Türkiye'de HIV aktivisti olmak

Güncelleme tarihi: 19 May 2021


 

Yayına hazırlayan: Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüsü Z. Güncelleme tarihi: Mayıs 17, 2021

 

Türkiye gibi tabu ve ön yargıların hayli belirleyici olduğu bir ülkede, cinsellik temasını da kapsayan HIV gibi ‘marjinal’ konulara odaklanmış bir aktivist olmak çoğu zaman büyük zorluklar içeriyor. Ön yargılara doğal olarak maruz kalmak, HIV aktivizmine ayırdığınız zaman dışında da sürekli şüpheyle bakılan, mercek altına alınan biri olmak bu zorlukların en başta gelenlerinden.


Her biri hayatın farklı alanlarından gelen deneyimli ve sorun çözmeye odaklı aktivistler olan biz Kırmızı Kurdele İstanbul Gönüllüleri ise aktivizm ruhunu ve kanıt temellilik vurgusunu Kırmızı Kurdele İstanbul'un tüm stratejik planlarının temeline tam da bu yüzden koyduk ve sadece HIV pozitif bireylerin değil, HIV hakkında konuşmak, çalışmak isteyen herkesin hayatını kolaylaştırmak, kanıta dayalı, nitelikli, güncel ve herkes için kolay anlaşılır #hivbilgisi üretmek ve Türkiye'nin HIV ile mücadele tarihinin pozitif sayfalarını yazmak için çalışıyor, üretiyoruz. Bu üretken ve önemli aktivistlerden biri olan Kağan Çavuşoğlu'nun *Görünüm Dergisinde yer bulan kısa fakat önemli söyleşini de aynı amaçla paylaşıyor ve Türkiye'de HIV aktivisti olmaya dair az da olsa fikir vermesini umuyoruz. İyi okumalar.


 

Görünüm: Türkiye'de HIV aktivisti olmak sizin için ne ifade ediyor?

Kağan: HIV olgusu Türkiye'de hala bir tabu olarak görülüyor. İnsanlar bu konu hakkında konuşmaktan, ilgi paylaşmaktan kaçınıyor ve hatta korkuyorlar. Alanda yaptığım çalışmalarda, bazen HIV pozitif bireylerin dahi bu konuyu kendi aralarında özgürce ve birbirlerine destek olabilmek adına konuşmaktan çekindiklerini gözlemliyorum. Ancak unutulmamalı ki, bir konuyu ne kadar çok gündeme getirip ne kadar çok farkındalığımızı arttırırsak, o derecede önlemlerimizi alarak geleceğe odaklanabiliriz. Bu yüzden HIV/AIDS alanında çalışmayı çok önemsiyorum. Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan veriler de bu alanda çalışmanın önemini ve gerekliliğini bir kez daha bana göstermiş oldu.

Görünüm: HIV aktivisti olmanın en zorlu yanları neler?

Kağan: İfade ettiğim gibi HIV Türkiye'de hala bir tabu; konuşulması dahi istenmiyor. Dolayısıyla girdiğiniz diyaloglardan aktivizm çalışmalarına kadar her alanda ön yargılarla mücadele etmek durumundasın! HIV ile AIDS'in birbirine karıştırılıyor olması, bundan yaklaşık 40 yıl önce yayılan hatalı bilgilere, insanların bu konudaki sert önyargıları da eklenince, çoğu zaman kurduğunuz iletişimlere en temel konuları anlatarak başlamak zorunda kalıyorsunuz. Türkiye'de konu ile ilgili resmi makamlar tarafından yürütülen bir bilinçlendirme çalışması olmaması ve tüm yükün sivil toplum kuruluşlarında olması da ayrı bir zorluk olarak karşımıza çıkıyor.


Görünüm: Sizce Türkiye’de HIV alanında atılması gereken en önemli adımlar ne olmalı?

Kağan: Türkiye'de test yaptırmadığı için henüz tanı almamış olan önemli oranda bir insan olduğunu düşünüyorum. Bunun en büyük sebeplerinden biri de Türkiye'de tıbbi süreçlerin sadece şikayete istinaden başlaması, yani sizin bir şikayetiniz varsa ve doktora başvuruyorsanız ancak bazı hastalıklar teşhis edilebiliyor. Dolayısıyla eğer bir şikayetiniz yoksa ve HIV testi yapılmamışsa, mevcut statünüz hakkında bilgi sahibi olamıyorsunuz. Genel Sekreterliğini yapmakta olduğum ve bu alanda çalışan Kırmızı Kurdele İstanbul olarak biz anonim test merkezlerinin açılmasını ve kimlik bilgilerinin kaydedilmeden mümkün olduğunca çok bireyin HIV testi yaptırabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Anonim test merkezlerinin açılması için yoğun bir çalışma içerisindeyiz.

Görünüm: Bu alanda çalışan bir aktivist olarak sivil toplum ve kamu arasındaki işbirliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kağan: Kamunun HIV olgusuna yaklaşımı "temel tedavi araçlarını temin edelim ve bu konuda hiç konuşmayalım" şeklinde... En son, her beş yılda bir Ulusal AIDS Komisyonu tarafından düzenlenen strateji çalıştayına Kırmızı Kurdele İstanbul olarak biz de katılım gösterdik. En yoğun iletişim ve etkileşimde olduğumuz kamu kurumları, alanda hizmet veren hekimlerin çalıştıkları hastane ve klinikler.


Bunun dışında kamunun, açık bir şekilde sivil toplum ile ortak yürüttüğü bir çalışma ve destekten söz edemem ne yazık ki. Umarım bir gün HIV konusunu tabu olmaktan çıkıp, toplumun herkesiminde konuşulur hale gelir. Ve hatta kamu, sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalar yaparak etkin projelere imza atar...

www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey