top of page

Moderna'nın deneysel HIV aşısının ilk dozları gönüllülere uygulandı.

Güncelleme tarihi: 2 Şub 2022


 

Yayına hazırlayan: Arda Karapınar, Tedavi aktivisti, Topluluk yazarı

Yayın tarihi: Şubat 01, 2022

 

Adını COVID-19 aşısı ile duyuran biyoteknoloji şirketi Moderna, kâr amacı gütmeyen Uluslararası AIDS Aşı Girişimi (International AIDS Vaccine Initiative - IAVI) ile birlikte yürüttüğü bir başka aşı çalışmasının klinik çalışmalarına başladı. Gönüllü katılımcılara ilk dozların geçtiğimiz günlerde uygulandığı aşı çalışması, Moderna (ve diğer firmaların) COVID-19 aşısında kullandığı bir yaklaşım olan mRNA teknolojisinin, HIV negatif bireylerin HIV ile enfekte olmasını önlemede etkili olup olmadığını araştıracak. Bilim çevrelerinde heyecan uyandıran bu çalışmayı, çeşitli uluslararası tedavi aktivizmi ağlarının da üyesi olan tedavi aktivisti ve topluluk yazarı gönüllümüz Arda Karapınar, Kırmızı Kurdele İstanbul takipçileri için yazdı. İyi okumalar. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey

 

(Türkiye’nin #hivbilgisi sağlayıcısı ve kaynağı www.kirmizikurdele.org ve @redribbontr sosyal medya hesaplarındaki #hivbilgisi içerikleri ve tüm içerikler KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA herkesin paylaşımına açıktır. Kaynak göstermek/mention/etiket vb. dışında özel bir izin gerektirmez.)

 

Moderna'nın, Uluslararası AIDS Aşı Girişimi (International AIDS Vaccine Initiative - IAVI) ile birlikte tasarladığı ve ilk doz uygulamaları geçtiğimiz günlerde uygulanan klinik deneme, ilk aşamada Amerika Birleşik Devletleri'ndeki dört merkezde sürecek. IAVI G002 isimli çalışma, geliştirilen aşının HIV negatif bireylerin HIV ile enfekte olmasını önlemede etkili olup olmadığını araştıracak.

Bill & Melinda Gates Vakfı'nın sponsor olduğu bu çalışmanın sürdürüleceği merkezler; George Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi, Georgia eyaletindeki Emory Aşı Merkezi, Washington'daki Fred Hutchinson Kanser Araştırmaları Merkezi ve San Antonio'daki Texas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Merkezi. Geliştirilen aşının güvenilirliğinin ve etkinliğinin ölçülmesi amacıyla, 56 katılımcı faz 1 boyunca bu dört merkezdeki uzman ekipler tarafında izlem altında tutulacak. Klinik deneme kapsamında bu 56 katılımcı çeşitli gruplara ayrılarak farklı dozlarda aşı uygulanacak. Bu kapsamda katılımcıların 32'si en az bir doz birincil doz ve başka bileşenlerden oluşan destekleyici doz , 16'sı sadece birincil doz, 8'i ise sadece destekleyici doz aşı alacak. Farklı gruplara farklı dozlar uygulanmasındaki amaç herkese uygun olacak doğru doz sayısını bulmak.

Dört gruba ayrılan 56 kişiye yapılacak aşılamaya ilişkin ilk sonuçların 2023 yılının Nisan ayında çıkmasını bekliyoruz. Çalışmanın bir sonraki faza geçerek devam edip etmeyeceğine 2023 Nisan ayına kadar süren kısmından çıkan sonuçlara göre karar verilecek. Uluslararası AIDS Aşı Girişimi IAVI'nin Başkanı Dr. Mark Feinberg "HIV aşısı tasarımında, Moderna'nın mRNA platformuyla yeni bir aşamaya geçmekten ötürü büyük heyecan duyuyoruz. Şimdiye kadar tüm HIV aşısı arayışları olduıkça zorlu oldu ancak bu yeni bir aşama. Şimdi yeni araçlara sahibiz ve bu yeni araçlara sahip olmak, acilen ihtiyaç duyulan, etkili bir HIV aşısına doğru hızlı ilerleme kaydetmenin anahtarı olabilir'' diyor.

mRNA teknolojisi ve HIV Bu noktada, mRNA teknolojisinin HIV bilimi çalışmalarında bulunan ve ilk kez COVID19 aşılarında denenen bir teknoloji olduğunu hatırlatmakta yarar var. Yani mRNA teknolojsi - HIV tanışıklığı yeni değil. Dolayısıyla bu çalışma mRNA teknolojisini deneyen ilk HIV aşısı çalışması değil. Yine Moderna işbirliğinde geliştirilen ve sonuçları geçtiğimiz aylarda açıklanan bir başka aşı çalışması maymunlarda umut verici sonuçlar üretmiş ve ardından küçük bir insan grubunda %88 oranında önleyicilik sağlamıştı. Ancak aşının koruyuculuğunu kısa zamanda yitirmesi çalışmanın bir başka ve olumsuz sonucuydu.

mRNA teknolojisi HIV aşılarında nasıl uygulanıyor? Haberci RNA (mRNA), tüm canlı hücrelerde bulunur ve proteinleri bir araya getirmek için ihtiyaç duyulan talimatları iletirler. Fakat tüm genetik mühendislik korkularınının aksine mRNA ve DNA aynı şey değildir ve mRNA'lar genetik kodumuzu değiştirmek için DNA'mızla birleşemezler. mRNA aşıları oldukça yeni bir teknoloji olmasına rağmen, virüslerin milyarlarca yıldır kullandığı temel prensibe dayanıyor. Yani virüs sanki vücuttaymış gibi bir mesaj taşıyarak, o virüsün sebep olduğu temel proteinlerden birini oluşturuyor (COVID19'da spike proteini) ve vücudun bir çeşit kendi aşısını oluşturmasını sağlıyor. İşte mRNA teknolojisini benzersiz kılan altyapı bu. HIV söz konusu olduğunda ise işler biraz daha karışık. Çünkü COVID19 aşılarında mesajıcı RNA'ların sadece tek bir proteinin (spike proteini) üretilmesini sağlaması yeterliyken HIV'in karmaşık ve akıllı yapısı işleri epey zorlaştırıyor. Bu çalışmada denenen aşı, HIV'in farklı bileşenlerini yapma talimatını veren en birkaç farklı mRNA içermek zorunda çünkü HIV'e karşı yeterli bir bağışıklık tepkisi oluşturabilmek için daha geniş çeşitlilikte HIV proteinlerine ihtiyaç duyuluyor. İlgili hücre, bunları daha sonra vücuda göndereceği virüs benzeri parçacıklar (VLP'ler) halinde nasıl birleştireceğini doğal olarak biliyor ve ona uygun davranıyor oluyor. Ancak bunlar HIV'in kendini mekanizmasından yoksun oldukları için vücutta enfeksiyona neden olmuyorlar. Anlayacağınız içerde işler biraz karışık. Bize düşen, bilime güvenmek ve bu akıllı teknolojinin HIV'den kalıcı olarak daha akıllı bir seviyeye gelmesini beklerken, tüm bu bilimsel süreçleri ilgi ve merakla takip etmek.