Kırmızı Kurdele İstanbul'un #AIDS2020Virtual konferans notları

En son güncellendiği tarih: Tem 17


Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü K. Yayın tarihi: 14 Temmuz 2020

Kırmızı Kurdele İstanbul ekibinin, bu sene 6-10 Temmuz tarihleri arasında tamamen online olarak gerçekleşen ve sekiz saatlik zaman farkına rağmen tamamını canlı takip ettiği #AIDS2020 ve #COVID19 konferanslarında tuttuğu notlardan kısa kısa başlıklar. Keyifli okumalar. PrEP (temas öncesi korunma tedavisi) konferansın yıldızı oldu


PrEP konusunda farklı çalışma grupları tarafından tamamlanan ya da hali hazırda devam etmekte olan araştırma sonuçlarının yayınlandığı konferansta, enjekte edilebilen PrEP’e yönelik çalışmanın sonuçları büyük ilgi topladı.


ABD hükümeti tarafından çeşitli araştırmalarına büyük fonlar ayrılan HIV Prevention Trial Network (HIV Korunma Araştırmaları Ağı) tarafından yürütülen HPTN 083 isimli çalışmanın sonuçlarına göre, uzun süre etkili enjekte edilebilen Cabotegravir etken maddeli PrEP, tablet formdaki PrEP’e göre daha etkili sonuçlar veriyor.


%12’sinin erkeklerle cinsel ilişki yaşayan trans kadınların ve geri kalanların MSM bireylerden (Erkeklerle cinsel ilişki yaşayan erkeklerden) oluştuğu, HIV bulaşışına maruz kalma riski içerisinde tanımlanan 4.750 bireyin katılımıyla sürdürülen denemenin sonuçlarına göre, uzun süre etkili enjekte edilebilen Cabotegravir etken maddeli PrEP kullanan bireylerde, tablet formdaki TDF etken maddeli PrEP’e kullanan bireylere göre %66 daha az HIV bulaş riski olduğu sonucuna ulaşılarak, inanılmaz bir koruma farklılığını gözler önüne serdi.

www.kirmizikurdele.org/prep

TAF mi, TDF mi?


PrEP başlığı altında yapılan sunumlardan bir diğeri ise DISCOVER isimli araştırmanın sonuçlarıydı. TDF’in (tenofovir disoproxil fumarate/emtricitabine) gelişmiş formatı olarak piyasaya sürülen TAF’ın (tenofovir alafenamide/emtricitabine), PrEP olarak kullanımındaki etkililik farklılığı ortaya koymak adına yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, bu iki etken maddenin de PrEP olarak kullanımında, HIV bulaşışına karşı koruma anlamında herhangi bir farklılık tespit edilemediği belirtiliyor.

96 hafta süresince, 5.399 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, TAF ve TDF kullanan bireylerde, yaklaşık 2 yıl süresinde cinsel yolla bulaşan enfeksiyon oranlarında farklılık gözlemlenmemiş.



PrEP’le %75 Başarı




Kenya ve Uganda’nın tedaviye erişim sorunları bulunan kırsal bölgesinde yaşayan, kadın ve erkeklerden oluşan yaklaşık 75bin kişinin katılımıyla yapılan SEARCH Araştırması sonuçlarına göre, düzenli HIV testinin uygulanarak kontrollü bir şekilde TDF etken maddeli PrEP kullanan grupta, HIV bulaş riskinin yani yeni HIV bulaşlarının gerçekleşmesinde %75 azalma olduğu kayıt altına alınmış.

The SEARCH Araştırması’nın sonuçlarında dair sunumu gerçekleştiren California Üniversitesi’nden Dr. Catherince A.Koss mevcut bulguların, PrEP’in HIV salgınıyla mücadelede ne kadar önemli bir araç olduğunun altını bir kez daha çizdiğini belirtti.


Islatravir umut vaad ediyor


Henüz klinik denemelerinin sürdüğü bir HIV tedavisi ilacı - ART olan islatravir, düşün viral başarısızlık, yani uygulanan hastalarda, HIV’in baskılanmasında önemli bir başarı kaydediyor.


Tedaviye cevap vermeyen ya da diğer bir deyişle viral hareketliliği tedaviye rağmen gözlemlendiği vakalarda kullanılması planlanan ve henüz klinik araştırmaların daha orta döneminde olan etken madde, eğer başarılı olursa, kullanıma girecek ilk NRTTI grubu HIV tedavisi ilacı olacak.


www.kirmizikurdele.org/art



Dikkat: TAF kilo aldırabilir!


Amerikan’nın 65 şehrinde tedavi görmekte olan 115.000 bireyin dahil olduğu OPERA kohortundan alınan veriler, TAF etken maddesi ile kilo artışı arasındaki bağlantıyı ortaya koyuyor.

Özellikle böbrek sorunları ve kemik erimesine etkilerinden dolayı TDF kullanımından, TAF kullanımına geçiş yapan vakalarda, kolesterol düzensizliği ve kilo artışı gözlemlenmiş. TDF’den TAF’a geçiş sonrasındaki ilk dokuz ayda 2 ila 2.7 kg arasında kilo artışı görülen hastalarıın grubunu, ortalam 2.5 kg ile dolutegravir etken maddesinin neden olduğu tedavi rejimindeki hastalar takip ediyor.

