması’nda elde edilen bulgular, eşcinsel çiftler üzerinde, heteroseksüel çiftlerde olduğu kesinlikte bir sonuçta bahsetmeye yetecek ölçüde yeterli değildi. Çünkü araştırmaya beklenildiği kadar eşcinsel çift katılmamıştı. Bu sebeple Dr. Rodger’ın da açıkladığı gibi PARTNER-2 Araştırması, özellikle heteroseksüel çiftlerde elde edilen bulgulara benzer bulgular elde edilip edilemeyeceğini bulabilmek adına özellikle tasarlanmış bir çalışma olarak ayrı bir öneme sahip. Araştırmada birinin negatif, diğerinin ise pozitif olduğu eşcinsel çiftlerin arasında gerçekleşen korunmasız temas yoluyla virüs bulaşısı olgusunun, koruyucu baskılayıcı tedavi ile olan ilişkisi üzerinde duruldu. Araştırmacılar aynı zamanda, PARTNER-1 araştırması’nda heteroseksüel çiftler için elde edilen 0.46’lık yıllık güven aralığının geçerliliğini de kontrol ettiler ve PARTNER-2 araştırması’nda bu sonuç 0.84 olarak belirlendi. Yani PARTNER-2 çalışmasından elde edilen verilen PARTNER-1’in verilerinden de güvenilir! PARTNER-2 Araştırması’na 14 Avrupa ülkesindeki 75 sağlık merkezinden toplam 972 sero-different (yani biri HIV-negatif, diğeri HIV-pozitif olan) eşcinsel çift katıldı. Tüm çiftler belirli ön testlerden geçirildikten sonra, çalışma sırasında her 6 ve 12. aylarda yeniden çağırılarak, HIV pozitif bireylerde viral yük testi, HIV negatif bireylerde de HIV testi sonuçları düzenli olarak takip edildiler. Takiplerde eğer HIV-negatif katılımcının HIV testi sonucu pozitif çıkarsa yani HIV ile enfekte olduğu anlaşılırsa, bu durumda da araştırmacılar HIV negatif bireyin HIV ile nasıl enfekte olduğunu bulmak adına filogenetik araştırmaya tabi tutulacaktı (yani HIV bulaşısının HIV-pozitif partnerden gelip gelmediğini bulmak için özel testler uygulanacaktı). Ancak araştırma sırasında böyle bir araştırmaya tabi tutulacak tek bir birey dahi tespit edilemedi. Araştırma ekibi, olası bulaşının tespit edilebilmesi için, araştırmada üç ayrı yöntem kullandı. Çalışma sürecinde, HIV-pozitif erkeklerin %27’si ve onların HIV-negatif eşlerinden %23’ünde cinsel yolla bulaşan farklı enfeksiyonlar tespit edildi. Ancak bu bireylerin %37’si de kendisini farklı bireylerle de cinsel ilişki yaşadıklarını ve asıl eşleriyle “açık ilişki” yaşadıklarını belirtmişlerdi. Sonuçlar hakkında konuşan Dr. Rodger “Takibini yaptığımız çiftlerden sadece %5’inde yıllık bazda viral yük 200 kopyanın üzerinde tespit edildi. Bu durumda bu vakalar için ileri düzey bir viral kontrol uygulamasında bulunduk” diyerek sözlerine devam etti. Çalışma sırasında sadece 15 bireyde HIV bulaşısı tespit edildi ancak yapılan genetik incelemelerde virüsün çiftler arasında gerçekleşen cinsel ilişkilerden dolayısıyla bulaştığını dair bir kanıt elde edilemedi. Bu 15 bireyin 11’inin verdiği beyanlarda, asıl partnerinden başka bir partnerle korunmadan cinsel ilişkiye girdiği bilgisi alındı. "Bunlar, çalışmamızın genel olarak kesin sonuçları” diyen Dr.Rogder, sözlerine şöyle devam etti: “Çalışma sonuçlarına göre, çiftlerin tüm cinsel alışkanlıklarını da hesaba katarsak, korunmadan yapılan cinsel ilişki ile HIV bulaşısı arasında bir ilişki tespit edilememiştir.” Yani çalışma sonuçlarını açık bir ifadeyle tekrar etmek gerekirse; eşcinsel erkekler arasında korunmadan gerçekleşen 77.000 temasta hiçbir HIV bulaşışı görülmemiştir! Konferans salonundaki konuşmasını şu sözlerle sonlandıran Dr.Rodger, salonda ayakta alkışlandı: “İlaç tedavisi altında viral yükü Belirlenemeyen seviyeye erişmiş HIV pozitif bir birey, korunmadan cinsel ilişkiye girse dahi, virüsü bulaştırmaz. Bundan eminiz!” Birinin “Belirlenemeyen” Olduğunu Nasıl Anlarsınız? Konferans sırasında, çalışmanın bulguları genel olarak övgüyle karşılandı. Ancak yine de Dr.Rodger’a sorulan bazı sorular ilgi çekici ve pek çoğumuzun aklını kurcalayan noktaları işaret ediyordu. Konferans katılımcılarından biri, çalışmaya katılan bireylerden ne kadarının uyuşturucu kullanan bireyler olduğunu sordu. Cevap “çok az bir kısmı” idi ve bu bireylerde de herhangi bir HIV bulaşısı tespit edilememişti. Bir başka kullanıcı ise viral yükün 200 ile 1000 kopya arasında olan bireylerdeki HIV bulaşısı oranını sorduğunda Dr. Rodger detaylı sonuçların ayrıca açıklanacağı bilgisini verdi. Soru sormak için söz alan Cohen