top of page

#hivbilgisi arama sonuçları

293 öge bulundu

  • HIV’e dair damgalama ve ayrımcılıkla başa çıkmanın 7 yolu

    HIV'e dair damgalama ve ayrımcılıkla başa çıkmanın 7 yolu Çevremizdeki nefret dolu söylemlerden kaçmak neredeyse imkansız. Çünkü her yerdeler! Günümüzde tehditkar yaklaşımlar kaygı verici bir şekilde, fiziki şiddete dönüşmüş durumda ve artık birçok insan değişik sebeplerle, kendilerini “öteki” olarak damgalanmış bulmaktalar. Üstelik sadece ırkları, etnik kökenleri, akıl sağlığı ve madde bağımlılığı sorunları, engelli olmaları, sığınmacı ya da göçmen olmaları ya da HIV’i de içeren bir çok sağlık durumları nedeniyle. Damgalamayı (stigma), “bir bireyi itibarsızlaştırma ya da çamur atma zihniyetine dayalı, genellikle sebepsiz ve etkisini uzun süren ayrımcılık olarak gösteren yıkıcı bir süreç” olarak ifade etmek mümkün. HIV ile yaşayan bireyler damgalamanın, duygusal ve bazen fiziki güvenliklerine hatta varoluşları ve özsayglarını yok etmeye yönelik derin zararlar veren etkisini çok iyi bilmekteler. Ancak şunu unutmamak önemli; duygusal anlamda ne kadar güçlü olursanız, damgalamaya karşı durmak ve sesinizi çıkartmak konusunda da o kadar güçlü olursunuz. Televizyondan, çevremizden ve hatta ailemizden gelen en klasik suçlama ise, bir yerde hata yaptığınızdır ve bu suçlamanın sahipleri kendinizden utanmanızı beklerler. Ve siz bu duyguyu bir kez içselleştirirseniz, dışarıdan gelecek benzer nefret söylemlerine gerek dahi kalmayacaktır. HIV tanısı aldıktan sonra, damgalama ve ayrımcılığa maruz kalmış bir çok bireyden şuna benzer şeyleri duyuyoruz: “kendimi darmadağın hissediyorum!”, “ben çok utanç verici bir insanım!”, “ben kötü bir insanım ve bunlar bu yüzden başıma geldi!”. Damgalama ve ayrımcılığa karşı yürütülen eğitim programları, ne yazık ki sadece saldıran tarafa odaklanır. Bu eğitimlerde, doğru bir iletişim ve buna ek olarak da pozitif bir yaklaşımla, yanlış inanç ve bakış açılarının üstüne gidilmeye çalışılır. Ancak damgalama ve ayrımcılığa maruz kalan birey, yaşadıklarının yarattığı sonuçlarla tek başına mücadele etmek zorunda kalır. Bu bireylerin birçoğu yaşadıkları duygusal acıları hissizleştirmek için bağımlılıklar geliştirirler, bazıları ise kendilerini içten içe bitiren ve giderek daha da öfkelendiren bir ruh hali ile riskli seks davranışlarına yönelirler. Bu bağlamda, duygusal dayanıklılığınızı arttırmak için yararlı yollar bulmak bazen oldukça zor olabilir. Bu yüzden, karşılaştığınız damgalama ve ayrımcılığa karşı sağlıklı tepkiler verilebilmesini kolaylaştıracağını umduğumuz yedi ipucunu sizler için yazdık. 1. Güçlü bir “ben” bilinci geliştirin Özsaygınızı yaratmak ve onu korumak; kendinizi, kim olduğunuzu, nasıl biri olduğunuzu sorgulamak ve değerlendirebilmekten geçer. Bu süreç ise sadece, kendi doğrularımızı ve güçlü yanlarımızı keşfedeceğimiz bir içe bakışla başlar. Bahsettiğimiz bu süreç, damgalamaya maruz kalmış bir bireyin, bu olumsuz duruma karşı oluşturacağı iyileştirici gücü kendinde bulmaya çalıştığı, daha önceden başarılı örnekleri olan bir süreçtir. Şunu unutmayın; başarılı ve sağlıklı bir “ben” bilinci geliştirebilmenin yegane kaynağı içinizdedir. Kesinlikle bu kaynağın, yaşam tarzınız, sahip