AIDS2018 Konferans günlüğü



23 – 27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen ve sağlık alanında herhangi bir konuda yapılmış, tüm zamanların en büyük konferansı olan #AIDS2018’in Türkçe sesi olan Kırmızı Kurdele İstanbul’un, geriye dönük notlar ve eklemelerle de güncellenecek olan kısa konferans notlarını gün gün bu sayfada okuyabilirsiniz.

Gün 0: B eşittir B ön konferansı Kırmızı Kurdele İstanbul’un resmi proje partneri ve sözcüsü olduğu U = U kampanyasının ilk bildirisi 2 yıl önce yayınlandı. İki yılın sonunda 89 ülkeden 689 kurumun imzaladığı ve UNAIDS, WHO, CDC, ECDC gibi güvenilirliği tartılmayan otoriteler ve Nobelli Dr. Fauci gibi bilim insanlarının, kampanyanın temelini oluşturan mesajları onayladığı bu büyük küresel kampanya ilk büyük konferansını AIDS2018 kapsamında Amsterdam’da gerçekleştirdi. 100’den fazla tedavi aktivistinin katıldığı ve Kırmızı Kurdele İstanbul temsilcisinin de ana konuşmacılardan olduğu konferansın sözcüsü Dr. Fauci’ydi. B eşittir B’nin temelinde yatan bilimi, 10 yıllık bir perspektiften bilgiler ve net sonuçlarla bir kez daha anlatan Fauci’nin ardından konuşan kampanya yöneticisi B. Richman, kampanyanın iki yılda eriştiği noktanın emek veren herkes için olduğu gibi, bu hayat değiştirici bilgiye ihtiyaç duyan herkes için de önemli ve duygusal bir nokta olduğunu ancak mesajı herkese ulaştırmak ve ayrımcılığı sonlandırmak için çok daha sıkı çalışmak gerektiğini ifade etti. Bruce Richman’ın ardından konuşan temsilcimiz, her şeyden önce Türkçe’yi ve Türkiye’yi uluslararası HIV gündemini doğrudan etkileyen bu kampanyanın temel dil ve ülkelerinden bir yapmaktan ve değişime öncü olmaktan gurur duyduklarını söyledi. B eşittir B mesajının sadece bir kişi ya da kuruma ait olmayan, evrensel ve HIV tarihinde tüm zamanların en güçlü aracı olduğunu ekleyen temsilcimiz kampanyayı hala imzalamayan diğer kuruluşlara da seslenerek ‘artık kaybedecek zaman yok’ mesajını iletmek istediğini söyledi. Richman’ın ‘kampanyanın geleceğinde daha aktif ve daha öncü bir rol üstlenecek olan Kırmızı Kurdele İstanbul’un kampanyanın en erken imzacılarından biri olmasının, Türkiye HIV topluluğunun kapasite ve vizyonu hakkında çok iyi bir fikir verdiğini’ eklediği, temsilcimizin konuşmanın ardından, farklı ülkelerin deneyimlerinden kampanya örnekleri ve gelecek stratejisi tartışmalarıyla tamamlanan ön konferans, bundan sonra düzenlenecek ulusal ve uluslararası etkinliklerle mesaja gereksinim duyan herkese ulaşılması için daha çok çalışma sözüyle tamamlandı. Gün 1: AIDS yürüyüşü ve resmi açılış