adındaki katılımcı ise, ilaç kullanımı sonrası viral yükü henüz yeni olarak baskılanmış bireylerde en az 6 aylık süresinin geçmesini bekleme konusundaki endişesini ve bunun tam olarak ne anlama geldiğini sorması üzerine Dr. Rodger “biz bu çalışmada viral yükün baskılanmış olmasındaki sınırı 6 ay olarak belirledik, dolayısıyla araştırma sonuçlarına göre anlamlı bir sıfır bulaşıdan bahsetmek için en az 6 aydır belirlenemeyen seviyede olunması gerekiyor” diye cevapladı. Cohen’den sonra söz alan başka bir katılımcı ise “Tam olarak bir bireyin belirlenemeyen seviyede viral yüke sahip olduğunu nasıl anlıyorsunuz ve bunun takibi için ne kadar sürelerde bireyin test ile takip edilmesi gerekir?” diye sorması üzerine Dr.Rodger “her bireyin takip ve tedavi tablosu farklıdır. Size şu kadar aralıklarla takip edilmelidir dersem, bilimsel açıdan yanlış bir söylemde bulunmuş olurum. Dolayısıyla bir bireyin belirlenemeyen olması bireye özgüdür ve bazı durumlarda özellikle dirençli hastalarda farklı süre aralıklarında takip gerekmektedir” diye cevapladı ve sözlerine ekledi “Bir bireyin, bir kere viral yükü baskılanmışsa, tedavi planına uygun olarak ilaçlarını kullandığı sürece, viral yük baskılanmış olmaya devam edecektir” dedi. Kırmızı Kurdele İstanbul'un öncü imzacılarından ve uluslararası sözcülerinden biri olduğu Belirlenemeyen = Bulaştırmayan kampanyası ve arkasındaki güçlü bilimsel kanıtlar hakkında daha fazla bilgi için B eşittir B sayfamızı ve aşağıdaki diğer #hivbilgisi yazılarımızı okuyabilir, Türkçe'deki ilk B = B broşürünü bu linkten okuyabilir ve indirebilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Pratik HIV bilgisi videoları projesi; HIV'in doğrusu

    Yeni bir Kırmızı Kurdele İstanbul projesi; HIV'in doğrusu! Güncel ve doğruluğu bilimsel olarak ispatlanmış #hivbilgisini, toplumun tüm kesimlerine ve kolay anlaşılır bir dille aktarırken, kullanabileceğimiz tüm teknolojik araç ve metotları da kullanıyoruz. Bu sayede, talep edilen #hivbilgisi'nin ne olduğunu ve bu eksik bilginin hangi yöntem ve dille sunulduğunda daha da kolay anlaşılacağını anlamaya dönük analizler yapıyor, o verilere uygun olarak projeler geliştiriyoruz. İşte o projelerden biri daha: Pratik HIV bilgisi videoları projesi; HIV'in doğrusu! Bu proje ile, hizmete aldığımız günden bu yana kapsamlı ve uzman bir hizmet sunan online HIV danışmanlığı servisimize ulaşan on binlerle ifade edilecek miktarda soruyu konu ve başlık düzeyinde inceleyerek, yüzdesel olarak öne çıkan konulara kısa, net ve takibi kolay yanıtlar vermeyi hedefledik ve onları videolaştırdık. Günün standart teknolojisi ve yaygın sosyal ağ mecraları kullanılarak, herkesin kolayca erişebileceği bu kısa videolar, HIV şüphesi içindeki negatif bireylerin herhangi bir ifşa, mahremiyet vb. endişeler taşımalarını ve cevap beklenen sürede negatif düşüncelere kapılmalarını da engelleyecekler. Hiçbir parasal destek olmaksızın sadece gönüllülerimizin katkılarıyla uyguladığımız HIV'in doğrusu projesinin, Ne zaman HIV testi yaptırmalı? HIV tedavi edilebilir mi? HIV'in bulaş yolları nelerdir? B=B nedir? Başlıklı ilk 4 videosunu YouTube kanalımızda hemen izleyebilir, yeni videolardan haberdar olmak için kanalımıza abone olabilirsiniz. Gönüllülerimizin emekleriyle, hiçbir kurumdan maddi destek almadan gerçekleştirdiğimiz bu projedeki katkılarından dolayı, ses kayıt ve mastering için Cansun Küçüktürk'e, grafik tasarım için Oğulcan'a teşekkür ederiz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey

  • AIDS2018 Konferans günlüğü

    23 – 27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen ve sağlık alanında herhangi bir konuda yapılmış, tüm zamanların en büyük konferansı olan #AIDS2018’in Türkçe sesi olan Kırmızı Kurdele İstanbul’un, geriye dönük notlar ve eklemelerle de güncellenecek olan kısa konferans notlarını gün gün bu sayfada okuyabilirsiniz. Gün 0: B eşittir B ön konferansı Kırmızı Kurdele İstanbul’un resmi proje partneri ve sözcüsü olduğu U = U kampanyasının ilk bildirisi 2 yıl önce yayınlandı. İki yılın sonunda 89 ülkeden 689 kurumun imzaladığı ve UNAIDS, WHO, CDC, ECDC gibi güvenilirliği tartılmayan otoriteler ve Nobelli Dr. Fauci gibi bilim insanlarının, kampanyanın temelini oluşturan mesajları onayladığı bu büyük küresel kampanya ilk büyük konferansını AIDS2018 kapsamında Amsterdam’da gerçekleştirdi. 100’den fazla tedavi aktivistinin katıldığı ve Kırmızı Kurdele İstanbul temsilcisinin de ana konuşmacılardan olduğu konferansın sözcüsü Dr. Fauci’ydi. B eşittir B’nin temelinde yatan bilimi, 10 yıllık bir perspektiften bilgiler ve net sonuçlarla bir kez daha anlatan Fauci’nin ardından konuşan kampanya yöneticisi B. Richman, kampanyanın iki yılda eriştiği noktanın emek veren herkes için olduğu gibi, bu hayat değiştirici bilgiye ihtiyaç duyan herkes için de önemli ve duygusal bir nokta olduğunu ancak mesajı herkese ulaştırmak ve ayrımcılığı sonlandırmak için çok daha sıkı çalışmak gerektiğini ifade etti. Bruce Richman’ın ardından konuşan temsilcimiz, her şeyden önce Türkçe’yi ve Türkiye’yi uluslararası HIV gündemini doğrudan etkileyen bu kampanyanın temel dil ve ülkelerinden bir yapmaktan ve değişime öncü olmaktan gurur duyduklarını söyledi. B eşittir B mesajının sadece bir kişi ya da kuruma ait olmayan, evrensel ve HIV tarihinde tüm zamanların en güçlü aracı olduğunu ekleyen temsilcimiz kampanyayı hala imzalamayan diğer kuruluşlara da seslenerek ‘artık kaybedecek zaman yok’ mesajını iletmek istediğini söyledi. Richman’ın ‘kampanyanın geleceğinde daha aktif ve daha öncü bir rol üstlenecek olan Kırmızı Kurdele İstanbul’un kampanyanın en erken imzacılarından biri olmasının, Türkiye HIV topluluğunun kapasite ve vizyonu hakkında çok iyi bir fikir verdiğini’ eklediği, temsilcimizin konuşmanın ardından, farklı ülkelerin deneyimlerinden kampanya örnekleri ve gelecek stratejisi tartışmalarıyla tamamlanan ön konferans, bundan sonra düzenlenecek ulusal ve uluslararası etkinliklerle mesaja gereksinim duyan herkese ulaşılması için daha çok çalışma sözüyle tamamlandı. Gün 1: AIDS yürüyüşü ve resmi açılış 15.000'den fazla delegenin katıldığı ve KKİ’nin Türkiye’den katılan tek STK olarak Türkiye’yi de temsil ettiği konferansın ilk gün tarihi bir gün oldu. HIV tarihinde ilk kez, Türkiye’den bir STK’nın bu çapta bir konferansta, düzenleyici organizasyonlarından biri olduğunu söylemekten gurur duyduğumuz AIDS yürüyüşünde Türkçe mesaj, pankartlar ve tişörtlerle yürüdük. Katılımcıların farklı dillerde sloganlar attığı yürüyüşün çeşitli anlarında Türkçe sloganların da yükselmesi mutluluk vericiydi. Yürüyüş esnasında, HIV pozitif olduğunu televizyon ekranında açıklayan sunucu Karl Schmid ile yaptığımız kısa söyleşi günün fotoğraflarını konferansı takip eden günlerde bu sayfada bulabilirsiniz. Yürüyüş ve çeşitli workshoplarla tamamlanan günün ardından gerçekleşen resmi açılış ise oldukça görkemli ve etkileyiciydi. Düzenleyici kuruluş IAS’nin Başkanı Linda Gail Baker, kendisinin görevi yakın zamanda devredecek olduğunu ve ardından tarihte ilk kez, açık HIV pozitif kimliğiyle yaşayan bir kişinin, Dünya’nın en büyük AIDS temelli organizasyonu olan IAS’nin Başkanlık görevini üstleneceğini aktardı. Bu detayın otuz altı yıl boyunca verilen mücadele ve bilimsel eforun ulaştığı noktanın önemini kanıtladığını söyleyen Linda Gail Baker’in konuşmasından notlar, açılış töreninden diğer anlar ve konferanstan anlık notlar için #AIDS2018, #AIDS2018KKİ etikelerini ve @redribbon34, @AIDS_conference hesaplarını Twitter üzerinden takip edin. Gün 2: Ünlüler geçidi ve Partner 2 22. Uluslararası AIDS Konferansı’nın 2. günü politikacılar ve geniş katılımlı çalışmaların sonuçlarının açıklandığı bilim seansları ana oturumlarda, daha detaylı ve spesifik tedavi ptorokolleri üzerine yapılan sempozyumlar ise kapalı seanslarda devam etti. Oskar ödüllü oyuncu Charlize Theron tarafından kurulan “African Outreach Project (Afrika Sosyal Yardım Projesi)” detayları, yine ünlü oyuncu tarafından ana sahnede anlatıldı. Sosyal ve maddi olarak ayrıcalıklı kesimde yer alan herkesin benzeri sorumluluklar alarak, dezavantajlı bireylere destek olmasının insanı bir sorumluluk olduğunun altını çizen Theron, özellikle Amerika’daki ünlüleri, ellerini taşın altına koymaya davet etti. Charliz Theron’un aksine farklı bir tavır sergileyen Elton John ise, konsferansa özel düzenlenen basın toplantısında “Artık benim gibi ünlülerin HIV konusunda birşey yapmaları yerine, politikacıların birşey yapma zamanı geldi” diyerek