olduğunuz varlıklar ya da benzeri dışsal etkenlerle alakası yoktur. Sahip olduğunuz tüm bu fiziki varlıklara güvenmek aslında, egonun bir ürünü olarak, “kim olduğumuza” olan inancınızı içten içe zayıflatmaktadır. İçe bakış sürecinde mutlaka kendinize olan duyarlılığınızı kullanmalı ve kendinizi dinlemelisiniz. Bir çok HIV pozitif birey, ilk tanı aldığı dönemlerden itibaren, damgalamaya ve ayrımcılığa maruz kalır ve bu zamanla travmaya dönüşerek, artık bireye hizmet etmeyen bir savunma şekli gelişmesine neden olur. Bu yüzden, yaşadıklarınıza ve kendinize dürüst bir şekilde bakın; yanlış inançlarınızdan, davranışlardan ve hatta size kendinizi kötü hissettiren insanlardan kendinizi uzak tutacak ve koruyacak gerekli değişiklikleri yapın. 2. Kendinizi cesaretlendirin Damgalama ve ayrımcılıkla karşılaştığınızda bir savunma kalkanı kullanıyor olmanız çok doğal. Bu gibi durumlarda kendinizi koruma içgüdünüzün söylediğinin aksine bir davranış göstermeniz için ise içinizdeki cesareti keşfetmeniz gerekir. Elbetteki korku nedeniyle kendinizi koruma içgüdüsü, çok normal bir reflekstir ve kendinizi güvende hissetmeniz için önemlidir. Bu yüzden bu gibi durumlarda cesaretinizi kuvvetlendirecek ve sizi koruyacak birkaç küçük püf noktasına kulak kesilmek iyi bir fikirdir. Bunlardan ilki bilinçli nefes alıp vermektir. Derin ve usulüne uygun alınan nefes, o anki psikolojinizi düzenler ve aşırı duyarlı olmaktan daha çok tepkilerinizi kontrol edebilmenizi sağlar. Cesaretli olma dürtüsü, bireyi konfor alanından çıkarır. Bunu yaparken aynı zamanda düşüncelerinizin farkında olmanız da çok önemlidir. Bir çoğumuz genelde içimizden kendiliğinden gelen, öz saygımızı ve gücümüzü ve hatta kendimizi savunmak için konuşma isteğimizi sorgulayan, negatif sesleri duyarız (Örn: “Sakın cevap verme, cevap verirsen daha da sıkıştıracaklar seni?” Ya da “Azını açtığın anda seni aşağılamaya başlayacaklar ve rezil olacaksın; HIV pozitif olduğunu herkes öğrenecek!” vb). Önemli olan bu seslere karşı koymak ve anda kalmaktır. Düşüncelerimizin geçmişte yaşadıklarımıza ya da olası yaşayacaklarımıza kayması emin olun çok kolaydır ve normaldir de! Ancak bu, kendi iç benliğimizle tam bağlantı kurmamızı zorlaştırır. Bu sebeple sizi sabote eden iç sesinizle mücadele edecek ve kendinizi size kaygı ve korku yaşatan insanlara karşı koruyacak cesareti bulmanız önemlidir. 3. Israrcı olun Damgalama ve ayrımcılığa maruz kalmak, sizin içsel motivasyonunuza yönelmenize ve bir çıkış yolu aramanıza neden olur. Böylesi güçlü bir duygu mutlaka öz disiplin ve yaratıcı düşünceyle zenginleştirilmelidir. Çünkü yanlış başlangıçlar ve aşırı duyarlı tepkiler zamanla cesaretimizi kırar ve aynı yanlış sonuçlara neden olur. Bu sebeple kendinizi, öz disiplininizi sağlamak ve “daha iyisini nasıl başarabilirim?” sorusunun cevabını bulmak adına, ısrarcı bir duygu durum içerisine sokarak, azimli olma eğilimi içine sokmanız gerekir. 