HIV durumun hakkındaki incitici sorularla başa çıkmanın 3 yolu

En son güncellendiği tarih: 9 Tem 2019


HIV pozitif bireyler, zaman zaman incitici ve rahatsız edici sorulara muhatap olmaktan şikayet ederler. Bazıları doğrudan kötü niyetli, bazıları ise aslında iyi niyetli amaçlarla sorulmuş olsalar ve hatta size destek olmak isteyen yakın arkadaşlarınızdan gelseler de bu tip soruların kaynağı aynıdır; #hivbilgisi eksikliği, sağdan soldan duyulmuş olanları bilimsel kaynaklardan doğrulmamak. Daha da kötüsü, bu soruların size kendinizi çok hissettirebilen, utandırabilen, bütün gününüzü mahveden sorular olabilmeleridir.


Danışanlarımızdan duyduğumuz örneklerden biri şöyleydi; ‘’HIV hakkında bildiği tek şey ondan sebepsiz yere korkmak olan bir akrabam, anne babamın yanında ‘vasiyetini hazırladın mı?’ diye sormuştu. İlaçlarımı düzenli kullandığımı ve benim de herkes kadar sağlıklı ve uzun bir ömür süreceğimi bilen ailem soruya gülüp geçseler de ben aynı sakinlikte kalamadım maalesef!’’


Ya da en sık duyulanlardan biri olan şu harika soru; ‘temiz misin?!’ Bir tarafın bu sorunun duş almakla ilgili olmasını umuyor olsa da diğer yanın gerçeği çaresizce bilir. Aklınca Belirlenemeyen seviyede olup olmadığını soruluyordur ve soranın iyi niyetli olduğundan emin olman kendini kötü hissetmene engel olmayabilir.


Buna benzer durumlar içinde oldun ve çok büyük olasılıkla olmaya devam edeceksin. İncitici, kötü hissettiren sorular asla bitmeyecekler. Onları tamamen bitirmek mümkün olmasa da nasıl cevaplayacağın sana bağlı.


Bu tip sorulara bir kez daha maruz kaldığında şu üç noktanın üzerinde durmaya çalış;

Soru kimden geliyor?

Sorunun kimden geldiği, ona karşı tavrımızı da belirler. Mesela soruyu soran sıkı fıkı bir arkadaşınsa ve belki de eğitimsiz biriyse, sorusu aslında seni önemsediğinin, endişelendiğinin işareti, sevgisini göstermenin bir yolu da olabilir.

Soruyu soran kişiyle sevgi dolu ve güvene dayalı bir ilişkin varsa, sorunun seni incittiğini söylemek yararlı olabilir. “Bu tip sorular beni incitiyor” basitliğinde bir geri bildirim, davranışını gözden geçirmesinde etkili olabilir.

Seni gerçekten önemseyen insanlar seni incitmek istemezler ama bazen ne sorduklarının ya da nasıl kaba bir biçimde sorduklarının farkında olmayabilirler.

Eğer durumun böyle olduğunu düşünüyorsan, belki de doğru #hivbilgisi aktarımı ve iletişim onarımı için iyi bir şanstır. Bizce denemeye değer.

Kendi işlerine baksınlar!


Sevdiklerinden, yakın arkadaşlarından ve hatta doktorundan gelen müdahale edici sorulara katlanmak başka bir şeydir. Peki ya pek de muhabbetin olmayan meslektaşları, yakın denemeyecek tanıdıkların ve her gün orada burada karşılaştığın insanlar?


Soruyu cevaplamaya girişmeden önce kendine şunu sor: cevabı bilmeleri gerekiyor mu? Bu denli kişisel bir şeyi bilmeye hakları var mı? Eğer kendi sorunun yanıtı ‘hayır’sa, onların sorusunun yanıtı pekala ‘sana ne!’ olabilir. Ya da aynı netlikteki benzerleri.

Eğer ilk örnekte olduğu gibi bunu da yapıcı bir iletişim kanalı oluşturmak için fırsat olarak değerlendirmek istersen şunu dene “bunu böyle olur olmaz bir anda, ben sorsam nasıl hissederdin?”