eleştirilerin odağına G8 ülkelerinin politikacılarını koydu. Gün içerisinde farklı oturumlarda ve kapalı seanslarda konuşma yapan Sussex Dükü Prens Henry ise dikkatleri genç nüfusun üzerine yönlendirdi. İngiltere Hükümeti tarafından revize edilen ve yeniden yapılandırılan fonlar sayesinde, özellikle 15-25 yaş arası genç nüfusun HIV’den etkilenmemesi için gerekli tüm aksiyonların alınması gerektiğini önemle vurguladı. “Gençlerin HIV’e maruz kalmalarını önlersek, salgınla mücadelede de önemli adımlar atmış oluruz” diye Sussex Dükü, yeni fonlama sistemi ile özellikle genç nüfusa odaklanacaklarının altını çizdi. Daha önce Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından Türkçe’ye çevrilerek takipçilerimizle paylaştığımız PARTNER-1 Çalışması’nın ikincisi olan PARTNER-2 çalışmasının sonuçları basın toplantısıyla açıklandı. Universty College London’dan Dr. Alison Rodger tarafından açıklanan çalışma sonuçları, geçtiğimiz yıl sonuçları açıklanan ilk çalışmanın tezini doğrular nitelikte: Korunmadan yapılan 77.000 anal yollu cinsel ilişki ve “sıfır” bulaşı! PrEP kullanımının yaygınlaşmasının gerekliliği üzerine durulan oturumlarda ise, şüpheli ilişkilerde karşılaşılabilecek olası HIV bulaşısına karşı PreP’in önemli ve etkili bir korunma yöntemi olduğunun altı bir kez daha çizildi. Konferanstan anlık notlar için #AIDS2018, #AIDS2018KKİ etikelerini ve @redribbon34, @AIDS_conference hesaplarını Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın! Gün 3: Kesin tedavi ve aşı hala uzak mı? - Lisans savaşını aktivistler kazandı! 22. Uluslararası AIDS Konferansı’nın 3.günü, merak edilen konularından başında gelen kesin tedavi ve aşı denemeleri, PreP, ayrımcılıkla mücadele örnekleri ve gün içerisinde oluşan önemli son dakika gelişmeleri ile devam etti. Günün ile oturumlarından biri olan, HIV tedavisindeki yeni yaklaşımları ve yeni ilaç denemeleri konu başlığı altında, çarpıcı ve bir o kadar da olumlu gelişmeler hakkında bilgi verildi. Weil Cornell Medicine’den Brad Jones, yaptığı sunumla tüm dikkatleri üzerine çekti. Bugüne kadar yapılan kesin tedavi ve aşı denemeleri hakkında bilgi veren Jones, iki alanda da hızla süren çalışmalar olduğunu ancak farklı bağışıklık sistem tepkileri ve aynı zamanda da HIV’in kendi evrimi dolayısıyla kısa sürede bir sonuca ulaşmanın henüz mümkün olmadığını belirtti. Gün içerisinde farklı gruplar tarafında sürdürülen kadın ve gençlik ana konulu panellerde, genel olarak bu iki alanda HIV ile ilişkili konularda çalışmanın dünya genelinde ne kadar zor olduğu üzerinde duruldu. Panellerde yer alan konuşmacılar, bölge ya da ülkelerdenb bağımsız olarak, en büyük hatanın kadın organizasyonlarında kadınların ve gençlik organizasyonlarından gençlerin yeterince yer alamıyor olmasını eleştirdi. Günün en çok ilgi çeken ve aslında bir anlamda da AIDS2018’in tüm havasını değiştiren haber ise Avrupa Hukuk Mahkemesinin, yerel saat ile 15:00 (TS 16:00) sularında açıkladığı karar oldu. Yaklaşık 2 yıldır, Avrupa genelindeki aktivistlerin büyük savaş verdiği ve Truvada’nın yeniden lisanslanması konusundaki davada, daha önceden Gilead’ın, Truvada’nın lisans hakkını tekelinde tutması için yaptığı yeniden ruhsatlandırma başvurusunun, Avrupa Hukuk Mahkemesi tarafından yasalara uygun olmadığına karar verildi. Konferans genelinde büyük bir ses getiren kararla, jenerik Truvada üretiminin önündeki engeller kaldırılarak, PreP kullanımının yaygınlaşması ve erişilebilir olması konusunda sürdürülen çalışmalarda büyük bir başarı sağlanmış oldu. AIDS2018 3. gününde ana oturum ile devam ediyor. İlk oturumda yer alan konuşmacılar HIV tedavisi(cure) ve aşı çalışmaları konusunda son gelişmelerden bahsetti. Vurgulanan bazı noktalar: -Öncelikle HIV ile yaşayan bireylerin cömertliğine ve çalışmalara verdiği desteğe dair minnetlerini tüm konuşmacılar dile getirdi. HIV alanında yapılan çalışmaların kanser immünoterapisine yaptığı büyük katkı oldukça önemli. - ART (Anti-Retroviral Tedavi/ Günümüzde uygulanan mevcut HIV tedavisi) kullanımı ile HIV virüsü saptanamayacak düzeye getirilebiliyor olsa da HIV virüsünün anatomik depolarda saklı olarak kalması tam bir tedavinin önündeki önemli bir engel. Bu anlamda sürdürülen farklı araştırma modelleri var. 2018 yılında yapılan son çalışmalar cesaretlendirici olsa da bu uzun soluklu bir araştırma süreci. Alınması gereken uzun bir yol var ancak insanların dahil olduğu primat cinsindeki diğer türlerde yapılan ve tedavinin sağlandığı çalışmalar ümit veriyor. - Aşı çalışmalarına yönünde de devam eden birçok deneme var ancak HIV virüsüne karşı insan vücudunun oluşturduğu antikorların yapısı bu konuda aşılması zor bir engel sunuyor. Virüsün evrimi ve insan vücudunun verdiği tepki üzerine daha fazla temel bilimler çalışmasının gerektiği vurgulandı. Yapılan çalışmalar belirli antikorların seçilmesi ve laboratuvar ortamında genetik mühendeslik ile üretilmesi üzerinden yürüyor. Yine primatlarla yapılan çalışmalardan en ümit verici olan ad26(Recombinant Adenovirus Serotype 26) kaynaklı aşı çalışmaları. Bu aşının insan olmayan primatlarda etkinliği tam anlamıyla kanıtlanmış durumda. Çalışmalar bu aşının insanlara nasıl uygulanabileceği yönünde ilerliyor. Hem tedavi hem aşı konusunda ümitli ancak sabırlı olmak ve temel bilim çalışmalarını desteklemek şu an için yapılacak en doğru şey. - ART tedavisinde ilaç etkileşimleri, direnç ve protokeller hakkında yapılan çok sayıda araştırma var. Bu anlamda araştırmalar daha önce ART almamış(naif) erken evrendeki bireyler, geç evredekiler, direnç gösterenler, viral yükü saptanamayanlar ve hamile kadınlara yönelik farklı protokeller öneriyor. Bu anlamda bilmek, takip etmek ve güncel kalmak oldukça önemli. Tanı almış kişilerin ART alımını aksatmaması kritik bir önem taşıyor. Saptanamayan viral yük HIV'ye dair tüm baskıyı bir kenara bırakıp yaşamanın en önemli yolu. -İlk gün de yazmış olduğumuz gibi üreme çağındaki kadınların ARV kullanımında dikkatli olması gerektiği önemli bir vurgu noktası. Dolutegravir kullanımı etkili bir şekilde kontraseptif kullanımını zorunlu kılıyor. Bunun yanında hamile kalmayı düşünen kişilerin acilen hekimine danışması lazım. DTG'nin yenidoğana etkisine dair çalışmalar hala yeni ve tartışmalı. - Son olarak halk sağlığı uygulamaları ve politikalar ele alındı. HIV tanısı alan kişilerde tedaviye başlamak için CD4 sayımının 500 hücre/mm3 altında olması 2016 yılında Dünya Sağlık Örgütü'nün 'Herkesi Tedavi Et!' politikası ile yürürlükten kalktı. Bunun yanında tedavi takibinde de CD4 sayımı yerine Viral Yük testi öneriliyor. Oturumda gerçekleşen tartışmada DSÖ politikalarının ulusal HIV politikalarına ne ölçüde uygulandığı, bu anlamda engeller ve nasıl aşılabileceği önemli yer edindi. #aids2018 #hivturkey #redribbonistanbul #kırmızıkurdeleistanbul #hivtesti #ücretsizhivtesti #hivtedavisi

  • AIDS2018'in Türkçe sesi: Kırmızı Kurdele İstanbul

    Türkiye'nin saygın, üst düzey işbirlikleri ve projelerle uluslararası HIV gündeminin önemli aktörlerinden biri olmayı başaran sivil toplum kuruluşu Kırmızı Kurdele İstanbul 23 -27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek ve sağlık alanında herhangi bir konuda, tüm zamanların en büyük konferansı olacak olan AIDS2018'in Türkçe sesi olacak! Bunun yanı sıra, daha önce katıldığı konferanslarda etkinlikler düzenleyen ve/ya da sunumlar yapan ekibimiz bu konferans boyunca da etkinlikler ve sunumlarda, Türkiye'nin HIV gündemini Dünya'nın her yerinden gelecek olan uluslararası katılımcılarla paylaşacak. Kırmızı Kurdele İstanbul ekibi, 22 Temmuz günü gerçekleşecek olan, resmi kampanya sözcüsü olduğumuz U = U, B = B ön konferansında bir sunum ve konuşma yapacak. 23 Temmuz günü ise düzenleyicilerinden biri olduğumuz AIDS March 2018'de TÜRKÇE pankartlar ve mesajlar taşıyarak yürüyeceğiz. Ayrıca, Türkçe'yi uluslararası HIV gündeminin dillerinden biri yapmak hedefimiz doğrultusunda, daha önceki konferanslarda da olduğu gibi, Kırmızı Kurdele İstanbul ekibi tarafından Türkçe'ye çevirilen Amsterdam (AIDS2018) bilgirgesini, bu linkten okuyabilirsiniz. Konferans boyunca diğer etkinliklerimiz ve oturumlardan anlık bildirimler, konferans alanından video söyleşiler için @redribbon34 kullanıcı adııyla sosyal medya hesaplarımızı hemen takibe almayı ve #AIDS2018kki etiketini takip etmeyi unutmayın! www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #aids2018 #hivtürkiye #hiv #aids #kırmızıkurdeleistanbul #redribbonistanbul #konferans #aidsbelirtiler

  • Yoğun bir yaza hazırlanıyoruz!