4. Başkalarının deneyimlerini dinleyin Damgalama ve ayrımcılığa maruz kalmak insanı yalnızlaştıran bir durumdur. Çünkü bu iki olgu zamanla öfke, depresyon ve ümitsizlik duygu durumlarını ileri derecede tetikler. Bu gibi çok güçlü negatif duygularla karşılaşan bireylerin bir çoğu, genellikle kendisini geri çeker ve yaşadıkları stres durumunu kendileri çözmeye çalışır. Unutmayın ki, tanıdığınız başka insanlar da sizin yaşadıklarınızı deneyimlemiştir. Kendinizi rahat hissedeceğiniz bir bireyi seçin ve onunla konuşun; onların yaşadıkları benzeri deneyimlerde ne gibi yöntemler bulduklarını dinleyin ve kendiniz için neler yapabileceğinizi tasvir edin. 5. İnsanlarla güçlü ilişkiler kurun Sağlıklı sosyal ilişkiler, kişisel dayanıklılığınızı arttırabilmek için güçlü bir araçtır. Çünkü insanın kendini yalnızlaştırması, damgalama ile ayrımcılığın bir sonucu karşımıza çıkabilmektedir ve bu tarz güçlü sosyal ilişkiler mücadele yeteneğinizi arttıracaktır. Bu konuda, başka bireylere ulaşmanıza ve onlarla güçlü ilişkiler kurmanıza engel olan, kendinizden şüphe duymanıza sebep her türlü ruh hali ile yüzleşmeniz önemlidir. Böylece iletişim kurma yeteneğinizi ve isteğinizi arttırabilirsiniz. Birlikte ortak bir güç gibi hareket eden bir grup insanın yarattığı sinerji, damgalama ve ayrımcılığa karşı güçlü bir mücadele yöntemi olabileceği gibi, aynı zamanda da muazzam bir konfor alanı anlamına gelir. Güçlü sosyal ilişkiler kurmak, tek başına bile, duygusal ve fiziksel sağlınızı destekleyecek en önemli unsurdur. 6. Başkalarının sağlık durumlarını önemseyin Bir bireydeki damgalama ve ayrımcılığa karşı mücadele etme gücü onu kendisini daha da geliştirmeye ve daha iyi mücadele edebilme isteğine yöneltecektir. Ancak bu her ne kadar doğal bir içgüdü olsa da, bunu yaparken birey sağlığını umursamayıp, kedisini tehlikeye de atabilir. Bu yüzden başka bireylerin ve HIV pozitif arkadaşlarınızın sağlık durumlarını düşünmeniz ve onlara destek olmanız çok önemlidir. Başkalarının sağlık durumlarına odaklanmak ve onları düşünmek, sizi bir bütünün parçası yaparak sorumluluk yükleyecek ve böylece kendinizi bir zincirin halkası olarak görmenizi sağlayarak, kişisel gelişiminizi hızlandıracaktır. 7. İnançlarınızı sonuna kadar savunun Damgalama ve ayrımcılığa karşı mücadele etmek için kendi kişisel gücünüzü keşfetmeniz ve diğer arkadaşlarınızla sosyal ilişkilerinizi sağlam tutmanız, bireysel dönüşümü daha etkili hale getirecektir. Mutlaka başkalarının sizlerle paylaştığı konuları ve sorunları dinleyin, çözümler üretmeye çalışın, eğer çözüm üretemiyorsanız size destek olacak başka bireylerle iletişime geçin ve konunun ne kadar basit ya da zor olduğuna bakmaksızın öncelikle kendi gelişiminiz, sonrasında da diğer bireylerin gelişimleri için konuyu sonuna kadar takip edin. Kendini henüz içsel olarak güçlü hissetmeyen bireylere destek olmak için içinizden gelen isteği sürdürün. Bunu yaparken de, öğreneceğiniz her yeni bilgiyle, ne kadar daha güçleneceğinizi ve başkalarına güç vereceğinizi düşünün. Bu, içinizdeki inanç ve güç duygularını harekete geçirecek en etkili yöntemlerdendir. Damgalama ve ayrımcılıkla mücadele etmek, bazen aranızdaki en güçlü bireyler için bile zor olabilir. Ancak bu mücadele arzusu, bireysel ve sosyal değişimi yaratmak için gerekli olan, özsaygı ve bağlılık içgüdülerini ayakta tutan yegane araçlardan biridir. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • UNADIS'e göre HIV vakalarındaki düşüş durdu. AIDS vakalarında artış var.

