top of page

Tedaviye (ART) ara vermek mi?

Güncelleme tarihi: 10 Nis 2019

Yeni bazı araştırma sonuçlarına göre, HIV tedavisini bırakan bireylerde cinsel sıvı ve kanda virüs, hızlı bir şekilde yeni bulaşları mümkün kılan bir düzeye ulaştı.


Fransız biliminsanlarının AIDS Journal’de yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, Kombinasyon Antiretoviral Tedavinin (ART) kesintiye uğramasından sonra cinsel sıvıda, bulaşıcılığı mümkün düzeyde olan, hızlı bir viral yük artışı gözlemlendi.


İki haftalık bir tedavi boşluğu sonrasında hastaların kan ve semen (cinsel sıvı, sperm) viral yükün yükseldiği tespit edildi. Tedavinin kesilmesinden sonraki dördüncü haftada ise, tüm katılımcıların semenindeki viral yük tamamen belirlenebilen seviyedeydi. Hatta bazı hastalarda viral yük, cinsel partnerlerine virüsü bulaştırabilecekleri kadar yeterli düzeye –ortalama kopya/ml’ye kadar- ilerledi.


“Erken dönemde HIV-RNA’nın tekrar geri dönüşü, araştırmanın her iki bölümünde, bütün katılımcılarda gözlemlendi” diyen araştırmacılar, “Bu bulgular, hastanın kendi kararıyla ART’yi kullanmayı bıraktığı ya da ne sebeple olursa olursa olsun ART kullanımı kesintisinde, cinsel yolla virüsün bulaştırılmasında yüksek riskin olduğunun güçlü birer kanıtıdır. Bu yüzden, olası ART kullanımı kesintisinde, cinsel yaşam danışmanlığı, kondom ya da PrEP kullanımı gibi HIV salgının durdurulması ve HIV-pozitif partnerden HIV-negatif partnere virüsün bulaşmasını önlemek için oluşturulan stratejilere daha ağırlık verilmesi gerekmektedir” diye belirtti.


Araştırma sonuçlarını da dikkate aldığımızda, düzenli ART kullanımıyla, belirlenemeyen seviyede viral yüke sahip HIV ile yaşayan bireylerin cinsel partnerlerine virüsü bulaştırmadığına dair güçlü bir kanıt daha karşımıza çıkıyor. Bu sebeple Belirlenemeyen = Bulaştırmayan kampanyası, HIV’ ile mücadele stratejilerinin önemli bir öğesi haline gelmiş oluyor.


Yüksek bağlılıkla devam edilen HIV tedavisi, sürdürülebilir viral baskılanması yani devamlı belirlenemeyen seviyede kalmak anlamına geliyor. Bununla birlikte, ART kullanımın kesintiye uğramasından tam olarak ne kadar süre sonra viral yükün yeniden bulaşıcı hale geldiğinin tam net cevabı yok. Çünkü HIV, her bireyde farklı karakteristik özelliğe sahip olabiliyor. Bu konu, önleme tedavisi olarak HIV tedavisini kullanan bireyler için soru işareti oluşturuyor. Aynı zamanda da bu soruya verilecek net yanıt, ART kullanımının kesintiye uğraması durumunun da göz önüne alınarak sürdürülen yeni tedavi ve aşı denemeleri için de önemli!


Şimdi gelin biraz, araştırmanın teknik detaylarını inceleyelim:


Yukarıda bahsettiğimiz bulgular, aşı araştırması sırasında, hastalar üzerinde gözlemlenen bulgulardan oluşmaktadır. “VR102/ANRS149-LIGHT” adı verilen placebo, yani ilaçmış gibi verilen özelliksiz madde, destekli aşı araştırmasında, rastgele 10 HIV-pozitif erkek seçilmiş. Araştırma sırasında bu erkek adaylarda 4’üne, 24 hafta süresince aktif aşı, geriye kalan 6’sına da placebo enjekte edilmiş. Araştırmanın 36.haftasında ise hastaların aldığı ART tedavisi kesilmiş. Eğer hastalarda viral yük artışı gözlenirse, hastaların 48.haftadan itibaren tekrar ART’ye başlamaları söz konusuymuş. Araştırmanın kesin raporunda, hastalarda 12 haftalık ART kesintisinden sonra, ortalama 48.haftada, kanda viral yük yeniden belirlenebilir seviyeye geri dönmüş. ART tedavisin kesildiği 36.haftada katılımcılardan eşzamanlı kan ve semen örnekleri alınmış ve buna 38,40, 42,44 ve 48.haftalarda da devam edilmiş. Bu örnekler araştırmacılara, HIV tedavisinin kesilmesinden sonra hangi zaman diliminde kanda ve semende viral yükün belirgin hale geldiğini tespit etmelerine olanak sağlamış.


Araştırma raporuna göre, araştırma katılımcılarının yaşı ortalama 42. Katılımcıla