    İlgiyle okunan ve beklenen #hivbilgisi yayınlarımıza bir süredir ara verdiğimizi fark eden takipçilerimizin sorularını tek seferde yanıtlamak istedik; yoğun bir yaza hazırlanıyoruz! Bu yoğunluğun en önemli faktörlerinden birisi ise Uluslararası AIDS 2018 konferansı. 22 - 27 Temmuz tarihleri arasında, Hollanda'da gerçekleşecek ve tüm zamanların en geniş katılımlı, en büyük konferansı olması planlanan AIDS2018'e katılacak olan Kırmızı Kurdele İstanbul ekibi, daha önceki konferanslarda da olduğu gibi sadece katılımcı olmanın ötesinde ses getirecek çalışmalar yapacak. Konferans dönüşünde ise ön duyurusunu yaptığımız günden bu yana merakla beklenen ve Türkiye'de bir ilk olacak olan 'Pozitif Akademi' ve geniş bir alanı kapsayan saha projemizle, Türkiye'deki negatif HIV algısı ve dilinin dönüştürülmesi hedefiyle sürdürğümüz çalışmalarımıza hız vereceğiz. Konferans yaklaştıkça duyuracağımız konferans haberleri ve tüm diğer projelerimizden detaylar için #kirmizikurdeleistanbul'u takipte kalın! www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu #hiv #aids #hivtesti #hivbelirtileri #AIDS2018 #kırmızıkurdele #pcr #elisatesti

  • Haydi HIV’e karşı birlikte mücadele edelim ve damgalamayı bitirelim

    Çalışmalarımıza başladığımız günden beri düzenli #hivbilgisi yayınları sürdürerek ve doğru bilgiyi, kolay anlaşılır bir dille dolaşıma sokarak, HIV hakkında üretilen ve inanmaya devam edilen efsanelerin sona ermesinde önemli bir rol üstlenmeye çalıştık. Çünkü damgalama ve ayrımcılığın şiddetine ve yarattığı sorunlara karşı yürütülecek mücadelede başvurulacak en büyük gücün bilgi olduğuna inandık ve bu inançla Dünya HIV çevresindeki bilimsel çalışmaları, güncel kaynakları, kampanyaları, yabancı dillerdeki kaynakları ve yazılan her şeyi takip ettik ve uluslararası işbirlikleri, partnerlikler geliştirdik. İki yılı aşkın zamandır kesintisiz sürdürdüğümüz bu çalışmalar boyunca başvuru kaynağı olarak takip ettiğimiz, partneri olmaktan ve logosunu anasayfamızda, diğer uluslararası partnerlermizle birlikte görmekten mutluluk duyduğumuz kaynakların başında ise NAM - AIDSmap geliyor. HIV bilgisi blogumuzda bu kez, NAM - AIDSmap yönetcisi, adı sayfalarımızda daha önce de geçen aktivist dostumuz Matthew'in hem kişisel deneyimleriyle, hem de uzun yılların birikimiyle kaleme aldığı harika bir damgalama yazısını, biraz da provakatif bir başlık atarak paylaşmak istedik. Matthew'ın bu duygusal yazısını seveceğinizi ve damgalamaya karşı mücacelemize katılmaya her zamankinden daha da gönüllü olacağınızı umuyoruz. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu Haydi HIV’e karşı birlikte mücadele edelim ve damgalamayı bitirelim Yazan: Matthew Hodson @Matthew_Hodson Çeviren: Kırmızı Kurdele İstanbul çeviri takımı Hatırlıyorum da, biri bana bir gün, HIV taşıdığını ve fazla zamanı kalmadığı için korktuğunu söylemişti. Sımsıkı sarılmış ve sabahın ilk ışıklarına kadar sohbet etmiştik. Bir sonraki yıl, o kişi ne yazık ki savaşı kaybetmişti! Karşımdakinin HIV pozitif olduğunu bilerek cinsel ilişkiye girdiğim ilk zaman, kendisi hakkındaki bu gerçeği söylemiş olmasından dolayı içimde bir rahatlık hissi olduğunu hatırlıyorum. Aramızdaki ilişki güven üzerine kurulmuştu ve ben de cinsellikte korunmanın pazarlık konusu olmayacağını bilecek kadar aklı başındaydım. Korunmuştuk ve korkulacak bir durum yoktu! HIV pozitif biriyle bilerek çıkmaya başladığım ilk zamanlarda, o daha bana kendi sağlık durumu hakkında bilgi vermeden ben zaten durumu anlamıştım. Ve ben, ona bu durumun çok normal olduğunu, HIV pozitif olmasının aramızdaki duygulara engel olamayacağını söylemekte sabırsızlanıyordum. O günlere dönüp baktığımda, insanların HIV’e ilişkin damgalama hakkında konuştuklarını hiç hatırlamıyorum. Demek ki, kesin tedavisi mümkün olmayan ve çoğunlukla erken dönemde acı dolu bir ölümle sonuçlanan bir hastalığın korkusunun yanında