    Birleşmiş Milletler'in (BM) AIDS ile mücadele kuruluşu UNAIDS'in son küresel raporunda, son yıllarda AIDS ile mücadelede özellikle de anneden bebeğe HIV virüsü geçişinin durdurulmasında önemli aşama kaydedilmesine rağmen, HIV vakalarındaki düşüşün durduğuna dikkat çekildi. Rapora göre, son beş yılın her birinde ortalama 1,9 milyon kişi HIV ile enfekte oldu ve Türkiye'de de AIDS vakalarında artış gözlendi. Geçen yıl Orta Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaklaşık 91 bin kişinin HIV ile enfekte olduğu belirtilen raporda, HIV vakalarının yarısından fazlasının ABD'de, dörtte birinden fazlasının ise Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Türkiye, İngiltere ve Kuzey İrlanda'da görüldüğü ifade edildi. Doğu Avrupa ve Orta Asya'da 2010-2015 yılları arasında HIV vakalarında yüzde 57 artış yaşandığı kaydedilen raporda, bu iki bölgede her 10 vakadan 9'unun Rusya ve Ukrayna'da görüldüğü, HIV vakalarının yaklaşık yarısının ise ortak şırınga kullanımının neden olduğu belirtildi. Raporda, HIV vakalarında daha önce düzenli bir düşüşün gözlemlendiği Karayipler'de son beş yılda yüzde 9, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da ise yüzde 4 artış yaşandığı vurgulandı. UNAIDS Genel Direktörü Michel Sidibe raporla ilgili açıklamasında, HIV'in yeniden yayılmaya başlaması durumunda salgını kontrol etmenin imkânsız olacağı uyarısını yaptı. Rapora göre, HIV baş gösterdiğinden bu yana yaklaşık 78 milyon milyon kişi enfekte yakalanırken, 35 milyon kişi AIDS ile ilişkili hastalıklardan ötürü hayatını kaybetti. Dünya genelinde ise yaklaşık 36,7 milyon kişi HIV taşıyor. Her yıl yaklaşık 2 milyon kişi HIV ile enfekte oluyor, 17 milyon kişi HIV tedavisi (ART) görüyor, 1,1 milyon kişiyse AIDS ile ilişkili hastalıklardan ötürü hayatını kaybediyor. Raporun tamamını bu linkten okuyabilirsiniz. #kırmızıkurdeleistanbul #unaids #aids #hiv

