HIV pozitif arkadaşınızla nasıl konuşmamalı, nasıl konuşmalı?

En son güncellendiği tarih: Ağu 11


Son yıllarda yayınlanan tüm veriler HIV enfeksiyonunun özellikle genç nüfusta hızlı bir yükselişte olduğunu gösteriyor. Bu durum ülkemiz için de aynen geçerli.


Yani HIV olgusunun, gençler arasında doğru bilgiler ve doğru bir dille konuşulması, eskiden olduğundan daha önemli. HIV'in toplumda ve tüm sosyal alanlarda rahatlıkla ve ön yargısız bir biçimde konuşulabilir hale gelmesi #kirmizikurdeleistanbul'un da temel hedeflerinden biri.

Bir konunun toplumda rahatça konuşulmaya başlanmasını sağlayacak en etkin yol ise öznelerin, yani doğrudan muhatapların konu hakkında konuşabilmesi. Yani bu örnekte, HIV pozitif bireylerin içinde bulundukları topluluklarda seslerini çıkartarak farkındalık yaratmaları en etkin yol olacaktır. Fakat bunun için rahat ve güvende hissedilen bir ortam ilk şart. Ve hepimiz biliyoruz ki, bizimki gibi toplumsal ön yargıların yaygın ve HIV konusunun hala tabu olduğu toplumlarda HIV pozitif bireylerin cesaretlerini kolayca kırıp, onları ötekileştiren, hatta aşağılayan, yargılayan cümle ve sorular duymak oldukça mümkün.


Bu sebeple, #hivhakkindahersey temasıyla düzenli olarak sürdürdüğümüz ve merakla takip edilen #hivbilgisi yayınlarımıza bir yenisini ekledik ve HIV ile yaşan bireylerin deneyimlerini şimdi olduğundan daha rahat anlatabilecekleri bir ortamı teşvik edebilmek umuduyla aşağıda, HIV ile yaşayan birine asla söylememeniz gerekenleri ve desteklendiklerini hissetmelerini sağlayacak bazı soruları listeledik. İyi okumalar.

HIV ile yaşayan bir bireyle konuşma rehberi

Sormayın: Yaşadıklarından dersini aldın mı? Aklı başına geldi mi?


Bu tarz bir soru kesinlikle insanların HIV ile ilgili konuşmaktan çekinmelerinin gerçek sebeplerinden biridir. HIV bir ceza değildir ve hiç kimse bu soruda işaret edilen türde bir cezaya çarptırılmak istemez. Bu yüzden HIV sadece kötü insanların başına gelebilecek bir olguymuş gibi konuşmaya bir son verin. Derhal!



Sorun: Nasıl başa çıkıyorsun?


Bu soru arkadaşınıza, yaşadıkları ile ilgili duygularını açıklayabilme size de onun ayrımcılık ötekileştirme ve bunlara dayalı kendini suçlama ile nasıl başa çıktığını öğrenme fırsatı verecektir. Bu soru ve cevaba göstereceğiniz ilgi aynı zamanda sizin, arkadaşınızı nasıl nasıl değerlendirdiğinizi de gösterecektir.


Sormayın: Kim bulaştırdı? Ne zaman oldu?


O ya da şu... Geçen yıl ya da altı ay önce...

Ne fark eder? Sakın nasıl olduğunu dahi bilmedikleri bir konuda size açılmaya çalışan bir insana bu kadar kaba davranmayın!



Eğer arkadaşınız nasıl bulaştığı hakkında konuşmak ve paylaşmak isterse, bırakın bunun zamanına ve biçimine kendisi karar versin.



Sorun: Ne zamandır bununla mücadele ediyorsun?



Bu soru arkadaşınızın ne kadar zamandır, sosyal bir destek almadan HIV ile yaşadığı hakkında bilgi almanız için bir şanstır. Arkadaşınızın mevcut sağlık durumları hakkında rahatça konuşabilecekleri ve damgalamanın olmadığı bir ortam yaratacak olumlu ve yargı içermeyen sorular sormayı deneyin.


Sormayın: (eğer bir İlişkileri varsa) Eşin/Sevgilin de mi HIV pozitif?



Sormayın çünkü hem çok çirkin bir soru hem de bunun konuyla hiçbir ilgisi yok!



Zaten HIV pozitif bireyler HIV negatif bireylerle birlikte olamazlar diye bir karar ya da öneri de yok! Başarılı devam eden tedavilerde bulaş riski sıfırlanır. Bir de korunma bilincine sahip olunduktan sonra ne gibi bir sorun olabilir ki?


Öte yandan arkadaşınızın kendisi ile ilgili bir durumu anlatıyor ve rahatça konuşuyor olması, eşleri ile ilgili bir durumu da aynı rahatlıkta anlatacağı anlamına gelmez. Sakın onları partnerlerinin sağlık durumuna dair özel bilgileri açıklamaları için garip bir duruma sokmayın.



Üçüncü şahıslarla ilgili tıbbi bilgiler dahil tüm kişisel bilgileri paylaşmanın suç olduğunu da unutmayın.


Sorun: Kendini yeni bir enfeksiyondan nasıl koruyorsun?



Arkadaşınızın sağlık ve güvenliğinden endişe etmeniz gayet normaldir ve bu endişenize onun başkasına virüs bulaştırması da dahil olabilir.




Ancak bu endişenizi dile getirirken onların güvenilir olmayan yollara başvurduğunu farz etmeyin. Eğer bu soruyu doğru zamanda ve yapıcı bir üslupla sorarsanız, o zaman arkadaşınız güvenli seks konusunda yaptıklarını sizinle paylaşma fırsatı bulacak ve aynı zamanda size de yargılamadan sohbet etme alışkanlığı kazandıracak.



Sormayın: AIDS olacak mısın? AIDS misin?



Ne şanstır ki arkadaşınız -HIV’in sebep olabileceği en ileri seviye hastalıklar bütününün sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olan- AIDS evresini hiç yaşamayacak!



AIDS terimi, HIV tedavilerinin şu anki kadar etkili olmadığı zamanlarda kullanılan bir terimdi. Bir bireyin CD4 hücre sayısı (bağışıklık hücresi) 200’ün altına düştüğü zaman, AIDS tablosuna girebilme riskleri oluşur ve bu da ölümcül olabilecek şekilde vücudun bağışıklık sisteminin fırsatçı enfeksiyonlara karşı zayıf olduğu durumu işaret eder.

Ama haberler güzel!



HIV ile mücadele günümüzde o kadar değişti ve ilerledi ki tedaviye erişimin ve düzenli tedavinin kullanımda olduğu yerlerde AIDS kelimesini sözlükten çıkarabiliriz.



Sorun: Tedavin nasıl gidiyor?



Günümüzde HIV tanısı almış bir birey, tedaviye başladığı ve tedaviye bağlı kalıp ilaçlarını belirtilen şekilde zamanında ve uygun dozlarla aldığı sürece, HIV ile enfekte olmayan bir insan kadar uzun yaşayabilir.

Ama ne yazık ki, Dünya genelinde HIV ile yaşayan bireylerin sadece %50'si düzenli ilaç tedavisine erişme imkanına sahip.

Arkadaşınızın sağlığı konusunda dikkatli olduğundan emin olun ve ihtiyaç duyduğunda bir sağlık kuruluşuna gitmeleri hususunda cesaretlendirin, hatta bu adımı onunla birlikte atın, gerçek bir arkadaşın yapacağı gibi ona koşulsuz destek olun.


www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu


www.kirmizikurdele.org'de ziyaretçi deneyimini geliştirmek için çerezler kullanılır. Sitede sunulan tüm bilgiler uluslararası düzeyde kabul görmüş, saygın HIV tedavi kılavuzlarına, deneyimli tedavi aktivistlerinin bilgi

vtecrübelerine dayanır. Bu bilgilere dayanarak eyleme geçmeden önce uzman bir hekime danışılması mutlaka tavsiye edilir.

Bu siteyi ziyaret eden herkes bu sorumluluğu kabul etmiş sayılır.