Ya da onlara sadece yan gözlerle bakıp susmak da bir seçenek. Hiçbir şey söylememek, ‘çizgiyi aştın’ mesajı vermende yardımcı olabilir.

Bir diğer önemli gerçek ise HIV hakkında bilgi sahibi olmayan/yanlış bilgi sahibi olan herkesi eğitmek gibi tam zamanlı bir görevin olmadığı. Hayır, bu kesinlikle bir görev değil. Bunu yapmak istediğin günler olabileceği gibi istemeyeceğin günler de olabilir. Sırf onların soracak soruları olması, hepsini her zaman cevaplaman gerektiği anlamına gelmez.

İnsanlara doğru #hivbilgisi aktarmak elbette önemli ve gerekli. Ayrımcılık ve damgalama karşısında bilgi daha güçlü ve etkili başka bir aracımız yok. Ancak bunu ne zaman yapmak istediğin tamamen sana ait bir karar. O gün gününde olmadığını düşünüyorsan, yapmamak da bir tercih. Seçim senin.

Sorunun amacı nedir? Neye hizmet ediyor?

Biriyle iyi arkadaş olmak, yakın akraba olmak, karşılıklı bir hoşlanma durumu vb. durum içinde olmak merak edilen şeyi, kaba ve saygısızca sormak hakkı vermediği gibi her şeyi sorma hakkı da vermez.


Buna rağmen, yeni tanıştığınız birinin HIV durumunuz ya da ilaçlarınızla ilgili sorularına karşı daha duyarlı ve cevaplamaya daha hevesli olabilirsiniz. Bu oldukça normal. Burada belirleyici olan şey niyet. Eğer amaç sizi daha iyi tanımak, durumu daha iyi anlamak ve yardım etmekse ne güzel. Hayatta hepimizin bize destek olacak, güvenilir insanlara ihtiyacı var. Peki sorulan şey gerçekten ihtiyaçlarınızı ya da ruh halinizi daha iyi anlamak gibi amaçlara mı hizmet ediyor yoksa bu amaçlara hizmet etmediği gibi, içi boş başka diyaloglara, dedikodulara mı fayda sağlıyor.


Bu tip soruların en ünlüsü ve sık duyulanı; virüs kimden bulaştı? Bu soru, neresinden bakarsanız bakın dedikodudan başka hiçbir işe yaramaz. Diyelim ki bunu siz de çok merak ettiniz ve (emin olmak neredeyse imkansız olsa da) buldunuz. Cevap ne işe yarayacak? Size soruyu soran arkadaşınız bu cevapla ne yapacak? Yapacağı hangi şey size gerçekten yardım edebilir ki? Bizim tavsiyemiz bu gibi hiçbir fayda üretmeyen soruları sormalarına asla müsaade etmemeniz.

Evet bunları ısrarla öneriyoruz. Fakat biliyoruz ki sen ne kadar net ve kararlı olsan da bu tip soruları soran, üzerine vazife olmayan işlere burunlarını sokan, çizgiyi aşan, seni incitenler oldu ve olmaya devam edecekler. Bu tip şeyleri tamamen engellemek maalesef olanaksız ama benzeri bir durumla her karşılaştığında şunu hatırlamanı isteriz;

incinmeyi hele de sadece HIV pozitif olman yüzünden incitilmeyi asla hak etmiyorsun!

Sen de herkes kadar biricik ve değerlisin ve biz seni olduğun gibi seviyoruz!
















www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun

www.kirmizikurdele.org'de ziyaretçi deneyimini geliştirmek için çerezler kullanılır. Sitede sunulan tüm bilgiler uluslararası düzeyde kabul görmüş, saygın HIV tedavi kılavuzlarına, deneyimli tedavi aktivistlerinin bilgi

vtecrübelerine dayanır. Bu bilgilere dayanarak eyleme geçmeden önce uzman bir hekime danışılması mutlaka tavsiye edilir.

Bu siteyi ziyaret eden herkes bu sorumluluğu kabul etmiş sayılır.