  • HIV tedavisine (ART) başlamak

    İster yakın zamanda HIV tanısı almış olun, ister durumunuzu belli bir süredir biliyor olun, ilaç tedavisi hakkındaki sorular kafanızı meşgul ediyor olabilir. Çünkü muhtemelen HIV tedavisi hakkında, (çoğunlukla ART olarak da anılırlar) ilaç kullanan birisinden duyduğunuz ya da internet kaynaklı bilgilere sahipsiniz. Tüm bu sorular ve tedaviye ilişkin endişeleriniz konusunda en önemli başlangıç doktorunuzla konuşmak olacaktır. Doktorunuzla görüşmeden önce kafa karışıklığınızı biraz olsun giderebilecek temel bilgileri sizin için derledik. HIV tedavi edilebilir mi? Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Çünkü Türkçe’de tedavi kelimesi iki anlama birden gelebiliyor. O yüzden ‘tedavi’ ve ‘kesin tedavi’ şeklinde iki ayrı kavram kullanmak işleri kolaylaştırabilir. Evet, HIV gelişmiş ilaç tedavileriyle baskılanabilir, kontrol altına alınabilir ve bu ilaçlar, vücutta HIV yokmuş gibi yaşama olanağı sunar. Ama hayır; HIV tamamen tedavi edilemez. Yani vücudu HIV’den tamamen arındıran ‘kesin tedavi’ çalışmaları henüz başarıyla sonuçlanmadı. HIV ilaçları (ART) kullanan pek çok insan, HIV taşımayan (HIV negatif) insanlar gibi sağlıklı bir yaşam sürdürüyorlar. ART tedavisi vücuttaki HIV düzeyini (viral yük) belirlenemeyen düzeyde tutarak, virüsün bağışıklık sistemini yıpratmasını engellediği için, kişiye virüsle enfekte olmadan önceki sağlığını sunuyor. Yani başarılı giden bir HIV ilaç tedavisi, ilişkinize, işinize, okulunuza, gelecek planlarınıza, aile yaşantınıza ve her ne yapmak istiyorsanız ona aynen devam edebileceğiniz anlamına geliyor. Tedaviye ne zaman başlamalıyım? Tedaviye henüz başlamamış HIV pozitiflerin kendilerini zaman zaman da olsa, ART kullanmaya devam eden HIV pozitiflere kıyasla hasta hissetmelerinin olağan bir beklenti olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Günümüzde pek çok yeni tedavi kılavuzu, HIV pozitif bireylerin tanı alır almaz tedaviye başlamalarının yararlarından bahsediyor. Elbette bu noktada yerel olanaklar, kişinin tedaviye hazır olup olmaması gibi faktörleri de göz önünde bulundurmak gerek. Bu kararın verilmesinde ayrıca CD4 (T hücresi olarak da anılırlar) ve viral yük gibi temel değerlere ilişkin ölçümler de belirleyici. CD4 olarak anılan hücreler bağışıklık sistemi için son derece önemli hücrelerdir. Çünkü sisteme saldıran virüs ve enfeksiyonlarla mücadele edenler tam olarak bu hücrelerdir. HIV vücuda girişiyle birlikte bu hücrelere saldırır, bir miktarına zarar verir ve bağışıklık sistemini güçsüz düşürerek hastalık ve enfeksiyonlara yanıt verme hızını yavaşlatır. Bütün bu bilgiler ışığında, tüm olumlu ve olumsuz faktörleri göz önünde bulundurarak ART tedavisine başlanacak en uygun zamanı belirlemek üzere doktorunuzla konuşmak, bu sürecin en önemli evrelerinden biridir. ART tedavisine başlamak için diğer sebepler ART tedavisi sadece CD4 düzeyinizi maksimize etmeye değil ayrıca viral yükü (vücuttaki HIV miktarı) minimize etmeye de yarar. Bu bir başkasına HIV bulaştırma olasılığınızın da günden güne azalmasını ve giderek sıfır seviyesine yaklaşmasını sağlayacaktır. Bir diğer önemli sebep ise hamilelik planlamasıdır. HIV ile yaşayan kadınların HIV ile enfekte olmayan çocuk sahibi olmalarının önünde hiçbir tıbbi engel yoktur. Günümüzde dünyanın çok çeşitli ülkelerinde, başarılı ART tedavisi ile HIV’I baskılanmış annelerden doğan HIV negatif bebekler görmek mucize değil, tıbbın sağladığı olağan bir durumdur. HIV pozitif erkekler ve kadınlar HIV ile enfekte olmayan çocuk sahibi olabilirler ve hamilelik sürecine ilişkin tıbbi gereklilikler diğer tüm hamile kadınların süreçleriyle hemen hemen aynıdır. Ek olarak, HIVnegatif bir bireyle düzenli bir cinsel ilişki içinde olmak ART tedavisine başlamak için bir diğer önemli sebeptir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi başarılı bir ila tedavisi vücuttaki HIV’I baskılar ve bulaş riskini minimum düzeye indirir. HIV ilaç tedavisi başlamaya hazır olmak Kuşkusuz tedavinin en önemli aşaması bu. Günümüzdeki HIV tedavisi tüm gelişmiş özellikler ve oldukça az yan etkiler barındırmakla birlikte her gün ilaç almayı gerektiren bir tedavi. Tüm faydalarını gözettiğinizde HIV ilaçları kullanmaya başlamak size elbette iyi hissettirecektir. Fakat bununla beraber her gün ilaç almak konusunda endişe ya da sorularınız olması da çok normal. Bu soru ve endişelerin giderilmesi konusunda sabırlı olun, kendinize zaman tanıyın ve tüm bu soruları gerek doktorunuza gerek Kırmızı Kurdele İstanbul’a sormaktan çekinmeyin. ART hakkında diğer endişeler Size en uygun ART ilaçlarının belirlenmesi için doktorunuzla mutlaka konuşmalı ve tedaviye başlamadan önce tüm sorularınızı gerekirse defalarca sormuş olmanız önemli. Kafanızdaki soru işaretlerinin çokluğu, tedaviye uyum konusunda problemler yaratabilir. Eğer aynı süreçte bir başka kronik ya da geçici sağlık sorunu için ilaç kullanıyorsanız, uygun ilacı belirlemek için yapacağınız bu konuşmalar daha önemli. Tıbbın hızlı gelişimi ile birlikte ilaçlar arasında etkileşim minimum düzeye inmiş olsa da, işin henüz başında tüm olasılıkları düşünmekte fayda var. Ayrıca tüm kılavuzların mutlaka önerdiği ancak Türkiye’de zaman zaman problem olabilen direnç testi konusu da mutlaka konuşmanız gereken konulardan biri. Bu test, enfekte olduğunuz virüsün türüne ilişkin bilgi verecek ve eğer dirençli bir virüsle enfekteyseniz, mevcut ilaçlardan hangilerinin yararlı olamayabileceği ile ilgili bir yol haritası çıkarılmasına yardımcı olacak. Bütün bu kısa bilgiler ışığında HIV tanısını takip eden süreçte, ART tedavisi üzerine düşünmeye ve sorular sormaya başlamak oldukça yararlıdır. Tüm bu sorulara cevaplar bularak kendinizi daha iyi hissetmenize ve sağlığınızı korumaya yarayacak ART tedavisine başlamak ise pek çok güncel kılavuzun önerdiği bir plandır. ART ilaç kullanımı ve tedavi ile ilgili HIV tedavisi başlıklı #hivbilgisi yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Güvenli cinsellik atölyesi ''Güvenli Bölge''

    Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ile geçtiğimiz günlerde duyurduğumuz işbirliğinin ilk ortak çalışması İstanbul LGBTİ+ Onur Haftasında! Bu yıl 24.sü gerçekleştirilecek olan İstanbul LGBTİ+ Onur Haftasında ''Güvenli Bölge'' atölyesinde güvenli seks pratiklerini konuşacağız. Güvenli seks, güvenli olmayan seks, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, korunma yolları ve pek çok güncel başlığın tartışılacağı atölye çalışması 24 Haziran Cuma günü saat 14:30'da. Onur haftası ile ilgili tüm bilgiler için Onur Haftası Facebook sayfasını, detaylı mekan bilgisi ve daha fazla bilgi için tüm sosyal medya hesaplarımızı @redribbon34 adı altında takip edebilirsiniz. #hıvbilgisi #kırmızıkurdeleistanbul #tapv #wwwkirmizikurdeleorg #pride #onurhaftası #hiv #aids #güvenliseks #lgbti #bilonemsekorun

  • Türkiye Aile Sağlığı ve Planlama Vakfını ziyaret ettik.

    Resmi kuruluş sürecinin ardından tanışma ziyaretlerini sürdüren Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği yönetim kurulu, Türkiye’nin köklü vakıflarından TAPV'yi ziyaret etti. Yönetim Kurulumuzun, derneğin kısa, orta ve uzun vade planlarını HIV/AIDS konusundaki ihtiyaçları aktarmasının ardından, özellikle cinsel sağlık programı bünyesinde HIV/AIDS’e dönük farkındalık çalışmaları da sürdüren TAPV ile ortak çalışmalar yürütmek konusunda fikir birliğine varıldı. Öncelikle, yaklaşan Onur haftasının değerlendirilmesi ve akabinde farklı konu başlıklarında işbirliklerinin hayata geçirilmesi üzerinde mutabık kalınan görüşme ve için Kırmızı Kurdele İstanbul olarak TAPV Genel Koordinatörü sayın Nurcan Müftüğluna teşekkür ederiz. Türkiye Aile Sağlığı ve Planlama Vakfını ve Kırmızı Kurdele İstanbul işbirliğinde gerçekleştirilecek projeler ve tüm çalışmalarımız için tüm sosyal medya hesaplarımızı @redribbon34 adı altında takip edebilir ve haber bültenimize üye olabilirsiniz. #wwwkirmizikurdeleorg #wwwtapvorgtr #siviltoplum #hıv #aids #bilonemsekorun

  • Kuruluş haberimiz Hürriyet Kelebek'te

    Çalışmalarını 'Bil. Önemse. Korun.' sloganı altında yürüten Kırmızı Kurdele İstanbul'un kuruluşuyla ilgili haber Türkiye'nin en çok okunan sağlık haberleri sayfasında. Haberi bu linkten okuyabilirsiniz. #kırmızıkurdeleistanbul #aids #hıv #redribbonistanbul #hürriyetsağlık #kelebek

  • Pozitif Yaşam Derneği'ni ziyaret ettik

    Resmi kuruluş işlemlerini tamamlar tamamlamaz proje çalışmalarına başlayan Kırmızı Kurdele İstanbul, Pozitif Yaşam Derneği'ni ziyaret etti. Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği adına Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Sekreterimizin katıldığı görüşmede, Pozitif Yaşam Derneği'nden aynı zamanda eski mesai arkadaşlarımız olan Yönetim Kurulu Başkanı, Destek Merkezi Sorumlusu ve Danışman arkadaşlarımızla buluştuk ve HIV alanında çalışan iki öncü kurum olarak Türkiye'de sivil toplumun, HIV olgusuna verdiği cevabın daha güçlü olabilmesi adına yapılması gerekenler konusunda fikir alıverişinde bulunduk. Yanı sıra gelecekte mümkün olabilecek, olası ortak proje fikirlerini de değerlendirdiğimiz yararlı görüşme ve sıcak ev sahiplikleri için Pozitif Yaşam Derneği Yönetim Kurulu'na teşekkür ederiz. #hıv #aids #kırmızıkurdeleistanbul #wwwkirmizikurdeleorg #pozitifyaşamderneği #bilonemsekorun #siviltoplum