damgalanma pek de önemli bir konu değilmiş. Zaten hepimiz hayatta kalma mücadelesi veriyorduk. Ben HIV pozitif olduğumu öğrendikten sonra, çevremdeki insanların buna tepkisi bazen nezaket, bazense tam bir saldırganlık oldu. Son zamanlarda bana, damgalamanın artıp artmadığına dair fikirlerim soruluyor, buna dürüst bir cevap vermem gerekirse: Bilmiyorum! Ancak açık olmak gerekirse, etkili bir HIV tedavisinin olmadığı eski zamanlara göre, mücadele ve merhamet duygumuzun kaybolduğunu söyleyebilirim. O günlerde AIDS, bizleri bir şekilde bir araya getiren ve birlikte omuz omuza mücadele etmemizi sağlayan, her gün bir arkadaşımızı yok eden bir hastalıktı. O dönemde, LGBTİ toplumundaki gay, lezbiyen, trans bireylerin ve hatta heteroseksüellerin de bir araya gelip, yanyana durup, birbirlerine nasıl destek olduklarını hatırlıyorum. Açıkcası, o günlerdeki bu dayanışmanın da hakkını vermem gerekir! Şimdiyse, ölüm korkusuyla tetiklenen yaşama ümidimizle yarattığımız o mükemmel dayanışma ve çaba, eski nesilden yeni nesile, yani yeni tanı alan bireylere anlatarak aktardığımız bir şehir efsanesi haline gelmiş durumda. Şunu unutmayalım: Eğer HIV ile yaşayan bir bireyseniz, o ya da bu şekilde, damgalamaya maruz kalmamanız mümkün değildir; er ya da geç bir gün buna maruz kalırsınız. Belki düşüncesiz bir arkadaşınız patavatsızlık yapar, belki bir arkadaşlık sitesinde konuştuğunuz kişiden blok yersiniz ya da okuduğunuz bir yazının altında HIV’le ilgili ağzından salyalar akan bir yorum okursunuz ve moraliniz bozulur. HIV’le yaşayan bireylerin sayısı artıyor olsa da, damgalama azalmıyor. Günümüzdeki tedavi HIV pozitif bireylerde, normal bir yaşam beklentisi yaratmasına rağmen, bu damgalanma azalmayacak da! Her ne kadar, ilaç kullanımı sayesinde viral yükümüz belirlenemeyen düzeye inip, artık virüs bulaştırma riskimiz sıfır olmuş olsa ve normal bir yaşam beklentisine sahip olsak da, içimizde hala HIV’le yaşayan diğer bireyler hakkında endişe ve korku bulunmaya devam ediyor. Eğer bir birey, HIV’le yaşayan bir bireyle cinsel ilişki yaşamayı reddediyorsa bu, kişinin HIV konusunda kendi kararı olmasının ötesinde daha çok cehalet ve önyargı ile ilişkilidir. Çünkü damgalama, sizi HIV’den korumayacağı gibi, aslında HIV için daha çok bulaşma ve hayatta kalma alanı yaratmaktadır. Yani damgalama ve ötekileştirmeyle, farkında olmadan, HIV’e destek olmuş olursunuz! HIV ile yaşayan bireyleri damgalayarak ve ötekileştirerek, çevrenizde yarattığınız korku ve çekince ortamı dolayısıyla insanların test yaptırmalarına, eğer HIV pozitiflerse, tedaviye başlayıp sağlıklı bir yaşam süremelerine ve hatta başkalarına bulaştırmalarını önlemelerine engel olursunuz. Damgalama ve ötekileştirme, bireylerin HIV taşıyıp taşımadıklarını anlamalarını ve geçmişte yaşadıkları şüpheli ilişkileri gözden geçirmeleri karşısında büyük bir engel. İşte tam da bu yüzden, altı üstü bir virus olan HIV’e yüklenmiş bunca ahlaki ve insanı anlamı bir yana koyup, cehaleti ve cehaletin yarattığı korku ortamını yok ederek, HIV’e ilişki damgalamayı sonlandırmamız gerekiyor. Damgalamayı sadece kendi zihninizden ve dilinizden kaldırmanız yeterli değil. Aynı zamanda, HIV statüsü ne olursa olsun, çevremizdekilerin doğru tutum ve davranış ile ortak dil geliştirmesi ve ortak hareket etmesini sağlamaktan da sorumluyuz. Cinsel yönelimi veya cinsel hayatındaki deneyimleri ne olursa olsun, herkesi bilinçlendirmek ve doğru olanı anlatmakla mükellefiz. Unutmamalıyız ki, HIV’e ilişkin damgalamaya karşı mücadele etmek demek, daha güçlü ve kucaklayıcı bir topluluğa sahip olmamız anlamına da gelecektir. Bu yüzden, sevgi ve dayanışmanın nefreti yeneceğine olan güçlü inanca bağlı kalmamız, her zamankinden çok ama çok daha önemli. #hıv #aids #NAM #aidsmapcom #matthewhodson #stigma #ücretsizhivtesti #hivbelirtileri

  • Pozitif Akademi yakında başlıyor! - Positive Academy is starting soon!