15.000'den fazla delegenin katıldığı ve KKİ’nin Türkiye’den katılan tek STK olarak Türkiye’yi de temsil ettiği konferansın ilk gün tarihi bir gün oldu. HIV tarihinde ilk kez, Türkiye’den bir STK’nın bu çapta bir konferansta, düzenleyici organizasyonlarından biri olduğunu söylemekten gurur duyduğumuz AIDS yürüyüşünde Türkçe mesaj, pankartlar ve tişörtlerle yürüdük. Katılımcıların farklı dillerde sloganlar attığı yürüyüşün çeşitli anlarında Türkçe sloganların da yükselmesi mutluluk vericiydi. Yürüyüş esnasında, HIV pozitif olduğunu televizyon ekranında açıklayan sunucu Karl Schmid ile yaptığımız kısa söyleşi günün fotoğraflarını konferansı takip eden günlerde bu sayfada bulabilirsiniz. Yürüyüş ve çeşitli workshoplarla tamamlanan günün ardından gerçekleşen resmi açılış ise oldukça görkemli ve etkileyiciydi. Düzenleyici kuruluş IAS’nin Başkanı Linda Gail Baker, kendisinin görevi yakın zamanda devredecek olduğunu ve ardından tarihte ilk kez, açık HIV pozitif kimliğiyle yaşayan bir kişinin, Dünya’nın en büyük AIDS temelli organizasyonu olan IAS’nin Başkanlık görevini üstleneceğini aktardı. Bu detayın otuz altı yıl boyunca verilen mücadele ve bilimsel eforun ulaştığı noktanın önemini kanıtladığını söyleyen Linda Gail Baker’in konuşmasından notlar, açılış töreninden diğer anlar ve konferanstan anlık notlar için #AIDS2018, #AIDS2018KKİ etikelerini ve @redribbon34, @AIDS_conference hesaplarını Twitter üzerinden takip edin. Gün 2: Ünlüler geçidi ve Partner 2

22. Uluslararası AIDS Konferansı’nın 2. günü politikacılar ve geniş katılımlı çalışmaların sonuçlarının açıklandığı bilim seansları ana oturumlarda, daha detaylı ve spesifik tedavi ptorokolleri üzerine yapılan sempozyumlar ise kapalı seanslarda devam etti. Oskar ödüllü oyuncu Charlize Theron tarafından kurulan “African Outreach Project (Afrika Sosyal Yardım Projesi)” detayları, yine ünlü oyuncu tarafından ana sahnede anlatıldı. Sosyal ve maddi olarak ayrıcalıklı kesimde yer alan herkesin benzeri sorumluluklar alarak, dezavantajlı bireylere destek olmasının insanı bir sorumluluk olduğunun altını çizen Theron, özellikle Amerika’daki ünlüleri, ellerini taşın altına koymaya davet etti.


Charliz Theron’un aksine farklı bir tavır sergileyen Elton John ise, konsferansa özel düzenlenen basın toplantısında “Artık benim gibi ünlülerin HIV konusunda birşey yapmaları yerine, politikacıların birşey yapma zamanı geldi” diyerek eleştirilerin odağına G8 ülkelerinin politikacılarını koydu.

Gün içerisinde farklı oturumlarda ve kapalı seanslarda konuşma yapan Sussex Dükü Prens Henry ise dikkatleri genç nüfusun üzerine yönlendirdi. İngiltere Hükümeti tarafından revize edilen ve yeniden yapılandırılan fonlar sayesinde, özellikle 15-25 yaş arası genç nüfusun HIV’den etkilenmemesi için gerekli tüm aksiyonların alınması gerektiğini önemle vurguladı. “Gençlerin HIV’e maruz kalmalarını önlersek, salgınla mücadelede de önemli adımlar atmış oluruz” diye Sussex Dükü, yeni fonlama sistemi ile özellikle genç nüfusa odaklanacaklarının altını çizdi. Daha önce Kırmızı Kurdele İstanbul tarafından Türkçe’ye çevrilerek takipçilerimizle paylaştığımız PARTNER-1 Çalışması’nın ikincisi olan PARTNER-2 çalışmasının sonuçları basın toplantısıyla açıklandı.