Araştırmacılar, son dönem piyasaya sürülen tek tablet rejimi HIV tedavi ilaçlarında da TAF bulunması nedeniyle, vakalarda düzenli kilo kontrolünün de yapılması gerektiğini belirtiyor.



Hepatit-A aşısı önemli!


Önceki yıllarda, MSM, damar içi madde kullanan ya da kronik karaciğer hastalığı bulunanlar gibi daha kısıtlı bir gruba Hepatit-A aşısını öneren Amerika Hastalık Kontrol Merkez CDC yetkilileri, bu yıl düzenlenen Uluslararası AIDS Konferansı’nda, bu önerilerini güncellediklerini ve artık HIV tanısı almalarının üzerinden 1 yıl geçen tüm bireylere Hepatit A aşısının uygulanmasını önerdiklerini belirttiler.

Ülkemizde, tedaviye başlayan tüm hastaların yaptırması gereken aşılar arasında bulunan Hepatit A aşısı, birçok birey tarafından eczanelerden ücretli olarak satın alınarak yapılmakta. Bu sebeple, standart tedavi ve takip planları arasında bulunan bu aşıların HIV ile yaşayan bireylere ücretsiz olarak sağlanması gerekliliğini ve talebimizi bir kez daha yinelemek istiyoruz…

Hep konuşulan başlık: HIV aşısı




Bu yıl sanal olarak gerçekleşen 23. Uluslararası AIDS Konferansında, diğer yıllarda olduğu gibi yine aşı çalışmaları ile ilgili güncel durum da konuşuldu.

Konferansında son gününde kapanışa damgasını vuran sunumuyla Amerika Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Dairesi (NIAID) AIDS Birimi Direktörü Dr. Carl Dieffenbach, aşı çalışmaları arasında önemli bir yere sahip olan, Imbokodo adıyla bilinen HVTN 705/HPX2008 isimli aşı çalışmasında önemli bir aşamaya gelindiğini belirtti.

2017 yılında başlayan ve Sahra altı Afrika ülkeleri olan South Africa, Zimbabwe, Mozambique, Malawi, and Zambia’da, 2600’den fazla kadın bireyin katılımıyla sürdürülen çalışmada, koruyuculuğunun deneyimlendiği aşı örneklerinin tüm katılımcılara uygulandığını ve böylelikle bu aşama ile ilgili çıktıların gözlemlenmesi aşamasına geçildiğini belirtti.

Amerika Sağlık Bakanlığı tarafından desteklenen farklı bir aşı çalışması olan Mosaico hakkında da bilgi veren Dr. Dieffenbach, HIV’e ilişkin bağışıklık tepkisinin oluşup oluşmadığının araştırıldığı 2.faz çalışmalarının Amerika ve Avrupa’da eşzamanlı olarak MSM ve trans bireylerin katılımıyla sürmekte olduğunun altını çizdi.


Koronavirüs elbette unutulmadı


Son 8 aydır, farklı zamanlarda ve farklı şiddetlerde, Dünya’daki tüm bireylerin etkilendiği ve 2020 yılına damgasını vuran yeni tip koronavirüs pandemisi de 23.Uluslararası AIDS Konferansı’nda yerini aldı.

Önceki yıllardan farklı olarak bu yıl konferans ajandasına 2 gün eklenerek düzenlenen COVID-19 Konferası’nda koronavirüs, sadece bir enfeksiyon ve salgın olarak işlenmekle kalmadı, aynı zamanda HIV ve koronavirüs arasındaki ilişkiye de yer verildi.

Pandemik koşullar nedeniyle HIV tedavisine erişimin kısıtlanması ya da zorlaşması durumunda ortaya çıkabilecek olumsuzlukların koşulduğu konferanta, özellikle ilaca erişimin zaten zor olduğu bölgelerde yeniden AIDS vakalarının görülebileceğinin altı çizildi.

Henüz ilaç etkenlerinin hammaddelerine yönelik bir azalma sorunun söz konusu olmadığını belirten yetkililer, artan COVID-19 vakaları nedeniyle uygulanabilecek karantina süreçleri ve ham madde işleme tesislerindeki iş gücü kısıtlamaları nedeniyle, olası bir işlenmiş ham madde azalmasına da dikkat çekildi.


www.kirmizikurdele.org'de ziyaretçi deneyimini geliştirmek için çerezler kullanılır. Sitede sunulan tüm bilgiler uluslararası düzeyde kabul görmüş, saygın HIV tedavi kılavuzlarına, deneyimli tedavi aktivistlerinin bilgi

vtecrübelerine dayanır. Bu bilgilere dayanarak eyleme geçmeden önce uzman bir hekime danışılması mutlaka tavsiye edilir.

Bu siteyi ziyaret eden herkes bu sorumluluğu kabul etmiş sayılır.