    -English below- Pozitif Akademi yakında başlıyor! Üzerinde bir yıla yakındır çalıştığımız ‘Kırmızı Kurdele İstanbul Pozitif Akademi’ yakında başlıyor. Kırmızı Kurdele İstanbul gibi projelerini durum ve ihtiyaç analizlerine göre oluşturan bir STK için tüm projeler önemlidir. Fakat üzerinde bir yıla yakındır çalıştığımız Pozitif Akademi, kendisini diğerlerinden farklı kılan özellikleriyle biraz daha önemli bir proje. Pozitif Akademi, farklı hedef grupları için oluşturulmuş farklı içeriklerin, bu grupların ihtiyaç ve bilgiyi benimseme alışkanlıklarına göre Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından oluşturulmuş yeni bir model.Tüm hedef grupların HIV bilgisi, bilgiyi kullanma yetenekleri ve bilgi temelli aktivizm kapasitelerinin geliştirilmesini hedefleyen Pozitif Akademi, yurtiçi ve yurtdışından konunun uzmanlarını, deneyimli aktivistleri de ağırlayacak. HIV konusuna ilgi duyan herkesin dahil olabileceği Pozitif Akademi hakkında detaylar, gelişmeler ve katılım başvurusu için Kırmızı Kurdele İstanbul’u takipte kalın! www.kirmizikurdele.org www.pozitifakademi.tk #hivhakkindahersey #hivindogrusu Positive Academy is starting soon! After one year long study on the project, 'Red Ribbon Istanbul’s Positive Academy' is starting soon. Of course, all the projects are very important for an NGO like Red Ribbon Istanbul which produces its projects regarding the situation and needs analysis. But Positive Academy that we’ve been studying on for last a year is a bit more important than rest of the projects with its unique features. Positive Academy is a new model of education produced by Red Ribbon Istanbul with different contents for different target groups specifically according to the needs and the way of learning of those groups. Positive Academy targets on developing basic HIV information, ability of using information and information based activisim capacity of all the target groups and will be hosting local and international experienced experts in the sessions. Also anyone interested in HIV will be able to apply to join the session. Keep following Red Ribbon Istanbul for details about Positive Academy! www.redribbonistanbul.tk www.positiveacademy.tk #allabouthiv #hıv #aids #HIVhakkındaherşey #ücretsizhivtesti #pozitifakademi #KırmızıKurdeleİstanbul #HIVtedavisi2018 #hivbelitileri #aidsbelirtileri

  • Belirlenemeyen viral yük, B=B broşürümüz yayında

    Bir #hivbilgisi broşürü daha yayında! HIV ile mücadelede 2017’nin en önemli mesajı seçilen*,Türkiye resmi partneri ve sözcüsü olduğumuz U=U (B=B) kampanyasının temelini oluşturan bilimsel gerçekleri her zamanki gibi, uluslararası işbirliğiyle, kolay anlaşılır bir dille ve grafiklerle anlatan 'Temel bilgiler - Belirlenemeyen viral yük' isimli yeni #hivbilgisi broşürümüze www.kirmizikurdele.org/yayinlar adresinden erişebilirsiniz. Diğer tüm #hivbilgisi broşürlerimiz gibi 'Temel bilgiler - Belirlenemeyen viral yük' #hivbilgisi broşürü de kişisel imkanlarla baskıya uygun olarak hazırlandı. B=B hakkında daha fazla bilgi için www.kirmizikurdele.org/besittirb Belirlenemeyen=Bulaştırmayan önyargı ve ayrımcılığı da önler mi? başlıklı #hivbilgisi makalemiz için www.kirmizikurdele.org/single-post/besittirbayrimcilik diğer #hivbilgisi broşürlerimiz için www.kirmizikurdele.org/yayinlar adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Kırmızı Kurdele İstanbul #hivhakkindahersey #hivindogrusu *The Lancet, Kasım 2017 #hıvhakkındaherşey #UequalsU #BesittirB #hivtesti #hivbelirtileri #HIVtedavisi2018 #PrEP #aids #hiv #cantpassiton

bottom of page