  • HIV tedavisi süresince kullanılan testler

    HIV tedavisi süresince rutin olarak yapılması gereken testler, tedavi başarısının takibi için oldukça önemlidir. Ancak bu önemli testler, HIV tedavisi görenler için zaman zaman kafa karıştırıcı olabilir. Hangi testin niçin önemli olduğunu ve ne işe yaradığını bilmek, Doktorunuzla geçirdiğiniz zamanı daha iyi kullanmayı sağlayacağı gibi, kendi tedavinizin seyrini takip açısından da önemli ve yararlıdır. Bu yüzden sizler için HIV tedavisi süresince kullanılan testleri kısaca açıklayan bir #hivbilgisi yazısı hazırladık. HIV TEDAVİSİ SÜRESİNCE KULLANILAN TESTLER HIV’le yaşamak, genel sağlık durumunuzun düzenli olarak takip edileceği anlamına da gelir. Bu periyotlarda, vücudunuzun HIV ilaç tedavisine nasıl cevap verdiğini ve aynı zamanda genel sağlık durumunuzun nasıl olduğunu görmek için, bazı kan testleri 3 ila 6 aylık rutinler halinde tekrarlanır. Türkiye'nin en çok başvurulan, güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul, HIV tedavisi boyunca yaptıracağınız ve bilmeniz gereken bazı laboratuvar testlerini sizin için sıraladı. CD4 hücre sayımı CD4’ler (t hücreleri olarak da geçer) vücudunuzdaki hastalık yapıcı organizmalarla savaşan, bağışıklık sistemine ait beyaz kan hücreleridir. Bu hücreler aynı zamanda HIV’in hedef alıp yok ettiği hücrelerdir. Normal koşullarda CD4 sayısının aralığı, her bir mm³ için ortalama 500 ila 1500 hücre kadardır. Ancak HIV kontrol altına alınmazsa, CD4’ler 0 düzeyine kadar azalabilmektedir. 2015 yılından itibaren pek çok yeni kılavuz, HIV tanısı alan kişilerin CD4 sayısına bakılmaksızın hemen ilaç tedavisine başlamasını önermekteler. Bu sayı 200’ün altında düştüğünde, AIDS (Acquired Immune Deficiency Syndrom – Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu) ile ilişkili kaposi sarkomu ya da non-hodgkins lenfoma gibi enfeksiyon ya da kanser türlerine karşı yüksek derecede riskli hale gelinebilir. Viral yük (VY) Bu test kanınızda bulunan HIV miktarını ölçer ve tedavinin işe yaradığından emin olmak için kullanılmaktadır. Genellikle, her bir mm³'’teki virüs sayının 50 kopyanın altında olması “belirlenemeyen” (undetectable) virüs miktarı olarak adlandırılır ve tedavinin olması gerektiği gibi gittiğini gösterir. Eğer ilaç tedavisi aksatılmadan sürdürülüyorsa, virüs miktarının tespit edilemeyen düzeyde olması doğal beklentidir. Tedaviye rağmen VY’nin tespit edilemeyen düzeye inmemesi ya da tekrar tespit edilebilir seviyeye yükselmesi durumunda, bu değerlerin yeni bir testle doğrulanması ve sonuca göre yeni tedavi yaklaşımlarının değerlendirilmesi düşünülebilir. Böyle bir durum söz konusu olursa doktorunuzla müzakere ederek, ihtimalleri değerlendirmek önemlidir. Tam kan sayımı (Hemogram- CBC) Tam kan sayımı, bilhassa kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombosit gibi esas kan hücrelerini ölçer. Muhtemel yorgunluk, güçsüzlük, enfeksiyon, morarma ve kanamanın nedenlerini bulmak için size ve doktorunuza yardımcı olması nedeniyle tam kan sayımını ölçmek önemlidir. HIV enfeksiyonu, diğer hastalıklar ve ART’ler (HIV tedavisinde kullanılan ilaçlar) tam kan sayımı anormalliklerine neden olabilirler.. Kan yağları (Lipidler) Kan yağları, kolesterol ve trigliserit de dahil olmak üzere, kanınızdaki yağ oranını ölçer. Bazı HIV tedavileri kan yağı oranını yükseltebilir ve yüksek yağ oranı artan kalp hastalığı riskinin habercisi olabilir. Kan şekeri Yüksek kan şekeri (glukoz da denilir), diyabete dönebilen insülin direncinin habercisi olabilir. Bazı HIV tedavileri artan diabet riskine neden olabilir. Karaciğer ve böbrek fonksiyonları Bu testler, bu iki organın ne derece iyi çalıştığını gösterir. Karaciğeriniz, yediğiniz her şeyi işler ve bazı HIV tedavileri karaciğer toksiklenmesine ve böbrek problemlerine yol açabilir. Eğer aynı zamanda Hepatit B ya da C taşıyıcısıysanız karaciğer testleri özellikle çok önemlidir. İlaç direnç testleri HIV tanısı aldıktan sonra doktorunuz, taşıyıcısı olduğunuz virüsü test ederek mevcut ART’lere olan direnciniz olup olmadığını tespit etmek isteyecektir. Direnç testleri ART kullanımına başlamadan önce yapılması gereken ve mevcut tüm kılavuzların önerdiği bir testtir. Bu test, ilaç tedavisine başlama kararı verdiğinizde, mevcut ilaç seçenekleri bakımından yol gösterici olacaklar. Bu testler aynı zamanda, tedavisi sürecinde beklenmedik VY değişimleri olan kişilerde de kullanılmaktadır. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