Universty College London’dan Dr. Alison Rodger tarafından açıklanan çalışma sonuçları, geçtiğimiz yıl sonuçları açıklanan ilk çalışmanın tezini doğrular nitelikte: Korunmadan yapılan 77.000 anal yollu cinsel ilişki ve “sıfır” bulaşı! PrEP kullanımının yaygınlaşmasının gerekliliği üzerine durulan oturumlarda ise, şüpheli ilişkilerde karşılaşılabilecek olası HIV bulaşısına karşı PreP’in önemli ve etkili bir korunma yöntemi olduğunun altı bir kez daha çizildi. Konferanstan anlık notlar için #AIDS2018, #AIDS2018KKİ etikelerini ve @redribbon34, @AIDS_conference hesaplarını Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın! Gün 3: Kesin tedavi ve aşı hala uzak mı? - Lisans savaşını aktivistler kazandı! 22. Uluslararası AIDS Konferansı’nın 3.günü, merak edilen konularından başında gelen kesin tedavi ve aşı denemeleri, PreP, ayrımcılıkla mücadele örnekleri ve gün içerisinde oluşan önemli son dakika gelişmeleri ile devam etti.

Günün ile oturumlarından biri olan, HIV tedavisindeki yeni yaklaşımları ve yeni ilaç denemeleri konu başlığı altında, çarpıcı ve bir o kadar da olumlu gelişmeler hakkında bilgi verildi. Weil Cornell Medicine’den Brad Jones, yaptığı sunumla tüm dikkatleri üzerine çekti. Bugüne kadar yapılan kesin tedavi ve aşı denemeleri hakkında bilgi veren Jones, iki alanda da hızla süren çalışmalar olduğunu ancak farklı bağışıklık sistem tepkileri ve aynı zamanda da HIV’in kendi evrimi dolayısıyla kısa sürede bir sonuca ulaşmanın henüz mümkün olmadığını belirtti.

Gün içerisinde farklı gruplar tarafında sürdürülen kadın ve gençlik ana konulu panellerde, genel olarak bu iki alanda HIV ile ilişkili konularda çalışmanın dünya genelinde ne kadar zor olduğu üzerinde duruldu. Panellerde yer alan konuşmacılar, bölge ya da ülkelerdenb bağımsız olarak, en büyük hatanın kadın organizasyonlarında kadınların ve gençlik organizasyonlarından gençlerin yeterince yer alamıyor olmasını eleştirdi.

Günün en çok ilgi çeken ve aslında bir anlamda da AIDS2018’in tüm havasını değiştiren haber ise Avrupa Hukuk Mahkemesinin, yerel saat ile 15:00 (TS 16:00) sularında açıkladığı karar oldu. Yaklaşık 2 yıldır, Avrupa genelindeki aktivistlerin büyük savaş verdiği ve Truvada’nın yeniden lisanslanması konusundaki davada, daha önceden Gilead’ın, Truvada’nın lisans hakkını tekelinde tutması için yaptığı yeniden ruhsatlandırma başvurusunun, Avrupa Hukuk Mahkemesi tarafından yasalara uygun olmadığına karar verildi.

Konferans genelinde büyük bir ses getiren kararla, jenerik Truvada üretiminin önündeki engeller kaldırılarak, PreP kullanımının yaygınlaşması ve erişilebilir olması konusunda sürdürülen çalışmalarda büyük bir başarı sağlanmış oldu.

AIDS2018 3. gününde ana oturum ile devam ediyor. İlk oturumda yer alan konuşmacılar HIV tedavisi(cure) ve aşı çalışmaları konusunda son gelişmelerden bahsetti. Vurgulanan bazı noktalar: -Öncelikle HIV ile yaşayan bireylerin cömertliğine ve çalışmalara verdiği desteğe dair minnetlerini tüm konuşmacılar dile getirdi.