  • Yaşayan Kütüphanedeydik

    Doğruluğu bilimsel verilerle kanıtlanmış HIV bilgisini kolay anlaşılır biçimlerde, farklı toplum kesimlerine ulaştırmayı amaçlayan Kırmızı Kurdele İstanbul, HIV konusundaki ön yargıların en net biçimde görüldüğü ve hızla ortadan kaldırabildiği benzersiz farkındalık aktivitelerinden biri olan Yaşayan Kütüphanedeydi. 27 - 28 Nisan tarihlerinde Koç Üniversitesinde 'Hakkında değil, kendisiyle konuş!' sloganıyla sürdürülen etkinlikte iki gün boyunca 70'e yakın okumada bulunan gönüllümüz, HIV'e ilişkin en çok merak edilen soruları, kendi yaşam deneyimlerinden örneklerle yanıtlayarak en popüler kitaplardan biri oldu. Kırmızı Kurdele İstanbul, farkındalık çalışmalarının bir parçası olarak yaşayan kütüphane etkinliklerinde olmaya devam edecek. Duyuruları sosyal medya hesaplarımızı takip ederek ya da email listemize kayıt olarak takip edebilirsiniz.

  • Kırmızı Kurdele İstanbul'u sosyal medyada takip edin

    Güncel gelişmeler, haberler, tartışmalar, görseller ve Kırmızı Kurdele İstanbul'dan haberler için sosyal medya hesaplarımızı takip edin. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun

  • Kırmızı Kurdele İstanbul Kuruldu

    Çalışmalarını 'Bil. Önemse. Korun.' sloganı altında yürüten Kırmızı Kurdele İstanbul Derneği aktivist Arda Karapınar öncülüğünde kuruldu. Hukuk, sağlık, eğlence, politika gibi farklı alanlardan gelen kurucu üyelerinin birikimleriyle doğru HIV bilgisini toplumun tüm kesimlerinin erişimine sunmayı hedefleyen Kırmızı Kurdele İstanbul'un kuruluş sebep ve amaçlarını, hedeflerini ve değerler taahhütünü bu linkten okuyabilirsiniz. www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #bilonemsekorun

  • Proje Panosu'na konuştuk

    Sivil Toplum, Sosyal Girişimcilik ve Gençlik Çalışmaları alanlarında Türkiye'nin en büyük blogu olmayı hedefleyen ve şimdiden en çok okunanlar arasına giren Proje Panosu'na konuk olduk. Türkiye'deki HIV/AIDS olgusu, projelerimiz ve hedeflerimizden bahsettiğimiz röportajı bu linkten okuyabilirsiniz. Sayfalarında bize yer veren Proje Panosu'na teşekkür ederiz. Keyifli okumalar.

  • HIV hakkında her şey

    Kent efsaneleri, dedikodular, eksik ve yanlış bilgilerden kaynaklı HIV endişesi içinizi kemirip durmasın. HIV hakkında, sormaya çekindiğiniz ya da kime soracağınızı bilemediğiniz tüm soruların yanıtları www.kirmizikurdele.org'de! HIV hakkında ihtiyaç duyduğunuz her türlü bilgiyi, Türkiye'nin en çok başvurulan* ve en güvenilir #hivbilgisi sağlayıcısı Kırmızı Kurdele İstanbul'un hazırladığı ve sürekli güncellediği HIV hakkında her şey sayfalarından öğrenin. HIV Testleri, HIV Tedavisi, risk oranları, HIV ve hamilelik, PrEP, Belirlenemeyen eşittir Bulaştırmayan, HIV bulaş yolları, HIV'den korunmanın yolları, doğru sanılan yanlışlar, sıkça sorulan sorular, Online HIV danışmanlığı, en güncel bilimsel araştırmalardan #hivbilgisi makaleleri ve daha fazlası için www.kirmizikurdele.org/hivhakkindahersey sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. *Kaynak: Similarweb, Eylül 2018 www.kirmizikurdele.org #hivhakkindahersey #hivindogrusu

bottom of page