HIV alanında yapılan çalışmaların kanser immünoterapisine yaptığı büyük katkı oldukça önemli. - ART (Anti-Retroviral Tedavi/ Günümüzde uygulanan mevcut HIV tedavisi) kullanımı ile HIV virüsü saptanamayacak düzeye getirilebiliyor olsa da HIV virüsünün anatomik depolarda saklı olarak kalması tam bir tedavinin önündeki önemli bir engel. Bu anlamda sürdürülen farklı araştırma modelleri var. 2018 yılında yapılan son çalışmalar cesaretlendirici olsa da bu uzun soluklu bir araştırma süreci. Alınması gereken uzun bir yol var ancak insanların dahil olduğu primat cinsindeki diğer türlerde yapılan ve tedavinin sağlandığı çalışmalar ümit veriyor. - Aşı çalışmalarına yönünde de devam eden birçok deneme var ancak HIV virüsüne karşı insan vücudunun oluşturduğu antikorların yapısı bu konuda aşılması zor bir engel sunuyor. Virüsün evrimi ve insan vücudunun verdiği tepki üzerine daha fazla temel bilimler çalışmasının gerektiği vurgulandı.

Yapılan çalışmalar belirli antikorların seçilmesi ve laboratuvar ortamında genetik mühendeslik ile üretilmesi üzerinden yürüyor. Yine primatlarla yapılan çalışmalardan en ümit verici olan ad26(Recombinant Adenovirus Serotype 26) kaynaklı aşı çalışmaları. Bu aşının insan olmayan primatlarda etkinliği tam anlamıyla kanıtlanmış durumda. Çalışmalar bu aşının insanlara nasıl uygulanabileceği yönünde ilerliyor. Hem tedavi hem aşı konusunda ümitli ancak sabırlı olmak ve temel bilim çalışmalarını desteklemek şu an için yapılacak en doğru şey. - ART tedavisinde ilaç etkileşimleri, direnç ve protokeller hakkında yapılan çok sayıda araştırma var.

Bu anlamda araştırmalar daha önce ART almamış(naif) erken evrendeki bireyler, geç evredekiler, direnç gösterenler, viral yükü saptanamayanlar ve hamile kadınlara yönelik farklı protokeller öneriyor. Bu anlamda bilmek, takip etmek ve güncel kalmak oldukça önemli.

Tanı almış kişilerin ART alımını aksatmaması kritik bir önem taşıyor. Saptanamayan viral yük HIV'ye dair tüm baskıyı bir kenara bırakıp yaşamanın en önemli yolu. -İlk gün de yazmış olduğumuz gibi üreme çağındaki kadınların ARV kullanımında dikkatli olması gerektiği önemli bir vurgu noktası. Dolutegravir kullanımı etkili bir şekilde kontraseptif kullanımını zorunlu kılıyor.

Bunun yanında hamile kalmayı düşünen kişilerin acilen hekimine danışması lazım. DTG'nin yenidoğana etkisine dair çalışmalar hala yeni ve tartışmalı. - Son olarak halk sağlığı uygulamaları ve politikalar ele alındı. HIV tanısı alan kişilerde tedaviye başlamak için CD4 sayımının 500 hücre/mm3 altında olması 2016 yılında Dünya Sağlık Örgütü'nün 'Herkesi Tedavi Et!' politikası ile yürürlükten kalktı.

Bunun yanında tedavi takibinde de CD4 sayımı yerine Viral Yük testi öneriliyor. Oturumda gerçekleşen tartışmada DSÖ politikalarının ulusal HIV politikalarına ne ölçüde uygulandığı, bu anlamda engeller ve nasıl aşılabileceği önemli yer edindi.

#aids2018 #hivturkey #redribbonistanbul #kırmızıkurdeleistanbul #hivtesti #ücretsizhivtesti #hivtedavisi

www.kirmizikurdele.org'de ziyaretçi deneyimini geliştirmek için çerezler kullanılır. Sitede sunulan tüm bilgiler uluslararası düzeyde kabul görmüş, saygın HIV tedavi kılavuzlarına, deneyimli tedavi aktivistlerinin bilgi

vtecrübelerine dayanır. Bu bilgilere dayanarak eyleme geçmeden önce uzman bir hekime danışılması mutlaka tavsiye edilir.

Bu siteyi ziyaret eden herkes bu sorumluluğu kabul etmiş sayılır.